Etiyopya Gezi Anıları-6. Gün Jinka-Mago Ulusal Parkı-Turmi

IMG_3545

Bugün heyecanlıyız, yani her zamankinden daha çok demek istedim. Hani! O belgesellere meraklı olan hemen herkesin varlıklarından mutlaka haberdar oldukları ve alt dudaklarına kilden tabak yerleştiren kadınlar var ya? İşte onları görmeye gideceğiz.

O insanların ait oldukları topluluğun ismi Mursi’ler. Mursi insanları Mago Ulusal Parkı içinde yaşıyorlar. Kaldığımız yerden, Mursi’lerin köyüne gidiş için 50 km kadar yolumuz var. Daha tesiste uyarılıyoruz; “Mursi insanları diğer kabilelere asla benzemezler. Fotoğraf çekerken mutlaka para isterler ve paranın miktarını onlar belirler. Tartışmayın, alttan alın. Asabiyetleri ile tanınırlar. Kavgacıdırlar. Söyledikleri fiyatla fotoğraf çekimi sonrasında, “yok ben öyle söylemedim. Şunu vereceksin” diyebilirler”. Adamlar ellerde Kalaşnikofla gezerlermiş, gel de itiraz et..

IMG_3548

Mago Ulusal Parkı, Omo nehrinin iki kıyısında yarattığı parklardan bir tanesi. Omo Nehrinin doğu kıyısında bulunuyor. Park 2160 km2 alana sahip. Etiyopya’nın en yeni ulusal parkı ünvanına sahip, 1979 da Ulusal Park ilan edilmiş. Mago Ulusal Parkı, Omo nehrinin bir kolu olan Mago nehri ile bölünüyor. Yollar rezalet, toz toprak içinde kalıyorsunuz. Ama her zahmetin sonunda, keyif yok mudur? Parkta zürafa, çita, fil, leopar, aslan gibi hayvanlar olduğu yazsa da biz bol bol kuş ve küçük bir antilop türü olan “dik dik” gördük.

Mursi veya Mursu insanları Etiyopya Omo Vadisi kabileleri içinde en meşhur olanı. Hava şartlarına göre yılda iki kez göç edebiliyorlar. Tarım ve hayvancılıkla uğraşıyorlar.

Mursi kadınları yüzlerini ve vücutlarını beyaza boyuyorlar. Aynı zamanda alt dudaklarını 15-16 yaşlarında bir diken yardımı ile deliyorlar. Buraya küçükten başlayan,  gittikçe daha da büyüyen ve kilden yaptıkları yuvarlak bir çanak yerleştiriyorlar. Evlilik öncesi bir Mursi kadınının alt dudağına yerleştirdiği çanak ne kadar büyükse,  o kadar değerli bir kadın anlamına geliyormuş. Neden bunu yaptıkları konusunda rivayet muhtelif. Bunlardan bir tanesi çirkin görünüp, köle tüccarları tarafından götürülmeyi engellemek amacı ile yaptıkları ve daha sonra gelenekselleştiği iken, diğeri tamamen aksi yönde; yani güzel ve özel görünmek için yaptıkları yönünde. Mursi kadınları bu plakaları yaşamlarının aslında çok az bir bölümünde takarlarmış. Nedeni ise bunların çok ağır ve rahatsız edici olmaları (çanak takma işleminin tarafımdan çekilmiş kısa bir videoyu ekledim.  

Mursi erkekleri de yüz ve vücutlarını beyaza boyuyorlar. Omo Vadisinin alt kısımlarında yaşayan diğer kabilelerde olduğu gibi bu erkeklerde de evlenme öncesi bazı gelenekler var. Bunlardan bir tanesi ellerinde Donga adı verilen sopalar bulunan iki Mursi erkeğinin karşı karşıya gelerek birbirleri ile dövüşmeleri. Sonunda galip gelen erkek, köyün evlenme çağına gelmiş olan kadınlarından seçme hakkına sahip oluyor. Mursi Erkeklerinin bir diğer özelliği de derilerini zedeleyerek yaptıkları dövmeler. Öldürülen her bir düşman için vücuda bir çizik. Bu çizik, günümüzde daha çok öldürülen hayvan için oluyor tabii ki (yani öyle umuyorum!). Kitap da onların agresif ve kavgacı olduklarını yazıyordu ama fotoğraf çektirmekten de mutlu oluyorlar, her bir deklanşöre basışı sayıp ona göre para talep ediyorlar. Diğer kabilelerin insanları ile fotoğraf için pazarlık ettik ama Mursilerde cesaret edemedik doğrusu…

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Zahmetli bir yolculuk oldu. Mursilere varmadan önce birkaç kez mola vermek zorunda kaldık. Köye varmadan hemen önce bir genç Mursi erkeği bize, köyde karşılaşacaklarımız konusunda fikir verdi. En kolay bu genç erkeğin fotoğrafını çektik.

Köye girer girmez, bir hareketlenme oldu. Kadınlar nereden çıkarttıklarını anlamadığımız çanakları çıkartıp dudaklarına yerleştirdiler. Ne kadar ürkütücüler! Gerçekten çok sert gözüküyorlar. Fotoğraf çektik ama bu yazıları yazarken daha fazla çekmeliydim diye düşündüm doğrusu. Ama bugün öyle düşünüyorum, o gün Kalaşnikoflu erkeklere soramadık bile!

Köy çıkışında Mursi çocuklarının fotoğrafını ise bol bol çektik. Çocuklar giysilerini yol kenarında çıkarmışlar, belli ki bizim için hazırlanmışlar. Onları güldürmeyi ve hatta zıplatarak fotoğraf çekmeyi bile başardım. Mursi bile olsa çocuk, çocuktur…

IMG_3578Geldiğimiz yoldan geri dönüp Jinka’ya geri döndük ve burada bir yemek yedik. Yemek tek çeşit, sadece makarna var ama bir soğuk bira ve makarna güzel gitti doğrusu.

Jinka’yı öğle sonrası terk ederek konaklama yapacağımız Turmi kentine doğru yola çıktık. 130-140 Kilometre kadar yolumuz var. Yol bozuk ama yol kenarından karşınıza ne çıkacağı belli olmuyor. Bu arada yolda bir yerel bir pazara rastladık ve hemen durduk. Burada Hamer, Benna ve Tsamay insanları karşılıklı alışverişteler. Güzel bir rastlantıydı.

Yol boyu aracımızda olan Mehmet beyden kabile geleneklerinden bazı şeyler dinledik. Örneğin Karo, Hamer ve Tsamay kabilelerinde gelenekler çok benzer oluyormuş. Hemen tüm kabilelerde çok eşle evlilik var, Konsolar hariç. Onlar tek eşliler. Öküz atlama testini geçip evlenme çağına girmiş olan bekar erkekler ise saçlarına bant ve tüy takıyorlar. Ben bekar ve hazırım niyetine…IMG_3595

Yolda iki adet bayan gördük, onlar giyiniklerdi ama gördüğümüz Omo kabilesi kadınları içinde en cilveli olanlarıydılar. Biz fotoğraf çekmeye çalışırken, bizim şoförler suları şişe şişe, kuruyemişleri ise avuç avuç bayanlara boca ediyorlardı….

Sonunda Turmi şehrine geldik. Şehir dediysek bizim köylerden küçük bir yer aklınıza gelsin. Kaldığımız tesis çok basit ama çevreye çok uyumlu bir yer. İki gece burada kaldık ve çok hoşlandık. Hemen bavulları atıp, restorana gidip, soğuk biralarımızı açtırdık. Yanımızda getirdiğimiz beyaz leblebileri atıştırıyoruz. Garson bayana biraz vermek icap etti, o da bize kendi fıstıklarından getirdi. Minicik bir şey, bizim fıstıklara da hiç benzemiyor ama çok güzel mübarek… Bira ile iyi gitti.

Tesisin bahçesinde gezerken Hamer olduğunu düşündüğümüz bir bayandan, yerel bir meyveyi, ikramı üzerine tattık. Doğrusu bu pek bir şeye benzemiyordu ama bayandan çok güzel fotoğraflar aldık. Aynı bayanı ertesi sabah tesisin dışında erkeklerle kazma sallarken görünce çok şaşırdık. Neler görüyoruz buralarda!

IMG_3620

Bugün bir kabileyi atladığımızı öğreniyoruz. Aslında yolda Benna kabilesine gitmemiz gerekirdi ama bir şekilde atlandı. Ertesi gün için telafi edileceği söylendi. Hayırlısı bakalım. Kabilelere ulaşmak zor oldukça şoförler bazen kaçamaklar yapabiliyormuş. Yolda pazarda bazı Bennalara rastlasak da kendi ortamlarında farklı oluyorlar…

Yarın Karo ve Hamer kabileleri gezilecek. Bir de Benna kabilesi arayacağız..

Gezekalın.

Dr Ümit Kuru

İlk basım 20.03.2011 Saat 17:48

Gözden geçirilmiş son basım 29.09.2014 Saat 00:49

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

 

 

 

Yorum bırakın

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: