Why Romania ? Why shall I go there ? (Neden Romanya? Niçin Romanya’ya Gitmeliyim?)

private-guided-tour-in-maramures-romania-007

your tourguide - george - me-002

Greetings to all followers of Gezekalın.  I have a section in my blog that its name is “MİSAFİRLERDEN” (synonym of “from the guest writers” in English). Today’s guest writer of this section is George Trandafir from Romania. If you ask “When did you make a friend from Romania and why he is guest writer to Gezekalın?, let me explain it shortly;

Gezekalın takipçisi tüm sanal gezgin dostlarıma selam olsun. Bildiğiniz gibi Gezekalın adlı sitemin içinde “MİSAFİRLERDEN” adlı bir köşem var. Bu köşenin bugünkü konuk yazarı Romanya’dan George Trandafir. “Romanya’dan ne zaman arkadaş edindin de köşene konuk oldu?” diye sorarsanız hemen ve kısaca anlatayım;

private-guided-tour-in-bucovina-romania-002

We have a plan to make a trip to Romania June,2019. I have met George Trandafir and his firm “Touring Romania Travel Agency” when I search for the answers of “How or with whom do we have to make the tour?” Sometimes you take a fancy someone that you have never met before and you feel yourself as if he/she is an old friend of you. It is exactly what I feel with George when our writings proceed in time.

Private-Guided-Tour-in-Maramures-Romania-016.JPG

2019 yılı Haziran ayı içinde Romanya’ya bir gezi planladık. Nasıl gidelim? Kimle gidelim? soruları ve araştırmaları, zaman içinde, karşıma George Trandafir ve firması “Touring Romania Travel Agency” ‘yi çıkarttı. Bazen birisine, birilerine kanınız kaynar, kırk yıllık dost muşsunuz gibi hissedersiniz ya? İşte George bana onlardan birisi oldu.

private-guided-tour-in-maramures-romania-006

I have mentioned to George in one of my mails that I have a travel blog that its name is “Gezekalın” and I ask him to have look at it. He replied me and said that “The photos are so good but I wish I could understand what you have written because its language is only in Turkish” He was right unfortunately.  Then I ask him to write a short article with his own words and photos about “Why I should visit Romania“. This article came to exist when he accepted  my request.

Private-Guided-Tour-in-Transylvania-Romania-009.JPG

Yazışmalarımız sırasında George’a gezi sitemden bahsettim bir göz atmasını rica ettim. İnceledi ve geri dönüş yaptı; “Fotoğrafların çok güzel ama bir de ne yazdığını anlayabilseydim, yazılar sadece Türkçe!” deyince, “Tamam o zaman, buyur Gezekalın’a, fotoğraflarınla ve kısa bir Romanya tanıtım yazınla misafir yazarım ol” dedim. O da kabul edince ortaya bu yazı çıktı.

Here is a writing at Gezekalın about “Why Romania and Why we should visit Romania?” for whom try to plan for visiting Romania as we do. This writing comes from George Trandafir who loves his country and a professional on his job. I will publish all his article and all photos used in the article taken by him. For followers of Gezekalın I will translate to Turkish after original text.

private-guided-tour-in-transylvania-romania-012

Bugün size, benim gibi Romanya gezisi yapmayı düşünenlere, “Neden Romanya? ve Niçin Romanya’ya gitmeliyim?” yazısı sunuyoruz. Hem de ülkesini seven ve profesyonel birisinden, George Trandafir’den. Yazara saygımdan yazısını olduğu gibi İngilizce yayınlayacağım ve tüm fotoğraflar da onun tarafından çekilmiştir. Yazısını bozmadan yayınlayıp, sonra da Türkçeleştirmeye çalışacağım.  

Private-Guided-Tour-in-Transylvania-Romania-007.JPG

Here you are! Why Romania? Why should we go there?

Buyurun bakalım! Neden Romanya? Niçin oraya gitmeliyiz?private-guided-tour-in-maramures-romania-003

Why Romania ? Why shall I go there ?

By George Trandafir, Romania

Well, as a Romanian I can say there are lots of reasons to discover this country, not so well known. Everyone knows about the famous travel destination like France, Spain, Italy, Greece etc … Romanis still has many things which are almost dissapeared from western Europe. We have strong traditions, amazing nature and really nice people. Romania is a mix of modern and vibrant with old and archaic.
private-guided-tour-in-maramures-romania-012
To have an idea about Romania I have to say that the country is formed from 3 big areas: Transylvania, Moldova and Wallahia. All these are so diverse, so you will not be borred !
Our history starts more or less 2000 years ago when our ancestors – the Dacians – were conquered by the Roman Empire. From this combination – romans and dacians – we can say romanian people started.
private-guided-tour-in-maramures-romania-005
A journey in Romania will take you for sure in Transylvania which is the most well known area of the country. Medieval Towns like Brasov, Sibiu or Sighisoara, Old Fortresses and Castles like Bran Castle or Corvin Castles are a must ! The Saxon Villages from Transylvania will take you back in time when the germans settled there 900 years ago.
private-guided-tour-in-transylvania-romania-017
A distinct part of Transylvania is Maramures in the northwestern part of Romania. It is the most traditional and “back in time” area of Romania with incredible warm people and superb landscapes. It is one of the last truly archaic areas from Europe. Famous in Maramurs are the Wooden Churche, 8 of them included in Unesco World Heritage.
private-guided-tour-in-maramures-romania-015
We moove towards eastern part of Romania and we reach the most spiritual area of Romania: Moldova. In Moldova, Bucovina area is famous for the Painted Churches. Faith and religion are big in Romania and Bucovina is the place to be ! Hundreds of years old churches are a landmark and a symbol of defending our faith.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

I told you, you will not get borred in Romania because it is so diverse. So, after churches, fortresses, castles, mountains, Romania offers you probablly the best wildlife from Europe in Danube Delta. This part of Romania is the only natural Unesco World Heritage site and is located in the southeastern part of Romania. The Delta was created at the end of Danube River which start from Germania and ends its journey in Romania where it flows into the Black Sea ! In the Delta you will find wildlife, birds, lakes, remote fisherman villages, the best area for wildlife photographers !
private-guided-tour-in-danube-delta-012
Last but not least is our capital, Bucharest. Located in the souther part of Romania, Bucharest is a vibrant city with a good nightlife area in the Old Part, a mix of new and old with the scars of communism still here. Bucharest was established more than 560 years ago during the times of Vlad the Impaller and became the Capital of Romania. At the begining of the 20th century was called “The Little Paris” because it looked like the frech Capital. During the monarchy times, Bucharest was a charming city. Unfortunatelly, comunism started in 1947 and everything changes ! Lots of beautiful neighborhoods and churches were demolishe to make space for new soviet style apartment buildings, grey and without personality. 50 years of communism changed totaly the face of Bucharest. So, a vit to Bucharest if it is explained properlly can be a nice insight into the history of Romania !
private-guided-tour-in-transylvania-romania-014
We are waiting for you in Romania where East meets West,  where you’ll step back in time in the countryside  to discover the tales behind the places ! We’ll take you in a journey behind the beaten track to meet the genuine soul of the romanians !
private-guided-tour-in-transylvania-romania-004

Neden Romanya ? Niçin Oraya Gitmeliyiz?

 George Trandafir’den alıntıdır.

private-guided-tour-in-maramures-romania-013
Bir Romanya’lı olarak diyebilirim ki, bir çok nedenden dolayı bilinmeyeni bol olan bu ülke keşfedilmeyi hak ediyor. Herkes Fransa, İspanya, İtalya, Yunanistan gibi meşhur seyahat noktalarını iyi bilir. Romanyalılar,  Batı Avrupa ülkelerinde kaybolmuş bir çok değere hala sahipler. Güçlü gelenek, büyüleyici bir doğa ve hoş insanların ülkesidir Romanya. Romanya, modern ile hala canlı eski ve kadim geleneklerin harmanlandığı bir ülkedir.
private-guided-tour-in-transylvania-romania-016
Romanya hakkında bilgi vermesi için, ülkenin 3 büyük bölgeden meydana geldiğini söylemeliyim; Transilvanya, Moldova ve Wallahia. Tüm bu bölgeler birbirlerinden o kadar farklı ki Romanya’da asla sıkılmayacaksınız!
Bizim tarihimiz yaklaşık 2000 yıl önce, atalarımız olan Daçyalıların topraklarının, Romalılar tarafından fethedilmesi ile başlar. Romalılar ve Daçyalıların bu karışımından Romanya halkının ortaya çıktığını söyleyebiliriz.
private-guided-tour-in-danube-delta-009
Romanya’nın Kuzey Batı Bölgesi’nde olan Maramurs, Transilvanya’nın farklı bir bölümüdür. İnanılmaz sıcak insanları ve nefis manzaraları ile Romanya’nın, geçmişe döndüğünüzü en çok hissettiğiniz, en geleneksel bölgesidir. Burası Avrupa’nın gerçekten son kadim bölgelerinden bir tanesidir. Maramurs tahta kiliseleri ile meşhurdur ve bunlardan 8 tanesi UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi içinde yer almaktadır. 
Romanya’nın Doğu kısımlarına doğru yöneldiğimizde Romanya’nın en ruhani bölgesi olan Moldova’ya ulaşırız. Moldova’da Bucovina Bölgesi resimli kiliseleri ile meşhurdur. Din ve inanç Romanya’da önemli ise, Bucovina bunun yeridir! Yüzlerce yıllık eski kiliseler inancımızın simgesi ve sembolüdür. 
private-guided-tour-in-danube-delta-007
Çeşitliliğin hakim olduğu Romanya’da sıkılmayacağınızı söylemiştim. Kiliseler, kaleler, dağlardan sonra Romanya, Avrupa’daki en iyi vahşi hayatı izleyebileceğiniz Tuna Deltası’nı da sizlere sunar. Romanya’nın Güney Doğusunda yer alan Tuna Deltası, ülkenin  UNESCO Doğa Mirası Listesi içindeki tek yeridir. Yolculuğuna Almanya’dan başlayan Tuna Nehri Romanya’da bir delta oluşturduktan sonra Karadeniz’e akarak yolculuğunu tamamlar. Vahşi yaşamı, kuşları, gölleri ve uzaklardaki balıkçı köyleri ile Tuna Deltası doğa fotoğrafçıları için bir cennettir!
private-guided-tour-in-danube-delta-005
Son olarak başkentimiz Bükreş. Komünist rejim günlerinden kalma izleri ve iyi bir gece yaşantısı ile eski ve yeninin karışımı olan Bükreş canlı bir şehirdir. Kazıklı Voyvoda zamanlarında, 560 yıl önce kurulan Bükreş, Romanya’nın başkenti olmuştur. Küçük Paris yakıştırmasına sahip Bükreş, monarşi zamanlarında çekici bir şehirdi. Maalesef 1947 yılında başlayan komünizm her şeyi değiştirdi! Sovyet stili, gri ve kişiliksiz yeni apartmanlara yer açmak için bir çok güzel mahalle ve kilise yıkıldı.  Komünist rejim altındaki 50 yıl boyunca Bükreş’in yüzü tamamen değişti. İyi anlatılırsa Bükreş, Romanya tarihine bakış için güzel bir şehir olacaktır. 

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Zamanda yolculuk ederek gezi yerlerinin ardındaki hikayeleri keşfetmek için Doğunun Batı ile birleştiği yere, Romanya’ya bekliyoruz sizleri!  Romanyalıların gerçek ruhlarının izlerinde bir yolculuğa çıkartacağız sizleri…
Gezekalın
Dr Ümit Kuru
29.01.2019 Saat 

Afrika Cömerttir: Zimbabwe (Viktorya Şelalesi)

IMG_8912

IMG_8789

indirGezileri sevdiğim kadar, gezi sonrası gezi anılarımı yazmayı seviyorum. Gezi yaptığım ülkeyi gezi sonrası da kaynaklardan okumak, tarihini, coğrafyasını, insanını, yaşam biçimlerini, siyasi olaylarını öğrenmek, onları görerek edindiğim izlenimlere bir bütün olarak anlam kazandırıyor. Zimbabwe bu anlamda benim için çok ilginç ve öğretici bir ülke oldu. Kısaca sizlerle paylaşayım da ayrıntıyı sonra kendiniz okuyun.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Zimbabwe 1980 yılına kadar sömürge durumunda yaşamış bir ülke. 1980 sonrası kazanılan bağımsızlık ve parlamenter sistem ilk yıllar herkesi mutlu mesut etmiş. 1987 yılından sonra bir anayasa değişikliği ile Yarı Başkanlık Sistemine geçilmiş. Bu başkanlık sistemi ile başa gelen Robert Mugabe‘nin ilk zamanlarında her şey güzelmiş; Tarım reformları yapılıyor, çiftçiye destekler veriliyor, açlıkla siyasi-sosyal mücadele veriliyormuş. “Oh! Bu Yarı Başkanlık ne hoş bir sistemmiş!” diyesi geliyor değil mi insanın? Hikayenin sonu pek öyle gitmiyor. Mugabe yıllar içerisinde tek taraflı Diktatöryel bir rejim oluşturmuş ve ülkeyi 2017 yılına kadar da yönetmiş. Sonuç; baskı ile sindirilmiş insanlar ve basın, olmayan bir muhalefet, yolsuzluk, halkının lehine işlemeyen ve daha fazla açlık. 2009 yılında Zimbabwe’de enflasyon düzeyi kaç biliyor musunuz? Tam % 158.000.000. Yok ya hu yanlış okumadınız! Sayılar doğru. Zimbabwe vatandaşı bir kilo et almak için (o da alabilecek durumda olanlar) bir bavul Zimbabwe parası ile kasaba gidiyorlarmış. Ticari değeri kalmayınca Zimbabwe parası tedavülden kalkmış, şimdilerde Amerikan Doları ülkenin resmi parası. Neyse bana Zimbabwe örneği ve yaşadıkları başkanlık sistemi deneyimi pek bir ilginç geldi. Konuya başlamadan öğrendiklerim, sizlerle paylaşayım dedim. 

IMG_8784.JPG

Zimbabwe’ye gidiş amacımız Viktorya Şelalesini ziyaret etmek içindi. Botswana sınırını ne kadar kolay geçtiysek, Botswana-Zimbabwe sınırını o kadar sıkıntılı aşabildik. Sabahın çok erken saatlerinde sınıra ulaştığımız ve ön sıralarda olduğumuz halde sınırda 3 saate yakın zaman harcadık. Bu süre için rehberler “Kısa sürede geçtik” dediler. Kıssadan hisse Zimbabwe’ye karadan geçiş problemli. 

P8010017.JPG

Dünyada meşhur olarak görülen sekiz yüze yakın şelale içinde sadece yüksekliğine baktığınızda Viktorya Şelalesi önemsiz gibi gözükür. Ancak bir şelalenin önemi sadece ne kadar yüksekten aktığına göre değerlendirilmiyor. Dünyanın en yüksekten akan Angel Şelalesi genişlik ve su debisi gibi kriterleri göz önüne alırsanız ilk 3 içinde yer alamıyor. Eğer bu üç kriteri göz önünde tutarsanız sadece Niagara, İguazu ve Viktorya Şelaleleri ilk üçe girerler. Niagara Şelalesi genişlik (1203 metre), yükseklik (51 metre) bakımından diğer ikisinden geride kalsa da akan su hacmi en büyük olanıdır (2407 m³/sn). 82 metre yükseklikten akan İguazu Şelalesinin genişliği kağıt üzerinde en fazla (2700 metre) gözükse de şelale bir bütün değil, 270 tane şelale takımından oluşuyor. İşte Viktorya Şelalesi 107 metre yüksekliği, bütüne yayılan 1100 metre  genişliği ve su debisi ile dünyanın en büyük şelalesi kabul ediliyor. Şelalenin suyunun en bol olduğu zaman Nisan-Mayıs ayları. Ama bu zamanlar yoğun su buharı dumanı yüzünden fotoğraf çekme hevesi olanlar için iyi zaman değil.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Yerlilerin “Gürleyen Duman-Mosi-oa-Tunya” adını verdikleri Viktorya Şelalesi 2693 km’lik Afrika Kıtasının 4. büyük nehri olan Zambezi Nehri üzerinde bulunuyor. Aslında “Gürleyen Duman” ismi bu şelaleye ne kadar yakışıyor bilemezsiniz. Üzerinde hiç kaybolmayan gökkuşağı ve su buharının oluşturduğu duman ile bu adı ne kadar güzel bulmuşlar. 1885 yılında burayı ziyaret eden İskoç kâşif David Livingstone şelalelere  Kraliçe Victoria‘nın anısına Victoria Şelaleleri ismini vermiş. Bence iyi de etmemiş.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Viktorya Şelalesini önce helikopterle havadan gördük. Helikopter turu sadece 15-20 dakika sürüyor ve önemli sayılacak bir para ödüyorsunuz. Ama kısa gelse de şelalenin ihtişamı için bu turu yapmalısınız. 

IMG_8817.JPG

Şelaleyi havadan gezdikten sonra park içinde yürüyerek gezmeye gittik. Viktorya Şelalelerini mutlaka rehber eşliğinde geziyorsunuz. Park girişinde önce ayrıntılı bir bilgi paylaşımı yapılıyor. Park içinde 16 noktada gözlem istasyonu yapılmış. Geziye David Livingstone’nun heykelinin bulunduğu yerden başlıyorsunuz ve Tren Yolu Köprüsünde bitiriyorsunuz. Gezinizi 2 saatte bitirebilirsiniz. 

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Şelalelerin başlangıcında Şeytan Çağlayanı (Devil’s Cataract) ve Adası var. Buradan aşağıya inen merdivenler mevcut. Yoğun su buharı fotoğraf  çekmenizi zorlaştırıyor. 

Yukarıdaki video benim kaydettiğim görüntülerden yaptığım bir Viktorya Şelalesi videosudur.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Tur devamında sırasıyla Ana Çağlayan (Main Cataract)

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Horseshoe Çağlayanı,

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Gökkuşağı Çağlayanı (Rainbow Cataract) ve Doğu Çağlayanı (Eastern Cataract) gibi bölümleri görüyorsunuz. Sona doğru gittikçe daha fazla su buharı nedeni ile ıslanmamanız imkansız hale geliyor. Fotoğraf makinalarınızla elde edeceğiniz görüntülerde bozulmaların olması da kaçınılmaz. Ancak suyun gücüne ve zaman zaman çift olarak göreceğiniz gök kuşağına hayran olmamanız da imkansız. Zevkini çıkarın bu manzaranın…

IMG_9013

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

En sonunda Viktorya Şelalesi Köprüsünü görüp arka yoldan park girişine geri dönüyorsunuz. 

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Viktorya Şelalesi sonrasında şehirde bir tur da attık. Burada Maramba Market tahta işi hediyelikleri bolca bulabileceğiniz bir yer ama mutlaka pazarlık edin derim. Namibya’ya göre burası daha pahalıydı.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Viktorya Şelalesi gezimizle Namibya, Botswana ve Zimbabwe’yi içine alan Afrika gezimizi tamamlamış olduk. Artık yeni gezileri bekleyeceğiz. Hem yeni görmek ve hem de paylaşmak için..

Gezekalın..

Dr Ümit Kuru

30.10.2018 Saat 01:31

IMG_9082-001

Ozanlar Diyarı Sivas’ta Bir Ozanla Tanışmak:Aşık Veysel İzinden Gidenler

fft16_mf10121310Uzun ince bir yoldayım
Gidiyorum gündüz gece
Bilmiyorum ne haldeyim
Gidiyorum gündüz gece
Dünyaya geldiğim anda
Yürüdüm aynı zamanda
İki kapılı bir handa
Gidiyorum gündüz gece

          Aşık Veysel Şatıroğlu

Yukarıdaki dizeler halk ozanı Aşık Veysel‘e ait. Aşık Veysel Sivas’ın Şarkışla İlçesi doğumlu.

Suyundan mı, toprağından mı, insanlarının genlerinden mi? Nedendir bilinmez, ama bilinen bir şey var ki Sivas’ın topraklarından halk ozanı fışkırmış. Pir Sultan Abdal, Aşık Veysel, Ali İzzet Özkan, Aşık Hüseyin, Hasan Devrani, Talibi Coşkun, Muhlis Akarsu, Ali İzzet Savaş, Serdari, Ruhsati, Feryadi bu kentin ismi çok bilinen ozanları. Sivas’lı ozanlar içinde adı yayılmamış, yazılmamış olanlar yok mudur? Mutlaka vardır. Onları yöre insanları dinlediler ve adı yazılmamış bu ozanların şiirleri, türküleri derlenemeden, onlarla birlikte yitip gittiler…

P4280185.JPG

25 Ekim Aşık Veysel’in doğum günü. Bu sene gezdiğim ve http://www.gezekalin.com  (https://gezekalin.com/2018/07/05/sivasda-bir-gun/) sayfalarında hikayesini sizlerle paylaştığım Sivas’ta bir gönül insanını, bir ozanı, bir saz yapım üstadını tanıdım ve hikayesinden, sazından, sözünden, hayat görüşünden çok etkilendim. Onun adı Şentürk İyidoğan. Aşıkların büyüklerinden, Aşık Veysel’in doğum gününde, onun ayak izlerinden giden sevgili Şentürk İyidoğan’ı siz sanal gezginlere kendi ağzından, benim izlenimlerinden anlatmak isterim.

İlkokul yıllarında mesleğine destek olmadan başlayan bağlama ustası Şentürk İyidoğan, 4 Eylül Sanayi Sitesi’ndeki küçük atölyesinde bağlama imalatı ve tamiri yapıyor. O bir saz üstadı ve günümüz ozanlarından.

Yedi kardeşten en küçüğü Şentürk, babasının kıymetlisi. Kendi ağzından dinlediğimize göre saz ile onu tanıştıran da babası. Babası ona gürgen ağacından yapılma bir saz alıyor.  Küçük Şentürk sazını alıp, yıllarını saz yapmaya adamış ama istediği kalitede sazı bir türlü yapamamış köydeki Hıdır amcasına götürüyor ve ondan sazını akort etmesini ve mümkünse saz çalmayı öğretmesini istiyor. Onu dinleyen Hıdır amcası, onun hayatını değiştirecek sözü söylüyor; “Oğlum! Sen saz çalmayı niye öğreneceksin? Sen saz yapmayı öğrensene. Bak! Orada köy yolu üzerinde diken ardıcı ağacı var. O artık tam sazlık olmuştur, onu kes ve saz yap”

Bu söz onu başka bir yola sokmuş.  Hıdır amcası tarifleri ve yardımları ile 2 senede ilk sazını yapmış. Sazı yapan, sazı çalmaz mı? Saz çalmayı da öğrenmiş ve ilkokul 2. sınıfta, 23 Nisan şenliklerinde kendi sazını çalıp, arkadaşlarına dinletmiş.  Sazı yapmış ama zamanla yaptığı ile yetinmemiş. Ne de olsa acemi işi! Sazı onun istediği şekilde düzeltmesi için ilkokul 3-4. sınıflarda iken uzak bir köyde, şimdilerde adı Bakımlı olan, o zamanların Fertelli Köyünde, zamanının iyi bilinen saz yapım ustası Celal Ustaya ulaşmış.  Celal Usta işin ustasıdır ama yıllardır saz yapmak için diken ardıcı ağacı bulamamış. Küçük Şentürk, diken ağacından yapılma acemi işi kendi sazını Celal Ustaya gösterdiğinde ve onun takdirini kazandığında doğru yolda olduğunu anlamış. Artık Şentürk sadece sazı iyi çalmayı değil bunun yanında, işin geleneği ve göreneğini de koruyarak iyi bir saz yapım ustası olmayı da hedefine koymuştur. İlerleyen zamanlarda ilk saz yapım atölyesini 1992 yılında Zara’da açar sonra da atölyesini Sivas’a içine taşır. Gerek Zara’da gerekse de Sivas’ta iyilerle tanışır ve kendini iyiden iyiye geliştirir. Sazlarını eski geleneklere göre yapar, sözlerini yazar ve bir aşık olarak söze döker. O aynı zamanda bir Aşıktır

Saz Üstadı Şentürk, Aşık Şentürk yaklaşık 40 yıldır bağlama üretiyor. Sazlarını hala geleneksel yöntemlerle imal ediyor ve çoğunlukla dut yaprak, ardıç yaprak ve dut oyma sazlar yapıyor. Balta sazları, dede düzeni sazlar, zaman zaman cura ve kopuz da imal ediyor. Ama daha önemlisi kişinin ses tonuna özel saz yapıyor. Yaptığı her bağlamanın kendine has bir kimliği var. Bağlama onun için bir şahsiyet ve onlarında her birini, diğerinden ayıran bir kimliği olmalıdır. Şentürk İyidoğan elinden çıkma bağlamasını alan birisi ne aldığını, hangi ses tonunda olduğunu ve bu bağlamayı alanın hangi seste eserlerini okursa iyi olacağını söyleyen bir kimlik kartına sahiptir. Ülkede adı bilinen çok sayıda saz sanatçısına, ozana bağlama yapmış Şentürk İyidoğan.

Şentürk İyidoğan’ın diğer bir iş edindiği konu ise ünlü ozanların eski sazlarını toplamak. Aşık Veysel, Davut Sulari gibi birçok ünlü ozanın sazlarını toplayan Şentürk Usta, zamanla bu sazları bir müze içinde sergilemeye karar vermiş ve atölyesinin karşısına günümüz bazı sanatçılarının da maddi manevi desteği ile küçük bir müzeyi, Ozanlar Müzesi‘ni kurmuş. Hangi sanatçı kimin eserini okuyorsa onun küçük heykelinin yapım maliyetini karşılamış ve o ozanın eski sazı heykelin yanında yer almış.  Aşık Şentürk’ün gezdirdiği müzede, Aşık Veysel, Pir Sultan Abdal, Neşet Ertaş, Aşık Mahsuni Şerif, Davut Sulari, Ruhsati, Ali Ekber Çiçek, Muzaffer Sarısözen, Feyzullah Çınar, Kaygusuz Abdal, Nesimi Çimen, Murat Çobanoğlu, Seyit Meftuni gibi ozanların büstleri yer alıyor. 

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

O bu müzeyi bir edep, erkan odası olarak görüyor. Buraya gelen ziyaretçilerin, özellikle çocuk ve gençlerin, burada dinleme kültürünü öğrenmelerini ve edep, erkan odasının da gelecek kuşaklara aktarılmasını istiyor. Aşıklarımızı ve toplumdaki yerlerini özellikle bizden sonra gelecek kuşaklara aktarmayı, onları tanımalarını ve felsefelerini anlamalarını istiyor. 

P4280131.JPG

Atölyesini ve müzesini ziyaretimizde hem kendisi şahsen tanıdık ve hem de o güzel insanı sazı ve sözü ile dinledik. Sivas’a gelmişseniz sakın ola bu güzel gönül insanını, ozanı ve bağlama yapım ustasını ziyaret etmeyi unutmayın. Size anlatacak örnek bir yaşamı, dinletecek güzel sesi, kulaklarınızdan silinmeyecek bağlamasından çıkan tınıları ve kendi elleri ile sunacağı demli bir çayı olacaktır. 

Aşık Veysel’lerin, Şentürk İyidoğanları’n bol olduğu bir ülkem olsun…

Gezekalın

Dr Ümit Kuru

25.10.2018  Saat:21:30

 

Afrika’dan Kuşlar/Birds From Africa

IMG_8696.JPG

There are some photos of mine in this article which I have taken from my Namibia and Botswana trips at 2018. I have tried to find and write their names and where I have taken the photos. I hope you will enjoy and I also hope that I hadn’t made any mistake with the names. If so please send me their correct names. 

Namibya ve Botswana gezimizden çok güzel kuş fotoğrafları ile döndüm. İnsanın bu kadar güzel ve renkli kuşların varlığına inanası gelmiyor doğrusu. Namibya, Botswana ve Zimbabwe anılarımı yazarken, geziden çektiğim çok sayıda kuş fotoğraflarını görünce onları ayrı bir yazıda paylaşmayı uygun gördüm. Bu bir görsel paylaşım olacak tabii ki.. Fotoğrafların altına kuşların ismini yazmaya çalıştım. Profesyonel kuş bilimcisi olmayınca kaynaklardan benzettiklerimin adını yazdım.  Umarım seversiniz…

IMG_8687.JPG

Blue Waxbill /Mavi İspinoz (Chobe National Park-Botswana)

IMG_8682.JPG

Starling (Etosha National Park-Namibia)

IMG_8725.JPG

Koyu Şapkalı Bülbül/Dark-capped Bulbul (Chobe National Park-Botswana)

IMG_8743.JPG

Cuckoo Finch (Chobe National Park-Botswana)

IMG_8699.JPG

African firefinch (Chobe National Park-Botswana)

IMG_8327

Egyptian Goose /Mısır Kazı (Chobe River-Botswana)

IMG_8356-001.JPG

Alaca Kingfisher-Pied Kingfisher (Chobe River- Botswana)

IMG_8393-001.JPG

Lilac Breasted Roller (Chobe River-Botswana)

IMG_8434-001.jpg

Fish Eagle (Chobe River-Botswana)

IMG_8499

Afrika Makas Gagası /Afrikan Skimmer (Chobe River-Botswana)

IMG_7890

Yellow-streaked Greenbul (Rundu-Namibia)

IMG_7733

Black Collared Barbet (Mudumo National Park-Namibia)

IMG_7872

Beyaz Alınlı Arıkuşu /White-fronted Bee-eaters (Mudumo National Park-Namibia)

IMG_8526

Leylek /Stork (Chobe River-Botswana)

IMG_6411

Nothern Black Koorhan (Etosha National Park-Namibia)

IMG_6222

Kerkenez /Greater Kestrel / (Etosha National Park-Namibia)

IMG_7868

Common Bulbul (Mudumo National Park-Namibia)

IMG_7193

Red-billed Spurfowl (Etosha National Park-Namibia)

IMG_8320

 Yılan Boyunlu Karabatak -African Darter (Chobe River-Botswana)

IMG_5307

Afrika Kırmızı Gözlü Bülbül/African Red-eyed Bulbul (Damara Region-Namibia)

IMG_4645.JPG

Flamingo / Greater Flamingo (Swakopmund/Namibia)

IMG_3969

 Great White Pelican / Büyük Beyaz Pelikan (Swakopmund/Namibia)

IMG_2856

Gül Rengi Yüzlü Aşk Kuşu/ Rosy-faced Lovebird  (Naukluft National Park)

IMG_7177-001

Monterio’s Hornbill (Etosha National Park)

IMG_5259-001.JPG

White-browed Sparrow-Weaver  (Damara Region-Namibia)

IMG_5264-001.JPG

East Coast Akalat  (Damara Region-Namibia)

IMG_5310-001

Cape Wagtail  (Damara Region-Namibia)

IMG_6385-001

Cori Bustard (Etosha National Park-Namibia)

IMG_7184-001

Grey Go-Away Bird   (Etosha National Park-Namibia)

IMG_7269

Striped Pipit   (Rundu-Namibia)

IMG_7374

Long-tailed Fiscal  (Rundu-Namibia)

IMG_7567-001

Afrika Gri Gugukkuşu /African Grey Hornbill (Caprivi-Namibia)

IMG_7771

 Siyah Başlı Asmakuşu / Mountain Oriole  (Caprivi-Namibia)

IMG_6004-001.jpg

Crimson-Breasted Shrike (Etosha National Park-Namibia)

IMG_7321

Lesser Jacana, Microparra capensis (Rundu-Namibia)

IMG_6900-001

Bare-cheeked Babbler (Etosha National Park-Namibia)

IMG_3215.JPG

Kara Alınlı Örümcek Kuşu/ Lesser Grey Shrike (Naukluft National Park-Namibia)

IMG_4972.JPG

Beç Tavuğu /Guinea Fowl (Swakopmund / Namibia)

IMG_2706.JPG

Altın Renkli Dokumacı Kuşu/Golden Weaver (Sossusvlei-Namibia)

IMG_2997.JPG

Kızıl Başlı İspinoz/ Red-Headed Finch ((Sossusvlei-Namibia)

Gezekalın

Dr Ümit Kuru

23.10.2018 Saat 01:40

Afrika Cömerttir: Botswana (Chobe Ulusal Parkı)

IMG_8413-001

botswanaNamibya’da geçirdiğimiz son gecenin ardından sabah tesisi terk ederken, konakladığımız evlerin damlarına yerleşmiş maymunların birbirlerinin parazitlerini temizlemelerini izledik. Namibya gezim plansızdı, beklentim de düşüktü. Ama çölü, kumulu, denizi, kuşu, yaban hayatı, safarisi, kaldığımız tesislerin güzelliği ve yemekleri ile beklentilerimin çok üstünde bir gezi oldu. Gezimizin kalan günlerinde Botswana’da Chobe Ulusal Parkı‘nı ve Zimbabwe’de de Viktorya Şelalesini gezeceğiz.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Namibya gezimiz sonrasında Kasane’ye, Botswana sınırına hareket ettik. Botswana 582000 km² alana sahip ama ülkede sadece 2200000 kişi yaşıyor. Afrika’nın en demokratik ülkesi kabul ediliyor. Sınır geçişi kolay oldu ve pek vakit kaybetmedik. Sınırdan girer girmez bizi su deposu görevi gören dev gövdeleri ile Baobab  ağaçları karşıladı. Namibya’da hiç görmediğimiz bu ağaçlar farklı bir coğrafyaya geldiğimizin bir göstergesi gibilerdi.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Sınırdan geçtikten sonra doğrudan kalacağımız Thebe Lodge’a gittik. Chobe Nehri tekne turları ile gezilebiliyor. Gün doğumu ya da gün batımı turlarından bir tanesine katılabilirsiniz. Bu yazıyı hazırlarken ve çektiğim fotoğraflar arasından seçme yaparken düşüncem “keşke zamanımız olsaydı da iki tura birden katılabilseydik” şeklindeydi. 

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Kaldığımız yerden, teknelerin kalktığı limana kadar yaklaşık 20 dakika araçla seyahat ettik. Limanın bulunduğu yerdeki otel bahçesi bile domuz gibi yabani hayvan, ağaç dalları ise “Hornbill”lerle dolu. 

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Grup sayımız az olunca teknemiz küçük oldu ve bu bizim için şanstı. Ancak tekne kullanan Botswana’lı rehber beni çok kızdırdı. Nerede timsah görsek durup, kendince bizleri ürkütmeye çalıştı. Nehrin her tarafı hayvan kaynıyor, ortalık fotoğraf karesi dolu ama gelgelim timsah gördüğümüz her yerde duraklayarak gereksiz 15-20 dakika kaybettik. Sonunda sesimiz yükselince hızlı hareket etmeye başladı. 

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Bu nehirdeki gezimizin en ilginç tarafı fillerin yüzerek nehri geçmesine şahit olmamız oldu. İki erişkin fil, yavru fili ortalarına alarak, geniş sayılacak nehri boydan boya geçtiler. Kısa mesafeli sularda fillerin yüzüşüne şahit olmuştum ama bu kadar geniş ve derin suda yüzen fil ilk defa gördüm. Hele yavru filin sadece hortumu dışarıda kalacak şekilde ve erişkin fillerin destekleri ile yüzmesi çok ilginç geldi.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Chobe Ulusal Parkı, Botswana’nın en büyük üç ulusal parkından bir tanesi ve en eskisi. Flora ve faunası çok  zengin ve özel bir park. Chobe Nehri, 12000 km²’lik bir alanı kaplayan parkın kuzey sınırında. Viktorya Şelalesine yakınlığı nedeniyle Chobe Ulusal Parkının en çok ziyaret edilen bölgesi de burası.

IMG_8237.jpg

Parkın bu bölgesi Filler bakımından çok zengin. Etrafınızda çok sayıda fil görebiliyorsunuz. Bufalo, Antilop, Hipopatamlar bolca görülüyor. 

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Ama benim için bu parkın en önemli tarafı, kuşlar. Balık Kartalı, Leylak Göğüslü Gökkuzgun (Lilac-breasted Roller), Kaşıkla, Alaca Kingfisher, Nil Ördeği, Afrikan Skimmer Kuşu çevremizde görebildiğim kuşlardan.

IMG_8267.jpg

Alaca Kingfisher

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Alaca Kingfisher (Pied Kingfisher) özellikle Afrika Güneyinde, nehir kenarlarında yaşayan bir tür. Dişilerin boyunlarında çift siyah bant varken erkeklerin alttaki siyah bantı ortalara doğru kesiliyor. Bu alanın bana, tartışmasız, en uysal poz veren kuşuydu.

IMG_8327.jpg

Nil ördeği

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Nil Nehri ve Afrika’ya özgü olduğundan Nil Ördeği adını alıyor ama Nil Kazı diye de geçiyor.   Çünkü bu tür ne kaz ne ördek olup melez bir tür. 

IMG_8397.jpg

Leylak Göğüslü Gökkuzgun (Lilac-breasted Roller)

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Alanın en güzel ve havalı pozlarını ise Leylak Göğüslü Gökkuzgun verdi. Ne kadar güzel ve alımlı bir kuş değil mi?

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Timsahları oldum olası sevmedim. Meretler, o kadar da çoklar ki burada! Afrika Makas Gaga (Afrikan Skimmer) kuşları soyları tehlike altında olan kuşlardan. Chobe Nehri onlara da ev sahipliği yapıyor. 

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Artık Chobe Nehri’nde güneş iyice zayıfladı ama biz adam akıllı bir hipopotam sürüsüne denk gelemedik. Bizim Botswana’lı kıl tekneci bizleri timsahlarla korkutmak isterken kaybettiğimiz vakit nedeni ile az daha onları göremeden turu tamamlayacaktık. Sonunda onları da görmeye başardık.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Timsahlardan daha tehlikeli olmalarına rağmen bu hayvanları daha sevimli buluyorum.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Ufukta güneş kaybolurken Chobe Nehri’ni önce kızıla boyadı sonrada gözden kayboldu gitti. 

Gezekalın, hoşçakalın…..

Dr Ümit Kuru

17.10.2018 Saat 17:05