Hayallerimin Ötesinde Bir Ülke (Serendip): Sri Lanka/ Kültür Üçgeni-1

IMG_9284.jpg

A Country That is Beyond My Imagination (Serendip): Sri Lanka/ Cultural Triangle

Article in Summary 

In the north-central area of Sri Lanka, are home to the famous Cultural Triangle. This region, the home of ancient Sinhalese royalty is loaded with ancient ruins and restored temples. The Cultural Triangle is so called because it includes three major sites that form a triangle; Anuradhapura to the north, Polonaruwa to the east and Kandy to the south-west. Inside the triangle, there are other places of interest; Mihintale, Ritigala and Dambulla.  Sri Lanka is home to eight UNESCO World Heritage Sites -six cultural and two natural- and 5 of them are in Cultural Triangle. This shows the importance of this region for a traveller. 

IMG_9456.jpg

heritagesiteSri Lanka’nın kuzey ve orta bölümü meşhur “Kültür Üçgeni” ‘ne ev sahipliği yapıyor. Kuzeyde Anuradhapura, doğuda Polonaruwa ve güneybatıda Kandy  gibi üç büyük tarihi yerleşkeyi kapsayan bölgeye Kültür Üçgeni deniyor. Eski Sinhala Krallığının yurdu olan bu bölge, tarihi 2000 yıl öncesine dayanan kalıntılar ve restore edilmiş tapınaklar, dev Buda heykelleri, kraliyet havuzları ve bahçeleri ile dolu.  Kültür Üçgeni içinde Mihintale, Ritigala ve Dambulla gibi ziyareti kaçırılmaması gereken diğer önemli tarihi yerler de mevcut. UNESCO Dünya Kültür Mirası listesinde altısı kültür ve iki tanesi de doğa mirası eserinden, beş tanesinin Kültür Üçgeni içinde yer aldığını söylemek, herhalde bu bölgenin önemini siz okuyuculara anlatacaktır. Biz bu bölgeye ancak 3 tam gün ayırabildik. Aslında daha fazla zaman ayırmak gerekir ama bizim yaptığımız gibi en iyi örneklerle seçme bir Kültür Üçgeni gezisi yapmak da yetiyor. Doğrusu bir süre sonra tapınak ve Buda heykeli görmekten sıkılabiliyorsunuz. Yazılan yerlerden görmediklerim arasından Ritigala’yı görmek isterdim. Hem orman içinde ve hem de daha az turistik gibi gözüküyor. 

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Biz gezimizin başlangıcında ilk geceyi Colombo’da geçirdik. Ertesi gün Anuradhapura’ya doğru yola çıktık. Sri Lanka da mesafeler asla uzun değil (Colombo-Anuradhapura arası sahili takip ederek ve Puttalam‘dan ülkenin içlerine doğru giden bir yola saparak toplamda 225 km) ama yollar kötü olunca hedefe ulaşmanız uzun oluyor. Bu nedenle sabahın erken saatlerinde yollara düştük. Yaklaşık 5 saatlik bir otobüs yolculuğumuz oldu. Ancak yol o kadar güzel ve renk dolu ki zamanın nasıl geçtiğini anlamadık bile. 

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Anuradhapura bir zamanlar krallığın başkentliğini de yapmış önemli bir yer. Kuruluşu yazılı kayıtlara göre MÖ 4. yüzyıla kadar gidiyor. Ama bunun öncesinde de yaşam olduğuna ait bulgular var. Belki de en uzun süre başkentlik etmiş şehirlerden birisi Anuradhapura; 11. yüzyıla kadar başkentlik etmiş. Tamil istilaları sonucunda Anuradhapura önemini kaybetmiş ve bu önemli şehir ormanların altında kalmış. Sonradan tekrar gün ışığına çıkması, 19. yüzyılda başlayan İngiliz kazıları ile oluyor. Anuradhapura, Budizm’in kutsal mekanlarından bir tanesi.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

OLYMPUS DIGITAL CAMERAAnuradhapura gezimize Isurumuni Rajamaha  Viharaya tapınağı ile başladık.  Burası MÖ 4. yüzyıllara giden bir tarihe sahip. Vihara, içinde Budist rahiplerin yaşadığı tapınaklara deniyor. Büyük bir kayaya dayanan ve içinde büyük bir yatan Buda heykeli ve duvarlarında fresklerin bulunduğu tapınağı önemli kılan Fil Havuzu ve Aşıklar (Lovers) Büstü. 6. yüzyıl yapımı bu büst, alt kasttan bir kadına olan aşkı uğruna   tacını terk eden bir prensi gösteriyor. Erkeğin kucağına oturmuş olan kadın, yaramazlık peşinde olan erkeğine muzipçe ve nazlanarak parmaklarını sallar gibi duruyor. Sevdim ben bu büstü! O zamanlardan sevgiyi ve şehveti bir arada bu kadar güzel ve ince bir şekilde taşa yansıtmaları ne hoş!

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Anuradhapura panoramasını alabileceğiniz ve üstündeki küçük bir  stupaya götüren taş merdivenleri tırmanmayı ihmal etmeyin sakın.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Burada birkaç hatırlatmayı yapmalıyım; Sri Lanka’da hiç bir tapınağa ayakkabı ya da terlik ile, omuzu açıkta bırakan tişort ve kısa şortla girmenize izin etmiyorlar. Yanınızda kullanıp atacağınız çorap götürmenizi şiddetle tavsiye ederim. Ayakkabılarınızı çıkarmanızın zorunlu olduğu tapınak, açık bir alanda bile olabilir ve o zaman da sıcak taşlar çıplak ayakları fena yakıyor. THY’nın uçakta dağıttığı çoraplar bu iş için ideal. Onları mutlaka yanınıza alın ve hatta bulabilirseniz birkaç tane yedekleyin. Bu çorapların alt tarafı kalın olduğundan sıcak taşlara bastığınızda ayak tabanlarınız yanmıyor.  Buda’ya arkanızı dönen bir halde fotoğraf çekmeniz kesinlikle yasak. Çekmişseniz de makinenizden sildirebiliyorlar. 

IMG_9528

Ruwanweliseya Dgoba, Anuradhapura içindeki 3. büyük Budist tapınağı; Doksan metreleri bulan genişliği ile diğerlerine göre en sağlam ve aslına göre en iyi restore edilmiş olanı. Burayı gezdiğimizde bir pazar günüydü. Pazar günleri çevre köylerden insanlar bu mabede gelip Buda’ya ibadetlerini yapıp, sunumlarda bulunurlarmış.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

O gün de ellerinde çalgıları,  sarı şemsiyeleri, lotus çiçekleri ile iki sıra halinde dizilmiş  tek parça uzun bir bayrağı iki taraflı olarak taşıyan insanların yer aldığı bir törene şahit olduk.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Tapınağın geniş kubbesinin temizleyen ve boyayan işçilerin bambu merdivenlere çıkarken ki becerileri ise kameralarımıza takılan güzel bir olaydı.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Bu tapınaktan sonra, zamanında kraliyet bahçeleri (Mahamevnāwa Bahçeleri)  olan çok güzel bir parkı geçip, Anuradhapura’ya Budistlerce çok büyük önem kazandıran bir başka önemli yere, Jaya Sri Maha Bodhi‘ye ulaştık.

IMG_9643-001.JPG

Hindistan’da Bodh Gaya adlı haç merkezinde bulunan ve Gautama Buda’nın altında aydınlanmaya ulaştığı incir ağacından bir fide, MÖ 3. yüzyılda Sri Lanka’ya getirilip buraya dikilmiş. Bu ağaç, Budizm’deki önemi yanında, insan eli ile dikilmiş ve yaşayan tek ağaç olarak da çok önemli. 

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Burada da ellerinde bayraklarla pazar törenleri için tapınağa gelen insanlar vardı. Şanslı günümüzdeyiz, hem çok özel yerlerdeyiz ve hem de çok özel bir günde buradayız.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Anuradhapura gezmekle bitecek gibi değil. Zamanında şehirde bolca bulunan ve hem şehre su depolamaya yarayan ve hem de soyluların yüzme amaçlı kullandıkları havuzların iyi örneklerinden biri olan Kuttam Pakuna (İkiz Havuzlar) ziyareti yaptık. 

IMG_9720-001

Anuradhapura’da yapılan ilk tapınak Thuparamaya‘yı  yol kenarında inip fotoğrafladık. Ama burada da en güzel pazar ayinine denk geldik. 

P3100234.JPG

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Jethawaramaya Tapınağı‘nı en son olarak gezdik. Bu tapınak MS 3. yüzyılda yapılmış ve en büyük özelliği de sadece Anuradhapura’da değil ama tüm Sri Lanka ve belki de tüm dünyadaki en büyük Budist tapınak olması. 120 metre yüksekliğe ulaşan tapınağın duvarlarındaki maymunlar çok ilginç görüntüler verdi.  

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Anuradhapura mutlaka daha fazla gün ayrılmasını gerektiren bir yerdi. Ancak gün az ve gezilecek yer çok olunca gördüklerimizle yetinmek zorunda kaldık. 

IMG_9777

Şimdilik Gezekalın….

Dr Ümit Kuru

04.04.2019 Saat 23:20

Kaynaklar:

http://www.sacred-destinations.com/sri-lanka/anuradhapura

 

Hayallerimin Ötesinde Bir Ülke (Serendip): Sri Lanka-Genel Bilgiler

P3140065.JPG

Indian_subcontinent_CIA

A Country That is Beyond My Imagination (Serendip): Sri Lanka/ Background of The Trip

Article in Summary

“Ayubowan” and Welcome to Sri Lanka….

We have visited Sri Lanka at 09-19 March of 2019 and we came back with lots of unforgettable memories and impressions. 

Three ethnic groups—Sinhalese, Tamil, and Muslim—make up more than 99 percent of the country’s population, with the Sinhalese alone accounting for nearly three-fourths of the people. “Ayubowan”, a word from Sinhala (mother tounge of Sri Lanka), is a salutation wishing the recipient a long life, typically as a greeting or a goodbye. You will hear this word frequently at Sri Lanka.  

IMG_9339.JPG

Over the years Sri Lanka has been called “Paradise”, “The Pearl of the Indian Ocean”, “Heaven on earth” and now the “Wonder of Asia”. Sri Lanka have many beautiful places that will take your breath away, you’ll wish your vacation in Sri Lanka would never end as we did. This is one probable reason for being voted the number one destination to be visited in 2019 by Lonely Planet Magazine.

map1

Only few places in the world can offer the traveller such a remarkable combination of stunning landscapes, pristine beaches, captivating cultural heritage and unique experiences within such a compact location. Within a mere area of 65,610 kilometres lie 8 UNESCO World Heritage Sites, 1,330 kilometres of coastline – much of it pristine beach – 15 national parks showcasing an abundance of wildlife, nearly 2000 km² of lush tea estates, lots of botanical gardens, 350 waterfalls, to a culture that extends back to over 2,500 years.

Tam ekran yakalama 27.03.2019 145418.jpg

Our itinerary in Sri Lanka / Sri Lanka gezi programımız

Travel company from Turkey, Nar Gezi, has made the our trip program and it was a very heavy schedule. We have visited 7 UNESCO World Heritage Sites, one national park and taken a small hiking at Sinharaja Rainforrest during 10 days. The days we spent in Sri Lanka was not enough to visit more. I have to say what I said before; We wish to have more days in Sri Lanka…

Keep Travelling…

Dr Ümit Kuru

IMG_9391.JPG

“Ayubowan” ve Sri Lanka’ya Hoşgeldiniz… 

Martın 09-19 arasında Sri Lanka’ya bir gezimiz oldu. Nar Gezi‘nin organize edip, aksaklık olmadan gerçekleştirdiği geziden unutulmaz anılar ve izlenimlerle döndük. 

Sri Lanka nüfusunun %99’una yakınını oluşturan üç etnik gruptan –Sinhali, Tamil ve Müslüman-   Sinhalalar, toplumun 3/4 lük kısmını oluşturuyorlar. Sri Lanka’nın ana dili olan Sinhalaca’da ki bir kelime “Ayubowan“, ülkenin  her yerinde karşınıza çıkacaktır. Söyleyen tarafından karşısındakine “uzun ömürler” dileyerek, selamlama ya da uğurlama eyleminin karşılığı bu kelimeyi pek sevdik. 

IMG_9443.JPG

Yıllarca “Cennet” olarak adlandırılan Sri Lanka, son zamanlarda “Hint Okyanusu incisi”, “Yeryüzündeki cennet” ve “Asya’nın harikası” gibi tanımlamaları da almayı başarmış. Sri Lanka bir gezginin nefesini kesecek güzelliklere sahip. Bu nedenle de 2019 yılında Lonely Planet tarafından gezilmesi gereken yerler listesinde bir numaraya seçilmiş.

P3100207.JPG

Tabii ki bu cennet unvanına sahip ülkenin de karanlık zamanları olmuş. 1983’ten beri ülkenin kuzey ve doğusunda 25 yıl boyunca bağımsızlık için silahlı mücadele eden Tamil gerillaları 2009 yılında ortadan kaldırıldıktan sonra ülkeye barış ve huzur ortamı gelmiş. Sonrasında hızlı bir kalkınma ve turizmde canlanma gerçekleşmiş. Ülke insanları arasında refah paylaşımında alınması gereken çok yol var ve her şey güllük gülistanlık değil tabii ki ama emin olduğum tek konu var ki o da biz gezginler için, Sri Lanka’yı keşfetmenin zamanıdır.

IMG_2447

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Adanın tarihi çok eskilere kadar uzanıyor. Bir yerde okudum ve çok hoşuma gitti, sizlere de aktarayım; Derler ki Hz Adem dünyaya indirilecek. Bunun için öyle bir yer seçilmeli ki, Hz Adem cennetten ayrıldıktan sonra dünyaya adapte olmakta güçlük çekmesin!  İşte Hz Adem için yeryüzündeki cennet bugünkü Sri lanka olmuş. Başkent Colombo’nun 72 km kadar doğusunda yükselen (2243 m), koni biçiminde bir dağdaki Hz Adem Tepesi, Budistler, Hindular, Hristiyanlar ve Müslümanlar tarafından kutsal sayılıyor. Tepesindeki 1,5 metre uzunluğunda, ayak izine benzeyen çöküntünün Gotama Buda’nın, Şiva’nın ya da Âdem’in ayak izi olduğuna inanılıyor.

P3120038.JPG

Yazılı tarihi 3 bin yıl öncesine dayanan Sri Lanka’nın, en az 125 bin yıl öncesinden, tarih öncesi insan yerleşimlerine ait bulguları mevcut. Sri Lanka adasının ilk ismi, Yunanca “bakır renkli” anlamına gelen “Toprobane”dir. Arap fethiyle bölgeye; “Beklenmedik Şeylerin Ülkesi” anlamında “Serendip” adı verilmiş, daha sonra ise 1972’ye kadar “Seylan” ismi kullanılmış. Son olarak da “Şaşaalı Ülke” anlamında bugünkü Sri Lanka ismi kullanılmakta.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Adaya Arap tacirler 8. yüzyılda gelmişler ve bazıları yerleşmiş. Adaya ilk gelen Avrupalılar 16. yüzyılda Portekizliler olmuş ardından 17. yüzyılda Hollandalılar, 18. yüzyılın sonunda da İngilizler gelmiş ve yönetmişler. Kandy, Galle Colombo gibi kentlerde sömürgecilere ait pek çok iz görebiliyorsunuz. Sri Lanka 1948 yılında bağımsızlığını kazanmış.

P3140097.JPG

Nüfusu 21 milyon civarında. Adanın 65610 km²’ lik yüz ölçümü var. Sri lanka’da sıcaklık hiç bir zaman 22°C’lerin altına düşmüyor. Haziran-Ağustos ayları arasında Sri Lanka gezisi yapacaksanız, muson yağmurları nedeni ile, gezi için kötü zamanla yapmış olacaksınız. Ziyaret için en uygun zaman Aralık-Nisan ayları arası. Ülkenin en yaygın dini Budizm. Sri Lanka Türkiye’ye göre 2.5 saat ileride. Para birimi Sri Lanka Rupisi, para birimi simgesi ise LKR. Bir Amerikan Doları ile 176 LKR alabildik. Benim kıyaslamam gezdiğim ülkenin bira fiyatı olduğundan, yaklaşık 1 USD ye bir büyük bira alabiliyorsunuz (Lions adlı biraları harika). Tabii ki bu market fiyatı. Otellerde 5-6 USD’ye bira içtiğimiz yerler de oldu.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Ülkeye girerken illa ki bir vize almanız gerekiyor, yeşil pasaportlu olmanız da bir şey değiştirmiyor ve 30 günlük turist vizesi için 30 USD ödemeniz gerekiyor. Havalananından  bu vizeyi rahatlıkla alabilirsiniz. Bizden fotoğraf filan da istemediler. THY’nin önce Maldivlerin başkenti Male’ye uğrayan (uçakta 1.5 saat geçirmeyi göze almanız gerekiyor) sonra da Sri Lanka başkenti Colombo’ya giden uçuşları var. Uçuş toplam da 10.5 saat sürüyor.

P3150016.jpg

Sembolleri; Çiçeklerden su zambağı, kuşlardan Jungle Fowl (Hint Kuşu). Tarçının ana vatanı Sri Lanka. İngilizlerin ülkeye armağanı olan çay bahçeleri inanılmaz güzellikte ve düzendeler. Demiryolları daha çok İngilizlerden kalma ve yaygın bir demiryolu ağına sahipler. Bu trenlerden Kandy-Ella arası işleyeni turistler tarafından çok tercih ediliyor. Kara yolları çok sağlıklı değil. Şehirler ara kilometreler kısa gözükse de araçlar ortalama 30-40 km hızı pek geçemiyorlar. Otoban yolların sayısı fazla değil. Planlama yaparken buna dikkat etmek gerekir.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Başından beri anlattığım gibi Sri Lanka’da gezecek çok yer, yapacak çok aktivite bulacaksınız. Tarihin izinde olanlar ülkenin Orta- Kuzey kısmında Kültür Üçgeni olarak adlandırılan ve Budist tarihi, tapınakları ve sarayları ile meşhur  kentlerini gezmeliler. Bu kentler UNESCO Kültür Mirası Listesi içinde olan çok önemli yerler.

IMG_9479

“Yok arkadaş ben dağ, taş yürümek istiyorum, ormanda treking yapacağım, çay bahçeleri göreceğim” derseniz Kandy, Ella, Nuwara Eliya, Udawalawe, Hatton gibi kentlere ağırlık verebilirsiniz.  Yüzmek, surf, dalış, şnorkelle dalış, balık avlamak, balina gözlemek gibi arzularınız varsa adanın her yeri müsait ise de Galle, Hakkaduwe, Mirissa, Tangalle, Bentota gibi yerler en çok tercih etmeniz gereken yerler. Ulusal Parklardan biz Udawalawe Ulusal Parkında safari yaptıksa da iyi bir tercih olmadığını anladık. Yale Ulusal Parkı daha iyi olabilirdi.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Biz bu gezilerden ortaya karışık bir program tercih ettik. 10 günlük bir sürede Kültür Üçgeni, orman içi yürüyüş, safari, deniz kenarı konaklama, tren turu, çay bahçeleri gezisi, langoz ormanlarında tekne turu gibi bir çok yapılması gerekeni yaptık. Hepsi birbirinden güzeldi bana göre. Bunu yapmasaydım dediğim aktivite, benim için olmadı. Keşke 2-3 gün daha uzun bir gezi yapabilseydik dediğim ise oldu.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Gezekalın

Dr Ümit Kuru

29.03.2019 Saat 22:00

 

 

 

 

Hayallerimin Ötesinde Bir Ülke (Serendip): Sri Lanka

IMG_2047.jpg

A Country That is Beyond My İmagination (Serendip): Sri Lanka

(Article In Summary)

Serendib, (also spelled Serendip, Arabic Sarandīb) was a name for the island of Sri Lanka (Ceylon).  The name, Arabic in origin, was recorded in use at least as early as AD 361.  Horace Walpole who is 4th earl of Orford, English writer, connoisseur, and collector used first the word of “serendipity” in his letter dated 28th of January, 1754.  He has  inspired by a Persian fairy tale, “The Three Princes of Serendip,” whose heroes often made discoveries by chance. Serendipity has a meaning of the occurrence and development of events by chance in a happy or beneficial way.

IMG_0372.JPG

IMG_9404I felt that traveling to Sri Lanka was a serendipity for me when I was on the way of my home after completing my trip. Of course I know Sri Lanka was a good destination for a traveller, but I have to say that it was beyond my imagination. There are very few countries all around the world have all beauties in it. Sri Lanka offers natural wonders, history and cultural wealth on its land at the same time.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

I will tell you my impresion about my trip to Sri Lanka in parts.

P3120163.jpg

Keep Traveling (Gezekalın)

P3100231.jpg

Serendib, (Serendip, Arapça Sarandīb) bir zamanlar  Sri Lanka Adası (Seylan) için kullanılan bir isimdi. Arapça orijinli bu isme kaynaklarda ilk defa 361 yıllarında rastlanılıyor.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Serendipity kelimesini 4. Orford Kontu, İngiliz yazar, siyasetçi ve koleksiyoner  Horace Walpole 28 Ocak 1754 tarihinde yazdığı bir mektupta kullanmış.  Bu mektubunda Horace Walpole şunları yazmış; Bu buluşumun kendisi bir “serendipity” ürünü; çok kullanışlı bir sözcük, daha nasıl desem bilemiyorum, iyisi mi anlamındansa nereden türediğini anlatayım. Saçma bir peri masalı okumuştum, adı ‘Serendip’in Üç Prensi’ idi. Haşmetliler gezdikçe kazayla ya da ferasetleri sonucu, durmadan peşinde olmadıkları şeyleri keşfediyorlardı.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

İşte Walpole’un “aramazken bulunan, mutlu tesadüf, mutlu kaza.” anlamlarını yüklediği, bugünün Sri Lanka’sının eski kadim adı olan Serendip’den türettiği Serendipity kelimesi, benim Sri Lanka gezi yazımın başlığı olacak.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

OLYMPUS DIGITAL CAMERAGezi sırasında araştırırken rastladığım Serendipity kelimesini başlık olarak seçmemin kendimce bir anlamı var tabii ki. Gezi sonrası eve dönerken uçakta, aslında Sri Lanka’nın hayal ettiğimin de ötesinde bir ülke olduğunu fark ettim. Sri Lanka’nın bir gezgin için iyi bir destinasyon olduğundan gezi öncesi emindim ama içinde tarih, doğa güzellikleri ve zengin kültürü bu kadar çok ve bir arada kapsadığını bilmiyordum. Dünyada hepsine, her şeye aynı anda sahip olan çok az ülke vardır. Yani sizin anlayacağınız Sri Lanka gezisi benim için beklentimin üstünde zengin, güzel anılarla ve mutluluk dolu bir gezi oldu. Bunun adı Serendipity değil de nedir?

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Buyrun, parça parça Sri Lanka gezi anılarım…

Gezekalın..

Dr Ümit Kuru

26.03.2019 Saat 01.15

P3160426.jpg

 

Why Romania ? Why shall I go there ? (Neden Romanya? Niçin Romanya’ya Gitmeliyim?)

private-guided-tour-in-maramures-romania-007

your tourguide - george - me-002

Greetings to all followers of Gezekalın.  I have a section in my blog that its name is “MİSAFİRLERDEN” (synonym of “from the guest writers” in English). Today’s guest writer of this section is George Trandafir from Romania. If you ask “When did you make a friend from Romania and why he is guest writer to Gezekalın?, let me explain it shortly;

Gezekalın takipçisi tüm sanal gezgin dostlarıma selam olsun. Bildiğiniz gibi Gezekalın adlı sitemin içinde “MİSAFİRLERDEN” adlı bir köşem var. Bu köşenin bugünkü konuk yazarı Romanya’dan George Trandafir. “Romanya’dan ne zaman arkadaş edindin de köşene konuk oldu?” diye sorarsanız hemen ve kısaca anlatayım;

private-guided-tour-in-bucovina-romania-002

We have a plan to make a trip to Romania June,2019. I have met George Trandafir and his firm “Touring Romania Travel Agency” when I search for the answers of “How or with whom do we have to make the tour?” Sometimes you take a fancy someone that you have never met before and you feel yourself as if he/she is an old friend of you. It is exactly what I feel with George when our writings proceed in time.

Private-Guided-Tour-in-Maramures-Romania-016.JPG

2019 yılı Haziran ayı içinde Romanya’ya bir gezi planladık. Nasıl gidelim? Kimle gidelim? soruları ve araştırmaları, zaman içinde, karşıma George Trandafir ve firması “Touring Romania Travel Agency” ‘yi çıkarttı. Bazen birisine, birilerine kanınız kaynar, kırk yıllık dost muşsunuz gibi hissedersiniz ya? İşte George bana onlardan birisi oldu.

private-guided-tour-in-maramures-romania-006

I have mentioned to George in one of my mails that I have a travel blog that its name is “Gezekalın” and I ask him to have look at it. He replied me and said that “The photos are so good but I wish I could understand what you have written because its language is only in Turkish” He was right unfortunately.  Then I ask him to write a short article with his own words and photos about “Why I should visit Romania“. This article came to exist when he accepted  my request.

Private-Guided-Tour-in-Transylvania-Romania-009.JPG

Yazışmalarımız sırasında George’a gezi sitemden bahsettim bir göz atmasını rica ettim. İnceledi ve geri dönüş yaptı; “Fotoğrafların çok güzel ama bir de ne yazdığını anlayabilseydim, yazılar sadece Türkçe!” deyince, “Tamam o zaman, buyur Gezekalın’a, fotoğraflarınla ve kısa bir Romanya tanıtım yazınla misafir yazarım ol” dedim. O da kabul edince ortaya bu yazı çıktı.

Here is a writing at Gezekalın about “Why Romania and Why we should visit Romania?” for whom try to plan for visiting Romania as we do. This writing comes from George Trandafir who loves his country and a professional on his job. I will publish all his article and all photos used in the article taken by him. For followers of Gezekalın I will translate to Turkish after original text.

private-guided-tour-in-transylvania-romania-012

Bugün size, benim gibi Romanya gezisi yapmayı düşünenlere, “Neden Romanya? ve Niçin Romanya’ya gitmeliyim?” yazısı sunuyoruz. Hem de ülkesini seven ve profesyonel birisinden, George Trandafir’den. Yazara saygımdan yazısını olduğu gibi İngilizce yayınlayacağım ve tüm fotoğraflar da onun tarafından çekilmiştir. Yazısını bozmadan yayınlayıp, sonra da Türkçeleştirmeye çalışacağım.  

Private-Guided-Tour-in-Transylvania-Romania-007.JPG

Here you are! Why Romania? Why should we go there?

Buyurun bakalım! Neden Romanya? Niçin oraya gitmeliyiz?private-guided-tour-in-maramures-romania-003

Why Romania ? Why shall I go there ?

By George Trandafir, Romania

Well, as a Romanian I can say there are lots of reasons to discover this country, not so well known. Everyone knows about the famous travel destination like France, Spain, Italy, Greece etc … Romanis still has many things which are almost dissapeared from western Europe. We have strong traditions, amazing nature and really nice people. Romania is a mix of modern and vibrant with old and archaic.
private-guided-tour-in-maramures-romania-012
To have an idea about Romania I have to say that the country is formed from 3 big areas: Transylvania, Moldova and Wallahia. All these are so diverse, so you will not be borred !
Our history starts more or less 2000 years ago when our ancestors – the Dacians – were conquered by the Roman Empire. From this combination – romans and dacians – we can say romanian people started.
private-guided-tour-in-maramures-romania-005
A journey in Romania will take you for sure in Transylvania which is the most well known area of the country. Medieval Towns like Brasov, Sibiu or Sighisoara, Old Fortresses and Castles like Bran Castle or Corvin Castles are a must ! The Saxon Villages from Transylvania will take you back in time when the germans settled there 900 years ago.
private-guided-tour-in-transylvania-romania-017
A distinct part of Transylvania is Maramures in the northwestern part of Romania. It is the most traditional and “back in time” area of Romania with incredible warm people and superb landscapes. It is one of the last truly archaic areas from Europe. Famous in Maramurs are the Wooden Churche, 8 of them included in Unesco World Heritage.
private-guided-tour-in-maramures-romania-015
We moove towards eastern part of Romania and we reach the most spiritual area of Romania: Moldova. In Moldova, Bucovina area is famous for the Painted Churches. Faith and religion are big in Romania and Bucovina is the place to be ! Hundreds of years old churches are a landmark and a symbol of defending our faith.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

I told you, you will not get borred in Romania because it is so diverse. So, after churches, fortresses, castles, mountains, Romania offers you probablly the best wildlife from Europe in Danube Delta. This part of Romania is the only natural Unesco World Heritage site and is located in the southeastern part of Romania. The Delta was created at the end of Danube River which start from Germania and ends its journey in Romania where it flows into the Black Sea ! In the Delta you will find wildlife, birds, lakes, remote fisherman villages, the best area for wildlife photographers !
private-guided-tour-in-danube-delta-012
Last but not least is our capital, Bucharest. Located in the souther part of Romania, Bucharest is a vibrant city with a good nightlife area in the Old Part, a mix of new and old with the scars of communism still here. Bucharest was established more than 560 years ago during the times of Vlad the Impaller and became the Capital of Romania. At the begining of the 20th century was called “The Little Paris” because it looked like the frech Capital. During the monarchy times, Bucharest was a charming city. Unfortunatelly, comunism started in 1947 and everything changes ! Lots of beautiful neighborhoods and churches were demolishe to make space for new soviet style apartment buildings, grey and without personality. 50 years of communism changed totaly the face of Bucharest. So, a vit to Bucharest if it is explained properlly can be a nice insight into the history of Romania !
private-guided-tour-in-transylvania-romania-014
We are waiting for you in Romania where East meets West,  where you’ll step back in time in the countryside  to discover the tales behind the places ! We’ll take you in a journey behind the beaten track to meet the genuine soul of the romanians !
private-guided-tour-in-transylvania-romania-004

Neden Romanya ? Niçin Oraya Gitmeliyiz?

 George Trandafir’den alıntıdır.

private-guided-tour-in-maramures-romania-013
Bir Romanya’lı olarak diyebilirim ki, bir çok nedenden dolayı bilinmeyeni bol olan bu ülke keşfedilmeyi hak ediyor. Herkes Fransa, İspanya, İtalya, Yunanistan gibi meşhur seyahat noktalarını iyi bilir. Romanyalılar,  Batı Avrupa ülkelerinde kaybolmuş bir çok değere hala sahipler. Güçlü gelenek, büyüleyici bir doğa ve hoş insanların ülkesidir Romanya. Romanya, modern ile hala canlı eski ve kadim geleneklerin harmanlandığı bir ülkedir.
private-guided-tour-in-transylvania-romania-016
Romanya hakkında bilgi vermesi için, ülkenin 3 büyük bölgeden meydana geldiğini söylemeliyim; Transilvanya, Moldova ve Wallahia. Tüm bu bölgeler birbirlerinden o kadar farklı ki Romanya’da asla sıkılmayacaksınız!
Bizim tarihimiz yaklaşık 2000 yıl önce, atalarımız olan Daçyalıların topraklarının, Romalılar tarafından fethedilmesi ile başlar. Romalılar ve Daçyalıların bu karışımından Romanya halkının ortaya çıktığını söyleyebiliriz.
private-guided-tour-in-danube-delta-009
Romanya’nın Kuzey Batı Bölgesi’nde olan Maramurs, Transilvanya’nın farklı bir bölümüdür. İnanılmaz sıcak insanları ve nefis manzaraları ile Romanya’nın, geçmişe döndüğünüzü en çok hissettiğiniz, en geleneksel bölgesidir. Burası Avrupa’nın gerçekten son kadim bölgelerinden bir tanesidir. Maramurs tahta kiliseleri ile meşhurdur ve bunlardan 8 tanesi UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi içinde yer almaktadır. 
Romanya’nın Doğu kısımlarına doğru yöneldiğimizde Romanya’nın en ruhani bölgesi olan Moldova’ya ulaşırız. Moldova’da Bucovina Bölgesi resimli kiliseleri ile meşhurdur. Din ve inanç Romanya’da önemli ise, Bucovina bunun yeridir! Yüzlerce yıllık eski kiliseler inancımızın simgesi ve sembolüdür. 
private-guided-tour-in-danube-delta-007
Çeşitliliğin hakim olduğu Romanya’da sıkılmayacağınızı söylemiştim. Kiliseler, kaleler, dağlardan sonra Romanya, Avrupa’daki en iyi vahşi hayatı izleyebileceğiniz Tuna Deltası’nı da sizlere sunar. Romanya’nın Güney Doğusunda yer alan Tuna Deltası, ülkenin  UNESCO Doğa Mirası Listesi içindeki tek yeridir. Yolculuğuna Almanya’dan başlayan Tuna Nehri Romanya’da bir delta oluşturduktan sonra Karadeniz’e akarak yolculuğunu tamamlar. Vahşi yaşamı, kuşları, gölleri ve uzaklardaki balıkçı köyleri ile Tuna Deltası doğa fotoğrafçıları için bir cennettir!
private-guided-tour-in-danube-delta-005
Son olarak başkentimiz Bükreş. Komünist rejim günlerinden kalma izleri ve iyi bir gece yaşantısı ile eski ve yeninin karışımı olan Bükreş canlı bir şehirdir. Kazıklı Voyvoda zamanlarında, 560 yıl önce kurulan Bükreş, Romanya’nın başkenti olmuştur. Küçük Paris yakıştırmasına sahip Bükreş, monarşi zamanlarında çekici bir şehirdi. Maalesef 1947 yılında başlayan komünizm her şeyi değiştirdi! Sovyet stili, gri ve kişiliksiz yeni apartmanlara yer açmak için bir çok güzel mahalle ve kilise yıkıldı.  Komünist rejim altındaki 50 yıl boyunca Bükreş’in yüzü tamamen değişti. İyi anlatılırsa Bükreş, Romanya tarihine bakış için güzel bir şehir olacaktır. 

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Zamanda yolculuk ederek gezi yerlerinin ardındaki hikayeleri keşfetmek için Doğunun Batı ile birleştiği yere, Romanya’ya bekliyoruz sizleri!  Romanyalıların gerçek ruhlarının izlerinde bir yolculuğa çıkartacağız sizleri…
Gezekalın
Dr Ümit Kuru
29.01.2019 Saat 

Afrika Cömerttir: Zimbabwe (Viktorya Şelalesi)

IMG_8912

IMG_8789

indirGezileri sevdiğim kadar, gezi sonrası gezi anılarımı yazmayı seviyorum. Gezi yaptığım ülkeyi gezi sonrası da kaynaklardan okumak, tarihini, coğrafyasını, insanını, yaşam biçimlerini, siyasi olaylarını öğrenmek, onları görerek edindiğim izlenimlere bir bütün olarak anlam kazandırıyor. Zimbabwe bu anlamda benim için çok ilginç ve öğretici bir ülke oldu. Kısaca sizlerle paylaşayım da ayrıntıyı sonra kendiniz okuyun.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Zimbabwe 1980 yılına kadar sömürge durumunda yaşamış bir ülke. 1980 sonrası kazanılan bağımsızlık ve parlamenter sistem ilk yıllar herkesi mutlu mesut etmiş. 1987 yılından sonra bir anayasa değişikliği ile Yarı Başkanlık Sistemine geçilmiş. Bu başkanlık sistemi ile başa gelen Robert Mugabe‘nin ilk zamanlarında her şey güzelmiş; Tarım reformları yapılıyor, çiftçiye destekler veriliyor, açlıkla siyasi-sosyal mücadele veriliyormuş. “Oh! Bu Yarı Başkanlık ne hoş bir sistemmiş!” diyesi geliyor değil mi insanın? Hikayenin sonu pek öyle gitmiyor. Mugabe yıllar içerisinde tek taraflı Diktatöryel bir rejim oluşturmuş ve ülkeyi 2017 yılına kadar da yönetmiş. Sonuç; baskı ile sindirilmiş insanlar ve basın, olmayan bir muhalefet, yolsuzluk, halkının lehine işlemeyen ve daha fazla açlık. 2009 yılında Zimbabwe’de enflasyon düzeyi kaç biliyor musunuz? Tam % 158.000.000. Yok ya hu yanlış okumadınız! Sayılar doğru. Zimbabwe vatandaşı bir kilo et almak için (o da alabilecek durumda olanlar) bir bavul Zimbabwe parası ile kasaba gidiyorlarmış. Ticari değeri kalmayınca Zimbabwe parası tedavülden kalkmış, şimdilerde Amerikan Doları ülkenin resmi parası. Neyse bana Zimbabwe örneği ve yaşadıkları başkanlık sistemi deneyimi pek bir ilginç geldi. Konuya başlamadan öğrendiklerim, sizlerle paylaşayım dedim. 

IMG_8784.JPG

Zimbabwe’ye gidiş amacımız Viktorya Şelalesini ziyaret etmek içindi. Botswana sınırını ne kadar kolay geçtiysek, Botswana-Zimbabwe sınırını o kadar sıkıntılı aşabildik. Sabahın çok erken saatlerinde sınıra ulaştığımız ve ön sıralarda olduğumuz halde sınırda 3 saate yakın zaman harcadık. Bu süre için rehberler “Kısa sürede geçtik” dediler. Kıssadan hisse Zimbabwe’ye karadan geçiş problemli. 

P8010017.JPG

Dünyada meşhur olarak görülen sekiz yüze yakın şelale içinde sadece yüksekliğine baktığınızda Viktorya Şelalesi önemsiz gibi gözükür. Ancak bir şelalenin önemi sadece ne kadar yüksekten aktığına göre değerlendirilmiyor. Dünyanın en yüksekten akan Angel Şelalesi genişlik ve su debisi gibi kriterleri göz önüne alırsanız ilk 3 içinde yer alamıyor. Eğer bu üç kriteri göz önünde tutarsanız sadece Niagara, İguazu ve Viktorya Şelaleleri ilk üçe girerler. Niagara Şelalesi genişlik (1203 metre), yükseklik (51 metre) bakımından diğer ikisinden geride kalsa da akan su hacmi en büyük olanıdır (2407 m³/sn). 82 metre yükseklikten akan İguazu Şelalesinin genişliği kağıt üzerinde en fazla (2700 metre) gözükse de şelale bir bütün değil, 270 tane şelale takımından oluşuyor. İşte Viktorya Şelalesi 107 metre yüksekliği, bütüne yayılan 1100 metre  genişliği ve su debisi ile dünyanın en büyük şelalesi kabul ediliyor. Şelalenin suyunun en bol olduğu zaman Nisan-Mayıs ayları. Ama bu zamanlar yoğun su buharı dumanı yüzünden fotoğraf çekme hevesi olanlar için iyi zaman değil.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Yerlilerin “Gürleyen Duman-Mosi-oa-Tunya” adını verdikleri Viktorya Şelalesi 2693 km’lik Afrika Kıtasının 4. büyük nehri olan Zambezi Nehri üzerinde bulunuyor. Aslında “Gürleyen Duman” ismi bu şelaleye ne kadar yakışıyor bilemezsiniz. Üzerinde hiç kaybolmayan gökkuşağı ve su buharının oluşturduğu duman ile bu adı ne kadar güzel bulmuşlar. 1885 yılında burayı ziyaret eden İskoç kâşif David Livingstone şelalelere  Kraliçe Victoria‘nın anısına Victoria Şelaleleri ismini vermiş. Bence iyi de etmemiş.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Viktorya Şelalesini önce helikopterle havadan gördük. Helikopter turu sadece 15-20 dakika sürüyor ve önemli sayılacak bir para ödüyorsunuz. Ama kısa gelse de şelalenin ihtişamı için bu turu yapmalısınız. 

IMG_8817.JPG

Şelaleyi havadan gezdikten sonra park içinde yürüyerek gezmeye gittik. Viktorya Şelalelerini mutlaka rehber eşliğinde geziyorsunuz. Park girişinde önce ayrıntılı bir bilgi paylaşımı yapılıyor. Park içinde 16 noktada gözlem istasyonu yapılmış. Geziye David Livingstone’nun heykelinin bulunduğu yerden başlıyorsunuz ve Tren Yolu Köprüsünde bitiriyorsunuz. Gezinizi 2 saatte bitirebilirsiniz. 

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Şelalelerin başlangıcında Şeytan Çağlayanı (Devil’s Cataract) ve Adası var. Buradan aşağıya inen merdivenler mevcut. Yoğun su buharı fotoğraf  çekmenizi zorlaştırıyor. 

Yukarıdaki video benim kaydettiğim görüntülerden yaptığım bir Viktorya Şelalesi videosudur.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Tur devamında sırasıyla Ana Çağlayan (Main Cataract)

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Horseshoe Çağlayanı,

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Gökkuşağı Çağlayanı (Rainbow Cataract) ve Doğu Çağlayanı (Eastern Cataract) gibi bölümleri görüyorsunuz. Sona doğru gittikçe daha fazla su buharı nedeni ile ıslanmamanız imkansız hale geliyor. Fotoğraf makinalarınızla elde edeceğiniz görüntülerde bozulmaların olması da kaçınılmaz. Ancak suyun gücüne ve zaman zaman çift olarak göreceğiniz gök kuşağına hayran olmamanız da imkansız. Zevkini çıkarın bu manzaranın…

IMG_9013

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

En sonunda Viktorya Şelalesi Köprüsünü görüp arka yoldan park girişine geri dönüyorsunuz. 

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Viktorya Şelalesi sonrasında şehirde bir tur da attık. Burada Maramba Market tahta işi hediyelikleri bolca bulabileceğiniz bir yer ama mutlaka pazarlık edin derim. Namibya’ya göre burası daha pahalıydı.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Viktorya Şelalesi gezimizle Namibya, Botswana ve Zimbabwe’yi içine alan Afrika gezimizi tamamlamış olduk. Artık yeni gezileri bekleyeceğiz. Hem yeni görmek ve hem de paylaşmak için..

Gezekalın..

Dr Ümit Kuru

30.10.2018 Saat 01:31

IMG_9082-001