• Arşivler

  • Diğer 528 takipçiye katılın
  • Mart 2013 den beri

    • 268.925 ziyaretçi
  • Ekim 2022
    P S Ç P C C P
     12
    3456789
    10111213141516
    17181920212223
    24252627282930
    31  

Dünya Mirası Listesinde Vietnam

Vietnam’ın UNESCO Dünya Mirası Listesine giren 8 adet eseri var;

Kültürel Miras

  • Thang Long İmparatorluk Kalesi Merkez Bölgesi-Hanoi (2010)
  • Ho Hanedanlığı Kalesi (2011)
  • Hue Anıtları Kompleksi (1993)
  • Hoi An Eski Şehir (1999)
  • My Son Tapınağı (1999)

Doğa Mirası

  • Ha Long Körfezi (1994)
  • Phong nha-Ke Bang Ulusal Parkı (2003)

Hem doğa ve hem de Kültür Mirası

  • Trang An Manzara Kompleksi (2014)

Vietnam gezimizde bu eserlerden 3 tanesini görebildik.

 Thang Long İmparatorluk Kalesi Merkez Bölgesi-Hanoi

Bu yazıyı hazırlarken Hanoi’ye gidip de UNESCO listesi içinde olan bu yeri ziyaret etmedik diye kızdım durdum kendime. Ama sonradan araştırdığımda öğrendim ki burası ancak 2010 yılında halka açılmış. Bu tarihten önce ise askeri tesis olarak kullanıldığından zaten ziyarete kapalıymış. Yani bizim Vietnamı gezdiğimiz 2008 yılında burayı gezme şansımız zaten yokmuş. Ama yeni gidecekler burayı ziyaret etmeyi unutmayacaklar tabii ki.

Burası 11. yüzyılda, 1000 yıllık  Çin işgaline son veren Ly Thai To tarafından başkent olarak kurulmuş. Bu hanedanlık zamanından kalma Edebiyat Tapınağı ve Tek Kolonlu Pagoda gibi eserleri gezdik. Gezemediğimiz bu kale ise 7. yüzyıldan kalma bir Çin kalesi üstüne inşa edilmiş. Kalenin UNESCO Kültür Mirası Listesi içine girmesindeki en önemli etken kalenin kuzey kısmında Çin mimari tarzı ve güney kısmındaki Champa Krallığı mimarı tarzlarını birlikte barındırması ve kültürler arası sentezlerin iyi bir örneği olmasıdır.

Ho Hanedanlığı Kalesi

14. Yüzyıl Ho Hanedanlığı kalesi feng shui prensiplerine göre inşa edilmiş olması ile önemli. 14. Yüzyıl sonlarında filizlenen yeni Konfüçyanizme ve buradan Doğu Asya’nın diğer bölümlerine yayılmasına tanıklık etmiştir.

“Rüzgâr” ve “su” anlamına gelen feng shui, doğada var olan yaşam enerjisini, yaşanılan mekânlarda harekete geçirme yöntemlerini gösteren eski bir Çin öğretisidir. Feng şui, eski bir Çin yerleşim uygulaması olup, çevreyle uyumunu sağlamaya yönelik, uzayda mekânın ayarını yapmaya yönelik bir uygulamadır. Bu prensiplerle kale Ma ve Buoi Nehirleri arasındaki ovada, Tuong Son ve Don Son dağlarının eşsiz manzarasını bir aks üstüne yerleştirecek şekilde yapılmıştır. Büyük taş duvarları ile bu kale yeni stil Güney-Doğu Asya imparatorluk şehirlerinin iyi bir örneğidir. Gezimizde bu kale rotamızda değildi.

Hue Anıtları Kompleksi

SONY DSC

Vietnam’ın 1802-1945 yılları arasında hüküm sürmüş son hanedanı olan Nguyen Hanedanlığının başkenti olan bu şehirdeki anıtlar, feodal doğunun benzersiz bir güzelliğini oluşturmuş. Bence bu unvanı en çok hak eden yerdi.

Hoi An Eski Şehir

SONY DSC

15. Yüzyıldan, 19 yüzyıla kadar Güney-Doğu Asya’nın ticaret limanı olarak korunmuş en iyi eski şehirlerindendir Hoi An. Şehrin eski evleri ve sokak planı hem yerli halkın ve hem de yabancıların etkileşimlerini göstermektedir.

My Son Tapınağı

4-13 Yüzyıllar arasında Vietnam  halkı ile eş zamanlı olarak sahil kısmında gelişen ve manevi orijinini Hindistan Hinduizm’inden alan bir uygarlık ortaya çıktı. Champa Krallığının dini ve politik başkenti olan bu alanda bir dizi kule tapınaklar Vietnam’ın Dünya Kültür Mirası listesi arasına girmiştir. Ne yazık ki burayı görme şansımız olmadı. Göremediklerimiz içinde en çok buraya görememek üzdü beni.

Ha Long Körfezi

SONY DSC

Tonkin Körfezindeki Ha Long Bay, 1600 civarındaki kireçtaşından sütunlardan oluşmuş ada ve adacık ile eşsiz bir doğa harikası görünümündedir. Ada ve adacıkların bu dik yapısı nedeni ile de insan yerleşimi hiçbir zaman olamamıştr ve bu da insan kaynaklı bozulmanın olmamasına neden olmuştur. Muhteşem bir manzara ve biyolojik çeşitliliğe sahip bu güzel yeri görme şansımız oldu.

Vietnam-Laos-Kamboçya Gezi Anıları-Vietnam’a Giderken Singapur

SONY DSC

İlk hedef Vietnam’ın başkenti olan Hanoi. Seksen altı milyonluk ülkenin, altı milyonun üstünde sakini ile başkenti olan Hanoi kentine Türkiye’den direkt uçuş yok. Singapur üzerinden geçiş yapmak lazım. Bu yolculuk için kullandığımız Singapur Havayolları Dubai’ye de uğradı. İstanbul-Dubai hattı 3000 km’ye yakın ve uçakla 4 saate yakın sürüyor. Burada hem geliş ve hem de gidişte 1-1,5 saat kadar mola verdik. Uçaktan inmeniz gerekmiyor ama geziye çıktık bir kere; hem geliş ve hem de gidişte Dubai hava alanının havasını soluduk. İlgi çekici değildi, maksat ayaklar açılsın.SONY DSC

Dubai’den Singapur ise kuş uçuşu 5836 km ve 8 saate yakın sürüyor. Gidişte de biraz gezi vakti var ama esas olarak dönüşte 8 saate yakın zamanımız var. Hava alanında duracak halimiz yok, gezi dönüşü uğradığımız Singapur’u gezme şansımız birkaç saatlikte olsa oldu. Ben genellikle çok katlı, kalabalık ve özellikle de alışveriş ağırlıklı yerleri sevmem. Bu yazı dizisinde de bahsetmemem lazımdı. Ancak bu küçük şehir devletçiği beni bir yönü ile etkiledi. Bu nedenle bahsetmeden geçmek haksızlık olur. Kamboçya’dan dönüşte uğradığımız Singapur’u anlatarak, geziyi anlatmaya tersten başlamış olacağız ama idare edin artık!

Singapur havaalanı bir kere o kadar güzel dizayn edilmiş ki hayran olmamak elde değil. Her yer ışıl ışıl. Sıra sıra dükkânlar var ama dükkanları hızlı geçiyoruz. Bir bölümünde çok sayıda orkide ve küçük bir havuzcuğun (tabii ki balıkları ile birlikte) bulunduğunu gördük. Sanki o dükkan yığınları içinde bir cennet yaratmışlar. Hava alanından çıkış kolay ve merkeze gidiş 15 km yol yapmayı gerektiriyor. İsterseniz metro ile, isterseniz ücretsiz otobüs servisi, isterseniz de taksi ile gidebiliyorsunuz. Ayrıca 3 saat süren ve adayı tanıtan otobüs servisleri de varmış.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

SONY DSCGönlüm bu kısmı yapmak istiyor ama ortamı tanımıyorum, hesapta da yoktu, çalışmamışım. Bu nedenle grubun geneline uymaya karar verdim. İyi ki de bunu yapmışım. Adamların turiste yaklaşımları beni çok etkiledi. Yükünüz varsa emanete bırakıp, şehre götürecek servislerle ilgili masadaki görevlilerin verdiği küçük bir formu doldurup, geri veriyorsunuz. Onlarda sizi bineceğiniz servise görevli eşliğinde gönderiyorlar. Grup kalabalık olunca bir kısım arkadaş geride kaldı. Türkün cin aklı ile elimizden geldiğince ayak sürüyüp arkadaşlar için vakit kazandık ama görevli teyzemden fırçayı yedik. Ama teyzem öyle tatlı tatlı fırça atıyor ki kızmak da (bu arada haksız olan da biziz, nesine kızalım ki!) mümkün değil.

Gelelim beni etkileyen ve bu küçük şehir adacığa sempati duymama neden olan kısma; teyzem işe birer harita dağıtmakla başladı. Bir taraftan da Singapur tanıtımı yapıyor. Otobüs içindeki televizyondan da Singapur da gezebileceğimiz yerler, nasıl gidebileceğimiz ve ne kadar tutacağı anlatılıyor. Dünyanın en güzel hayvanat bahçelerinden ve akvaryumlarından birisi buradaymış. Sonunda otobüs sizi gökdelenler şeklindeki Sun City Hall diye alışveriş merkezlerinin önünde bırakıyor ve belirli saatte buradan alacağını söyleyerek ayrılıyor. Her şey sizi tatlı tatlı etkilemek için, ancak bu işi sizi hiç rahatsız etmeden ve çok profesyonelce yapıyorlar.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Otobüsten indikten sonra hedef olarak Orchard Road’u seçip yürüyüşe geçtik. Grubun amacı alışveriş değil, yürüyüş yapmak ve sonunda Ruffles otelin bahçesinde bir şeyler içmek. Singapur’u gerçekten çok güzel düzenlemişler, her türlü mafyanın kol gezdiği bu şehir, o kadar masum gözüküyor ki! Yol boyu irili ufaklı parklar var. Bol bol fotoğraf aldık. Ruffles otelin bahçesinde Singapur Splint (meyveli cin diyebilirim) içtik ama hesap biraz kazık geldi. Öyle ya, biz bir içkiye burada harcadığımız para ile Laos pazarlarından neler alırdık..

SONY DSC

Her neyse birkaç saat ancak bu şekilde değerlendirilebilirdi. Yarın Vietnam, Hanoi’deyiz.

Gezekalın

Dr Ümit Kuru

Gözden geçirilmiş yayın tarihi  30.11.2014

Vietnam-Laos-Kamboçya Gezi Anılarım-Giriş

SONY DSC

Ön Bilgidir:

Tüm Sanal Gezginlere içten bir merhaba..

Bir süredir (2015 yıında yeni gezilere kadar) sağda solda yazdığım yazıları, kendi adıma açtığım blogda toplamaya çalışıyorum. Bu yazıları tekrar güncelleyip, fotoğrafları da yeniden seçip işleyerek yazıya dökmek, ilk yazılmış halinden daha zor olmakla birlikte tüm gezi anılarımı bir yerde toplama isteğimin cazibesi yanında ödenebilecek bir bedel gibi duruyor.

Bu sefer sizlerle 2008 yılında gerçekleştirdiğimiz Vietnam/Kamboçya/Laos gezimizin yazısını paylaşıyorum. Umarım bir gün oralara ziyaret edecek gezginlere yardımı olur.

Gezekalın

Dr Ümit Kuru 2014

SONY DSC

Sin çaouv, Sabaydi, ve Sue sav-dey

Yukarıda okumakta zorlandığınızı düşündüğüm üç kelime, Türkçe de tek bir kelimenin karşılığı; Merhaba.

Vietnam dilinde “Xin chao” yazılan ve “sin çauv” diye okunan, Lao’luların ülkesi Laos’un dilinde “Sa-bai-dee” şeklinde yazılan ve “sabaydi” okunan, Kamboçya insanları Kimer’lilerin dilinde ise Sues dei yazılan Sue sav-dey olarak okunan kelimeler, çok sevdiğim bir kelimenin, “merhabanın” karşılığı. Birazı bayram tatilinden, birazı senelik izin hakkımdan, 17 günü yana yana getirip Vietnam Kamboçya Laos gezisi gerçekleştirdik. SONY DSC

Bu ülkelere gezi fikrini Tayland’da Kraliyet Sarayını gezerken aklıma koymuştum. Yıllardan 2003 olması lazım. Tayland’ın o muhteşem Kraliyet Sarayının bahçesinde Angkor Wat’ın bir maketi vardı. Ben o maketin önünde çakılıp kalmış ve o muhteşem eserin maketi karşısında bile büyülenmiştim.

Karar o zaman verildi; Kamboçya görülmeliydi. Oralara kadar gitmişken de Vietnam ve Laos da listeye eklenmeliydi.

Bütçe ayarlanması, tur ayarlanması derken 2008 yılının şubat ayı için Vietnam Kamboçya ve Laos turu ayarlanmıştı. Peru grubu gezginlerinden altı arkadaşı fiilen, iki tanesini de ruhen yanımıza alarak sevgili eşim ve bendenizden meydana gelen sekiz kişilik ekip hazırlıklara başladık.

Program, kağıt üzerinde mükemmeldi ama pratikte yaşadığımız sıkıntılarımız oldu. O zaman lokal tur şirketleri ile sıkıntılar yaşadık. Buna bir de bizi götüren firma rehberlerinin acemiliği eklenince problemler yaşandı.  Gidilen bölgenin zor, yemeklerinin damak tadımızdan farklı ve bavul açmaya pek fırsatımızın olmayacağını filan hep hesaplamıştık ama uçak saatlerinin seçiminin kötülüğü yüzünden neredeyse Angkor Wat’ı bile göremeyeceğimizi, her gün sunuluş sırasına kadar aynı menüde yemeği yiyeceğimizi de hesaplamamıştık.

SONY DSCNeyse biz bardağın dolu tarafından bakalım; bu yerleri görmek, o fakir ama mutlu insanları tanımak, Mekong nehri ile birlikte bu üç ülkeyi dolaşmak güzel bir deneyimdi. Şahsım adına mutluyum.

Haydi bakalım “sanal gezginler”; Vietnam-Laos-Kamboçya gezi yazıma….

Gezekalın

Dr Ümit Kuru

28.11.2014   Saat 23:00

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.