• Arşivler

  • Diğer 531 aboneye katılın
  • Mart 2013 den beri

    • 381.921 ziyaretçi
  • Şubat 2026
    P S Ç P C C P
     1
    2345678
    9101112131415
    16171819202122
    232425262728  

Ekvador-Kolombiya-Venezuela Gezi yazısı/Buenos Aires’ten Papallacta’ya

IMG_2589-002

Ekvador/Kolombiya/Venezuela gezimiz dahil, son 3 gezimizi aynı firma ile gerçekleştirdik. Bu gezinin programını sevgili Aykut Semerci ile birlikte şekillendirdik. Başından söylemem gerekir ki bu zor gezi programını, bu kadar kalabalık bir sayı ile başarıyla gerçekleştirdiği için Aykut Semerci’ye teşekkür etmeliyim. Aykut bizim gruba gezi boyunca da eşlik etti ve benim şahit olabildiğim birkaç yerde çok kritik müdahaleleri ile gezinin keyfinin kaçmasını engelledi.

IMG_2412-001Atatürk Havalimanında buluşma sonrasında THY ait bir uçak ile Buenos Aires’e doğru yola çıktık. Aslında İberia veya KLM gibi havayolları ile de bu gezi gerçekleşebilirdi. Ancak biz grup olarak THY uçağı ve hizmetinin konforunu tercih ettik ve bir gece Buenos Aires’te konaklama yaparak Ekvador’un başkenti Quito’ya doğru uçacağız. Buenos Aires’te ise gruba rehberlik edecek ve geçen Arjantin-Patagonya gezimizden tanıdığımız Cem İnal da bize katılacak.

İstanbul-Buenos Aires arasında, Sao Paulo  da, teknik yardım almak amacı ile uçağımız zorunlu olarak birkaç saat bekledi ve ardında da Buenoz Aires Ezize havaalanına indik. Cem’le sıcak bir kucaklaşma sonrasında, gecenin ilerleyen saatlerinde otele varıp güzel bir uyku çektik. Otelimiz San Thelmo’da.

IMG_2488
Ertesi gün uçağımız akşam saatlerinde olduğundan Buenos Aires’te yarım günlük tur atma şansımızı da kullandık tabii ki. Bu turumuzda, geçen sene Arjantin-Patagonya gezimize katılmış olan arkadaşlar var ama Buenos Aires’e ilk defa gelenler de var. Bu nedenle Buenos Aires turu bizler için anıları tazeleme, ilk defa bu güzel şehre gelenler içinse tadımlık bir tur oldu. Geçen seneki turu ayrıntılı bir şekilde anlattığım için ( https://gezekalin.com/2013/04/13/brezilya-iguazu-soslu-arjantin-sili-patagonya-gezisi-giris/ ) uzun uzun gezini bu tarafını anlatmayacağım. İlgilenen arkadaşlara yukarıda bağlantılı adrese verdim oradan ulaşabilirler. Ancak bahsetmeden geçemeyeceğim bir konu, Buenos Aires klasiği olan Desnivel Restoranda de et yememiz. Burada 3. kezdir tadına doyamadığımız etlerden yedik. Buenos Aires’e gelirseniz olmazsa olmazlardandır bir kez daha hatırlatayım. IMG_2505

Ezeiza Havaalanı-Quito Havaalanı arası 6 saat sürüyor. Avianca Havayolları ile uçtuk. İşin güzel tarafı bu havayolu ,THY gibi, StarAlliance üyesi ve uçuşlarımızdan mil puanları kazandık.  Ekvador’un başkenti Quito’ya yerel saatle 02:30 gibi indik. Ama Arjantin ve Ekvador arasında iki saat fark var. Burası Arjantin’e göre 2 saat geride. Uçuşumuz toplam 4 saat sürdü.

Bu arada gezimizin esas odağını oluşturan Ekvador hakkında kısa bir bilgi verelim;

Ekvador (Ecuador) Güney Amerika kıtasının, kuzey batısında yer alan ve 283.520 km2 alanı, 16 milyon civarında nüfusu olan bir ülke. Hepimizin en çok bildiği Galapagos Adalarına, Okyanus kıyısından yaklaşık 1000 km sonra ulaşılıyor ve burası da Ekvador sınırları içinde. Ülkede konuşulan anadil Ispanyolca ama Quichua, Shuar ve 11 farklı dil daha yerel halk tarafından konuşulabiliyor. Başkenti olan Quito, Latin Amerika’da en iyi korunmuş ve an az değişikliği uğramış tarihi merkez olması nedeni ile 1970 yılında Dünya Kültür Mirası Listesi içine dahil edilmiş. Ülkenin en büyük kenti Guayaquil ise ekonomik başkent sayılıyor.

map_of_ecuadorÜlke ekonomisi Petrol  ithalatı, muz ithalatı, turizm, balıkcılık ve gül üretimi üzerinden dönüyor.

Bazı ülkeler 2002 yılında toplanarak ülkelerinin bio çeşitliliğini korumak ve bu konuda ortak davranmak amacı ile “Büyük Çeşitlilik Grubu” adı altında bir topluluk kurdular. Bu 17 ülke;

Avustralya, Brezilya, Çin, Kolombiya, Kongo Demokratik Cumhuriyeti, Ekvador, Hindistan, Endonezya,  Madagaskar, Meksika, Papua Yeni Gine, Malezya, Peru, Filipinler, Güney Afrika, Amerika Birleşik Devletleri ve Venezuella. Ekvador’da bu ülkeler arasında yer alıyor. Daha da önemlisi Ekvador bu ülkeler içinde, alan başına düşen tür çeşitliliği ile en geniş çeşitliliğe sahip ülke konumunda ve benimde en çok ilgimi çeken kısım bu özelliği. Ah! Ne olurdu sanki tura bir de Galapagos’u ekleyebileydik? Ama fiyatı ve zamanı çok artırıyordu, yapamadık.

Zamanında bu bölgede yaşayan çok sayıda kabile varmış ancak İnka’lar bu toplulukları birleştirmişler.İstekle değil, savaşla tabii ki. İnkalar bu topraklarda, kıyı ve amazon Ekvador kısımları hariç, hüküm sürmüşler. 1531 Yılından sonrada Pizarro ile İspanyol istilası gelmiş. Ekvador, 1830 Yılında İspanyol Kolonyal İmparatorluğundan ve sonradan da Simon Bolivar’ın büyük düşü olan Büyük Kolombiya’dan ayrılarak bağımsızlığını ilan etmiş.

Bizim yolculuğa geri dönelim. Gecenin bu vaktinde yolculuğumuz daha bitmedi. Konaklama yapacağımız yer Papallacta, Quito şehrinin 67 km doğusunda yer alan bir yer.

1970 Yılında Milli Park ilan edilen Cayambe Coca Ecological Reserve alanı Quito dan 38 km uzakta ve toplam alanı  4031 km2 olan bir park. Buraya kaplıcalar ve kuş gözlemciliği için geliniyor.  Burasının turistler için çekici olan tek tarafı doğal güzellikleri. Papallacta adlı yerleşim yeri de bu park içinde. Biz burada geceleyip, kaplıcalara gireceğiz ve civarı gezeceğiz.

Yerel rehberimiz bizi havalimanında karşılayıp, valizleri de araca yükletince Papallacta’da kalacağımız Termas de Papallacta adlı tesise doğru yola çıktık ve yaklaşık 1-1:30 saatlik bir yolculukla tesise vardık.

Papallacta “Şamanlarin yeri” anlaminda ve bu sulak  alan Quito’nun ve civarın suyunu sağlıyor Papallacta koruma altında bir yer. Cennet bir köşeye gittiğimizi biliyorum ama gecenin bu karanlık zamanında etraf ve geçtiğimiz yol pek gözükmüyor.

Tesise kısa bir işlem sonrasında giriş yaptık. Odalarımızı aldık. Odalarımızın hemen önünde termal sularla dolu havuzlar var. Etrafta otelin cılız aydınlatmaları dışında ışık olmamasına rağmen burasının çok güzel bir ortam olduğu belli. Havuzlardan yükselen sıcak suyun buharı ve ortam çok davetkar. Daha fazla karşı koymanın anlamsız olduğunu düşünüp mayomu giyip dışarı çıktım. İleride havuzdaki karaltının Aykut olduğunu sonradan anladım. Benden daha önce baştan çıkmış ve havuza yayılmıştı. Ben de yanına yerleştim. Arkasından birer ikişer odalardan insanlar  çıkıp havuzdaki yerlerini aldılar. O gece havuza girmeyen sadece birkaç arkadaş vardı. Onca yorgunluğun üstüne, dışarda soğuk havada, sıcacık kaplıca suyu müthiş iyi geldi. Ben yattığımda saat 03:00’dü ve arkadaşlar hala havuzdaydılar.

IMG_2542

Evet sevgili dostlar..Ekvador gezisi müthiş başladı diyebilirim. Sonuna kadar da böyle gitti.

Şimdilik hoşçakalın..

Gezekalın..

Dr Ümit Kuru

13.08.2014 Saat 22.10

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Ekvador-Kolombiya-Venezuela Gezi yazısı/Giriş

IMG_7908 Bir gezinin yaşanan o anı kadar, gezme sonrası yazma bölümünü de seviyorum. Herkes geziyi gezi süresince yaşarken, ben geziyi, gezi sonrası anılarımı yazarken de yaşıyorum. Bu şekilde benim gezi, gezi sonrasında da bir kaç hafta, bazen de birkaç ay devam edebiliyor.

IMG_3767Ekvador, Kolombiya ve Venezuela’yı içine alan ve ilk ve son giriş yaptığımız ülkeler dahil, toplamda dünyamızın 5 ülkesi ve bu ülkelerin 14 kentini ziyaret ettik. Yaklaşık olarak 30000 km yol yaptığımız geziden dün gece sağ salim yurda döndük. Bu gezide Dünya Kültür ve doğa mirası listesinde bulunan 4 yeri gezme ayrıcalığını edindik. Bunun dışında koloniyal dönemin ayakta kalmış en güzel örneklerini, dünyada var olduğuna iyice inandığım cennet köşeleri gördük. Bir gezinin olmazsa olmazı olan yöre insanları ile iletişim kurduk. IMG_3472 Gezi programımızdan  ihmal edilebilir 1-2 yeri kaçırma dışında da programımızı tamamladık. Toplamda, Canaima Milli Parkında Masa Dağları üzerinde aldığımız uçak turu da dahil, 14 kez uçuş yaptık. Yani sizin anlayacağınız gerçekleştirilmesi çok zor ve yorucu olan bir turu, zor bir programı, üstelikte rehberlerimiz dahil 23 kişi ile birlikte, bence başarı ile gerçekleştirdik. IMG_3388 Edindiğim bilgileri ve şahit olduğum güzellikleri  siz Sanal Gezginlerle birlikte paylaşmaya hazır haldeyim.  Amaç hem geziyi sizlerle yeniden yaşamak ve hem de bu bölgeye gezi planlayanlar için hazır bir kaynak olmasını sağlamak. Gezi paylaştıkça güzelleşiyor. IMG_7250 Haydi Sanal Gezgin dostlarım..Yazması ve fotoğraflaması benden, okuması ise sizden..

Gezekalın..

Dr Ümit Kuru

13.08.2014 Saat 02:14

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Çin’de Unutulmaz Bir Tat: Fırında Pekin Ördeği

IMG_9197

Bence Pekin’de,  fırında Pekin Ördeği yemek, yapılacak en önemli aktivitelerden olmalıdır. Fırında  Pekin Ördeği yemeğini başka herhangi bir yerde yemedim. Ancak web sayfalarında yazılanlara göre, bu yemeği Pekin’de yemek başka yerlerde yemeden daha farklıymış. Yani Pekin’de fırında Pekin Ördeğinin tadı bir başka oluyormuş.

Fırında Pekin Ördeği İmparatorluk döneminden beri yapılan ve Çin’in Ulusal yemeği kabul edilen bir yemektir. Pekin ördeği, Pekin (Mandarin Çin) mutfağının en seçkin yemeklerinden birisi.

Fırında Pekin Ördeği yemeği için, evcil ördek ırklarından olan Pekin ördeği kullanılıyor.  Pekin Ördeği 65 günlük olduktan sonra kesiliyor.  Zorla beslenen ve hareket edip eti sertleşmesin diye dar bir kafeste tutulan ördek kesilip tüyleri temizlenirken, boynu ve başı olduğu gibi bırakılıyor. İç organları çıkarıldıktan sonra, karnındaki yarık dikilerek kapatılır. Etle deri arasına hava üflenir; böylece pişirilirken yağların akması ve yemeğin en lezzetli parçası olan derinin gevrekleşmesi sağlanıyor. Havayla şişirilen hayvanın üstüne tatlı bir sıvı sürülür. Asılarak birkaç saat kurumaya bırakılır, sonra silindir biçiminde, kilden özel bir fırında kızartılıyor (Sevgili arkadaşım Dr Ali Rıza Sığırcı’nın katkılarıyla).

Pekin ördeğinin servisi üç aşamalıdır. Önce derisi, buğday unundan hazırlanmış bir hamur ya da buğulanmış buğday unundan hazırlanmış “lotus çöreği” içinde “hoisin sosu” (soya fasulyesi, un, şeker, su, baharat, sarmısak ve kırmızı biberden yapılan, kırmızımsı kahverengi sos) ve ince doğranmış yeşil soğanla birlikte sandviç gibi yenir. Sonra eti parçalara ayrılıp sebzeyle birlikte sofraya getiriliyor. Son olarak da kemiklerinden kereviz sapıyla pişirilmiş bir çorba içiliyor.

Pekin’de iki adet önemli Fırında Pekin Ördeği yapan yer var;  Quanjude ve Bianyifang. Bunların ikisi de 200 yüzyılın üstünde var olan yerler. Biz bunlardan ilkinde Pekin Ördeği yedik.

Pekin Ördeği öncesi ıvır zıvır yemekler geliyor ama siz esas doymayı Pekin Ördeğine saklayın..

Çin Halk Cumhuriyeti gezimizde bir sürü eksik kaldı ve bu nedenlerle bir daha gitmek isterim. Ama sadece Pekin’de Fırında Ördek yemek için bile Pekin’e gidilir doğrusu..

Afiyet olsun…

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

 

Çin Halk Cumhuriyeti Gezimde Dünya Kültür Mirası Listesi Eserleri

1-IMG_9534Çin Seddi (Great Wall)-Pekin:

Çin Halk Cumhuriyeti’nin resmi rakamlarına göre duvarın uzunluğu 8850 km’yi buluyomuş.Günümüze kadar kalan duvarın büyük bir kısımı Ming Hanedanlığı döneminde inşa edilmiş. 1986 yılında UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesine dahil edilmiş.

IMG_8834-001

2-(Mor) Yasak Şehir (Forbidden City)-Pekin

Yasak Şehir, Ming ve Qing hanedanlığı devirlerinde imparatorların kullandığı saray kompleksidir. Yaklaşık 500 yıl imparator ve hizmetlilerine evsahipliği yapmış, aynı zamanda Çin hükümetinin törensel ve politik merkezi olmuş. 1406-1420 Yılları arasında inşa edilmiş. 1416 Yılından, 1912 yılına kadar 24 Çin imparatoru Yasak Şehir’de yaşamıştır.  720.000 m²’lik bir alana yayılmış, 8.707 oda ve 980 yapıdan oluşuyor. Yasak şehir 1987 yılında Dünya Kültür Mirası listesine eklenmiş ve UNESCO tarafından dünyada korunmuş en geniş antik ahşap yapılar bütünü olarak tescillenmiş.

3-Yazlık Saray-Pekin IMG_9331

Yazlık Saray mimarisindeki yapılar, Yasak kentte olduğu gibi kuzeyden güneye inen bir çizgiyle sıralanıyor. Tepede bulunan 41 metre yüksekliğindeki Fo Xiangge kulesi, Yazlık Saray simgesi olarak kabul ediliyor. Kunming gölünün ortasında ufak bir ada var. Aslında tarihi Kubilay Han zamanına kadar gitse de bugün gördüğümüz Yazlık Sarayın inşasına 1750 yılında başlandı. Yazlık Sarayı şimdiki haline getiren imparatoriçe Ci Xi’dir.

IMG_91644-Cennet Tapınağı (Temple of Heaven)-Pekin

Cennet Tapınağı 2007 yılında UNESCO’nun Dünya Kültür mirası listesine girmiş olan bir apınak. 1420 Yılında yapılmış ve Ming ve Qing Hanedanları döneminde imparatorlar bol ürün ve yağmur duası için g elirlermiş. Bugün gördüğümüz yapıların çoğu Qing Hanedanlığı döneminden geliyormuş.

IMG_83445-Terra Cotta Savaşcıları (Qin Shi Huang’ın Mozelesi)-Xi’an  

Toprak Askerler ya da Terra Cotta Ordusu ve  ilk Çin imparatoru Qin Shi Huang’ın mezarı  1987 yılında UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirasları Listesi’ne alınmıştır. Boyları 183-195 santimetre arasında değişen heykel askerlerin her birinin yüz ifadesi farklıdır. Kazı alanında çoğu hala toprak altında 8000 asker, 520 atıyla birlikte 130 savaş arabası, 150 süvari atı bulunduğu tahmin edilmektedir.

IMG_52076-HuangShan Dağı 

Çin’cede “Shan” dağ , “Huang“ ise sarı anlamına geliyor. Sarı, imparatorların rengi yani çok önemli bir renk. Çin tarihi boyunca şiirlere, resimlere, kaligrafi sanatına konu olmuş olan bu dağa, imparatorların renginden hareketle Sarı Dağ denmiş.  Eyaletten bir derece düşük ama şehirden de bir derece yüksek bir yönetim şekline sahip olan Huang Shan şehiri de ismini dağdan almış. UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesine 1990 yılında girmiş.

IMG_54427-Güney Anhui de Hongcun Eski Köyü (Ancient Villages in Southern Anhui – Hongcun)

Hongcun, Sarı Dağ ile birlikte UNESCO Dünya Kültür Mirası listesi içinde yer alan bir köy. İçinde bulunan yaklaşık 150 evin Ming ve Qing Hanedanları zamanına kadar giden tarihleri var. UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesine 2000 yılında girmiştir.

IMG_56598-Suzhou Bahçeleri-Suzhou

Suzhou, Jiangsu eyaletinin bir şehri ve Yangtze deltasının ortasında yer alıyor.  Bu şehir,  içinde barındırdığı bahçelerinin 1997 yılında UNESCO Dünya Kültür Mirası listesi içinde yer alması ile de önemli.  Yerleşim tarihi çok eskilere dayanıyor . Bir zamanlar Wu Krallığına başkentlik yapmış. Millattan önce 8. Yüzyıl öncesine kadar giden güzel bahçelere sahip olma özelliği, Ming (1368-1644) ve Qing (1644-1911) Hanedanları dönemlerinde en üst düzeye ulaşıyor.  Hem İmparatorların ve hem de zengin ileri gelenlerin bahçeleri   birbirleri ile yarışmışlar.  Beijing’deki (Pekin) Yasak Şehir ve Yazlık Saray’ın bahçe mimarisi Suzhou bahçelerinden esinlenmiştir.

Çin Halk Cumhuriyeti Gezi Yazısı: Pekin-2, Çin’e veda

IMG_9248

Bugün artık Çin gezimizin son günündeyiz. Gecenin ileri saatlerinde İstanbul’a dönüş yolculuğumuz başlayacak. İçimde biraz hüzün (ayrılıyorum diye) biraz da eve dönüş mutluluğu var. Bugün program yine çok yoğun önce Yazlık Saray gezisi var ardından da Kutsal yol ve Çin Seddi gezilerimiz olacak. Güzel bir güne merhaba!

IMG_9364Sabah erkenden yollara düştük. Yasak Şehir’de gördüğümüz kalabalığa yakalanmamak için erkenden Yazlık Saray’da olmak istiyoruz. Ne ilginçtir ki Çin’de iç turizm korkunç hareketli. Ören yerlerini gezenlerin çoğu Çinli. 1-7 Ekim tarihleri arasında Çin Halk Cumhuriyeti’nin kuruluşu nedeni olan tatilde, Çin içinde turizm amaçlı ya da şehirde çalışanların kırsal alana ailelerinin yanlarına gitmeleri nedeni ile sayısı 480 milyonu bulan bir turizm hareketi olmuş. Yani aslında 1.3 milyar Çin nüfusunda ören yerlerini gezen Çinli yurttaşların sayısı zaten çok fazla olabiliyor. Yazlık Saray’ın, dünkü Yasak Şehir’de olduğu gibi kalabalık olma olasılığı yüksek. Bu nedenle erken geldik.

Beijing’deki Yazlık Saray Çin’in en iyi korunmuş ve imparatorun en büyük olan bahçesi.  290 hektar genişliğindeki bir alanda kurulmuş olan Yazlık Saray Beijing’in batı kesminde. Dörtte üçü göl olan Yazlık Saray Wan Shoushan (uzun ömür) Dağı, Kunming Gölü ve saraylar olmak üzere üç bölüme ayrılıyor. Bahçenin büyüklüğü dünyanın en büyük meydanı olan Tian’an Men meydanının tam 7 katına eşit. Burası da 1990 yılından beri Dünya Kültür Mirası Listesi içinde bir eser.IMG_9245

Saat 09:00 gibi bahçede olduk. Ortalık sakin sayılır. sabah sporlarını yapmış olan Çinliler evlerine dönüyorlar. Tekneler daha çalışmadığından Mermer Gemiye kadar yürümeye başladık. Aslında genelde yapılan; girişe yakın bir limandaki ejderha başlı teknelerle, Mermer Gemiye kadar gidip, oradan geziye başlamak. Biz tersini yapacağız. Sabahın bu güzel saatinde bu gezi daha da güzel oldu.

Yazlık Saray mimarisindeki yapılar, Yasak kentte olduğu gibi kuzeyden güneye inen bir çizgiyle sıralanıyor. Tepede bulunan 41 metre yüksekliğindeki Fo Xiangge kulesi, Yazlık Saray simgesi olarak kabul ediliyor. Kunming gölünün ortasında ufak bir ada var. Adaya bağlanan taştan köprü yürüyüş yolumuza göre solumuzda kaldı.  150 metre uzunluğunda, 8 metre genişliğindeki köprü üstündeki parmaklıkta sırayla 500’ü aşkın aslan oyması varmış.

IMG_9309

Aslında tarihi Kubilay Han zamanına kadar gitse de bugün gördüğümüz Yazlık Sarayın inşasına 1750 yılında başlandı. Yazlık Sarayı şimdiki haline getiren imparatoriçe Ci Xi’dir. 19 yüzyıla girdikten sonra Çin’in son hanedanı olan Qing hanedanı döneminin güçlü imparatoriçesi Ci xi, deniz kuvvetleri bütçesini kullanarak sarayı kendisi için inşa ettirmiş. Bu yaşlı imparatoriçe Ci Xi her yıl nisan ayı ile ekim ayları arasında burada dinlenirmiş.

IMG_9319Bu  Sarayın en beğendiğim bölümü,  728 metre uzunluğundaki üstü kapalı koridor. Bu koridor dünyanın en uzun klasik Çin koridoru. Koridor ilk bahar, yaz, son bahar ve kış olmak üzere 4 bölümden oluşuyor. Her bölüm arasında birer kulübe var ve  ahşap üzerine yapılmış koridor boyunca klasik Çin resimleri var. Bu resimlerin sayısı 30 binden fazlaymış. Yürüyüş yolumuzun sonunda İmparatoriçe Ci xi’ni inşa edilmesi için inat ettiği mermerden gemiye ulaştık ve burada son fotoğraflarımızı çekip, tekne ile başladığımız noktaya geri döndük. Bu gezi bize sabah sabah çok iyi geldi. IMG_9334

Buradan sonra Çin Seddi’ne gitmek üzere yola düştük. Önce yol üzerinde geleneksel Çin Tıbbı ile elde edilen ilaçların satıldığı bir yere götürüldük. Daha sonra ise İnci Fabrikasına gidildi. Bu kısımlara kısa tutulmak şartı ile girildi ama yine de 1.5 saate yakın zaman kaybettik.

IMG_9451Çin Seddi’ne gidişte “Kutsal Yol”a uğradık. Changling Kutsal yolu ya da Kutsal Yol, İmparator Xuande tarafından 1435 yılında inşa edilmeye başlanmış.  Tianshou Dağları eteklerine kazılmış ve Ming Hanedanlığı imparatorlarından 13 tanesinin mezarına giden bir yol burası. Kuzey-Güney hattı boyunca uzanıyor. Biz geziye Güney Kapısı olan Shen Gong Sheng De Stell Pavilion’dan başladık. Bu kapının içinde bir kaplumbağanın sırtına yerleştirilmiş taş bir yazıt var. Yol boyunca iki yanlı olarak dizilmiş gerek mitolojik ve gerçek hayvanların ve gerekse de imparator ve yüksek mevki sahibi devlet adamlarının heykelleri var. Dragon and Phoenix (Ejder ve Anka Kuşu)  IMG_9439-001kapısını takiben Kuzey kapısından dışarı çıkılıyor. Eskiden ölen imparatorlar törensel olarak bu yoldan geçirilip mezarlıklarına götürülürmüş.Çok hoş bir yol ve vaktiniz varsa bu yolu yürüyerek geçin derim. Vaktiniz yok ve Çin Seddine yetişecekseniz bu kısmı atlayabilirsiniz.

Ve en sonunda Çin Seddinin Mutianyu bölümüne ulaştık. Sabahtan beri yollarda olunca ayak üstü sandviç yiyebileceğimiz bir yere girdik. Bu işten sonra da artık Çİn Seddi ile aramızda bir engel kalmadı. Çin Seddi’nde geçirebileceğimiz sadece 1 saatimiz var. Çünkü teleferikler saat 17:00’de kapanıyor. Bu saati kaçırırsak yürüyerek inmek gerekecek. Ama bizim başka bir planımız var ve Çin gezimizin finalini de onunla yapmak istiyoruz. Seddi gezidkten sonra aşağıya teleferik yerine kızak (Toboggan) ile inmek istiyoruz. Duvara çıkaran teleferikler özel şirketlere ait. Bu nedenle buraya teleferikle çıkın. Duvar üzerinde yürüyüp, daha ötede bulunan başka bir fimaya ait Toboggan ile aşağıya inin derim.IMG_9503

Çin’in kuzeybatısı boyunca uzanan Çin Seddi (Great Wall). dünyanın en uzun savunma duvarıdır. Kalıntıları Po Hay körfezinde deniz kıyısında başlar. Pekin’in kuzeyinden geçerek batıya yönelir ve Huang-Ho nehrini ikiye bölerek güneybatıya uzanır. Gobi Çölü’nün güneyinden batıya yönelerek devam eder.

Çin Halk Cumhuriyeti’nin resmi rakamlarına göre duvarın uzunluğu 8850 km’yi buluyomuş.Günümüze kadar kalan duvarın büyük bir kısımı Ming Hanedanlığı döneminde inşa IMG_9553edilmiş. 1986 yılında UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesine dahil edilmiş.  Çin Seddi milattan önce 400 yıllarından itibaren bölük pörçük yapılmaya başlanmış. Yani  Çin Seddi’nin temeli 20’den fazla ayrı ayrı krallık tarafından atılmış.  İlk imparator Qin Shi Huang M.Ö. 221 yılında daha önceki krallıkların yaptırdığı duvarları birleştirerek uzatmış ve  M.S. 17. yüzyıla kadar Çinliler seddi uzatmaya devam etmişler.
Çin Seddi’ni çeşitli noktalardan ziyaret edebiliyorsunuz. Badaling ve  Juyongguan Pekin’e en yakın olanlar ama tabii ki en kalabalık olanlar. Mutianyu ise Pekin’den 90 km uzakta ama daha az kalabalık olan ve iyi korunmuş olan bir bölüm. Biz de bu özellikleri nedeni ile Çin Seddi’ni bu bölümden ziyaret etmeyi tercih ettik. Yaklaşık 2 saat süren bir yolculuk yaptık ama doğru bir tercih yaptık. Huanghuacheng, Gubeikou, Jinshanling ve Simatai bölümleri ise daha da uzak ama daha orjinal duvarlar.  IMG_9545
Yemekten sonra Mutianyu’daki hediyelik eşya satan dükkanlarla dolu caddeden geçerek bizi Çin Seddi’ne çıkartacak olan teleferike doğru yürüdük. Teleferik 2 kişilik ve yaklaşık 15 dakikada duvara çıkyorsunuz. Duvar tam da hayal ettiğim gibi. Vakit dar olunca gidebildiğimiz kadar uzağa gidebilmek adına Çin Seddi üzerinde yürüyüşümüze başladık. Çin deyince aklıma hemen gelen ilk olay bu duvar üzerinde yürüyebilmekti. Çekebildiğimiz kadar fotoğraf çekiyoruz. Bir yandan da bu duvarın dağların sırtlarında göz alabildiğine uzanıp giden haline bakıp hayranlık duyuyoruz. Kızak ve teleferiklerin son çalışma saati gelince hepimizi kızakların olduğu yere geldik ve sırası ile bir kızağa yerleştik. İki el ile tuttuğunuz bir kolu hareket etmek için ileri, durmak için geri çekmek gibi basit bir mantıkla yokuş aşağı çalışan kızakla aşağıya indik. Tanrım! Ne zevkli ve muhteşem Çin gezimizin finaline ne de yakışan bir final oldu.
IMG_9607
Evet Sanal Gezgin arkadaşlarım…
Bir geziyi daha yaşadık ve sizlerle paylaştık. Umarım okumaya zamanı olan sıkılmamıştır. Okumaya bugün fırsatı olmayan da yarın Çin Halk Cumhuriyeti’ne gezi planlıyorsa bu yazı dizisini bulmuş ve okumuş olur. Hele bir de sizlere faydalı olmuşsa bu yaşadıklarım ve yazdıklarım ve bir de “aferim adama, üşenmemiş yazmış” demişseniz!
O zaman deymeyin keyfime benim….
Gezekalın..
Ümit Kuru

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.