Ekvador Gezi yazısı/Özet

IMG_3854

Bazı takipçilerim gezi yazılarım konusunda uyardılar. Gezi yazısına derleyici, toparlayıcı bir özet yazsan iyi olur diye. Arkadaşlarıma katılıyorum. Gezi yazılarımı mümkün oldukça geniş tutup, meraklıları ve o rotaya gezi düşünenlere önceden ayrıntılı bir belge bırakmak amacı ile bu siteyi açtım.  Emin olmanızı isterim ki benim için bir gezinin öncesinden daha zor kısmı, gezi sonrası yazıyı hazır hale getirmem için harcadığım zamandır. Bir yazının yayınlanır hale gelmesi için mümkün oldukça geniş araştırma yapıp, benim gezi sırasında tuttuğum notlarla harmanlıyorum. Çektiğim yüzlerce fotoğraf arasından seçme yapma için harcadığım zaman ve onların görsel olarak daha güzel hale getirilmesi de ayrı bir çabadır.  Bazen orada iken tuttuğum notlar, burada “Google” amcanın yazdıkları ile uyuşmuyor. O zaman bilgiyi başka kaynaklardan doğrulamaya çalışıyorum.  Ancak topluca bir sayfa halinde özet bilgi, yorumlar vererek geziyi tanıtmak bence de çok uygun olacaktır. Bu nedenle bu bölümü Ekvador gezisinin sonuna ekledim. IMG_3767

Ekvador, bu gezide gittiğimiz ülkeler arasında en geniş gezdiğimiz ülke oldu. Bunda ülkenin, diğerlerine göre daha güvenilir ve turizmi daha yerleşik olmasının etkisi oldu. THY ile doğrudan Buenos Aires üzerinden gece konaklamalı ve aktarmalı gittik. Ancak diğer uçak şirketleri ile aktarmalı olarak doğrudan Quito’ya uçabilirsiniz.

Ekvador gezdiğimiz ülkeler içinde en güvenli olanı ama yine de topu yerlerde dikkat etmek ve geceleri pek dışarda olmamak tavsiye ediliyor ki biz de buna sıkıca uyduk. Rakım olarak 2000’lerin altına düştüğünüz yer sayısı çok az. Bu nedenle yüksek rakıma karşı az hareket, bol sıvı ve “diazomid” adlı ilacı kullanmanızı tavsiye ederim.

Buralarda yemek işi tam bir seramoni. Siparişler geç alınıyor ve yemekler geç geliyor. Çok özellikli yerlerde yemeyeceksiniz öğle yemeklerini pas geçin derim.  Sabah sıkı kahvaltı, yanınıza atıştırmalık birşeyler ve mükellef bir akşam yemeği yeterli olacaktır bence.

Ekvador’da para birimi Amerikan Doları. Özel aşılar yaptırıp gitmeniz pek gerekmiyor. İnsanları güler yüzlü ve dostlar. Fotoğraf çektirmek için izin aldığınız zaman seve seve poz veriyorlar. El emeği işlerden satın almayı isteyeceksiniz. Pazarlık burada da geçerli ve genellikle istenen fiyatın 1/3 eksiğine alabiliyorsunuz.

Ekvador gezimiz bol minibüs içinde seyahatle geçti ama bu yol asla sıkıcı bir yol değil. Yol boyunca And Dağlarının güzellikleri kesinlikle sizi sıkmayacaktır. Ekvador gezisini tarih ve doğa ağırlıklı bir gezi olarak düşünmeniz doğru olur. Ekvador bir volkanlar ülkesi. Volkanik patlamalar ve sonucunda oluşan lavlarla şekillenmiş dağ ve toprak, oluşmuş vadiler ve verimli toprağın beslediği yeşillik sizlere görsel bir şölen sunuyor. Bu gezide mutlaka küçük yürüyüşleri tura ekleyin. Yapabileceğiniz aktitelere mutlaka katılın. Bir diğer doğal güzellik ise şelaleler. Özellikle Banos Bölgesi şelaleleri unutulmazdı.

Gezimizi, cumartesi günü en renkli olan Otavalo Kızılderili pazarına denk getirmek için Papallacta’dan başlattık. Quito’dan da başlamak mümkündü.

IMG_2589-002Papallacta çok zevk alacağınızı düşündüğüm bir yer ve kaplıcalardan mutlaka faydalanın. Saat kaç olursa olsun, tesise saat kaçta girerseniz girin, ilk işiniz kaplıca sularına dalmak olsun. Vaktiniz varsa burada küçük bir yürüyüş güzel gider.

Otavalo Kızılderili Pazarı benim biraz beklentimin altında çıktı ama en azından oradaki yerel insanları gündelik kıyafetleri ile seyretmeniz bile çok hoş. Buralara gelmişken gecelemeyi Piman çiftliğinde yapmaya çalışın bence. Cuicocha Krater Gölü ise bir sonraki ziyaret yeriniz olmalı. Burası Ekvador Volkanlarının aktiviteleri sonrası milyonlarca yıl içinde nasıl sanat eserleri yaratabileceklerinin ispatı olacaktır.IMG_2865

Quito’nun eski şehir kısmı Dünya Kültürü Miras Listesi içinde olan bir bölüm. Sokak sokak arşınlanmalı.  Ekvador’da Ekvator çizgisi bol bol fotoğraf alacağınız ve kendinizi burayı gördüğünüz için ayrıcalıklı hissedebileceğiniz bir yer. Yeni Ekvator çizgisini sakın atlamayın ve rehberden yardım alın. İngilizce sunum da yapıyorlar.

IMG_3388Banos gezinin en iyi yeri oldu benim için. Doğa çok ama çok güzel. El Pailon del Diablo’ya yürüyüş yapmayı sakın atlamayın derim. Islanmak kaçınılmaz olacaktır. Ona göre giysili gitmenizi öneririm. Mutlaka teleferiklere binip, küçük şelalelerin üstten de görüntüsünü alın derim.

 

IMG_3514

Banos’dan çıkışta Salasaca Köyüne mutlaka uğrayın. Buradaki pazar sizi Otavalo pazarından daha çok alışveIMG_3929rişe itecektir.

Chimborazo Dağı ise bir başka güzellikti. Yol boyu göreceğiniz Vikunya ve lamalar ise işin bir başka rengi. Burada Esterella Chimborazo adlı tesise uğramayı ve yemek yiyip, birkaç saati burada geçirmeyi unutmayın. Mutluluk garantisi var bu aktivitenin. Hele civarda uçuşan Hummingbirdler sizi çoşturacaktır. Geceleme ise Riobamba’da banko Hosteria La Andaluza adlı yerde olmalıdır.

Alausi’den Sibambe istasyonuna kalkan trenle Devil’s Nose “Şeytan Burnu”na yolculuk yapmalısınız. Toplamda 90 dakikalık bir aktivite, uğruna bu kadar can verilen  ve dağlara döşenen zik-zak tren yolunu görmenize fırsat verecektir.

İngapirca Antik kenti, Ekvador’da bulabileceğiniz en büyük İnka uygarlığı kalıntıları. Gecelemeyi ise Dünya Kültür Mirası Listesi içinde bulunan Cuenca Şehrinde  yapıp bu güzel şehri gece gündüz gezmenizi isterim. IMG_4792

Her iki hali de bir başka güzel bu şehrin. Panama şapkacısı Humero Ortega yı ziyaret edersiniz herhalde. Şapka takmaktan hoşlanıyorsanız, bu iş için bütçeyi baştan ayırın derim.

Cajas National Parkın içinden geçip Guayaquil’e doğru yol almak size gezinizin bitmek üzere olduğunu haber verse de, siz yolun zevkini kaçırmayın. Dos Chorreras Hacienda ise yemek yemek ve vakit geçirmek için muhteşem bir seçim olur.

 

IMG_4997

Guayaquil ise pek de kayda değmeyecek (belki de gördüğümüz önceki güzellikler yanında) bir geçiş şehri…

Evet sevgili Sanal Gezginler; Bunlar size gezimizin Ekvador bölümü için yapabileceğim özetler. Umuyorum birgün bu güzel ülkeye yolunuz düşer..

Gezekalın

Dr Ümit Kuru

Tam ekran yakalama 21.08.2014 150035

 

 

 

 

Ekvador-Kolombiya-Venezuela Gezi yazısı/Papallacta’dan-Otavalo Pazarına

IMG_2842-001

Sabah erkenden uyandım. Amacım ortalığın sakin ve gün ışığının fotoğraf için en uygun olduğu zaman dilimi içinde çevre keşfi yapmak ve fotoğraf karelerime bencilce hapsedebileceğim görüntüler yakalayabilmek.

IMG_2703Kapıdan çıkar çıkmaz çok özel bir yerde kaldığımı anladım. Otelin iç peyzajı bile mükemmel bir görüntü veriyor. Sadece pahalı çiçek buketleri içinde görmeye alıştığımız Calla Lily, Heliconia  gibi bazı çiçekleri çevrede görmeyi bir ayrıcalık olarak hissettim.

Dün gece geç saatlerde içinde keyif yaptığımız ve sürekli tazelenen sıcak suları ile havuzlar baştan çıkartıcı ama bu zamanı başka şekilde değerlendirmem lazım. Bu arada dün gece termal havuz keyfi yapmamış olan bazı arkadaşların, sabahın erken saatinde aynı keyfi yaptıklarını gördüm.

Çevrede çok farklı bir fauna var. Bizim borazan çiçeklerinin irisi olan pembe renkli bir çiçekten beslenmeye çalışan bir kuşa kilitlendim. Bu kıta denince aklıma gelen Hummingbird kuşuydu. IMG_2577-001Ekvador bu kuşun, benim gibi meraklıları için bir cennet ve bu ülkede 168 farklı Hummingbird var. Tüm dünyadaki Hummingbird türü sayısının 300-350 olduğu düşünülürse, tüm dünyadaki türlerin neredeyse yarısı bu ülkede bulunuyor. Bu kuş türü bir saniyede 50 den fazla (bazen de 200 kez) kanat çırpması nedeni ile çok hızlı hareket edebiliyor. Öne-geriye, aşağıya-yukarıya hareket edip havada adeta asılı kalabiliyor. Burada gördüğüm kadar büyük gagalı olanlarını hiç görmemiştim. “Haydi bakalım! Güne iyi başladık” diye düşündüm.

Quito 2600 mt rakımlarda ve Papallacta ise 3300 rakımlarda olan Doğu And’larının hemen başına olan küçük bir köy. Yani yüksek rakımlardan etkilenmemek için önceden ilaç almamıza rağmen burada nefes almakta güçlük çekiyorum. Onun için yavaş hareket etmem gerekmesine rağmen ortam nedeni ile bir o yana bir bu yana koşturuyorum.

IMG_2604

Papallacta volkanik dağlarla çevrili bir yer. Karşımda Antisana, arkamda ise Cotopaxi Volkanı var. Bir diğer tarafta ise Cayambe Volkanı duruyor. Bulunduğum açıdan en güzel olanı, karlı tepesi ile Antisana gibi gözüküyor.   Alpin ekosistemden, Tropikal orman ekosistemine doğru bir geçiş söz konusu. Rehberin verdiği bilgiye göre Ekvador’da 45 tane volkan var ve yine onun bilgisi ile 12 tanesi aktif ama Google’ın dediğine göre bu sayı daha yüksek ve sadece aktif volkan sayısı 40’lar civarında. Hatta bunlardan Sangay Volkanı 2013,  Reventador ve Tungurahua Volkanları 2014 yıllarında lav püskürtmüşler. Ne olursa olsun sabahın bu vaktinde karlı tepeleri ile 5753 metrelik Antisana başta olmak üzere çok heybetli görüntü veriyorlar. Bol bol fotoğrafını aldım tabi ki.

Dünde bahsettiğim gibi aslında burası bir Milli Park, Cayambe Mili Parkı. Kaldığımız tesisin arkasına doğru yürüyünce Milli Parkın treking rotalarına da ulaşabiliyorsunuz. Buraya doğru kısa bir yürüyüş yaptım. Bir süre sonra çitlerle çevrili bir alanda lamaları gördüm. Doğal ortamı sayılacak bir şekilde çok huzurlu görünüyorlar. IMG_2694

Yaklaşık bir saatlik bir zaman sonrasında otele geri döndüm.  Bizim grup kahvaltıya oturmuştu. Ben de hızlı bir kahvaltı yapıp, çevredeki güzelliklerden bahsettim. Arkadaşlarda görmek isteyince bir de onlarla kısa bir çevre turu yaptım. Daha sonra ise bu güzel yerden ayrıldık.

Bir tarafta Antisana, bir tarafta Cayambe Volkanlarının muhteşem görüntüleri eşliğinde Otavalo Kızılderili Pazarına doğru yola çıktık. Yolda Papallacta Lagününde kısa bir mola verip fotoğraf aldık ve yola devam ettik.

IMG_2770 Cayambe Volkanı da 5793 metre ile bu ülkenin en aktif 2. Yüksek yanardağı konumunda.Yol üzerinde bu volkan daha da güzel gözüküyor.

Öğle yemeğimizi Molino de San Juan da yedik. Burası değirmeni olan bir çiftlik. Tabii ki değirmeni faal değil ama mekan çok güzel dekore edilmiş. Önce mekanın sahipleri tarafından bilgilendirildik ve çevreyi gezdik. Eskiyi, günümüzde de hizmet verir halde tutabilmek ne kadar meziyet gerektiriyor diye düşündüm. Bu yerde yemek yemek hepimiz için büyük bir zevk oldu. Burada mekandan sonra kayda değer bulup notunu aldığım şey Quinoa çorbası oldu. Et parçalı, sebzeli bir çorba.

IMG_2834Buradan sonra gül çiftliğine gidecektik ancak çiftlik sahibinin o gün işi olduğundan biz orayı ziyaret edemedik. Bunun yerine bir gül showroomuna gittik. Bu ülke gül yetiştiriciliğinde çok iddialı ve çiçek ithalatında da Hollanda için ciddi bir tehdit oluşturuyormuş. Yol boyunca da her yerde gül seraları görmüştük. Renk renk güller çok güzeldiler.

Sonrasında ise Otavalo Pazarına doğru yola çıktık. Otavalo şehri, Imbabura eyaletinin bir şehri. Otavalo şehri Imbabura (4,630 metre), Cotacachi (4,995 metre), Mojanda volkanik dağları ile çevrili bir şehir. Otavalo şehrinin en önemli özelliği özellikle cumartesileri yerli halkın satış yaptığı pazar. Her gün pazarın bir bölümü açık olsa da aslında civar yörelerden satışa gelen yerlilerin günü cumartesi. Biz de bu pazara rastlamak için Quito’da kalmadan Papallacta’da kaldık ve ertesi gün olan cumartesi de Otavalo pazarındayız.

IMG_2871-001

Burada tekstilden mücevhere, yiyeceğe ne ararsanız oluyor. Aslında volkanik verimli toprakta tarım yapmaya ve ürününü burada satmaya halkı yönlendirmek için kurulmuşsa da, zamanla turistlere yönelik bir Pazar haline gelmiş. Yani bu yönde bir pazarın maddi getirisi yerli halkı daha çok cezp etmiş. Pazarın bugünkü hali 1970 de bir Alman mimar tarafından tasarlanmış.  Otavalo özellikle tekstilde iyi bir şehirken, civardaki Cotachi deri ürünleri ve San Antonio tahta oyma ürünleri yönünden meşhur.

Pazara bir heyecan girdik. Dolarlar harcanmak için hazırda. Dolar demişken, Ekvador’un para birimi Amerikan Doları. Yanlış duymadınız! Yüksek enflasyon nedeni ile Ekvador milli para birimini bırakmış ve Amerikan dolarını para birimi yapmış. Sadece ve sadece madeni 1 Ekvador dolarları var.

IMG_2875-001Bu Pazar 6-7 bloktan oluşan büyük bir Pazar. Ama doğrusu bu ya, bu pazarın daha küçüğü olan Peru’da Pisac Kızılderili pazarında daha çok alışveriş yapacak yerel ürün bulmuştuk. Yine de rengarenk yerel giysileri içindeki yerlileri ile pazarı gezdik. Kadınların giysileri çok güzeldi.

Otavalo kadınının geleneksel giyimi;

Nakışlarla süslü beyaz blüz, dantelli kol kısmı genişleyen gömlek, siyah veya koyu etek üstü ve beyaz veya krem renkli etek altı giysi. Sıklıkla bele birkaç kez dolanan kuşak rengi ile uyumlu olan ve uzun saçlara takılan genellikle çok renkli ve tahtadan toka, boyunlarına aralarda altın boncuklar olan gerdanlık ve  üstünde inci ile süslenmiş bileklikler takıyorlar. Erkekler ise beyaz pantolon ve koyu mavi renkli pançolar giyiyorlar. Yaklaşık 2 saatlik bir gezi sonrasında Pazar kenarında bulunan bir kafeye çıkıp biralarımızı içtik.

Pazar sonrasında Piman denen bir yerdeki otelimize doğru yola çıktık. Geceleyeceğimiz Piman Çiftliği, Imbabura eyaletinin 20000 nüfuslu İbarra adlı bir şehrinde ve kırsalda. Hava iyice karardı ama otele ulaşmak pek mümkün olmadı. Yollar çetrefilleştikçe de grup bitkin düştü. Ama bu kötü yolun sonunda bir başka cennete varacağımızı bildiğimden bende heyecan bir başkaydı. Sonunda da otelimize ulaştık.

Piman 1680 den beri var olan bir çiftlik. Hala İspanya’dan gelmiş ilk sahiplerinin, Zaldumbides ailesinin, akrabalarında bulunuyor ve onlarda burayı otele çevirmişler. Bu aile Ekvador’a Başkanlık yapmış, yazarlık yapmış üyelere sahip. Otelin odaları hala eski özelliklerinde; Geniş odalar ve yüksek tavanlar var. Kolombiya ve Venezuela çiftlikleri özelliğinde 2000 metre rakımda. 19 yüzyılda deprem oluyor ve Fransız mimar burayı dizayn ediyor. Ağaçların çoğu Brezilya orijinli ve 50 dönümlük bir arazi üzerinde bir çiftlik burası.

Akşam yemeğini çok güzel bir ortamda yedik. Şaraplarımızı içtik.

Günlerimizin ikincisi de çok güzel geçti. Darısı diğer günlere diyerek uykuya çekildik

Şimdilik Gezekalın.

Dr Ümit Kuru

15.08.2014 Saat 00:09

 

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Ekvador-Kolombiya-Venezuela Gezi yazısı/Buenos Aires’ten Papallacta’ya

IMG_2589-002

Ekvador/Kolombiya/Venezuela gezimiz dahil, son 3 gezimizi Nar gezi (http://www.nargezi.com/tr/) ile gerçekleştirdik. Bu gezinin programını Nar gezi sahiplerinden sevgili Aykut Semerci ile birlikte şekillendirdik. Başından söylemem gerekir ki bu zor gezi programını, bu kadar kalabalık bir sayı ile başarıyla gerçekleştirdiği için Aykut Semerci ve şirketine teşekkür etmeliyim. Aykut bizim gruba gezi boyunca da eşlik etti ve benim şahit olabildiğim birkaç yerde çok kritik müdahaleleri ile gezinin keyfinin kaçmasını engelledi.

IMG_2412-001Atatürk Havalimanında buluşma sonrasında THY ait bir uçak ile Buenos Aires’e doğru yola çıktık. Aslında İberia veya KLM gibi havayolları ile de bu gezi gerçekleşebilirdi. Ancak biz grup olarak THY uçağı ve hizmetinin konforunu tercih ettik ve bir gece Buenos Aires’te konaklama yaparak Ekvador’un başkenti Quito’ya doğru uçacağız. Buenos Aires’te ise gruba rehberlik edecek ve geçen Arjantin-Patagonya gezimizden tanıdığımız Cem İnal da bize katılacak.

İstanbul-Buenos Aires arasında, Sao Paulo  da, teknik yardım almak amacı ile uçağımız zorunlu olarak birkaç saat bekledi ve ardında da Buenoz Aires Ezize havaalanına indik. Cem’le sıcak bir kucaklaşma sonrasında, gecenin ilerleyen saatlerinde otele varıp güzel bir uyku çektik. Otelimiz San Thelmo’da.

IMG_2488
Ertesi gün uçağımız akşam saatlerinde olduğundan Buenos Aires’te yarım günlük tur atma şansımızı da kullandık tabii ki. Bu turumuzda, geçen sene Arjantin-Patagonya gezimize katılmış olan arkadaşlar var ama Buenos Aires’e ilk defa gelenler de var. Bu nedenle Buenos Aires turu bizler için anıları tazeleme, ilk defa bu güzel şehre gelenler içinse tadımlık bir tur oldu. Geçen seneki turu ayrıntılı bir şekilde anlattığım için ( https://gezekalin.com/2013/04/13/brezilya-iguazu-soslu-arjantin-sili-patagonya-gezisi-giris/ ) uzun uzun gezini bu tarafını anlatmayacağım. İlgilenen arkadaşlara yukarıda bağlantılı adrese verdim oradan ulaşabilirler. Ancak bahsetmeden geçemeyeceğim bir konu, Buenos Aires klasiği olan Desnivel Restoranda de et yememiz. Burada 3. kezdir tadına doyamadığımız etlerden yedik. Buenos Aires’e gelirseniz olmazsa olmazlardandır bir kez daha hatırlatayım. IMG_2505

Ezeiza Havaalanı-Quito Havaalanı arası 6 saat sürüyor. Avianca Havayolları ile uçtuk. İşin güzel tarafı bu havayolu ,THY gibi, StarAlliance üyesi ve uçuşlarımızdan mil puanları kazandık.  Ekvador’un başkenti Quito’ya yerel saatle 02:30 gibi indik. Ama Arjantin ve Ekvador arasında iki saat fark var. Burası Arjantin’e göre 2 saat geride. Uçuşumuz toplam 4 saat sürdü.

Bu arada gezimizin esas odağını oluşturan Ekvador hakkında kısa bir bilgi verelim;

Ekvador (Ecuador) Güney Amerika kıtasının, kuzey batısında yer alan ve 283.520 km2 alanı, 16 milyon civarında nüfusu olan bir ülke. Hepimizin en çok bildiği Galapagos Adalarına, Okyanus kıyısından yaklaşık 1000 km sonra ulaşılıyor ve burası da Ekvador sınırları içinde. Ülkede konuşulan anadil Ispanyolca ama Quichua, Shuar ve 11 farklı dil daha yerel halk tarafından konuşulabiliyor. Başkenti olan Quito, Latin Amerika’da en iyi korunmuş ve an az değişikliği uğramış tarihi merkez olması nedeni ile 1970 yılında Dünya Kültür Mirası Listesi içine dahil edilmiş. Ülkenin en büyük kenti Guayaquil ise ekonomik başkent sayılıyor.

map_of_ecuadorÜlke ekonomisi Petrol  ithalatı, muz ithalatı, turizm, balıkcılık ve gül üretimi üzerinden dönüyor.

Bazı ülkeler 2002 yılında toplanarak ülkelerinin bio çeşitliliğini korumak ve bu konuda ortak davranmak amacı ile “Büyük Çeşitlilik Grubu” adı altında bir topluluk kurdular. Bu 17 ülke;

Avustralya, Brezilya, Çin, Kolombiya, Kongo Demokratik Cumhuriyeti, Ekvador, Hindistan, Endonezya,  Madagaskar, Meksika, Papua Yeni Gine, Malezya, Peru, Filipinler, Güney Afrika, Amerika Birleşik Devletleri ve Venezuella. Ekvador’da bu ülkeler arasında yer alıyor. Daha da önemlisi Ekvador bu ülkeler içinde, alan başına düşen tür çeşitliliği ile en geniş çeşitliliğe sahip ülke konumunda ve benimde en çok ilgimi çeken kısım bu özelliği. Ah! Ne olurdu sanki tura bir de Galapagos’u ekleyebileydik? Ama fiyatı ve zamanı çok artırıyordu, yapamadık.

Zamanında bu bölgede yaşayan çok sayıda kabile varmış ancak İnka’lar bu toplulukları birleştirmişler.İstekle değil, savaşla tabii ki. İnkalar bu topraklarda, kıyı ve amazon Ekvador kısımları hariç, hüküm sürmüşler. 1531 Yılından sonrada Pizarro ile İspanyol istilası gelmiş. Ekvador, 1830 Yılında İspanyol Kolonyal İmparatorluğundan ve sonradan da Simon Bolivar’ın büyük düşü olan Büyük Kolombiya’dan ayrılarak bağımsızlığını ilan etmiş.

Bizim yolculuğa geri dönelim. Gecenin bu vaktinde yolculuğumuz daha bitmedi. Konaklama yapacağımız yer Papallacta, Quito şehrinin 67 km doğusunda yer alan bir yer.

1970 Yılında Milli Park ilan edilen Cayambe Coca Ecological Reserve alanı Quito dan 38 km uzakta ve toplam alanı  4031 km2 olan bir park. Buraya kaplıcalar ve kuş gözlemciliği için geliniyor.  Burasının turistler için çekici olan tek tarafı doğal güzellikleri. Papallacta adlı yerleşim yeri de bu park içinde. Biz burada geceleyip, kaplıcalara gireceğiz ve civarı gezeceğiz.

Yerel rehberimiz bizi havalimanında karşılayıp, valizleri de araca yükletince Papallacta’da kalacağımız Termas de Papallacta adlı tesise doğru yola çıktık ve yaklaşık 1-1:30 saatlik bir yolculukla tesise vardık.

Papallacta “Şamanlarin yeri” anlaminda ve bu sulak  alan Quito’nun ve civarın suyunu sağlıyor Papallacta koruma altında bir yer. Cennet bir köşeye gittiğimizi biliyorum ama gecenin bu karanlık zamanında etraf ve geçtiğimiz yol pek gözükmüyor.

Tesise kısa bir işlem sonrasında giriş yaptık. Odalarımızı aldık. Odalarımızın hemen önünde termal sularla dolu havuzlar var. Etrafta otelin cılız aydınlatmaları dışında ışık olmamasına rağmen burasının çok güzel bir ortam olduğu belli. Havuzlardan yükselen sıcak suyun buharı ve ortam çok davetkar. Daha fazla karşı koymanın anlamsız olduğunu düşünüp mayomu giyip dışarı çıktım. İleride havuzdaki karaltının Aykut olduğunu sonradan anladım. Benden daha önce baştan çıkmış ve havuza yayılmıştı. Ben de yanına yerleştim. Arkasından birer ikişer odalardan insanlar  çıkıp havuzdaki yerlerini aldılar. O gece havuza girmeyen sadece birkaç arkadaş vardı. Onca yorgunluğun üstüne, dışarda soğuk havada, sıcacık kaplıca suyu müthiş iyi geldi. Ben yattığımda saat 03:00’dü ve arkadaşlar hala havuzdaydılar.

IMG_2542

Evet sevgili dostlar..Ekvador gezisi müthiş başladı diyebilirim. Sonuna kadar da böyle gitti.

Şimdilik hoşçakalın..

Gezekalın..

Dr Ümit Kuru

13.08.2014 Saat 22.10

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.