Noroc Romanya: Sighisoara’dan Sibiu’ya

IMG_4777.JPG

Selam sevgili sanal gezgin dostlarım…

Araya Çamlıhemşin Yaylaları gezisi girince benim Romanya gezisi yazım biraz aksadı. Kaldığımız yerden devam edelim…

P6090049.JPG

Geçen yazımda Sighisoara’ya kadar gelmiş ve konuyu orada kesmiştim. Çünkü Sighisoara kesinlikle uzun uzun yazılmayı hak eden güzellikte şirin bir şehir. Size önce Sighisoara’da konakladığımız yeri, yani Casa Richter‘i yazmam gerek. Sevgili George bize öyle bir yer bulmuş ki müthiş kelimesi az kalır. Burası 1716’dan kalma bir ev ve temel özellikleri bozulmadan restore edilmiş. Sayımız da uygun olunca, bu pansiyona dönüştürülmüş orta çağ evinde konakladık. Çok güzeldi. İmkanınız varsa  ve 6-8 kişilik bir küçük grupsanız Sighisoara’daki konaklama yeriniz burası olmalı.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Saksonların kurduğu 7 kale şehir arasında en büyük olanı değil ama  ticari olarak en hareketli olanlarından birisi Sighisoara imiş. 12. yüzyıldan kalma bu Sakson şehri parke taşlı sokakları, şehri çevreleyen ve zamanında esnaf loncalarınca yaptırılan savunma kuleleri, Burgher tipi denen güzel evleri ile sizi mutlaka cezbedecektir.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Hem gün batımında ve hem de gün doğumunda güzel sokaklarını arşınladığımız bu kenti pek sevdim. Zaten eski şehir, birbirine paralel 3 caddeden oluşuyor. Bu sokakları mutlaka adımlayın. Türklerin belalısı Kazıklı Voyvada’nın (Vlad Tepeş) doğduğu söylenen evin ve en görkemli kulesinin, 14. yüzyıldan kalma saat kulesinin de, bulunduğu meydanda oturup bir şeyler içmenizi tavsiye ederim.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

IMG_4735.JPG

Size Sighisoara ile ilgili olarak bir başka tavsiyem ise tepedeki kiliseye giden kapalı merdivenleri (Scholar’s Stairs) ziyaret etmeniz. 1600’lü yıllarda tepedeki okula giden öğrencilerin ıslanmaması için yapılan, orjinali 300 basamak olan ama günümüz de 175 basamaklı, kapalı merdivenleri üşenmeyin ve çıkın. Ağaçlar yüzünden tepeden şehir manzarası pek yok.

IMG_4811.JPG

Sighisoara’dan ayrılıp Sibiu’ya doru yollara düştük. Sırasıyla Malancrav Sakson Köyü, Biertan Sakson Köyü, Valea Viilor Sakson Köyü ziyaretleri sonrasında Sibiu’da konaklayacağız. 

Tam ekran yakalama 10.07.2019 100428.jpg

P6090105.JPG

Malancrav Sakson Köyü, Sighisoara’ya 30 dakikalık bir mesafede. Burası 14. yüzyıldan kalma çok şirin bir köy. Transilvanya gezisi yapanların ziyaret etmezse eksik bir gezi yapacakları yerlerden bir tanesi.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Malancrav halen Romanya’da en fazla Sakson nüfusun yaşadığı yer olma özelliğine de sahip. Burada da müstahkem kiliselerden bir tanesi var ve bu kilisenin özelliği duvarlarında 700 yıl öncesinden kalma freskoların bulunması. 20 metrelik bir duvar yüzeyinde İncil’den kutsal sayılan sahneler resmedilmiş.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Tüm Transilvanya’da bulunan kiliseler içinde en fazla orijinal freskolar bu kilise duvarlarında bulunuyor. Köyde yaşayan yoğun Alman nüfus nedeniyle de burası halen işlev görev bir kilise. Biz oradayken de kilisenin papazının ayini yönetmek için kiliseye gelmesi bekleniyordu. 

P6090135.JPG

Bir sonraki durağımız ise Biertan Köyü oldu. Buradaki müstahkem kilise UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi içinde yer alıyor. Yaklaşık bir saatlik bir yol sonrası Biertan Köyüne vardık ve doğruca 15. yüzyıldan kalma kiliseye gittik. Kiliseye ulaştığımızda ise bir şok yaşadık. Aslında açık olması gereken kilise, sadece o gün için, kapalıydı. Bizim gibi bir sürü insan aynı hayal kırıklığını yaşadı. Kilise o gün özel bir aktiviteye tahsis edilmiş ve dışarıdan ziyarete kapalıymış. Bizde mecburen kiliseyi görebileceğimiz en uygun alana geçip dışarıdan fotoğrafladık.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Üç sıra surla çevrili bu iyi korunmuş kiliseyi ziyaret edemediğimize çok üzüldüm. Bu kilise içinde bir de özel bölüm bulunuyormuş. “Evlilik hapishanesi” denen bir küçük odaya evliliklerinde problem olan ve boşanma aşamasındaki çiftler kapatılır ve 6 hafta boyunca dışarı çıkmalarına izin verilmeden, sorunlarını halletmeleri istenirmiş. Bu oda sayesinde evliliklerin devamı sağlanırmış. Daha sonra köyün içini gezip Valea Viilor Köyüne doğru yola düştük.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Valea Viilor Sakson Köyü ve UNESCO Kültür Mirası Listesi içinde olan müstahkem kiliselerden. Buraya vardığımızda da kapılar kapalıydı. Önce moralimiz bozuldu ama kapıyı ısrarla çalınca içeriden görevliler çıktı ve ziyaret edebildik.

IMG_4897.jpg

Transilvanya’da Saksonlar döneminden kalan çoğu kilisenin cemaati olmadığından düzenli olarak ayin olmuyor ve bazen kapıları kapalı olarak bulabiliyorsunuz. Bu nedenle kiliseler kapalı gözükseler bile civardan görevliyi soruşturun. Onlar gelip açıyorlar. George gibi bir rehberin varlığı, özellikle Maramures bölgesindeki kapalı  kiliselerin gezilmesinde çok işimize yaradı. Kendi başımıza görevlileri biraz zor bulabilirdik. 

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Valea Viilor Kilisesi de yüksek ve kalın surlar arkasında bulunuyor. Kilise 13. yüzyıldan kalma olsa bile surlarla çevrilmesi 15. yüzyılda gerçekleşmiş. Burada da kilise içindeki freskolar sıva ile kaplanmış. Kilisenin kulesine çıktığınızda civardaki köyün ve kırsal alanın çok güzel bir panoramik görüntüsüne şahit oluyorsunuz. Mutlaka bu kulenin basamaklarını çıkıp tepeden bu güzelliğe şahit olun. 

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

P6090198.JPG

Valea Viilor Köyü gezisi sonrasında Sibiu’ya doğru bir saatlik bir yol yaptık. Sibiu ya da Almanca ismi ile Hermannstadt, UNESCO Kültür Mirası Listesindeki şehirlerden bir tanesi ve Saksonların Transilvanya’da kurduğu şehirlerden en büyüğü ve en hareketlisiymiş.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Şehir bir zamanlar 39 tane gözetleme kulesi ve yüksek surları ile ulaşılmaz, zapt edilemez şehirlerdenmiş. Osmanlı bile bu surları geçememiş ve hezimete uğramış. Osmanlı için tam bir bela olan efsanevi Macar komutan Hünyadi Yanoş’un Hristiyan aleminde yükselmeye başlaması, Sibiu önlerinde Osmanlıya karşı kazandığı zaferle olmuş. Yani Sibiu’yu gezerken bir zamanlar Osmanlı’nın da şehir surlarının önlerinde olduğunu hatırlayın.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Şehre özelliğini kazandıran nüfusun çoğunluğunu oluşturan Saksonlar 1940’lara kadar bu şehirde yaşamışlar, sonra ise göç etmiş ya da sürülmüşler. 

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Şehre ulaşır ulaşmaz otelimize yerleştik ve önce güzel bir yemek yedik, sonra da şehri tanıma turuna çıktık. Otelimiz Yalancılar Köprüsü‘nün (Bridge of Lies) hemen dibinde ve tam 2 gece bu otelde kalacağız. Şehirde hemen her hafta sonu bir etkinlik oluyormuş ve o hafta sonuna da yemek festivali denk geldi. Şehrin iki ana meydanından bir tanesinde her tarafta yiyecek stantları vardı. 

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Şehrin tanıtımını sonraki yazıda daha ayrıntılandırırım.

Şimdilik Gezekalın….

Dr Ümit Kuru

10.07.2019 Saat 20:39

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Yorum bırakın

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: