• Arşivler

  • Diğer 534 aboneye katılın
  • Mart 2013 den beri

    • 390.617 ziyaretçi
  • Mayıs 2026
    P S Ç P C C P
     123
    45678910
    11121314151617
    18192021222324
    25262728293031

Kültürlerin Karıştığı Ülke: Fas-İzlenimler ve Tavsiyeler

12-19 Nisan 2025 tarihleri arasında Afrika’nın kuzey ülkesi olan Fas’a bir gezimiz oldu. Geziyi 1 haftalık programı olan tura katılarak yaptık. Daha yazımın en başında söylemeliyim ki Fas gibi bir ülke için 1 hafta kesinlikle yeterli bir süre değil.

FAS GEZİSİNE NE KADAR SÜRE AYIRMALIYIZ?

Geziye gitmeden önce Kazablanka’dan başlayan, çöl konaklamalı ve Marakeş’de sonlanan programı incelediğimde, gezinin tadının damağımda kalacağını öngörmüştüm. Ama bu sefer şartlarım hazır programı olan bir tura katılmamızı gerektirdi. Gezi sonrasında düşüncem; Fas gibi topraklarından medeniyetlerin geçtiği, kültürlerin harmanlandığı bir ülkeye en az 11-12 gecenin ayrılmasının gerektiğidir. Kısa süreli Fas programları mecburen uzun otobüs yolculuklarını gerektiriyor. Hele bir de bizim bu gezide yaşadığımız otobüs bozulmaları ve yollarda kalma gibi vakit kaybettirecek olaylara denk gelirseniz, işte o zaman keyfiniz kaçıyor.

FAS’A NEDEN GİTMELİYİZ ?

İnsanlığın doğuş kıtası olan Afrika’yı, renkli ülkelere sahip bir kıta olarak görmek gerekir. Tarihlerinde çok medeniyetler barındırmış olan ülkeler, her zaman çok renkli ve çok kültürlü olmanın izlerini taşırlar. İnsanların gündelik yaşamlarında, giyim tarzlarında, sanat ve yemek kültürlerinde bu izleri ayırt edebiliyorsunuz. Fas topraklarında bir zamanlar hüküm sürmüş kadim medeniyetlerin ve Fas topraklarına sömürgeci olarak girmiş batılı ülkelerin günümüze ulaşmış izlerini, Fas’da gezdiğiniz müddetçe görmek size ilginç gelecektir.

Fas’da kasbah, kasr, riad, dar, medina gibi terimler, küçük ayrımlarla da olsa, insanların farklı yaşam alanlarını tarif ediyor. Bunları yerinde görmek ve hatta yapabilirseniz bir riad’da konaklama deneyimi yaşamak istemez misiniz?

Marakeş’de medinaların dar sokaklarından geçerken Berberi sanatçıları olan Gnaoua‘ların (Gnawa), geleneksel müzik aletleri “Lguembri” ve “Qraqeb“leri çalarak yaptıkları müzikleri dinleyebilir, aynı anda başlarını çevirerek şapkalarındaki püskülleri döndürmelerindeki ustalığı ve bunu şova dönüştürmelerini hayranlıkla izleyebilirsiniz. Gezimizde fotoğrafladığım ve bana o an çok şirin gözüken bu sokak sanatçısının, aslında şarkıları ile Sahra Altı Afrika ülkelerinden kölelerin hüzünlü hikayelerini anlatıyor olabileceğini bilmenizi isterim.

Fas dört mevsimi bir arada yaşayabileceğiniz bir ülke. Sahil kesimlerine uzun süredir yeteri kadar yağmayan yağmurlara, Fas gezimizin ilk 3 gününde denk geldik. Akdeniz ve Atlas Okyanusuna komşu kesimlerde ılıman iklim havası yaşanıyor. Rif ve Atlas Dağları‘nı geçerken karlı tepeleri görebiliyorken, Sahra Çölü‘ne ulaştığınızda ise, nisan ayında bile, sıcaktan bunalabiliyorsunuz.

Yüksek Atlas Dağları‘nın doğu kesiminde, Tinghir Kasabası yakınlarında Todgha Kanyonu sizi doğanın gücüne hayran bırakacaktır.

Fas, fotoğraflamayı sevenler için tam bir cennet ülke. Her köşede, bir kapak fotoğrafı olabilecek kişiye denk geleceksiniz. Gezi grubumuzda tanımaktan mutlu olduğum gezginler arasından sevgili Tayfun Çalkavur, Fas insanlarını fotoğraflama konusunda tam bir sanatçıydı. Onun izni ile bazı fotoğraflarını, benimkilerle birlikte aşağıda sizler için paylaştım.

UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesinde bulunan Rabat Eski Şehri, Marakeş ve Fez Medinaları, beni bıraksalar tüm gün boyu gezeceğim ve fotoğraflayacağım Fas şehirleri oldular.

Ama en çok da Şafşaven‘i (Chefchaouen) yani “Mavi Şehri” gezmeye bayıldım. Yüzlerce fotoğraf çektim. Meknes, Tetouan ve Essaouira (Suveyre) gezemediğimiz üç Fas şehriydi. Siz bence bu şehirleri de mutlaka gezi programınıza ekleyin.

Marakeş’de Jemaa El Fna Meydanı her vakit hareketli. Ancak bu meydan akşam saatlerinde tam bir açık hava restoranına dönüşüyor. Yılan oynatıcıları, satıcılar, müzik yapanlar hepsi bu alanda toplanmışlar. Tatlı bir keşmekeş alana hakim oluyor. Marakeş’de bu olaya şahit olmalısınız.

Fas tarih boyunca Fenike, Kartaca ve Roma gibi uygarlıklara ev sahipliği yapmış. Roma uygarlığının bu topraklarda olup da günümüze ulaşan en güzel örneği olan Volubilis Antik Kenti‘ni mutlaka gezmelisiniz. Klasik anlamda kapalı alan müze örneklerini Fas gezimizde göremedim. Açık hava müze örnekleri ise Fas’da bolca mevcut. Gladyatör, Arabistanlı Lawrence, Son Krallık gibi bir çok filmin çekildiği bir plato olan Aït Benhaddou, yarım gününüzü rahatça geçirebileceğiniz UNESCO Dünya Mirası Listesi içinde olan bir köy.

Fes Şehrindeki Chouara Deri Tabakhanesi‘ni, sizi kokusu ile rahatsız edecek deseler bile, ziyaret listenize mutlaka almalısınız.

Fas’da gördüğüm kadarı ile yerler bile Fas’a gitmeniz için birer neden teşkil edebilecektir. Bunları zamanı gelince ayrıntılı olarak anlatacağım. Şimdilik sadece birkaç fotoğraf paylaşarak bu bölümü bitirelim.

FAS’A NE ZAMAN GİTMEK UYGUN OLUR?

Fas’ı gezmek için en uygun zaman bahar ayları (Mart-Nisan ve Ekim-Kasım) olarak tavsiye ediliyor. Yazın sıcaklarında ise, açık hava müzesi gibi olan Fas şehirlerini gezmek bunaltıcı olacaktır.

FAS’A TÜRKİYEDEN NASIL GİDERİZ?

Türk Hava Yolları (THY) ve Pegasus’un Fas’a düzenli olarak uçuşları var. THY Kazablanka ve Marakeş’e, Pegasus ise sadece Kazablanka’ya doğrudan uçuyor. İstanbul Kazablanka uçuşu 5 saat 15 dakika kadar sürüyor. Marakeş-İstanbul uçuşu ise yaklaşık 5 saat sürüyor. Biz geziye Kazablanka’dan başladık ve Marakeş’den döndük. Havalimanları ile şehir merkezi mesafeleri çok da uzun değil. Ama her iki şehrin de trafikleri, saatine göre, yoğun olabiliyor. Bu arada bir dipnot; Marakeş Havalimanı free shop dükkanlarında alkollü içkiler, bizim havalimanları dükkanlarına göre oldukça uygundu. Ancak argan yağı, baharatlar ve diğer alabileceğiniz ürünler şehir içlerine göre havalimanında daha pahalıydı. Fas içinde bazı şehirler arasında (Kazablanka-Rabat-Tanca) hızlı trenler (El Borak tren hattı) çalışıyor. Bu şehirlere daha konforla ve hızla seyahat etmeniz mümkün. Fas’da yollarda çok sık trafik kontrolü yapılıyor. Araç kiralayarak ülkeyi gezmek isteyenler, ülkenin trafik kurallarına mutlaka uymalılar.

FAS’IN PARA BİRİMİ DEĞERİ NEDİR? YANIMIZDA HANGİ PARA BİRİMİNİ GÖTÜRELİM?

Fas’ın para birimi Fas Dirhemi. Paraları bizimkine göre 4 kat daha kıymetliydi (22.04.2025’de 1 Fas Dirhemi=4,15 TL). Yanınızda Euro götürmeniz daha uygun olacaktır (1 EUR=10 Fas Dirhemi, 1USD=9 Fas Dirhemi). Bazı esnaflar Amerikan Doları almakta pek gönüllü değillerdi.

FAS GÜVENLİ MİDİR?

Fas gezimden edindiğim izlenim, ülkenin güvenli olduğu şeklindedir. Fas insanları cana yakın ve samimiler. Alışverişlerinizde Fas esnafı ile ise sıkı pazarlık etmelisiniz. Şaka yollu da olsa, yanınızdaki kadınlar dahil, kadınlara “Güzelliğiniz için binlerce deve verebilirim” laflarını burada da duyabiliyorsunuz. Arap ülkelerinde erkeklerin, kadınlara iltifat etme için çok sık kullandıklarına şahit olsam da, bu cümleyi hep itici bulduğumu söylemeliyim! Onun dışında Fas insanına karşı hiç olumsuz bir deneyimim olmadı. Bu ülkeyi kendiniz de rahatça gezebilirsiniz. Şeriat hükümleri ile yönetilen bir krallık olmasına rağmen kadınlar hayatın tam içindeler. Kafelerde oturan veya araç kullanan kadınlara bolca rastlayabiliyorsunuz.

FAS’TA KONAKLAMA VE YEMEK

Fas içinde gezdiğimiz şehirlerde otel konaklamalarında sorun yaşamadık. Kahvaltıların çok iyi olduğu otellere denk gelsek de, akşam yemeklerinin otellerde yenmesi yerine, Fas yemeklerinin iyi örneklerini tadabileceğimiz restoranlarda yemek yemeyi tercih ederdim. Size de onu yapmanızı tavsiye ederim. Tajin, kuskus, pastilla gibi Fas’a özgün yemekleri mutlaka tatmalısınız. Ortalama bir restoranda 15-20 Euro’ya rahatlıkla doyabiliyorsunuz. Alkollü içkileri sadece otellerde tüketebilirsiniz. Nane çaylarını mutlaka denemenizi tavsiye ederim.

Sanırım Fas hakkında bu kadar izlenim ve tavsiye şimdilik yeterlidir. Genel bilgilendirme ve sonrasında gün gün Fas gezi yazıma ilgilerinizi beklerim.

Bu arada 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız kutlu olsun.

Gezekalın

Dr Ümit Kuru

23.04.2025

Şafak Tanrıçası Aurora’nın Peşinde-Murmansk Şehir İçi Gezileri

Murmansk’ın kuruluş tarihi yeni sayılsa da anıtlar, parklar bakımından yine de zengin sayılabilecek bir şehir. Kaldığımız Azimut Hotel şehrin göbeğinde ve 5 bulvarın kesiştiği bir alanda bulunuyor. Bu nedenle sabahın erken saati olsun, gece olsun hanımla beraber şehrin ana caddeleri üzerinde, özellikle Lenin Bulvarı üzerinde, yürüyüşler yaptık. Gece kuzey ışıkları avı, gündüz diğer aktiviteler olunca kısıtlı gün ışığında şehri gezmek pek mümkün olmadı. Biz de bulduğumuz her fırsatta şehirde yürüyüşler yaptık. Şehri gece gündüz rahatlıkla ve güvenle yürüyerek gezebilirsiniz.

Yalnız Rus alfabesine yabancı oluşumuz, tabela altlarında İngilizce karşılıkların olmayışı gezdiğimiz yerleri tanımakta zorluğa neden olurken, toplu taşımayı kullanmaktan uzak durmamıza neden oldu. Murmansk sokaklarında İngilizce konuşanı bulmanız neredeyse imkansız. Turumuzun son günü grupla şehir turumuz oldu. Bu yazımda sizlerle Murmansk şehir gezilerimizden izlenimlerimi paylaşacağım.

Murmansk’da Lenin Bulvarı üzerinde sıralı halde devlete ait heybetli binalar ve parklar bulunuyor. Caddeler ve parklar yılbaşı nedeniyle süslenmiş. Parkların önünden geçerken mutlaka kafanızı o tarafa doğru çevirin. Çünkü parklar içinde bulunan bazı heykelleri kaçırabilirsiniz.

Murmansk’da gezilecek yerlerin başında Lenin Nükleer Buzkıran Gemisi geliyor. Murmansk Ticari Limanında demirlenmiş olan gemiyi biz de gezdik. Önce limanın bahçesinin yılbaşı için çok güzel bir şekilde süslendiğini belirtmeliyim.

Ayrıca limanın içinde İkinci Dünya Savaşındaki bombalamalar sırasında ölen liman işçileri anısına ve Murmansk’ın Büyük Vatanseverlik Savaşı kahramanları adına dikilmiş olan ilk anıt da bulunuyor; Pamyatnik Portovikam Anıtı. Anıt 1945 yılında dikilmiş.

Rusya’nın ilk nükleer buzkıran gemisi olan Lenin, yapıldığı 1957 yılından, emekliye ayrıldığı 1989 yılına kadar Sovyetler Birliği’nin kuzey kıyılarında seyreden kargo gemileri için, rotaları üstündeki buzları kırma görevi yapmış. Sonra da gemi limana çekilerek, uzun bir hazırlık aşaması sonrasında, müzeye dönüştürülmüş.

134 metre uzunluğundaki Lenin gemisini bir rehber eşliğinde geziyorsunuz. Personel kameraları, toplantı, yemek, sinema ve diğer sosyal aktivite salonları, ameliyathanesi, diş ve sağlık üniteleri ile gemi yüzer bir şehir gibi.

Büyük Vatanseverlik Savaşı” terimi Rusya ve bazı eski Sovyet Cumhuriyetleri Birliği ülkelerince sık olarak kullanılır. Bu terimle 22 Haziran 1941 tarihinde Nazi Almanya’sının Rusya’ya başlattığı savaşa karşı vatanın savunulması anlatılır. Terimin orijinali 1812 yılında Napolyon önderliğindeki Fransa ordularının Rusya’ya saldırmasına karşılık, Rusların verdikleri vatan savunması savaşından geliyor. Rusya’da Leningrad ve Stalingrad gibi bazı şehirler İkinci Dünya Savaşı’nda verdikleri kahramanca savunma savaşları ile ön plana çıkıyorlar. Murmansk şehri de Büyük Vatanseverlik Savaşında Almanlara karşı verdikleri topyekün savunma savaşları ve şehrin Nazi bombardımanı altında ağır hasar alması ile anılıyor. Yoğun saldırılara rağmen Almanların Murmansk’ı ele geçirmesine izin verilmemiş. Savaşın geri kalanında, diğer müttefik ülkelerin Sovyetler Birliği’ne girerek silah ve diğer malzemeleri iç kısımlara iletmesinde Murmansk geçiş noktası olarak görev yapmış. Murmansk’a bu kahramanlıkları nedeni ile 1985 yılında “Kahraman Şehir” unvanı verilmiş. Bu nedenle Murmansk’da çok sayıda Büyük Vatanseverlik Savaşı anısına anıt bulunuyor. Alyosha Anıtı bu anıtlar içerisinde en önemli ve en heybetli olanı.

Alyosha’nın bizdeki karşılığı “Mehmetçik“. Anıt 1974 yılında bulunduğu yere yapılmış. Omuzunda hafif makineli tüfek bulunan, yağmurluk giymiş Alyosha, sırtı şehre dönük, Kola Körfezine doğru bakarak vatanı Almanlara karşı savunuyor. Anıt, Murmansk’ın başlıca turistik yerlerinden biri. Alana iki tarafı zincirli bir yürüyüş yolundan giriliyor.

Anıt, Rusya’nın en yüksek anıtlarından biri. Yedi metrelik bir kaide üzerinde 35,5 metrelik bir asker figürü yükseliyor. Anıtın önünde devamlı olarak ateşin yandığı bir podyum bulunuyor. Anıtın önünden şehrin ve Kola Körfezi’nin muhteşem manzarası gözüküyorsa da bizim o saatte, sisli havada ve karanlıkta ne körfezi, ne de şehri görmemiz mümkün oldu.

Kuzey Kutbu’nun Sınır Muhafızları Anıtı (Pamyatnik Pogranichnikam Arktiki) Lenin Bulvarı üzerinde, Murmansk Bölge Tiyatrosu yakınında bir park içinde bulunuyor. Anıt bir sınır taşı çevresinde nöbette olan kara, hava ve deniz kuvvetlerinden askerler ve sınır köpeği içeriyor.

Büyük Vatanseverlik Savaşı anıtlarından bir diğeri savaş kahramanı Anatoly Bredov anısına 1958’de dikilmiş. Anatoly Bredov Anıtı Lenin Bulvarı üzerinde bulunuyor.

Büyük Vatanseverlik Savaşı sırasında Murmansk halkının kararlılığı ve cesaretini simgeleyen bir başka anıt kompleksi ise Bacalar Anıtı. Şehir savaş sona erdiğinde Alman uçaklarından atılan bombalar nedeni ile tanınmayacak derecede yerle bir olmuş. Sadece bir günde, 18 Haziran 1942’de, Murmansk’ın bombalanması sırasında binaların yaklaşık yarısı yıkılmış. Bu nedenle 18 Haziran Murmansk tarihindeki en kara gün kabul ediliyor.

Askeri fotoğrafçı Yevgeny Khaldei’nin çektiği bombalanmış Murmansk fotoğraflarında, Murmansk’ta sadece bacaların kaldığı görülüyor. Bu nedenle Semenovsky Gölü‘nün güney kıyısında Murmansk halkının Büyük Vatanseverlik Savaşı sırasındaki dayanıklılığına ve cesaretine dair bir başka anıt daha yaratılmış. Yerel dilde Bacalar Anıtı denen anıt kompleksine Sovyet askeri tarihçisinin fotoğrafları ilham kaynağı olmuş. Alanda bombalardan sonra ayakta kalan bacalar ve anı duvarında ise o bombalardan sonra çekilen fotoğraflar var. Anıtın yakınında biri alanın orta kısmında, ikincisi ise gölün kıyı bölgesinin yakınında olan iki izleme platformu bulunuyor. Donmuş gölde zaman zaman aktiviteler düzenleniyormuş.

Barış Zamanında Ölen Denizcilere Anıt, Chelyuskintsev Caddesi ve Geroyev-Severomortsev Bulvarı arasındaki iniş yolunda bulunan bir parkın içindeki deniz feneri. Açık havada Kola Körfezi’nin güzel manzarasının keyfini çıkarabileceğiniz şehrin en güzel yerlerinden birisi de burası.

2002 yılında açılan 17,5 metre yüksekliğinde altıgen bir deniz feneri kulesi, savaşta değil ama barış zamanında ölen denizcilerin anısına açılmış. Deniz fenerinin yanında, altına deniz suyu kapsülü yerleştirilmiş bir gemi çapası, deniz fenerinin içinde ise bir anı müzesi bulunuyor. Müzenin beş duvarına da, barış zamanında denizde ölen farklı filolardaki denizcilerin anısına anıt levhalar eklenmiş.

2009 yılında bu park içine, deniz fenerinin yanına Kursk nükleer denizaltısının kontrol odası yerleştirilmiş. Nükleer denizaltı Kursk‘ın batışı trajik bir kaza ile olmuş. Bir tatbikat sırasında gemide meydana gelen patlamanın ardından 12 Ağustos 2000’de denizaltı Barents Denizi‘nde batmış. Gemideki 118 kişinin tamamı da ölmüş.

2001 yılında büyük çaplı bir uluslararası operasyon sonucunda denizaltı 108 metre derinlikten çıkartılmış. Bu denizaltının kontrol odasının bir parçası da bu parka yerleştirilmiş. Duvarda, sonsuza dek denizde kalan bir insanın elini temsil eden bir elin izi oyulmuş

Deniz fenerinin karşısında, parkın merdivenlerini tırmanarak üst platformda Sulardaki Kurtarıcı Kilisesi‘ne (Spas on the Waters Church) ulaşıyorsunuz. Karlar altında bu anıt kompleksinin çok güzel fotoğraflarını alabiliyorsunuz.

Bekleyen Kadın Anıtı (Skul’ptura Zhdushchaya) diğer ziyaret ettiğimiz yerlerdendi. Chumbarova-Luchinskogo Caddesi üzerinde ve körfeze tepeden bakan bir parkın içinde bulunan anıt, denizde bulunan eşlerini oğullarını bekleyen kadınlara adanmış. Anıtın fikir babası şair Viktor Timofeev. 1970 yılında, yazdığı “Duygusal Nöbet” adlı şiirinden hareketle kadın sevgisi ve bağlılığının sembolü olan Bekleyen Kadın Anıtı dikilmesi fikrini dile getirdi. Anıt ancak 2012 yılında yapılabildi. Anıtın bulunduğu alandan aşağıda körfezin güzel bir manzarasını görebilirsiniz.

Son olarak da Murmansk’da alışveriş ve yemek için sizlere tavsiyelerim olsun. Plazma Mall denen market her türlü alışverişleriniz için uygun. Çok geniş bir içki reyonu var. Gray Goose adlı restoran bir akşam yemeği için tavsiye edeceğim yerlerden.

Bir de aklıma gelen bir ayrıntıyı da sizlerle paylaşayım. Murmansk’da bazı evlerin ışıkları pembe. Rus rehber bu konuya dikkatimizi çekerek bizlere “Evlerdeki bu pembe ışıklar ne için” diye sordu. Hiç birimiz bilemedik tabii ki. Öğrendik ki 6 ayın gece olarak sürdüğü ve gün ışığına hasret Murmansk’da Ruslar cam kenarında bitkilerini büyütebilmek için bu pembe ışıkları kullanırlarmış. Murmansk’ı gezerken bu pembe ışıkları görürseniz başka bir şeye yormayın..

Evet sevgili Sanal Gezgin arkadaşlarım.. Bu yazı ile Murmansk Bölgesine yaptığımız kuzey ışıkları avı ve katıldığım alternatif aktiviteleri, Murmansk hakkındaki bilgileri sizlerle paylaşmış oldum. Bu gezide çıplak gözle göremediğimiz kuzey ışıkları avına yeniden çıkar mıyız? Bilmiyorum! Hayat bizlere ne gösterecek, hangimiz bilebilir?

Yine de gökyüzündeki ışık oyunlarına şahit olma arzum tatmin olmadı. Belki bir gün, yeniden bir daha kuzey ışıkları için ve belki de başka bir bölgeye gezimiz olur.

Gezekalın

Dr Ümit Kuru

25.03.2024

Şafak Tanrıçası Aurora’nın Peşinde-Murmansk’da Alternatif Aktiviteler

Kuzey ışıkları gözleme turları genellikle alternatif aktiviteler içerirler. Turunuz eğer Lapland Bölgesinde ise Sami insanlarının köylerine ziyaret ve yaşamlarını tanıma, ren geyikleri ve Husky köpekleri çiftlikleri ziyaretleri ve onların çektikleri kızaklarla geziler, snowmobil ve ATV araçlarla karda geziler ve donmuş göllerde balık avlama gibi aktiviteler tura mutlaka ekleniyor. Böylece gece kuzey ışıkları avına kadar gününüz dolmuş oluyor. Bunlar Finlandiya, Norveç ve İsveç gibi ülkelerde de yapılmaktalar. Murmansk’ı diğer Lapland Ülkelerine göre cazip kılan ise düşük fiyat, daha doğal bir ortamda aktivite sunumları ve Murmansk’ın ve çevresinin gezilecek yerlere sahip olması. Bizim gezimize bir gün rekreasyon alanında kış aktiviteleri, bir gün Sami Köyü ziyareti (Ren geyiği ve Husky çiftliği dahil) ve bir gün de Murmansk civarı gezileri dahildi. Bu yazımda sizlerle bu alternatif aktiviteleri paylaşacağım.

Bu aktivelerden bölgeye özgün olanı Sami Köyü ziyareti. Murmansk’da Lovozero Sami Köyü ziyaretini gerçekleştirdik. Bunun için Murmansk’ın 170 km güneydoğusuna doğru seyahat etmek zorunda kaldık. Yaklaşık iki buçuk saatlik bir yol yapmanız gerekiyor. Bu köyde aktiviteleri kalabalık guruplar halinde yapacaksanız mutlaka rezervasyon gerekiyor. Sabah 10:30’dan itibaren 3 grup alabiliyorlar. Bizim gibi günün son gezi grubuna kalırsanız havanın erkenden kararması nedeniyle fotoğraflarınızın kalitesinden şikayet edeceksiniz. Bu nedenle erkenden tura başlayabilmek ve gün ışığı altında aktiviteleri yapabilmek önemli.

Samiler ya da Laponlar, Rusya, Norveç ve İsveç’in Kuzey Kutup Dairesi içinde kalan bölgelerinde çok eski tarihlerden bu yana yaşamakta olan bir etnik grup. Zamanında bu coğrafyanın tek halkı onlarken, zaman içinde asimilasyona uğratılmışlar. Şaman gelenekleri ile aslında Orta Asyalı bir halk gibi. Soylarını Orta Asya halkı ile benzeştiren yazılar okudum. Yaşam tarzlarından ve kültürlerinden benzerlikler olduğu kesin.

2000 civarı Murmansk’da olmak üzere, tüm Sami halkı sayısı 60.000 kadar diye tahmin ediliyor. Halkın %70’i Ural dil ailesine bağlı Sami (Saame) dili olan Laponca-Samice konuşuyor. Samiler kendilerine Laponyalı denmesinden hiç mi hiç hoşlanmıyorlar. “Lapp” yama anlamında ve Samilerin çok renkli giysilerinden hareketle “yamalı insanlar” anlamına gelebilecek “Laponyalı” denmesinden rahatsızlar. Bence giysilerinin renkleri çok güzel. Öyle sıkı ve güzel bir dokuması var ki kışın o en soğuk günlerine karşı son derece sağlıklı giysiler. Onlarla “yamalı” diye alay edenler halt ediyorlar!

Bizim aktivitelerden hem Sami Köyü ziyareti ve hem de Husky çiftliği ziyareti aynı bölgeye yani Lovozero’ya oldu. Husky çiftliği ziyareti benim en sevdiğim bölümdü. Samileri tanımanın, kültürlerini öğrenmenin yanında Husky Köpeklerin çektiği kızaklarla seyahat etmek müthiş bir keyifti.

Lovozero Husky çiftliğinde bizi karşılayan görevli, grup büyük olunca önce grubu ikiye böldü ve bir grubu Huskylerin çektiği kızaklara götürdü. Diğer grup ise Ren geyiklerinin beslendiği ve Sami halkının yaşamlarından kesitlerin sergilendiği alana götürüldü. Burada bizlere Sami İnsanları, yaşamları ve kültürleri hakkında bilgiler verildi. Ren geyikleri ve Husky köpekler Sami İnsanları için her şey demek. Burada Ren geyikleri evcilleştirilmiş. Ren geyiklerine bu bölgenin inekleri muamelesi gösteriyorlar. Hem kızakları çekmek amacıyla ve hem de etinden ve derisinden faydalanmak amacı ile besleniyorlar. Finlandiya, İsveç ve Rusya’nın kuzey bölgelerinde bolca evcil Ren geyiği bulunuyor. Bu hayvanlar liken türü bir yosunla besleniyor. Bir evin içinde Sami halkının ev eşyaları ve şamanların aletleri sergileniyor. Sergide Orta Asya Şamanlarınınkilerle ortak bir sürü alet sergileniyordu.

Husky köpeklerine ise bayılacaksınız. Kızaklara 10-12 Husky köpeği bağlıyorlar. Kızağa bağlanmayan köpeğin ağladığına şahit oldum. Bu kadar küçük gözüken bir hayvanın bir sürücü, iki yolcu ve bir de kızağın ağırlığını o kadar süratte çekebilmesi çok şaşırtıcı.

Husky” terimi aslında 1600’lü yıllarda Kuzey Amerika’ya ilk ayak basan Avrupalı kaşiflerin, kendilerine “Uskee” diyen Eskimoların adlarını yanlış telaffuz etmelerinden kaynaklanıyor. Bu kaşifler ilk kez gördükleri halkın köpeklerine, Eskimoların köpekleri anlamında, “Husky Köpekleri” demişler. Ataları gri kurt ve soyu tükenmiş Arktik ırk olan Taimyr Kurduna dayanan bu köpeklerin adı da Husky kalmış. Çok güzel, çok sadık ve bu zorlu coğrafyaya çok uygun hayvanlar. Fillerin sırtında seyahat ederken hissettiğim hayvanın gücünü, kızakları çeken Husky köpekleri için de hissettim.

Diğer gün gittiğimiz Sami Köyü tam bir turistik tesis gibiydi. Bu köyde her şey daha çok şova yönelik olarak dizayn edilmişti. Burada da Ren geyikleri, Husky köpekleri vardı. Ama burada mini bir hayvanat bahçesini gezdiğimiz hissine kapıldım. Sami çadırları ve Sami giysili insan heykelleri de sergileniyordu. Geleneksel Sami oyunlarına biz de dahil olduk. Bana buradan ziyade Lovozero Husky Çiftliği daha doğal geldi. Sami Köyünde akşam yemekleri, Sami geleneklerine uygun olarak sunuldu. Sami usulü balık çorbası, ren geyiği eti yedik.

Aktif Rekreasyon Parkı (Park Aktivnogo Otdykha-Winter Park) Murmansk’a yakın olan ve insanların kış aktivitelerini gerçekleştirebilmek için kurulan bir merkez. Murmansk’a 25 km mesafede bir eğenlerce parkı. Burada bir merkezde tanıtım yapılıp herkese uygun kar çizmeleri, kasklar ve isteyene üst giysileri veriliyor. Daha sonra 3 grup haline ayrılıp ATV, snowmobil ve denizlerden alışık olduğumuz muz üstünde kayak aktivitelerine başlanıyor.

Hedef donmuş olan göle kadar gruplar halinde hareket etmek. Göle ulaşınca gölün buz yüzeyinde delik açılarak balık tutmaya çalışılıyor. Burada çay kahve bisküvi sunmak verilen hizmetler arasında. En çok zevk aldığımız snowmobille gezmek oldu.

Bir sonraki yazıda son olarak sizlere Murmansk şehir içi gezi yerlerini paylaşacağım ve kuzey ışıkları maceramızı da bitirmiş olacağım.

Gezekalın

Dr Ümit Kuru

22.03.2024

Şafak Tanrıçası Aurora’nın Peşinde-Murmansk’da Kuzey Işıkları

Murmansk Rusya’nın en kuzey batı ucunda yer alan ve Rusya İmparatorluğu’nun en son kurulan şehridir. Barents Denizi‘nin bir nehir ağzı girişi olan Kola Körfezi‘nin hem yamaçlarında ve hem de kıyılarında yer alan bu şehre Rusya Laplandı-Laponyası adı da veriliyor. Burası son zamanlarda kuzey ışıklarını gözlemek için tercih edilen bir rota haline geldi. Tercih nedenleri arasında bu şehrin diğer Lapland ülkelerine göre daha ucuz olması, kutup dairesine daha yakın olması nedeniyle kuzey ışıkları görülebilme olasılığının yüksek olması ve kuzey ışıklarını gözlemek dışında alternatif günlük aktiviteler bakımından da zengin olması sayılabilir.

Eskiden Ruslar, Norveçlileri (Vikingler) Murman olarak çağırırlarmış. Murmansk şehrinin ismi de Murman’dan türetilmiş. Burada Kuzey Atlantik Akıntıları nedeniyle deniz asla donmuyor ve ulaşım aksaması yaşanmıyor. Yine bu akıntılar sayesinde uzun, karlı kışlara rağmen Murmansk’ın iklimi ılıman hale geliyor. Ayrıca iyi bir kara ve demiryolu ağı sayesinde ulaşımda aksama yaşanmıyor. Bu nedenlerle 1915 yıllarında kurulan genç bir şehir olmasına rağmen Murmansk, Rusya ve hatta tüm bölge için çok önemli bir liman şehri olma özelliğini koruyor. Komünist rejim döneminde buraya yerleşimi sağlamak için verilen teşviklerin, rejim değişikliği sonrası kalkması nedeniyle Murmansk nüfusunda son zamanlarda düşmeler yaşanmasına rağmen hala Arktik Okyanus kıyılarındaki en kalabalık şehir.

19-24 Aralık 2023 tarihleri arasında Doc’s Club’ın tur firması DNA Turizm’in organizasyonu ile Murmansk’a kuzey ışıklarını görmek için gittik. Sabah 07:25’de İstanbul Havalimanından kalkan Rus havayolu Aeroflot uçağı ile önce Moskova’ya gittik. Yarım günlük bir Moskova şehir turu ardından 21:40’da havalanan başka bir Aeroflot uçağı ile 00:20’de Murmansk’a vardık. Murmansk’da hava şartları bazen kötü olabiliyor. Bizim Murmansk’dan Moskova’ya dönüşümüz epey bir olaylı oldu ve uçuşta gecikmeler yaşandığından İstanbul’a dönüş uçağını kaçırdık. Gerçi yeni bir uçak ayarlanana kadar bir Moskova turu daha yapma şansımız oldu. Moskova Havalimanından şehir merkezi olan Kızıl Meydan’a ulaşmak trafik nedeni ile çok azaplı oluyor. Yoğun trafik nedeniyle, havaalanından merkeze git sonra Murmansk uçuşu için merkezden yeniden havalimanına dönüş yap! Yarım günlük tur biraz sıkış tepiş yapılabiliyor.

İşin başka bir kötü tarafı Ruslarla anlaşmanın zorluğu. Yalnız başınıza giderseniz sakın ola rahatlıkla “Ruslarla İngilizce konuşarak anlaşırım” gibi bir fikriniz olmasın. Ruslarla İngilizce veya Rusça dışında başka bir dilde anlaşmanız çok mümkün değil. Dil bilen sayısı az. Bu nedenle kendiniz gidecekseniz daha İstanbul’da iken size orada rehberlik edecek ve anlaşabileceğiniz yerel bir rehber ayarlayın ya da turlarla gitmeyi tercih edin derim. Rusça biliyorsanız işin rengi değişir tabii ki. O zaman tatiliniz daha ucuza da gelebilir.

Murmansk gittiğimiz mevsimde oldukça soğuktu. Gün ışığının olduğu zaman ise çok azdı. Bunun anlamı kuzey ışıkları avı dışındaki aktiviteler için zamanınız kısıtlı oluyor. Mutlaka çok soğuğa uygun giysileriniz olmalı. Soğuğa uygun ayakkabı, termal içlik ve termal çoraplar İstanbul’dan edinilmeli. Lokal kimyasal ısıtıcılar, kar maskeleri ve uygun eldivenler, aktiviteler ve kuzey ışık avı için mutlaka yanınızda olmalı. İnsanın nefesi soğuktan donabiliyor. Aşağıdaki fotoğraf nefeslerimizin soğuktan görünür hale geldiğinin fotoğrafıdır.

Biz Murmansk’da Azimut Hotelde kaldık. Merkezde olan ve çok güzel bir oteldi. Otelin karşı sokaklarında para bozdurmak için banka şubeleri, şube önlerinde ise para bozan şahıslar var. Biz hem bankadan ve hem de satıcılardan para bozdurduk. Murmansk’da Ruble dışında para birimi kullanmanız pek mümkün değil. Kredi kartlarınız da savaş nedeniyle uygulanan ambargodan işlemeyecektir. Murmansk marketlerinde alışveriş yapma şansınız olacaktır. Özellikle votkalar çok uygun fiyatlılar.

Biz orada iken hem Moskova ve hem de Murmansk karlar altındaydılar. Tam kartpostallık fotoğraflar çekebildim. Zamanı gelince paylaşacağım.

Murmansk’da bulunduğumuzda yılbaşına yakın zamanlardaydık. Bu nedenle hem Murmansk ve hem de Moskova çok güzel ışıklandırılmış ve süslenmişlerdi. Sanki Rusya savaşta ve ekonomik ambargo altında olan ülke değilmiş gibiydi.

Bu bölümde önce Murmansk’da kuzey ışıkları avı ile ilgili izlenimlerimi paylaşayım. Murmansk’da 3 gece boyunca yemek sonrasında kuzey ışıklarını görmek için şehir dışına çıktık. Kuzey ışıklarını özellikle şehir ışıklarından uzakta olan yerlerden gözlemlemeniz gerekiyor. Bunun için Murmansk çevresinde ve en az 30 km kadar dışarlarda tepelik ve karanlık olan alanlara götürdüler.

Biz ilk yazımda bahsettiğim gibi şansız olan kuzey ışıkları avcılarındandık. Çıplak gözle görülür renk cümbüşlerine 3 gecenin hiç birisinde rast gelmedik. Ancak fotoğraf makinası ile çektiğiniz gökyüzünde silik halde yeşillik fark ediyorsunuz.

Genellikle kuzey ışıkları avı turlarına profesyonel olduğu söylenen fotoğrafçılar eşlik ediyorlar. Ama bence onların profesyonellikleri bizim çıplak gözle fark edemediğimiz auroraları fark edip fotoğraf makinalarına erken sarılabilmeleri. Bizden sonra birkaç hafta aralarla aynı yerlere 2 grup daha gitti ve onlar çok şanslılardı. Daha ilk geceden çıplak gözle kuzey ışıklarını görebildiler.

Kalabalık grup turları otobüslerle seyahat ettiklerinden belli saatlerde ve yaklaşık 3 saat boyunca ışıkları görmeye çalışıyorlar. Küçük gruplar ise aurora takip programlarına göre zamanı ayarlayarak daha nokta atışı kuzey ışığı avı yapıyorlar.

Evet sanal gezgin arkadaşlarım. Bizim Murmansk’daki kuzey ışıkları avımız pek de başarılı geçmedi. En azından hayalini kurduğum şekli ile kuzey ışıklarının gökyüzündeki dansını izleyemedim Yakalayabildiklerim sadece silik yeşil ışıklar oldu. Yukarıdaki belirgin kuzey ışıkları fotoğrafları aynı bölgeye başka turdan sevgili Teoman Cimit’e ve bizim gruptan sevgili Dr. Rabia Güven’e aitler. Bizim gittiğimiz ay belki kuzey ışıklarını izleme açısından riskliydi. Ocak ve şubat aylarında gidenler çok net olarak ışıkları görebildiler. Sizin anlayacağınız Murmansk’da hem diğer aktivitelere katılıp hem de kar topu oynayarak döndük. Moskova turları ise işin bonusu oldu.

Ancak sizin için Murmansk’da kuzey ışıkları avı asla bir alternatif olmaktan çıkmasın. Rusya’nın en kuzeyindeki bu şehrin sizlere 3 gün için sunacağı çok şey mevcut. Ne demek istediğimi bundan sonraki yazımdan anlayacaksınız

Gezekalın

Dr Ümit Kuru

20.03.2024

Şafak Tanrıçası Aurora’nın Peşinde

Tanrıça Aurora
Tanrı Boreas

Bazı kaynaklarda “Kuzey Işıkları” için “Aurora Borealis” terimini ilk kez 1623 yılında Galileo Galilei’nin kullandığı yazılıyor. Şafağın Işığı anlamına gelen Aurora Borealis kelimesindeki Aurora Roma mitolojisinde Şafak Tanrıçasından, Borealis ise Kuzey Rüzgarları Tanrısı Boreas‘tan gelmektedir. Yani Şafak Tanrıçası ‘Aurora’ ile kuzey rüzgarının birleştirilmiş hali anlamında bir tanımlama.

Biz 19-24 Aralık 2023 tarihleri arasında Rusya’nın Murmansk kentine kuzey ışıklarını görebilmek umuduyla bir gezi yaptık. “Umuduyla” dememin nedeni kuzey ışıklarını görmenin gerçekten bir şans işi olmasıdır. Amacınız fotoğraflarını gördüğünüz doğanın renk cümbüşü olayını görebilmek! Önceden turu ayarlayıp, biletlerinizi alıyorsunuz ve bir dünya yol gidiyorsunuz. Sonrası orada bulunduğunuz zamandaki güneş patlamalarına, havanın durumuna, bulutların insafına bağlı kalıyor. Tabii ki aurora izleme programları ile nokta atışı ayarlama yapabiliyorlar. Ama siz orada iken havanın durumu sürekli yağışlı ve bulutlu ise buna program ne yapsın? Yaptığınız harcama, gezinizin başlangıç amacını karşılamayacak, umudunuz da boşa çıkacaktır. O zaman da bol bol kar topu oynar ve yurda dönersiniz. Bu dediklerimi yaşamış çok sayıda gezgin arkadaşım oldu.

Kuzey ışıklarını görmek için Rusya’nın Murmansk şehrine yaptığımız gezimizde yukarıda bulunan fotoğraf gibi net, çıplak gözle görülen Kuzey Işıklarına rastlayamadık. Yukarıdaki fotoğraflar aynı bölgeye gezi yapan profesyonel rehber ve sevgili arkadaşım Teoman Cimit‘in fotoğraflarıdır. Onun izniyle ve aynı bölgeye yaptığı geziden kendi çektiği fotoğrafları kullanmak zorunda kaldım. Kendisine teşekkür ederek konuya girelim. Bizim gezideki fotoğraflar, kuzey ışıklarını görmedeki şansızlığımız nedeni ile ancak aşağıdaki fotoğraf kadar olabildi.

Kutup Işıkları Dedikleri Ne Ola ki?

Kuzey Işıklarının adı çıkmış ama bunun bir de Güney Işıkları ( Aurora Australis) var. Yani aslında bunlara “Kutup Işıkları” (Kutup Aurorası) demek lazım. Kutup ışıkları, kuzey ve güney kutup bölgelerinde gökyüzünde görülen, yeryüzünün manyetik alanı ile güneşten gelen yüklü parçacıkların etkileşimi sonucu ortaya çıkan doğal ışımalardır. Aşağıdaki video olayı kabaca izah ediyor.

Biraz daha ayrıntısına girersek şu bilgileri sizlerle paylaşabilirim; Güneşte her zaman jeomanyetik fırtınalar yaşanıyor ve bunlar dalgalar halinde uzaya saçılıyor. Her yöne giden ve yüklü parçacıklardan oluşan dalgalar dünyamıza da ulaşıyorlar. Dünyamızın çevresinde var olan manyetik alan güneşten gelen bu parçacıkları saptırıyor. Yani bir nevi kalkan görevi görüyor. Bu parçacıkların dünyanın atmosferine girmeyi en çok başarabildiği yerler ise kutup bölgeleri. Çünkü bu bölgelerde güneşten gelen yüklü parçacıklar manyetik alan çizgilerine görece daha paralel hareket ederek manyetik kuvvetlere daha az maruz kalıyor. Güneşten gelen parçacıklar atmosferdeki oksijen ile etkileşime girdiğinde yeşil, azot molekülleriyle çarpıştığında mavi, iyonlaşmamış azot atomları ile çarpıştığında ise mor ya da eflatun ışık yayılıyor. Böylece kutup ışıkları olarak adlandırılan doğa olayı ortaya çıkıyor. Bu ışımalar genellikle geceleri gözlemleniyor. Ağırlıklı olarak da atmosferin iyonosfer tabakasında (70-400 km arasındaki kısım) meydana geliyor.

Türkiye’de Kuzey Işıkları-2023

Bu doğa olayı yaygın olarak 60 ve 72 derece kuzey ve güney enlemleri arasında görünüyor. Her iki kutup ışıklarının oluşumu benzer özelliklere sahip. Ancak Antarktika’da (Güney Kutbu), Arktika’da (Kuzey Kutbu) olduğundan daha yüksek enlemlerde kutup ışıkları görülüyor. Normal şartlarda Türkiye gibi orta enlemlerde yer alan ülkelerde kutup ışıkları görülmüyor. Ancak güneşten güçlü jeomanyetik fırtınalar koptuğu zamanlarda dünyamızın her köşesinden kutup ışıkları görüldüğü rapor edilmiş. Nitekim 2023 yılının kasım ayında Türkiye’de bile kırmızı renkli kuzey ışıkları görüldü.

Kuzey Işıkları Nerede Görülür?

Eylül-mart ayları aralığında görülebilen Aurora Borealis, dünyanın kuzey kutup dairesi içerisinde toprakları olan ülkelerden izlenebiliyor. Kuzey ışıkları için hangi ülkeye gideceğinizi seçmenizde en önemli kriterlerin başında maliyet geliyor. Her gezginin rüyalarını süsleyen renk cümbüşünü görmek için en çok Lapland olarak da bilinen bir bölge ziyaret ediliyor. Rusya, Finlandiya, Norveç, İsveç gibi ülkelerin kuzey kısımlarında kalan topraklar Lapland diye adlandırılıyor. Bu ülkeler arasında en ucuz gözükenler Rusya ve Finlandiya. Kanada ve Alaska‘da Kuzey Işıkları için, daha az olmakla birlikte, tercih edilen diğer yerlerden.

Bu bölgelerden sadece Rusya’daki Murmansk bölgesini ve İzlanda’yı ziyaret ettim. Ama kuzey ışıkları ile ilgili bu yazımı tamamlaması için Lapland’da tercih edilen diğer yerleri de araştırdım. Okuduklarımdan bu bölgeler hakkındaki bilgileri ve açık kaynaklardaki görselleri sizlerle paylaşmak isterim.

İsveç, kuzey ışıklarının görülebildiği diğer ülkelere nazaran daha ılıman iklim yapısıyla tercih edilebiliyor. İsveç’te Abisko Milli Parkı, Kiruna Bölgesi, Björkliden, Luleå, Jukkasjä ve Tornedalen kuzey ışıklarının görülebildiği turistik yerlerinden. Yazıldığı kadarından anladığım buzdan ve ağaçlardan tasarım otelleri ile daha lüks bir ortamda, daha ılıman bir havada kuzey ışıklarını görmek istiyorsanız İsveç’i tercih edeceksiniz.

Eğer kuzey ışıklarını görmek için Norveç’e gitmek isterseniz dikkat etmeniz gereken bazı konular var. Norveç diğer İskandinav ülkelerine göre daha pahalı. Ayrıca Norveç, kış aylarında yağış alan bir bölge. Bu nedenle gideceğiniz tarihlerde yağış olacaksa gökyüzü bulutlu olacağı için kuzey ışıklarını görmeniz imkânsız hale gelecektir. Norveç’e kasım ve aralık aylarında gidilmesi hava durumunun uygunluğu açısından daha çok tavsiye ediliyor. Norveç’in Svalbard Adası, Trondheim, Finnmark, Bodo, Alta, Tromsø, Narvik, Kjollefjord, Skibotn, Nordkapp, Tana Bru, Vardo ve Lofoten Adaları kuzey ışıkları için tercih edilen bölgeler.

Finlandiya, komşu Lapland ülkelerine göre daha uygun fiyatlı olması ve gündüz aktiviteleri bakımından daha zengin olmasıyla bir cazibe merkezi. Finlandiya’nın Kakslauttanen, İnari, Nellim, Utsjoki ve Luosto şehirleri kuzey ışıklarının izlenebildiği şehirlerinden bazıları.

Danimarka’nın Grönland Bölgesi, kuzey ışıkları deyince akla gelen diğer bölgelerden. Danimarka’nın özerk bölgesi olan Grönland’ın tamamı kuzey kutup dairesi içerisinde kaldığından burası kuzey ışıklarının yuvası haline geliyor. Bölgede kuzey ışıklarını görmeye en uygun şehirler, Nuuk, Ilulissat, Isortoq ve Ammassalik olarak belirtiliyor.

Rusya kuzey ışıklarının gözlemlenebildiği diğer alternatif yerlere göre oldukça uygun fiyatlı ancak diğer seçeneklerine göre daha soğuk. Rusya’nın kuzey kısmında yer alan Murmansk, kuzey ışıklarının en sık gözlemlendiği bölge. Türkiye’den bu bölgeye gitmeniz için önce Moskova’ya gitmeniz ve oradan da Murmansk’a 2 saatlik bir uçak yolculuğu daha yapmanız gerekecek. Murmansk dışında Naryan-Mar, Vorkuta, Yakutski, Kirovsk ve Petrozavodsk Rusya’nın Aurora merkezlerinden.

İzlanda pahalı tercihlerden olacaktır. İzlanda’da kuzey ışıklarının görülebildiği yerlerin başında Thingvellir Ulusal Parkı, Reykjavik, Vik, Vatnajokull ve Akureyni geliyor. 2016 yılında temmuz ayında İzlanda’ya güzel bir gezi yapmıştık ve yazısını da yazmıştım (https://gezekalin.com/2016/08/01/atesin-ve-buzun-yurdu-izlanda-baslangic/) İzlanda tercihinizde görebileceğiniz gayzerler, kaplıcalar, buzullar gibi diğer doğal güzellikler burayı cazip hale getirebilir. İzlanda’da elül- nisan ayları arasında kuzey ışıklarını görebilirsiniz.

Kuzey Işıklarının Kanada’da en iyi ekim ve mart ayı arasında izleyebileceği yazılıyor. Yukon, Manitoba, Alberta, Calgary, Nunavut, Tuktoyaktuk, Yellowknife, Whitehorse, Iqaluit, Kuujjuaq, Banff, Jasper Kanada’da Kuzey Işıkları için tavsiye edilen yerler.

Kuzey ışıklarını görmenin garantisinin verilmesi oldukça zor olmasına karşın Alaska, bu ihtimalin en yüksek olduğu yer. Alaska, uzun geceleri ve açık hava koşulları nedeniyle yıl boyunca kuzey ışıklarının görülebildiği nadir bölgelerden. Ağustos sonundan mayıs ayına kadar olan zaman dilimi içerisinde Alaska’ya giderseniz şansınız epey artacaktır. Alaska’nın neredeyse tüm şehirlerinden kuzey ışıkları gözlemlenebiliyor. Özellikle Fairbanks hem konaklama seçeneğini ve hem de kuzey ışıklarını görme ihtimalinizi artırmanız açısından tavsiye ediliyor. Buraya ulaşmak ise hem maliyetli ve hem de zor olacaktır.

Kuzey Kanada şehirleri arasında Churchill, Yellowknife, Newfoundland, Calgary, Banff, Manitoba, Igaluıt ve daha pek çok şehir muhteşem kuzey ışıklarını görebileceğiniz şanslı noktalardan. Kanada’nın bazı eyaletlerinde ağustos sonundan mayıs ayına kadar kuzey ışıkları gözlemlenebiliyor.

Evet Sanal Gezgin arkadaşları kuzey ışıkları ile ilgili bu giriş yazısı sonrasında sizlerle Murmansk gezimizi paylaşacağım..

Gezekalın

Dr Ümit Kuru

18.03.2024