• Arşivler

  • Diğer 515 aboneye katılın
  • Mart 2013 den beri

    • 385.589 ziyaretçi
  • Mart 2026
    P S Ç P C C P
     1
    2345678
    9101112131415
    16171819202122
    23242526272829
    3031  

Harikalar Diyarı Bhutan’a Yeniden Yolculuk; Thimphu-Paro

IMG_1964.JPG

27.10.2012 tarihli gezi yazısıdır..

Bhutan’ın en büyük yerleşim merkezi ve başkenti olan Thimphu, deniz yüzeyinden yaklaşık 2.000 metre yükseklikte. 1952’de daha önceki başkent Punakha’nın yerine hükumet merkezi ilan edilmiş. Bu tarihten sonra, 17.yy’da inşa edilen Trashi Chhoe Dzong (Dzong kale-manastır anlamında) adlı tapınak, resmi daireleri içine alacak biçimde genişletilmiş ve krallığın yönetimi buraya taşınmış.

img_1326

Thimphu’nun bir diğer özelliği Asya’da trafik lambası olmayan tek başkent olması. Önceleri yol ortasında bulunan trafik polisi kulübeleri içindeki polisler,trafiği el-kol hareketleri ile yönetiyorlarmış. Bu polislerin trafik yönetimi estetik olarak o kadar güzel olmuş ki, zamanla seyrine doyum olmayan bir gösteri haline dönüşmüş. Bir dönem trafik lambaları dikilmiş ve bu polis kulübeleri de sökülmüş. Ancak trafik polislerinin gösterilerini özleyen halk Kraldan bu lambaların sökülmesini ve eski sisteme dönülmesini talep etmiş. Biz de dün öğle yemeği için gittiğimiz restorana girmeden önce, yol ortasındaki kulübesinden trafiği yöneten polisin bu gösterisine şahit olmuştuk. Eller sanki bir balerin estetiği ile çalıştırılıyor.

img_1519-001

Kahvaltı sonrası bagajları yeniden minibüsün tepesine yerleştirdiler. Zavallı Sirin ve Sonam! 8 gün boyunca bu işi her gün yapmak zorunda kaldılar.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Thimphu içinde dünden kalan bazı yerleri öğlene kadar ziyaret edeceğiz. Öğle yemeğini Thimphu’da yedikten sonra heyecanla beklediğim okçuluk müsabakalarını izlemeye gideceğiz. Daha sonra ise Paro’ya doğru yola çıkacağız.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Bugün ilk durağımız Dechen Phodrang adlı bir manastır olacak. Kelime anlamı olarak “Büyük Mutluluk Sarayı” anlamındaki bu manastır, aslında orijinal Trashi Chhoe Dzong. 1216 Yılında Lama Gyalwa Lhanangpa, Dechen Phodrang Manastırının bulunduğu yere Dho-Ngen Dzong (Mavi Taş Manastırı) adlı bir manastır inşa ettiriyor. 1641 Zhabdrung Namgyal bu kaleyi ele geçiriyor ve ona Trashi Chhoe Dzong (Mutlu Din Kale-Manastırı) adını koyuyor. Ancak bu kale manastır mekan olarak yetmeyince bugünkü kale manastır (Trashi Chhoe Dzong) inşa edilmiş ve burası da sadece rahiplerin hizmetine verilmiş. 1971 yılında bu manastır 8 yıllık eğitimlerini almak üzere acemi rahipler için bir okul haline dönüştürülmüş. Bugün içinde 450’ye yakın çocuk yaşta rahip adayı ve bunların eğitiminden sorumlu 15-20 kadar eğitmen var. Üst katlardaki 12. Yüzyıldan kalma boyamalar nedeni ile UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirası listesi için gözlem altında olan bir yer.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Buradaki çocukların eğitimlerini bilmem ama çocukluklarını sonuna kadar yaşadıklarına kısa dönemde de olsa şahit olduk. Bir yanda misket oynayan çocuklar, bir yanda koşturan çocuklar ile bu okul, sanki panayır yeri gibi. Görüntüyü bozmayan bir başka şey de, çocukların tek tip giydikleri kırmızı turuncu renkli giysiler. Sevdik burayı ve çok güzel fotoğraflar çektik.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

IMG_1591.JPG

Bir sonraki ziyaret yerimiz ise Trashi Chhoe Dzong oldu. Wang Chhu (Chhu, nehir demek yani Wang Nehri) Batısında, şehrin kuzeyindeki bu kale manastır, Bhutan’daki en büyük kale-manastırlardan (Dzong) bir tanesi. Dört bir yanda 3 katlı kuleler var. Kuleler dışında tamamı 2 katlı olan bu dev yapının bir kısmında Krala, İç işleri ve Maliye Bakanlarına ait ofisler yanında, ruhban sınıfına ait ofislere ve Manastırlar var. Burası Büyük Ruhban sınıfının (Dratshang) Yazlık Sarayı ve bu sarayın avlusu her yıl Tshechu Festivalinin yapıldığı yer.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Trashi Chhoe Dzong’a doğru dış avluda yürürken uyarılıyoruz;”Sağda Kralın Sarayı ve Parlemento Binası var. Fotoğraf çekmek yasak”.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Saraya girerken sizi dört yönün koruyucu tanrılarının oymaları, hiddetli görüntüsü ile sarayı kötülüklerden koruyan ilahlar Chana Dorje ve Hayagriva oymaları, Bhutan’ın sevilen efsanesi olan ve gövdeyi simgeleyen fil, aklı simgeleyen maymun, duyguları simgeleyen tavşan ve ruhu simgeleyen tavus kuşundan oluşan 4 arkadaş öyküsünün çizimleri karşılıyor.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Geniş avluya girdiğimizde derin bir sessizlik vardı. Sessizliği sadece güvercinlerin kanat sesleri bozuyordu. Sağda ve solda birer manastır var ve ortadaki 5 katlı merkez kule (Utse) bu iki yapıyı birbirinden ayırıyor. Dua çarkları ise tüm avlu boyunca duvarlarda bulunuyor.

Burası, 1866 da ilki olmak üzere, üç defa yangın geçiriyor. Ortadaki 5 katlı merkez kule 1897 depreminde yıkılıyor ve 1902’de tekrar inşa ediliyor. Thimphu’nun başkent olmasına 1962 ‘de karar alınınca Kral Jigme Dorji Wangchuck bir plan dahilinde kale-manastırda tadilat ve ilavelere başlıyor. Bir tek ortadaki merkez kuleye ve yeni tapınağa (Lhakhang Sarpa) hiç dokunulmuyor. Tabii ki geleneksel tarzda yenileştirmeler yapılıyor; Yani yazılı plan olmaksızın ve çivi kullanılmaksızın!

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

IMG_1651.JPG

Dzong gezisi sonrası bu kez el yapımı kağıt üretim merkezine doğru yol aldık. Kağıt deyip geçmemek lazım. Her aşaması zahmetli ve göz nuru gerektiriyor.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Öğle yemeğimizi Changlimithang Stadyumu karşısında bir yerde yedik. Bu stadyum 1885 yılında kazanılan bir savaşın bulunduğu alana 1974 yılında kurulmuş. Futbol müsabakaları ve okçuluk yarışmaları düzenlenen çok amaçlı bir stadyum. Okçuluk Bhutan’da hemen her yerde rastlayabileceğiniz bir aktivite.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Rehberimiz Sonam bizi yemekten sonra bu stadyumun hemen yanı başında bulunan bir alana götürdü. Bhutan’da Okçuluk müsabakalarını izlemek kadar zevk aldığım bir aktivite olmadı diyebilirim. Bhutan’da 145 metre uzaktaki hedeflere atış yapılıyor. Her iki tarafta hedef tahtası var. Hedefe doğru atış yapılan yerde, atış yapmayanların arkasına saklandıkları bir duvar var.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Ok atan hedefi eğer vurursa, atış yapılan yerdekiler nereden vurduğunu söylüyorlar ve danslar eşliğinde kısa bir kutlama yapılıyor. Hedefi vuran da, vurduğu hedefin rengine göre bir kuşak alıp, beline takıyor. Örneğin hedef tahtasındaki en merkezi alan kırmızı vurulmuş ise kırmızı, sonraki daha büyük sarı alan vurulmuş ise sarı renk kuşak takılıyor. Böylece siz müsabakadakilerin ne kadar usta olduğunu anlayabiliyorsunuz. Muhteşem bir deneyimdi. Bizlerde ok atmak istedik ve daha program aşamasında bu aktivite konmuştu. Ancak oklarımız ve bambu yaylarımız arabamızda gezdiğimiz halde bir fırsat bulup da denemesini yapamadık.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

IMG_2345.JPG

Thimphu içindeki son gezi yerimiz ise Semtokha (Simtokha) Dzong. Burası Thimphu’dan yaklaşık olarak 5 km dışarıda ve 1629 yılında Bhutan’daki tüm derebeylerini birleştiren Zhabdrung Ngawang Namgyal tarafından inşa edilen ilk kale-manastır olma özelliğini taşıyor.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Semtokha Dzong, Trashi Chhoe Dzong’dan sonra pek bir küçük kaldı ama buranın da tarihsel önemi var. Burada da bol bol Budist Rahip adaylarının fotoğraflarını çektik. Bu arada söylemeliyim ki Bhutan’lılar kadar kibar insanlar az bulunur. Çoğunlukla izin istedik ama izin almadan da fotoğraf çekimi konusunda sorun çıkmadı. İzin isterseniz en güzel halleri ile fotoğraf çektiriyorlar.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

IMG_2398.JPG

Sonunda bu güzel şehirden ayrılma ve gecelemeyi yapacağımız Paro Şehrine doğru yola çıkma zamanı geldi. Thimphu-Paro arası 1,5 saat kadar sürüyor. Biz yol üstünde 14. Yüzyıl Budist tapınağını ziyaret edeceğiz. Bu özel tapınak asıl ziyaret etmek istediğimiz yer değil. Bizim asıl niyetimiz Thangtong Gyalpo adlı bir ünlü demirci ustası, mimar ve düşünürün yaptığı ve Pa Chhu nehri üzerine kurulu demir köprüyü ziyaret etmek. Zamanında bu ülkede, bu ustanın yaptığı çok sayıda demir köprü varmış. Ancak şimdilerde Gyalpo Ustaya ait köprülerden sadece bu köprü ve bu köprünün de sadece birkaç demir halkası ayakta kalabilmiş. Buradaki özel tapınak, zamanında Gyalpo usta ve ailesine ve şimdilerde ise onun kuşaklar sonraki akrabalarına aitmiş.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Köprüye vardığımız zaman hava kararmaya başlamış, güneş yerini dolunay hali ile aya bırakmaya başlamıştı. Altımızda akan türkuaz renkli nehir üzerine kurulu, yan korkuluklarına da renkli dua bayrakları asılı köprü üstünde bir ileri, bir geri gidip geldik.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Ben geçen sene Paro şehrini, Thimphu şehrinden daha sıcak ve sevimli bulmuştum. Paro’ya girer girmez eski bir dosta kavuşmanın heyecanını yaşadım. Bu şehirde hediyelik eşya dükkanları, bir uzun cadde üzerinde sağlı sollu sıralanmış durumda ve tek cadde var. Toplanması-buluşması kolay olduğundan alışveriş için bir saatlik bir zaman ayarladık. Grup ne zamandır alışveriş yapmadığından onların bu açlığını doyurmak lazım. Buluşma yeri ve saati verip dağıldık. Grubun bir anda çil yavrusu gibi dağıldığını gördüm. En vefakar takipçim eşim bile bir dükkana beni bırakıp dalınca “Eh! Haydi Bismillah” deyip ben de daldım alışverişe…

Alışveriş bitince tekrar minibüste toplandık. Bu sefer otele gidiyoruz. Otelimizin ismi Olathang Hotel. Burası Krallardan bir tanesi taç giyeceği zaman, dışarıdan gelecek devlet büyükleri için yapılmış bir resort otel. Evler klasik Bhutan tarzında yapılmışlar. Birbirlerinden bağımsız evler şeklindeler. Çok büyük bir alanda kurulmuş. Yeşillikler içinde bir otel ve sabaha çok güzel bir Paro manzarasına da uyanacağımıza emindim. Ekip bu oteli de sevdi. Akşam yemeğimizi yedik, biraz muhabbet sonrası odalarımıza çekildik.

Yarın tüm gün Paro şehrindeyiz…

Gezekalın ve Aydınlık kalın

Dr Ümit Kuru

İlk yayın tarihi: 14.11.2012 Saat 22:40

Gözden geçirilmiş yeniden yayın tarihi: 03.01.2017 Saat 22:05

 IMG_2360.JPG

Harikalar Diyarı Bhutan’a Yeniden Yolculuk-Gedu-Thimphu

IMG_1340.JPG

26.10.2012 tarihli Bhutan gezisinin yazısıdır

Yapmış olduğumuz yurt dışı gezilerde pek çok ülkeyi çok beğenmişizdir. Ancak hiçbirisine de “Yeniden gidelim” dememişizdir. Çünkü biliriz ki gezilecek pek çok yer var ama para az, zaman az! Kaynakları idareli kullanmak lazım. Bununla birlikte Bhutan, “Gidilen bir ülkeye, bir daha gitmeme” yönündeki yaklaşımımızı değiştiren tek ülke oldu. 2011 yılında-daha kısa süre ile de olsa- gittiğimiz Bhutan’a, 2012  yılında tekrar gittik. Yine sonda söyleyeceğimi en başta söyleyeyim; İyi ki de gitmişiz.

map_of_bhutan.jpgBhutan’lı rehberimiz Sonam biz yemeklerimizi yerken sınırdaki evrak işlerimizi halletti. Bhutan’daki yerel acentemiz olan Vajra Guru Spiritual Tours (http://www.bhutanspiritual.com/). Bu belgede hangi bölgeleri gezeceğimiz de yazıyordu. Bu bölgelere girdikçe yetkililerden onay almanız gerekiyor.

Sınırdaki formaliteleri ve akşam yemeği işimizi hallettikten sonra konaklama yapacağımız yer olan Gedu Kasabasına doğru yola düştük. Program yapılırken aslında öğle saatleri, yani 14:00 civarı, Bhutan sınırında işimizi halletmiş olup, buradan doğrudan doğruya Thimphu’ya devam edecektik. Hindistan’daki festival dolayısı ile Toy Train aktivitesi son güne kalınca biz de sınıra ancak 16:30 gibi vardık. Bunu tura birkaç hafta kalınca öngörünce, Thimphu’ya doğru olan 6 saatlik yolculuğu, gecenin o kör karanlığında göze alamadık. Bana kalsa biz yola devam ediyorduk ancak tur sahibi Karma tavsiye etmeyince vazgeçtik. Ertesi gün yolları görünce iyi ki devam etmemişiz dedim.

adsız.JPG

Gedu sınırdan itibaren 2 saatlik mesafede olan bir yerleşim yeri ve burada kalabileceğimiz tek yer Gedu Üniversitesinin misafirhanesi. Burasının ne halde olduğu konusunda tur şirketinin de bir bilgisi yoktu. Bhutan’a gitmeden önce Karma’dan orayı araştırmasını rica etmiştim. Tur sahibi Karma’da bir arkadaşı aracılığı ile araştırttığını ve arkadaşının uygun bulduğunu yazmıştı. Bunun üzerine konuyu arkadaşların da onayına sunduktan sonra gecelemeyi orada yapmaya karar verdik. Gerçi kabul etmeyip de ne yapacaktık ki? Phuentsholing’de güzel oteller vardı ama Gedu’da, Thimphu’ya yolu 2 saatte olsa kısaltacaktık. Ertesi gün Thimphu’da program vardı ve ona yetişmek kolay olacaktı. Bir de işin Bhutanlı üniversite öğrencileri ile temas etme boyutu vardı ki, bu şans da yabana atılır gibi değildi.

IMG_1194.JPG

Gedu’ya vardığımızda saat 21:00 olmuştu. Birilerini bulmak bile 15 dakikamızı aldı ama bizi bekledikleri belliydi. Bay Karma’nın öğretmen olan arkadaşı da bizi karşıladı. En azından niyet olarak çok iyilerdi. Yeni battaniyeler ve yastıklar açıldı. Ancak misafirhane daha çok öğrenciye yönelik olunca sıkıntılar baş gösterdi. Bize 7 tane oda lazım olup, bir de 5 odada tekli yatak beklentimiz olunca problem yaşadık. Tek yataklara battaniye de yetmedi.

IMG_1192.JPG

Sabahleyin kahvaltı için saat 06:30 da, kahvaltı salonunda toplanan grubun hali çok trajikti.Yani uzun lafın kısası; Hindistan’ın o lüks otellerini yaşayan, yataklarının içine sıcak su termosları bırakılan grup üyelerinin yüzlerinden düşen bin parçaydı. Biz de üşüdük ama hiç olmazsa odasında ısıtıcı olan birkaç odadan birindeydik. Bizim odada biz donduysak, ısıtıcı ya da yeterli battaniyesi olmayanların bu tepkileri çok çok hafifti. Benim sevgili arkadaşlarım ben üzülmeyeyim diye seslerini çıkartmadılar. Burası hakkında benim de bir bilgim yoktu ama bu kadar da kötü olacağını bilseydim başka çareler düşünürdüm. 

IMG_1190.JPG

Bu arada grubumuzun en genç gezgini olan 12 yaşındaki Zeynep’i,  kutuplara gidermiş gibi giyinik ama o halde bile soğuktan kızarık burnu ile görünce, muzipliğimi yapmadan duramadım. Kulağına eğildim ve büyük bir sır verirmişçesine “ Zeynep sana bir sır vereyim! Bu otel bu ülkede kalacağımız en lüks otel. Bu lüks oteli bile beğenmedi insanlar! Diğerlerinde bana ne yaparlar?  Aman kimseye söyleme emi! ” dedim. Büyümüş de küçülmüş akıl küpü Zeynep’in gözlerindeki o umutsuzluk dolu ifadeyi hiç unutmayacağım. Sonradan annesine söylemiş; “Anne biliyor musun mahvolduk! Ümit Amca bana sırrını söyledi. Bu en iyi otelmiş.”

Kahvaltıdan sonra Thimphu’ya doğru hareket etmek üzere minibüsümüze atladık. Ancak minibüs 5 dakika bile hareket etmeden durduk. Gedu Üniversitesine gelen Bhutanlı öğrencileri görünce onlarla fotoğraf çektirmek için arabadan indik. Sanki geceyi kötü geçiren bizler değilmişiz gibi neşemiz yerine geldi.

IMG_1242.JPG

Phuentsholing-Thimphu arası 180 km ve 6 saat sürüyor. Dün yolun 2 saatlik kısmını geçtiğimizden, 4 saatlik bir yolumuz daha var demektir. Bhutan’dan daha önceki yazımda bol bol bahsetmiştim (https://gezekalin.com/2015/04/01/nepal-bhutan-gezi-anilari-6-gun-katmandu-paro-thimphu/) . Bhutan’ın %72’lik kısmı ormanlık alan. Geçen yıl ziyaret ettiğim Bhutan’da gördüğüm Thimphu-Punakha  yolunun yeşilliği beni çok etkilemişti. Ancak esas etkilemesi gereken  Gedu’dan Thimphu’ya veya Bumthang’dan-Trongsa’ya olan bölümlermiş. Sabahın bu ilk ışıkları altında orman, birden bire karşınıza çıkan çağlayanlar, türkuaz renkli nehirler insana bambaşka bir dünyada olduğunuzu düşündürüyor. Bu dünyaya “Harikalar diyarı” diyorum. Bir ara gruba doğru dönüp baktığım da arkadaşlarımın da aynı düşünceler içinde olduklarını düşünüyorum.

IMG_1220.JPG

Öğleni biraz gece Thimphu’ya vardık. İlk ziyaret yerimiz Bhutan’ın 3. Kralı olan , Jigme Dorji Wangchuck (1928–1972) için annesi Kraliçe Ashi Phuntsho Choden Wangchuck tarafından 1974 yılında yaptırılan Memorial Chorten denen yer oldu. Burada diğer Chortenlerde olduğu gibi krala ait olan herhangi vücut kalıntısı yok. Sadece kralın bir resmi var.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Tam bu yere ait olan otoparka girecekken aracımızın lastiği patladı. Sevinelim mi üzülelim mi anlamadık! Ya yolda iken lastik patlasaydı diye düşünmedim değil. Bhutanlı becerikli şoförümüz Sirin lastik değiştirirken biz Memorial Chorten’i gezdik. Burası Bhutanlılarca çok ziyaret edilen bir yer. Ellerinde çakraları çevirerek, saat yönünde Chorten çevresini turluyorlar. Bir yandan da namaz ritüeli gibi ibadeti yerine getiren insanları görüyoruz.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Buradan sonra Buddha View Point denen ve dev bir Buddha heykelinin bulunduğu bir tepeye çıktık. Bu alanda geçen seneye göre epey bir ilerleme var.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Dünyanın en büyük Buddha heykellerinden bir tanesi olan 52 metrelik Buddha’nın Shakyamuni (gelecek) formunun sergilendiği  bu alanda inşaat hala devam ediyor. Aşağıda ayaklarımızın altında nefis bir Thimphu şehir manzarası var.

IMG_1315.JPG

Memorial Chorten ve Buddha View Point gezilerimiz sonrası, Thimphu’da öğle yemeği yedik.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Öğle yemeğinden hemen sonra Thimphu’nun en güzel manzarasını gece-gündüz izleyebileceğiniz Sangay Gang Tepesine gittik. Bu tepeyi geçen sene de çok sevmiştim. Bu sene aynı yerde, dalgalanan dua bayrakları altında Thimphu şehrine bakarken, burayı her zaman çok seveceğimi fark ettim.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Bhutan Budizmine göre 108 sayısı kutlu bir sayı. Dua için çektikleri tesbihteki boncuk sayısı 108. Buradaki dua bayraklarının sayısı 108 adet ve hepsi beyaz renkli. Beyaz renkli olan dua bayraklarını Bhutanlılar ölüleri için dikiyorlar. Bir de renkli dua bayrakları var ki onların üzerinde sadece Budizme ait dualar yazılı. Oysa  beyaz bayraklar üzerinde dua yanında ölmüş olan kişiye ait bilgilerde varmış. Beyaz dua bayraklarını daha çok ailenin ileri gelen erkek büyükleri için dikiyorlarmış ve bir Budist rahip bu bayrakları mutlaka kutsamak zorundaymış.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Bhutan’ın ulusal hayvanı olan ve aslında keçi-antilop karışımı Takin adlı hayvanı görmek için mini hayvanat bahçesi ziyareti bir diğer aktivitemiz oldu.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Aracımızla bu sefer tekrar şehir içine yönelerek Geleneksel Tıp Enstitüsü ile Geleneksel Sanatlar Okulu gezilerini yaptık. Geçen sene buraları ziyaret etme şansımız olmamıştı.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Thimphu’ya gelirseniz buraları da ziyaret etmeyi sakın ihmal etmeyin. Geleneksel Tıp Enstitüsünde hala tıbbi hizmet veriliyor ve bunun eğitimi de genç kuşaklara yapılıyor. Sanatlar Okulu ise çok güzel. Burada geleneksel sanatların eğitimi yapılıyor. Bir anda bir Bhutan geleneksel şarkısı-oyunu içinde bulabiliyorsunuz kendinizi.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Artık gün son ışıklarını çekmeye başladı. Son olarak Thimphu pazarına gittik. Buradan meyvelerimizi aldık ve sonradan daha da güzellerini göreceğimiz, Pazar yakınlarındaki kapalı bir köprüyü fotoğrafladık. 

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Öğle sonrasında Thimphu’da bugüne ait olan tüm gezilerimizi yapmış olmanın mutluluğu ile otelimize yol aldık.  Otelimiz Peaceful Resort’a varana kadar arkadaşların endişeleri olduğuna eminim. Dün geceki kaldığımız yerden sonra da onların endişelerini anlayabiliyorum. Otele giden yollar onları telaşlandırsa da iyi bir otelde kaldık. Hele karşılıklı odalara düştüğümüz küçük Zeynep’in odaları açılır açılmaz yatağına koşturmasına bayıldım…

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Akşam yemekte Vajra Guru Spiritual Tours şirketinin sahibi bay Karma ile beraberdik. Kendisi ile uzun yazışmalar sonucu iyi arkadaş olmuştuk. Hepimizle tek tek tanıştı ve geleneksel atkılarını boynumuza dolabı. Ben de İstanbul’dan getirdiğimiz lokumu verdim. Bhutan’daki turumuzun sonraki günleri ile ilgili görüşmemizi yaptık. Aslında biz Thimphu ve Paro şehirlerini gezip, 30 Ekim’de Paro’dan kalkan Drukair uçağı ile Bumthang’a uçacaktık. Orada doya doya festivali izleyip, sonrada 3 saatlik yolculuklarla şehir şehir gezip Paro’ya gelecektik. Harika bir programdı. Paramızı daha mart ayında yollayıp biletlerimizi de almıştık. Ancak şiddetli yağan muson yağmurları ile gelen seller sonucu temmuzda Bumthang’da havaalanında ağır zararlar ortaya çıkınca iş bozuldu. Bu sefer Paro’dan Bumthang’a araçla karadan gitmek zorunda kaldık. Bu da 12 saatlik yol demekti. Uçak paralarımızı o gece iade etmişti bize Karma. Ama keşke uçabilseydik. Eziyet olacak şimdi. Ben insanları teselli edecekken, onlar beni teselli etmeye çalıştılar. Benim güzel gezi arkadaşlarım, hepsine minnettarım.

Evet sevgili Sanal Gezginler.. Bhutan’daki 2. gecemizde yorgun bedenlerimizi yataklarımıza bıraktık. Ben deliksiz uyumuşum. Herhalde herkes aynı haldedir. Yarın Thimphu gezisi ve devamında da Paro şehrine gidiyoruz.

Gezekalın ve Aydınlık kalın..

Dr Ümit Kuru

İlk yayın tarihi: 13.11.2012 saat 23:40

Gözden geçirilmiş yeniden yayın tarihi 01.01.2017

IMG_1284.JPG

 

Himalayaların Gölgesinde; Batı Bengal-Sikkim Bölgesi-Darjeeling’den Bhutan’a Doğru

IMG_1162.JPG

25.10.2012 tarihli gezi yazısıdır..

IMG_0917.JPG

Kuzey Hindistan’da, Batı Bengal-Sikkim Bölgeleri gezimizin son gününe uyandık. Bu rahat oteli çok arayacağız. Son kez erkenden fotoğraf avına çıktım. Bahçeden baktığımda, dün öğle sonrasından akşama kadar alışveriş çılgınlığı yaşadığımız Darjeeling Meydanı’na komşu olduğumuzu fark ettim. 120000 nüfuslu Darjeeling Şehrinin bu ana meydanı boş sayılır. Sonra dikkatimi bahçede bulunan ağaçlara verdim.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Ağaçların dallarındaki oynamaları fark ettim ve sonrada ağaç tepelerinde maymunları gördüm. Onlar beni izlerken, ben de onları izlemeye başladım. Bahçeye girip, sağda solda yiyecek araştırmasına daldılar. Benim deklanşörde bulunan parmaklar da çalışmaya başladı tabii ki.

IMG_0953.JPG

Bu arada grubun diğer üyeleri uyanmışlar ve kahvaltıya doğru yönelmişler. Bugün Kurban bayramının ilk günü. Hemen odaya dönüp, Türkiye’den gelme lokumu alarak kahvaltı için otel restoranına yöneldim. Lokumlar arkadaşlarla bayramlaşmak için. Yad ellerde gezi arkadaşlarımla bir güzel bayramlaştık ve lokumlarımızı yedik. Otelin diğer müşterilerine de Türkiye’den gelen lokumları tattılar. 

Kahvaltı sonrası valizleri araçlarımıza yükleyip uzun yolculuğumuz için yola çıkacak iken, otelin direktörü yanımızda bitiverdi. Bayan Elizabeth bizimle vedalaşmaya gelmişti. Bir daha arabalardan indik, hem vedalaştık ve hem de bayramlaştık. Lokumları gören Elizabeth’in gözleri fal taşı gibi oldu; “Turkish Delight” dediği anda bizim lokumların kalanı için adres belli olmuştu.

IMG_0994.JPG

Ve sonunda heyecanla beklediğimiz an geldi! Toy Train ile yaklaşık bir saat sürecek olan yolculuğumuz için Darjeeling Tren İstasyonuna vardık. Darjeeling Himalaya Demir Yolu ya da bilinen adı ile Toy Train (Oyuncak Tren) 61 cm genişliğinde raylar üzerinde Siliguri’den başlayan ve Darjeeling’de sonlanan bir tren hattı. 1879-1881 yılları arasında inşa edilmiş ve yaklaşık 86 km uzunluğunda. Siliguriden 100 mt rakımdan, Darjeeling’de 2200 mt’ye yükselen bu demir yolunda hala buharlı lokomotif çalışıyor. Bu özellikleri ile de Dünya Kültür Mirası Listesi içinde yer alıyor.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Toy Train sabah 09:00 gibi hareket ediyor. Darjeeling İstasyonundan biniyorsunuz, Batasia Loop denen bir noktada biraz çevreyi gözlemek için duruyorsunuz ve Ghoom istasyonunda da iniyorsunuz. Tren, Darjeeling’in içinden geçerken halk ile karşılıklı olarak el sallaşıyorsunuz. Bu aktivite yapılmadan asla bölgeyi gezdim diyemezsiniz. Gerek Darjeeling Tren istasyonu ve gerekse de Batasia Loop’dan Kanchenjunga Dağı manzaraları muhteşem. “Tiger Hill’e çıkmayıp, buraya mı gelseydik de güneşi doğursaydık?” diye düşünmedim değil.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Toy Train için önceden biletlerimizi almamıza rağmen bir düzensizlik var. Rehber, yüzümün asık halinden düşüncelerimi okumuş olmalı ki “Dont worry” deyip duruyor ama huyum bu! Benim gezi işlerinde aksama olmamalı. Sonunda herkes yerine oturdu ve tren de hareket etti. Tren süzüle süzüle, düdüğünü havalı havalı öttürerek Darjeeling’in dar sokakları arasında yolunda ilerledi. Büyük bir zevk bu.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Batasia Loop ise trenin en tepeye çıktığı ve buradan bir kavis çizerek döndüğü yer. Burada 15 dakika kadar durduk.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Burada bir Gurka askerinin anıtı var. Civar dağların görüntüsü muhteşem. Daha sonra tren tekrar hareket etti ve Ghoom İstasyonuna geliverdik. Güzel şeyler kısa sürüyor. Araçlarımıza geçip son nokta olan Phuentsholing sınır kasabasına doğru yola çıktık.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Darjeeling’den, Bhutan’a geçeceğimiz Phuentsholing Kasabası’na kadar 160 km mesafe var ama yol 6 saat sürecek dediler. Hintli rehberimiz “ Son bir saatlik yol çok azap olacak” dediği zaman içimden “ne kadar eziyet olabilir ki?” diye sormuştum. Ancak son bir saat gerçekten işkence oldu. Keşke Bagdogra’ya gidip oradan uçakla Paro-Bhutan’a gitseydik dedim. Bu sefer de uçak sabah erken saatte olduğundan programın uymadığını ve bu yüzden kara yolunu tercih ettiğimi anımsadım. Yapacak bir şey yok! 

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Yolda bir restoranda yemek yedik. Yolun son bir saati ise rezaletti. Yolun bu kadar bozuk olması akıl alacak gibi değil. Allahtan araçlarımız iyi. 

IMG_1152.JPG

Son 15 km ye geldiğimiz zaman bir mucize oldu ve bir çay bahçesine ve burada çay toplayan işçilerine denk geldik. Mucize diyorum çünkü programda olmasına rağmen Darjeeling’de çay bahçesi gezimizi festival ve tatil nedeni ile yapamamıştık. Ancak tam Darjeeling’den ve Hindistan’dan çıkarken bu bahçeye denk gelmemiz çok güzel oldu doğrusu. Harika kareler aldık. Buralara geldiğinizde bu aktivite de olmazsa olmazlar arasında yer almalı ve yapılmalı.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Akşam saat 16:00 civarında sınıra vardık. Burada bizi yeni rehberimiz Bhutanlı Sonam ve yeni aracımızın kaptanı Sirin karşıladı. Önce Hindistan sınırında çıkış işlemlerimizi yaptık. Sonra da Hintli rehber ve şoförlerle vedalaştık. Onlardan memnun kaldık diyebiliriz.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Hindistan gezimizde kullandığımız lüks sayılabilecek araçlardan sonra, 20 kişilik lüksü olmayan minibüse binmek bizim grubun sosyetesini sarstı. Ama biliyorum ki Bhutan’da daha iyisi yok. Umarım Bhutanlı yerel acente ve rehber iyi çıkar.

IMG_1180.JPG

Bhutan’ın kendine özgü sınır kapısından giriş yaptık ve Sonam bizim Bhutan’a giriş işlemlerimizi yaparken, biz hemen karşıdaki restoranda momolarımızı yiyorduk.  Geçen seneden tadını bildiğim 11000 adlı Bhutan birasını ısmarladım ve yemeğimin keyfini çıkardım.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Evet sevgili Sanal Dostlar.. Gezimizin Batı Bengal-Sikkim Bölgesi gezisi bu kısımla bitiyor. Bundan sonrası Bhutan’da geçecek. Daha sonra da Paro şehrinden Delhi’ye uçup yurdumuza kavuşacağız. Yani bizi Hindistan’ın karmaşasından sonra Bhutan’ın sakin ama her biri diğerinden güzel olacağını beklediğim günleri bekliyor. En azından kağıt üzerinde öyle olduğunu biliyorum. Sonunu baştan söyleyeyim; Öyle de oldu…

Haydi bakalım; Yarın sizi Alice Harikalar Diyarında’ya beklerim..

Gezekalın ve Aydınlık Kalın..

Dr Ümit Kuru

İlk yayın tarihi: 12.11.2012 Saat 01:06

Son yayın tarihi: 27.12.2016 Saat 00:33

img_1044

 

Himalayaların Gölgesinde; Batı Bengal-Sikkim Bölgesi-Darjeeling

IMG_0831.JPG

24.10.2012 tarihli gezi yazısıdır

IMG_0612.JPG

Bugün çok heyecanlıyız. Neden derseniz 8586 metreyi bulan zirvesi ile dünyanın en yüksek 3. dağı olma unvanını elinde tutan Kangchenjunga Dağı‘nı en güzel görebileceğimiz yere, Tiger Hill’e çıkacağız. Bu dağ en güzel görüntüyü sabahın çok erken saatlerinde verdiğinden, sabahın kör karanlığında yola çıkmamız gerekti. Saat 04:00’de araçlarımıza tam kadro bindik. Bu saatte ancak turistler olur diye düşünsem de ne kadar yanıldığımı Tiger Hill’e çıkınca anladım.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Tiger Hill’e, kaldığımız otel olan Windamere Hotel’den varış süremiz yaklaşık yarım saat. Aracımızı çok erken terk etmek zorunda kaldık. Tepeye kadar da neredyse 20-30 dakika yürüdük. Aslında Hintli rehber bana daha araçta iken “Orası çok kalabalık olur. Oradan güneş doğumu güzel olur. Ama Kangchenjunga için daha iyi bir yer var. Oraya gidebiliriz ama güneş doğumunu göremezsiniz.” demişti. Ben de her kaynakta “Tiger Hill’den dağı ve güneş doğumunu mutlaka izleyin” yazılarını okuduğumdan, rehbere “Cık! Haydi bakalım Tiger Hill’e gidiyoruz” demiştim. Bunun üzerine tepeye bir yanda ayaz, bir yanda kör karanlık ve bir yanda da açlık çekerek vardık.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Vardık ama milleti yarıp da güzel fotoğraf alabileceğimiz bir noktaya ulaşmak ne mümkün! Etraf Hintli turist kaynıyor ve “Bana yol açın! Taa Türkiye’den geldim..” deme şansım yok. Ya gün doğumu izlenecek ya da Kangchenjunga Dağına güneşin ilk ışıklarının düşmesi ile oluşan kızıllık görülecek. Ben tercihimi ikinciden yana yaptım.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Yaklaşık bir saatlik bir beklemenin ardından günün ilk ışıkları gözüktü. Bu arada daha da kalabalık olunca, fotoğraf çekmek pek mümkün olmayacak bir hale geldi. Sonunda güneşin ışıkları dağa düştü ve o güzelim portakal rengi oluşmaya başladı. Kısa bir süre sonra kuvvetli alkış koptu. Meğerse diğer tarafta güneş, dağlardan sıyrılmayı başarmış. Lapacı Hintliler onu alkışlıyorlarmış. Burada daha fazla yapacak bir iş kalmadı ve o kadar çok araç var ki, dönüş yolunu da hesaba katarak Tiger Hill’den ayrıldık. Kısa bir yürüyüşle araçlara ulaştık. Araçlarımızla çabucak dönüş yoluna geçtik.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Bir süre sonra, bizim rehberin tavsiye ettiği alana geldik. Burada araçlardan indik. Gerçekten buradan dağın görünüşü çok daha güzel ve etrafta o mahşeri kalabalık filan da yok. Tiger Hill’i görmesem olmazdı ama sadece Kangchenjunga Dağını fotoğraflayacağım derseniz de burası yukarıya göre daha uygun bir yer.

IMG_0667.JPG

Otelimize dönüp de kahvaltımızı yapmadan önce ziyaret etmemiz gereken bir yer daha var; Ghoom Manastırı.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Ghoom, Darjeeling’e 8 km kadar uzakta olan bir yerleşim alanı. Burada bulunan tren istasyonu, Dünyanın en yüksekteki tren istasyonu ve ünlü Toy Train burada duruyor. Son gün Darjeeling’den bineceğimiz Toy Train’den burada ineceğiz. Burada bulunan Yiga Choeling Manastırı, Tibet Budizminin Gelug koluna ait olan en eski manastır. 1875 tarihinde yapılmış. İçeride bulunan “Gelecek Budha-“Maitreya Buddha” heykeli ile önemli. Bu manastır içinde fotoğraf çekmek serbest. Bhutan’da ise hiçbir tapınakta fotoğraf çekmek mümkün değil.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Saat 08:00 gibi otele döndük. Hemen sıkı bir kahvaltı yaptık. Herkes tüm tur boyunca bu otelin en iyisi olduğu konusunda hemfikir.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Bu otelde kalabilmek adına program değişikliği yaptık ama değdi doğrusu.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

IMG_0762.JPG

Kahvaltı sonrası ise Darjeeling içi ve civarında gezimize devam ediyoruz. Önce Tibet Mülteci kampına gittik. 1959 Yılında Çin’in baskısı üzerine 14. Dalai Lama’nın peşinden Tibet’i terk eden Tibetli sayısının 120.000 civarında olduğu söyleniyor. O dönemde Hindistan’a kaçan Tibetliler için kurulan kamplarda yaşayanlar, geçimlerini sağlayabilmek için el sanatlarını kullanarak yaptığı ürünleri satmışlar.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Bu kampta kalan insan sayısı azalsa da, bir grup insan hala bu el sanatı ürünleri yapıp sergileyip, gelir elde etmeye çalışıyorlar. Kampı geziyoruz. Fotoğraflarımızı çekiyoruz ve tabii ki ilk alışverişlerimizi de burada yapıyoruz. Grup bu güne kadar nasıl alışveriş yapmadan durmuş öyle?

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

IMG_0785.JPG

Daha sonra Tenzig Kayasına gittik. Edmund Hillary ile birlikte Everest’e ilk tırmanan olan Tenzing Norgay adlı Nepal doğumlu şerpadan ismini alan Tenzing Kayası, amatör dağcılar bir antrenman yeri. Tenzing, Başbakan Jawahar Lal Nehru’nun bulunduğu bir heyete, bu kayayı hiçbir emniyet almadan tırmanarak gösteri yapmış.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Gerek Bhutan ve gerekse de Darjeeling-Sikkim gezisi sırasında küçük yürüyüşleri programa koydurdum. Darjeeling’de de bu tür bir yürüyüşü şehrin içinden geçerek, büyükçe bir parka doğru yaptım. Kırk beş dakika-bir saatlik bir aktiviteydi ama çok memnun kaldık.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Öğle yemeğimiz için tekrar otele döndük ve yemekten hemen sonra ise bu sefer Darjeeling de şehir içinde alışverişe çıktık. İlk uğrak yerimiz ise meşhur Darjeeling çaylarının satıldığı bir yer oldu. İngilizler için Darjeeling bir sayfiye yeri imiş ama sonradan buraya çayı getirip ekmişler. Çay bitkisi de bu toprakları sevmiş. Yükseklik değiştikçe, çayların tadı da farklı olmuş.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Golden Tips&Nathmulls adlı bir şirket burada en tanınmış olan çay üreticisi. Çok sayıda yerde dükkanı var ve biz grup olarak bir tanesine girdik. Burada o kadar çok sayıda çay örneği var ki; Birinci hasat, 2. hasat, bilmem kaçıncı hasat, ilk yaprak, yeşil çay diye liste uzuyor. Doğrusu bu ya, siyah çayları bizim damak tadımıza pek uymadı ama otellerde içtiğimiz çaylar da fena değildi. Muhtemelen çaylar yeterince iyi demlenmediğinden tadını alamıyoruz diye düşündük. Çaylar bayağı pahalı.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Çay aldığımız dükkanı terk ettikten sonra, sıra sıra dükkanların bulunduğu ana cadde boyunca alışveriş yapa yapa otelimize döndük. Son dükkandan çıktığımız zaman artık hava iyice kararmıştı.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Bir gün daha bitti. Yarın gezimizin en önemli bölümü olan Toy Train gezisi yapacağız ve Darjeeling’i terk edip Bhutan sınırındaki Phuentsholling kasabasına doğru yola çıkacağız. Yani epey bir yol var.

Gezekalın ve Aydınlık kalın…

Dr Ümit Kuru

İlk yayın tarihi : 11.11.2012 Saat 01:02

Gözden geçirilmiş son yayın tarihi. 26.12.2016 Saat :01:06

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

 

Himalayaların Gölgesinde; Batı Bengal-Sikkim Bölgesi-Gangtok/Darjeeling

IMG_0304.JPG

23.10.2012 tarihli gezidir:

Sabah yine erkenden elimde fotoğraf makinemle, karelere hapsedebileceğim güzelliklerin peşine düştüm. Otelimiz tepede bir yerde ve çok güzel bir manzaraya sahip. Bu nedenle dışarıya bile çıkmadan bahçeden aldığım manzara fotoğrafları ile yetindim.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Gangtok, Sikkim eyaletinin başkenti. “Gangtok” kelimesi Tibetçeden gelmekte ve “Yamaç” anlamındaymış. 80000 civarında nüfusa sahip olup yerli Sikkim halkı ve ataları Tibet ve Nepalli olan insanların bir arada yaşadığı kozmopolit bir şehir. Şehri çevreleyen tepeler doyumsuz manzaralar veriyor. Dünyanın en yüksek 3. Dağı olan Kanchenjunga’ya ait güzel manzaraları şehrin yükseğinde kalan Enchey Manastırı ve Ganesh Tok’dan görmeyi umuyoruz. Tabii hava açık olursa.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Kahvaltı sonrası arabalarımıza atladık ve şehirden 7 km uzaklıkta Ganesh Tok denen bir tepeye doğru yola çıktık.

IMG_9924.JPG

Ganesh Tok’un en önemli özelliği şehrin en güzel panoramasını alabileceğiniz tepe olması. Aslında bir de Hanuman Tok diye bir tepe daha var ama oraya gitmedik. Durga Puja Festivali nedeni ile ertesi gün Darjeeling Hayvanat Bahçesi kapalı olacağından, bugünden akşama doğru Darjeeling’e gidip, Hayvanat Bahçesini gezmek ve Kızıl Panda ile Bengal Kaplanını görmek istiyoruz. Bu nedenle ayrı bir istikamette olan diğer tepeye gitmedik.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

ganesha_basohli_miniature_circa_1730_dubost_p73

Ganesha, Hinduizm de çok sevilen bir Tanrı. Şiva ve Parvati’nin ilk doğan oğlu. Bilgiyi ve hikmeti temsil ediyor. Ganesha kişinin yaşamında karşılaşacağı olayları kontrol edebilir. Bu nedenle Hindular bütün özel isteklerini Ganesha’ya iletebiliyorlar. Ganesha, göbekli, sarı veya kırmızı, dört kollu ve fil başlı tasvir edilir. Ayrıca bu tasvirlerde çoğunlukla ya bir fareye biner ya da yanında bir fare vardır.

Ganesh Tok’daki Tapınak çok küçük sayılır. Amacımız zaten tapınak gezmek değil. Altımızda uzanan doyumsuz Gangtok manzarası.

Şansımız yok maalesef! Hava bulutlu ve bu nedenle Kancenjunka Dağı’nı bu tepeden göremedik.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Gangtok’taki bir diğer ziyaret yerimiz Enchey Manastırı oldu.Tibet Budizminin Nyingma kolunu takip eden 200 yıllık bir manastır burası. Bu manastır aynı zamanda acemi Monkların (keşiş) bolca bulunduğu bir manastır.

IMG_9950.JPG

Ben en çok bu acemi keşişlerin bulunduğu manastırları seviyorum. Bu acemi monklar aslında hala çocukluklarını yaşıyorlar. Bu nedenle de karşınızda misket oynayan, ya da rüzgarın uçurduğu kırmızı renkli rahip giysisi altından oyuncak tabancası gözüken bir çocuk görüyorsunuz.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Enchey Manastırı’nda epey güzel vakit geçirdik.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

IMG_0076.JPG

Sonra tekrar araçlarımızla şehir içinde bulunan Botanik Bahçesine gittik. Belli ki burası orkide zamanında iyi bir bahçe ama burada orkide için yanlış zamanda bulunuyoruz. Yine de az sayıdaki orkide bile çok güzel gözüküyor. Bence bu bahçe Gangtok’a gelinmişken atlanmaması gereken bir bahçe.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Öğlene doğru Gangtok gezimizi bitirdik. Burada Teleferikle bir gezimiz vardı ama festival nedeni olan tatildeki yerli turist sayısı artınca kalabalık teleferik kuyruğuna takılmak istemedik.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Darjeeling’deki hayvanat bahçesi mutlaka görmemiz gereken bir yer ve Gangtok-Darjeeling arası 105 km. Bu da en az 4 saatlik yolumuz var anlamına geliyor.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Hintli turist arabalarının şoförlerinin dünyanın en iyi araba kullanıcıları olduklarına dair bir kanaatimiz oluştu. Hem hızlılar ve hem de iğnenin deliğinden koca arabaları geçirebiliyorlar. Sikkim Eyaletine giriş yaptığımız aynı kontrol noktasından hızlıca bir de çıkış yaptık. Sonra da dolana dolana kah orman içinden, kah çay bahçeleri arasından devam edip, muhteşem bir manzarası olan Lover’s Meet View Point denen bir piknik alanında durduk. Burası Hindistan’ın Aşıklar Tepesi anlaşılan. Aşağıda Teesta and Rangeet Nehirlerinin birbirlerine kavuştuğu bir vadi var. Manzara gerçekten çok güzel. Burada kumanya şeklinde verilen öğle yemeklerimizi bir güzel yedik.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Aslında Darjeeling-Sikkim turu yapacaksanız önce Darjeeling’e gidip sonra Gangtok ve Kalimpong yapmalısınız. Ancak biz istediğimiz otellerde kalabilmek adına biraz değişiklik yaptığımızdan, Darjeeling en sona kaldı. Neyse, turun başlangıcı daha. Ekip her türlü işkenceye razı. Hindistan’ın karmaşası, Bhutan’a geçtiğimiz zaman yerini sessizliğe ve huzura bırakacak.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Sonunda Darjeeling’e vardık. Saat neredeyse 16:30 oldu. Hayvanat bahçesi saat 18:00 civarında kapanıyor. Bu nedenle acele etmek lazım.

IMG_0237.JPG

Darjeeling Hayvanat Bahçesi küçük ama çok önemli bir yer. Burası sadece hayvanların kafesler ardına kapatıldığı bir yer değil aynı zamanda bu hayvanların üretilip, doğaya tekrar salındığı da bir yer. Buranın en önemli hayvanları Kızıl Panda (Red Panda), Kar Leoparı, Bengal Kaplanı ve diğer Himalaya hayvanları. Burayı görmeden sakın Darjeeling gezisi yaptım demeyin.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Parkın önce Kızıl Pandaların sergilendiği bölümüne koşturduk. Bu hayvanlar ne kadar tatlı hayvanlar inanamazsınız.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Arkasından Kar Leoparları ve Bengal Kaplanlarını gördük. Çok asil hayvanlar. Düdükler parkın kapanışı için çalmaya başladı. Keşke biraz daha vaktimiz olsaydı.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Daha sonra Darjeeling’de kalacağımız Windemere Hotele gittik. Burası da tam istediğim tarzda, eski kolonyal bir otel. Oda anahtarımız alıp, bavulları odalara attık ve yerleştik. Odalarda şömineler var. Dekor filan da değiller! Bir güzel yakıyorlar, çıtır çıtır odun sesi geliyor kulaklarınıza. Yemeğe geçip, yemeklerimizi beklemeye başladık. Yemekler masaya servis ediliyor. Güzel bir yemek yedik. Önce turist sandığım bir bayan masamıza yaklaştı. Margaret Thatcher’e benzettiğim kadın, aynen onun gibi, “Demir Lady” edaları ile bize “otelimize hoş geldiniz” dedi. Elizabeth isimli bu bayan meğerse otel yöneticisiymiş. Bu otele giderseniz, mutlaka masanıza uğrayacak, oteli terk ederken de sizi yolcu edecektir.

Bugün epey bir yorulduk. Bundan sonra 2 gün bu şehirde kalıp, burası ve çevresini gezeceğiz. Darjeeling önemli bir şehir. Otel odamızdaki yataklara girdiğimizde bizi bir sürpriz daha bekliyordu; yataklarımıza sıcak termoslar koymuşlar.. Aferin be Elizabeth! Belli ki ayrıntı senin işin.. Teşekkür ederiz sana ve ekibine..

Gezekalın ve Aydınlık kalın

Dr Ümit Kuru

İlk yayın tarihi 09.11.2012 Saat 00:05

Gözden geçirilmiş son yayın tarihi 23.12.2016 Saat 01:36