• Arşivler

  • Diğer 531 aboneye katılın
  • Mart 2013 den beri

    • 381.788 ziyaretçi
  • Şubat 2026
    P S Ç P C C P
     1
    2345678
    9101112131415
    16171819202122
    232425262728  

Harikalar Diyarı Bhutan’a Yeniden Yolculuk-Gedu-Thimphu

IMG_1340.JPG

26.10.2012 tarihli Bhutan gezisinin yazısıdır

Yapmış olduğumuz yurt dışı gezilerde pek çok ülkeyi çok beğenmişizdir. Ancak hiçbirisine de “Yeniden gidelim” dememişizdir. Çünkü biliriz ki gezilecek pek çok yer var ama para az, zaman az! Kaynakları idareli kullanmak lazım. Bununla birlikte Bhutan, “Gidilen bir ülkeye, bir daha gitmeme” yönündeki yaklaşımımızı değiştiren tek ülke oldu. 2011 yılında-daha kısa süre ile de olsa- gittiğimiz Bhutan’a, 2012  yılında tekrar gittik. Yine sonda söyleyeceğimi en başta söyleyeyim; İyi ki de gitmişiz.

map_of_bhutan.jpgBhutan’lı rehberimiz Sonam biz yemeklerimizi yerken sınırdaki evrak işlerimizi halletti. Bhutan’daki yerel acentemiz olan Vajra Guru Spiritual Tours (http://www.bhutanspiritual.com/). Bu belgede hangi bölgeleri gezeceğimiz de yazıyordu. Bu bölgelere girdikçe yetkililerden onay almanız gerekiyor.

Sınırdaki formaliteleri ve akşam yemeği işimizi hallettikten sonra konaklama yapacağımız yer olan Gedu Kasabasına doğru yola düştük. Program yapılırken aslında öğle saatleri, yani 14:00 civarı, Bhutan sınırında işimizi halletmiş olup, buradan doğrudan doğruya Thimphu’ya devam edecektik. Hindistan’daki festival dolayısı ile Toy Train aktivitesi son güne kalınca biz de sınıra ancak 16:30 gibi vardık. Bunu tura birkaç hafta kalınca öngörünce, Thimphu’ya doğru olan 6 saatlik yolculuğu, gecenin o kör karanlığında göze alamadık. Bana kalsa biz yola devam ediyorduk ancak tur sahibi Karma tavsiye etmeyince vazgeçtik. Ertesi gün yolları görünce iyi ki devam etmemişiz dedim.

adsız.JPG

Gedu sınırdan itibaren 2 saatlik mesafede olan bir yerleşim yeri ve burada kalabileceğimiz tek yer Gedu Üniversitesinin misafirhanesi. Burasının ne halde olduğu konusunda tur şirketinin de bir bilgisi yoktu. Bhutan’a gitmeden önce Karma’dan orayı araştırmasını rica etmiştim. Tur sahibi Karma’da bir arkadaşı aracılığı ile araştırttığını ve arkadaşının uygun bulduğunu yazmıştı. Bunun üzerine konuyu arkadaşların da onayına sunduktan sonra gecelemeyi orada yapmaya karar verdik. Gerçi kabul etmeyip de ne yapacaktık ki? Phuentsholing’de güzel oteller vardı ama Gedu’da, Thimphu’ya yolu 2 saatte olsa kısaltacaktık. Ertesi gün Thimphu’da program vardı ve ona yetişmek kolay olacaktı. Bir de işin Bhutanlı üniversite öğrencileri ile temas etme boyutu vardı ki, bu şans da yabana atılır gibi değildi.

IMG_1194.JPG

Gedu’ya vardığımızda saat 21:00 olmuştu. Birilerini bulmak bile 15 dakikamızı aldı ama bizi bekledikleri belliydi. Bay Karma’nın öğretmen olan arkadaşı da bizi karşıladı. En azından niyet olarak çok iyilerdi. Yeni battaniyeler ve yastıklar açıldı. Ancak misafirhane daha çok öğrenciye yönelik olunca sıkıntılar baş gösterdi. Bize 7 tane oda lazım olup, bir de 5 odada tekli yatak beklentimiz olunca problem yaşadık. Tek yataklara battaniye de yetmedi.

IMG_1192.JPG

Sabahleyin kahvaltı için saat 06:30 da, kahvaltı salonunda toplanan grubun hali çok trajikti.Yani uzun lafın kısası; Hindistan’ın o lüks otellerini yaşayan, yataklarının içine sıcak su termosları bırakılan grup üyelerinin yüzlerinden düşen bin parçaydı. Biz de üşüdük ama hiç olmazsa odasında ısıtıcı olan birkaç odadan birindeydik. Bizim odada biz donduysak, ısıtıcı ya da yeterli battaniyesi olmayanların bu tepkileri çok çok hafifti. Benim sevgili arkadaşlarım ben üzülmeyeyim diye seslerini çıkartmadılar. Burası hakkında benim de bir bilgim yoktu ama bu kadar da kötü olacağını bilseydim başka çareler düşünürdüm. 

IMG_1190.JPG

Bu arada grubumuzun en genç gezgini olan 12 yaşındaki Zeynep’i,  kutuplara gidermiş gibi giyinik ama o halde bile soğuktan kızarık burnu ile görünce, muzipliğimi yapmadan duramadım. Kulağına eğildim ve büyük bir sır verirmişçesine “ Zeynep sana bir sır vereyim! Bu otel bu ülkede kalacağımız en lüks otel. Bu lüks oteli bile beğenmedi insanlar! Diğerlerinde bana ne yaparlar?  Aman kimseye söyleme emi! ” dedim. Büyümüş de küçülmüş akıl küpü Zeynep’in gözlerindeki o umutsuzluk dolu ifadeyi hiç unutmayacağım. Sonradan annesine söylemiş; “Anne biliyor musun mahvolduk! Ümit Amca bana sırrını söyledi. Bu en iyi otelmiş.”

Kahvaltıdan sonra Thimphu’ya doğru hareket etmek üzere minibüsümüze atladık. Ancak minibüs 5 dakika bile hareket etmeden durduk. Gedu Üniversitesine gelen Bhutanlı öğrencileri görünce onlarla fotoğraf çektirmek için arabadan indik. Sanki geceyi kötü geçiren bizler değilmişiz gibi neşemiz yerine geldi.

IMG_1242.JPG

Phuentsholing-Thimphu arası 180 km ve 6 saat sürüyor. Dün yolun 2 saatlik kısmını geçtiğimizden, 4 saatlik bir yolumuz daha var demektir. Bhutan’dan daha önceki yazımda bol bol bahsetmiştim (https://gezekalin.com/2015/04/01/nepal-bhutan-gezi-anilari-6-gun-katmandu-paro-thimphu/) . Bhutan’ın %72’lik kısmı ormanlık alan. Geçen yıl ziyaret ettiğim Bhutan’da gördüğüm Thimphu-Punakha  yolunun yeşilliği beni çok etkilemişti. Ancak esas etkilemesi gereken  Gedu’dan Thimphu’ya veya Bumthang’dan-Trongsa’ya olan bölümlermiş. Sabahın bu ilk ışıkları altında orman, birden bire karşınıza çıkan çağlayanlar, türkuaz renkli nehirler insana bambaşka bir dünyada olduğunuzu düşündürüyor. Bu dünyaya “Harikalar diyarı” diyorum. Bir ara gruba doğru dönüp baktığım da arkadaşlarımın da aynı düşünceler içinde olduklarını düşünüyorum.

IMG_1220.JPG

Öğleni biraz gece Thimphu’ya vardık. İlk ziyaret yerimiz Bhutan’ın 3. Kralı olan , Jigme Dorji Wangchuck (1928–1972) için annesi Kraliçe Ashi Phuntsho Choden Wangchuck tarafından 1974 yılında yaptırılan Memorial Chorten denen yer oldu. Burada diğer Chortenlerde olduğu gibi krala ait olan herhangi vücut kalıntısı yok. Sadece kralın bir resmi var.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Tam bu yere ait olan otoparka girecekken aracımızın lastiği patladı. Sevinelim mi üzülelim mi anlamadık! Ya yolda iken lastik patlasaydı diye düşünmedim değil. Bhutanlı becerikli şoförümüz Sirin lastik değiştirirken biz Memorial Chorten’i gezdik. Burası Bhutanlılarca çok ziyaret edilen bir yer. Ellerinde çakraları çevirerek, saat yönünde Chorten çevresini turluyorlar. Bir yandan da namaz ritüeli gibi ibadeti yerine getiren insanları görüyoruz.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Buradan sonra Buddha View Point denen ve dev bir Buddha heykelinin bulunduğu bir tepeye çıktık. Bu alanda geçen seneye göre epey bir ilerleme var.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Dünyanın en büyük Buddha heykellerinden bir tanesi olan 52 metrelik Buddha’nın Shakyamuni (gelecek) formunun sergilendiği  bu alanda inşaat hala devam ediyor. Aşağıda ayaklarımızın altında nefis bir Thimphu şehir manzarası var.

IMG_1315.JPG

Memorial Chorten ve Buddha View Point gezilerimiz sonrası, Thimphu’da öğle yemeği yedik.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Öğle yemeğinden hemen sonra Thimphu’nun en güzel manzarasını gece-gündüz izleyebileceğiniz Sangay Gang Tepesine gittik. Bu tepeyi geçen sene de çok sevmiştim. Bu sene aynı yerde, dalgalanan dua bayrakları altında Thimphu şehrine bakarken, burayı her zaman çok seveceğimi fark ettim.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Bhutan Budizmine göre 108 sayısı kutlu bir sayı. Dua için çektikleri tesbihteki boncuk sayısı 108. Buradaki dua bayraklarının sayısı 108 adet ve hepsi beyaz renkli. Beyaz renkli olan dua bayraklarını Bhutanlılar ölüleri için dikiyorlar. Bir de renkli dua bayrakları var ki onların üzerinde sadece Budizme ait dualar yazılı. Oysa  beyaz bayraklar üzerinde dua yanında ölmüş olan kişiye ait bilgilerde varmış. Beyaz dua bayraklarını daha çok ailenin ileri gelen erkek büyükleri için dikiyorlarmış ve bir Budist rahip bu bayrakları mutlaka kutsamak zorundaymış.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Bhutan’ın ulusal hayvanı olan ve aslında keçi-antilop karışımı Takin adlı hayvanı görmek için mini hayvanat bahçesi ziyareti bir diğer aktivitemiz oldu.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Aracımızla bu sefer tekrar şehir içine yönelerek Geleneksel Tıp Enstitüsü ile Geleneksel Sanatlar Okulu gezilerini yaptık. Geçen sene buraları ziyaret etme şansımız olmamıştı.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Thimphu’ya gelirseniz buraları da ziyaret etmeyi sakın ihmal etmeyin. Geleneksel Tıp Enstitüsünde hala tıbbi hizmet veriliyor ve bunun eğitimi de genç kuşaklara yapılıyor. Sanatlar Okulu ise çok güzel. Burada geleneksel sanatların eğitimi yapılıyor. Bir anda bir Bhutan geleneksel şarkısı-oyunu içinde bulabiliyorsunuz kendinizi.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Artık gün son ışıklarını çekmeye başladı. Son olarak Thimphu pazarına gittik. Buradan meyvelerimizi aldık ve sonradan daha da güzellerini göreceğimiz, Pazar yakınlarındaki kapalı bir köprüyü fotoğrafladık. 

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Öğle sonrasında Thimphu’da bugüne ait olan tüm gezilerimizi yapmış olmanın mutluluğu ile otelimize yol aldık.  Otelimiz Peaceful Resort’a varana kadar arkadaşların endişeleri olduğuna eminim. Dün geceki kaldığımız yerden sonra da onların endişelerini anlayabiliyorum. Otele giden yollar onları telaşlandırsa da iyi bir otelde kaldık. Hele karşılıklı odalara düştüğümüz küçük Zeynep’in odaları açılır açılmaz yatağına koşturmasına bayıldım…

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Akşam yemekte Vajra Guru Spiritual Tours şirketinin sahibi bay Karma ile beraberdik. Kendisi ile uzun yazışmalar sonucu iyi arkadaş olmuştuk. Hepimizle tek tek tanıştı ve geleneksel atkılarını boynumuza dolabı. Ben de İstanbul’dan getirdiğimiz lokumu verdim. Bhutan’daki turumuzun sonraki günleri ile ilgili görüşmemizi yaptık. Aslında biz Thimphu ve Paro şehirlerini gezip, 30 Ekim’de Paro’dan kalkan Drukair uçağı ile Bumthang’a uçacaktık. Orada doya doya festivali izleyip, sonrada 3 saatlik yolculuklarla şehir şehir gezip Paro’ya gelecektik. Harika bir programdı. Paramızı daha mart ayında yollayıp biletlerimizi de almıştık. Ancak şiddetli yağan muson yağmurları ile gelen seller sonucu temmuzda Bumthang’da havaalanında ağır zararlar ortaya çıkınca iş bozuldu. Bu sefer Paro’dan Bumthang’a araçla karadan gitmek zorunda kaldık. Bu da 12 saatlik yol demekti. Uçak paralarımızı o gece iade etmişti bize Karma. Ama keşke uçabilseydik. Eziyet olacak şimdi. Ben insanları teselli edecekken, onlar beni teselli etmeye çalıştılar. Benim güzel gezi arkadaşlarım, hepsine minnettarım.

Evet sevgili Sanal Gezginler.. Bhutan’daki 2. gecemizde yorgun bedenlerimizi yataklarımıza bıraktık. Ben deliksiz uyumuşum. Herhalde herkes aynı haldedir. Yarın Thimphu gezisi ve devamında da Paro şehrine gidiyoruz.

Gezekalın ve Aydınlık kalın..

Dr Ümit Kuru

İlk yayın tarihi: 13.11.2012 saat 23:40

Gözden geçirilmiş yeniden yayın tarihi 01.01.2017

IMG_1284.JPG

 

Himalayaların Gölgesinde; Batı Bengal-Sikkim Bölgesi-Darjeeling’den Bhutan’a Doğru

IMG_1162.JPG

25.10.2012 tarihli gezi yazısıdır..

IMG_0917.JPG

Kuzey Hindistan’da, Batı Bengal-Sikkim Bölgeleri gezimizin son gününe uyandık. Bu rahat oteli çok arayacağız. Son kez erkenden fotoğraf avına çıktım. Bahçeden baktığımda, dün öğle sonrasından akşama kadar alışveriş çılgınlığı yaşadığımız Darjeeling Meydanı’na komşu olduğumuzu fark ettim. 120000 nüfuslu Darjeeling Şehrinin bu ana meydanı boş sayılır. Sonra dikkatimi bahçede bulunan ağaçlara verdim.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Ağaçların dallarındaki oynamaları fark ettim ve sonrada ağaç tepelerinde maymunları gördüm. Onlar beni izlerken, ben de onları izlemeye başladım. Bahçeye girip, sağda solda yiyecek araştırmasına daldılar. Benim deklanşörde bulunan parmaklar da çalışmaya başladı tabii ki.

IMG_0953.JPG

Bu arada grubun diğer üyeleri uyanmışlar ve kahvaltıya doğru yönelmişler. Bugün Kurban bayramının ilk günü. Hemen odaya dönüp, Türkiye’den gelme lokumu alarak kahvaltı için otel restoranına yöneldim. Lokumlar arkadaşlarla bayramlaşmak için. Yad ellerde gezi arkadaşlarımla bir güzel bayramlaştık ve lokumlarımızı yedik. Otelin diğer müşterilerine de Türkiye’den gelen lokumları tattılar. 

Kahvaltı sonrası valizleri araçlarımıza yükleyip uzun yolculuğumuz için yola çıkacak iken, otelin direktörü yanımızda bitiverdi. Bayan Elizabeth bizimle vedalaşmaya gelmişti. Bir daha arabalardan indik, hem vedalaştık ve hem de bayramlaştık. Lokumları gören Elizabeth’in gözleri fal taşı gibi oldu; “Turkish Delight” dediği anda bizim lokumların kalanı için adres belli olmuştu.

IMG_0994.JPG

Ve sonunda heyecanla beklediğimiz an geldi! Toy Train ile yaklaşık bir saat sürecek olan yolculuğumuz için Darjeeling Tren İstasyonuna vardık. Darjeeling Himalaya Demir Yolu ya da bilinen adı ile Toy Train (Oyuncak Tren) 61 cm genişliğinde raylar üzerinde Siliguri’den başlayan ve Darjeeling’de sonlanan bir tren hattı. 1879-1881 yılları arasında inşa edilmiş ve yaklaşık 86 km uzunluğunda. Siliguriden 100 mt rakımdan, Darjeeling’de 2200 mt’ye yükselen bu demir yolunda hala buharlı lokomotif çalışıyor. Bu özellikleri ile de Dünya Kültür Mirası Listesi içinde yer alıyor.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Toy Train sabah 09:00 gibi hareket ediyor. Darjeeling İstasyonundan biniyorsunuz, Batasia Loop denen bir noktada biraz çevreyi gözlemek için duruyorsunuz ve Ghoom istasyonunda da iniyorsunuz. Tren, Darjeeling’in içinden geçerken halk ile karşılıklı olarak el sallaşıyorsunuz. Bu aktivite yapılmadan asla bölgeyi gezdim diyemezsiniz. Gerek Darjeeling Tren istasyonu ve gerekse de Batasia Loop’dan Kanchenjunga Dağı manzaraları muhteşem. “Tiger Hill’e çıkmayıp, buraya mı gelseydik de güneşi doğursaydık?” diye düşünmedim değil.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Toy Train için önceden biletlerimizi almamıza rağmen bir düzensizlik var. Rehber, yüzümün asık halinden düşüncelerimi okumuş olmalı ki “Dont worry” deyip duruyor ama huyum bu! Benim gezi işlerinde aksama olmamalı. Sonunda herkes yerine oturdu ve tren de hareket etti. Tren süzüle süzüle, düdüğünü havalı havalı öttürerek Darjeeling’in dar sokakları arasında yolunda ilerledi. Büyük bir zevk bu.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Batasia Loop ise trenin en tepeye çıktığı ve buradan bir kavis çizerek döndüğü yer. Burada 15 dakika kadar durduk.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Burada bir Gurka askerinin anıtı var. Civar dağların görüntüsü muhteşem. Daha sonra tren tekrar hareket etti ve Ghoom İstasyonuna geliverdik. Güzel şeyler kısa sürüyor. Araçlarımıza geçip son nokta olan Phuentsholing sınır kasabasına doğru yola çıktık.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Darjeeling’den, Bhutan’a geçeceğimiz Phuentsholing Kasabası’na kadar 160 km mesafe var ama yol 6 saat sürecek dediler. Hintli rehberimiz “ Son bir saatlik yol çok azap olacak” dediği zaman içimden “ne kadar eziyet olabilir ki?” diye sormuştum. Ancak son bir saat gerçekten işkence oldu. Keşke Bagdogra’ya gidip oradan uçakla Paro-Bhutan’a gitseydik dedim. Bu sefer de uçak sabah erken saatte olduğundan programın uymadığını ve bu yüzden kara yolunu tercih ettiğimi anımsadım. Yapacak bir şey yok! 

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Yolda bir restoranda yemek yedik. Yolun son bir saati ise rezaletti. Yolun bu kadar bozuk olması akıl alacak gibi değil. Allahtan araçlarımız iyi. 

IMG_1152.JPG

Son 15 km ye geldiğimiz zaman bir mucize oldu ve bir çay bahçesine ve burada çay toplayan işçilerine denk geldik. Mucize diyorum çünkü programda olmasına rağmen Darjeeling’de çay bahçesi gezimizi festival ve tatil nedeni ile yapamamıştık. Ancak tam Darjeeling’den ve Hindistan’dan çıkarken bu bahçeye denk gelmemiz çok güzel oldu doğrusu. Harika kareler aldık. Buralara geldiğinizde bu aktivite de olmazsa olmazlar arasında yer almalı ve yapılmalı.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Akşam saat 16:00 civarında sınıra vardık. Burada bizi yeni rehberimiz Bhutanlı Sonam ve yeni aracımızın kaptanı Sirin karşıladı. Önce Hindistan sınırında çıkış işlemlerimizi yaptık. Sonra da Hintli rehber ve şoförlerle vedalaştık. Onlardan memnun kaldık diyebiliriz.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Hindistan gezimizde kullandığımız lüks sayılabilecek araçlardan sonra, 20 kişilik lüksü olmayan minibüse binmek bizim grubun sosyetesini sarstı. Ama biliyorum ki Bhutan’da daha iyisi yok. Umarım Bhutanlı yerel acente ve rehber iyi çıkar.

IMG_1180.JPG

Bhutan’ın kendine özgü sınır kapısından giriş yaptık ve Sonam bizim Bhutan’a giriş işlemlerimizi yaparken, biz hemen karşıdaki restoranda momolarımızı yiyorduk.  Geçen seneden tadını bildiğim 11000 adlı Bhutan birasını ısmarladım ve yemeğimin keyfini çıkardım.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Evet sevgili Sanal Dostlar.. Gezimizin Batı Bengal-Sikkim Bölgesi gezisi bu kısımla bitiyor. Bundan sonrası Bhutan’da geçecek. Daha sonra da Paro şehrinden Delhi’ye uçup yurdumuza kavuşacağız. Yani bizi Hindistan’ın karmaşasından sonra Bhutan’ın sakin ama her biri diğerinden güzel olacağını beklediğim günleri bekliyor. En azından kağıt üzerinde öyle olduğunu biliyorum. Sonunu baştan söyleyeyim; Öyle de oldu…

Haydi bakalım; Yarın sizi Alice Harikalar Diyarında’ya beklerim..

Gezekalın ve Aydınlık Kalın..

Dr Ümit Kuru

İlk yayın tarihi: 12.11.2012 Saat 01:06

Son yayın tarihi: 27.12.2016 Saat 00:33

img_1044

 

Himalayaların Gölgesinde; Batı Bengal-Sikkim Bölgesi-Darjeeling

IMG_0831.JPG

24.10.2012 tarihli gezi yazısıdır

IMG_0612.JPG

Bugün çok heyecanlıyız. Neden derseniz 8586 metreyi bulan zirvesi ile dünyanın en yüksek 3. dağı olma unvanını elinde tutan Kangchenjunga Dağı‘nı en güzel görebileceğimiz yere, Tiger Hill’e çıkacağız. Bu dağ en güzel görüntüyü sabahın çok erken saatlerinde verdiğinden, sabahın kör karanlığında yola çıkmamız gerekti. Saat 04:00’de araçlarımıza tam kadro bindik. Bu saatte ancak turistler olur diye düşünsem de ne kadar yanıldığımı Tiger Hill’e çıkınca anladım.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Tiger Hill’e, kaldığımız otel olan Windamere Hotel’den varış süremiz yaklaşık yarım saat. Aracımızı çok erken terk etmek zorunda kaldık. Tepeye kadar da neredyse 20-30 dakika yürüdük. Aslında Hintli rehber bana daha araçta iken “Orası çok kalabalık olur. Oradan güneş doğumu güzel olur. Ama Kangchenjunga için daha iyi bir yer var. Oraya gidebiliriz ama güneş doğumunu göremezsiniz.” demişti. Ben de her kaynakta “Tiger Hill’den dağı ve güneş doğumunu mutlaka izleyin” yazılarını okuduğumdan, rehbere “Cık! Haydi bakalım Tiger Hill’e gidiyoruz” demiştim. Bunun üzerine tepeye bir yanda ayaz, bir yanda kör karanlık ve bir yanda da açlık çekerek vardık.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Vardık ama milleti yarıp da güzel fotoğraf alabileceğimiz bir noktaya ulaşmak ne mümkün! Etraf Hintli turist kaynıyor ve “Bana yol açın! Taa Türkiye’den geldim..” deme şansım yok. Ya gün doğumu izlenecek ya da Kangchenjunga Dağına güneşin ilk ışıklarının düşmesi ile oluşan kızıllık görülecek. Ben tercihimi ikinciden yana yaptım.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Yaklaşık bir saatlik bir beklemenin ardından günün ilk ışıkları gözüktü. Bu arada daha da kalabalık olunca, fotoğraf çekmek pek mümkün olmayacak bir hale geldi. Sonunda güneşin ışıkları dağa düştü ve o güzelim portakal rengi oluşmaya başladı. Kısa bir süre sonra kuvvetli alkış koptu. Meğerse diğer tarafta güneş, dağlardan sıyrılmayı başarmış. Lapacı Hintliler onu alkışlıyorlarmış. Burada daha fazla yapacak bir iş kalmadı ve o kadar çok araç var ki, dönüş yolunu da hesaba katarak Tiger Hill’den ayrıldık. Kısa bir yürüyüşle araçlara ulaştık. Araçlarımızla çabucak dönüş yoluna geçtik.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Bir süre sonra, bizim rehberin tavsiye ettiği alana geldik. Burada araçlardan indik. Gerçekten buradan dağın görünüşü çok daha güzel ve etrafta o mahşeri kalabalık filan da yok. Tiger Hill’i görmesem olmazdı ama sadece Kangchenjunga Dağını fotoğraflayacağım derseniz de burası yukarıya göre daha uygun bir yer.

IMG_0667.JPG

Otelimize dönüp de kahvaltımızı yapmadan önce ziyaret etmemiz gereken bir yer daha var; Ghoom Manastırı.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Ghoom, Darjeeling’e 8 km kadar uzakta olan bir yerleşim alanı. Burada bulunan tren istasyonu, Dünyanın en yüksekteki tren istasyonu ve ünlü Toy Train burada duruyor. Son gün Darjeeling’den bineceğimiz Toy Train’den burada ineceğiz. Burada bulunan Yiga Choeling Manastırı, Tibet Budizminin Gelug koluna ait olan en eski manastır. 1875 tarihinde yapılmış. İçeride bulunan “Gelecek Budha-“Maitreya Buddha” heykeli ile önemli. Bu manastır içinde fotoğraf çekmek serbest. Bhutan’da ise hiçbir tapınakta fotoğraf çekmek mümkün değil.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Saat 08:00 gibi otele döndük. Hemen sıkı bir kahvaltı yaptık. Herkes tüm tur boyunca bu otelin en iyisi olduğu konusunda hemfikir.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Bu otelde kalabilmek adına program değişikliği yaptık ama değdi doğrusu.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

IMG_0762.JPG

Kahvaltı sonrası ise Darjeeling içi ve civarında gezimize devam ediyoruz. Önce Tibet Mülteci kampına gittik. 1959 Yılında Çin’in baskısı üzerine 14. Dalai Lama’nın peşinden Tibet’i terk eden Tibetli sayısının 120.000 civarında olduğu söyleniyor. O dönemde Hindistan’a kaçan Tibetliler için kurulan kamplarda yaşayanlar, geçimlerini sağlayabilmek için el sanatlarını kullanarak yaptığı ürünleri satmışlar.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Bu kampta kalan insan sayısı azalsa da, bir grup insan hala bu el sanatı ürünleri yapıp sergileyip, gelir elde etmeye çalışıyorlar. Kampı geziyoruz. Fotoğraflarımızı çekiyoruz ve tabii ki ilk alışverişlerimizi de burada yapıyoruz. Grup bu güne kadar nasıl alışveriş yapmadan durmuş öyle?

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

IMG_0785.JPG

Daha sonra Tenzig Kayasına gittik. Edmund Hillary ile birlikte Everest’e ilk tırmanan olan Tenzing Norgay adlı Nepal doğumlu şerpadan ismini alan Tenzing Kayası, amatör dağcılar bir antrenman yeri. Tenzing, Başbakan Jawahar Lal Nehru’nun bulunduğu bir heyete, bu kayayı hiçbir emniyet almadan tırmanarak gösteri yapmış.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Gerek Bhutan ve gerekse de Darjeeling-Sikkim gezisi sırasında küçük yürüyüşleri programa koydurdum. Darjeeling’de de bu tür bir yürüyüşü şehrin içinden geçerek, büyükçe bir parka doğru yaptım. Kırk beş dakika-bir saatlik bir aktiviteydi ama çok memnun kaldık.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Öğle yemeğimiz için tekrar otele döndük ve yemekten hemen sonra ise bu sefer Darjeeling de şehir içinde alışverişe çıktık. İlk uğrak yerimiz ise meşhur Darjeeling çaylarının satıldığı bir yer oldu. İngilizler için Darjeeling bir sayfiye yeri imiş ama sonradan buraya çayı getirip ekmişler. Çay bitkisi de bu toprakları sevmiş. Yükseklik değiştikçe, çayların tadı da farklı olmuş.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Golden Tips&Nathmulls adlı bir şirket burada en tanınmış olan çay üreticisi. Çok sayıda yerde dükkanı var ve biz grup olarak bir tanesine girdik. Burada o kadar çok sayıda çay örneği var ki; Birinci hasat, 2. hasat, bilmem kaçıncı hasat, ilk yaprak, yeşil çay diye liste uzuyor. Doğrusu bu ya, siyah çayları bizim damak tadımıza pek uymadı ama otellerde içtiğimiz çaylar da fena değildi. Muhtemelen çaylar yeterince iyi demlenmediğinden tadını alamıyoruz diye düşündük. Çaylar bayağı pahalı.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Çay aldığımız dükkanı terk ettikten sonra, sıra sıra dükkanların bulunduğu ana cadde boyunca alışveriş yapa yapa otelimize döndük. Son dükkandan çıktığımız zaman artık hava iyice kararmıştı.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Bir gün daha bitti. Yarın gezimizin en önemli bölümü olan Toy Train gezisi yapacağız ve Darjeeling’i terk edip Bhutan sınırındaki Phuentsholling kasabasına doğru yola çıkacağız. Yani epey bir yol var.

Gezekalın ve Aydınlık kalın…

Dr Ümit Kuru

İlk yayın tarihi : 11.11.2012 Saat 01:02

Gözden geçirilmiş son yayın tarihi. 26.12.2016 Saat :01:06

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

 

Himalayaların Gölgesinde; Batı Bengal-Sikkim Bölgesi-Gangtok/Darjeeling

IMG_0304.JPG

23.10.2012 tarihli gezidir:

Sabah yine erkenden elimde fotoğraf makinemle, karelere hapsedebileceğim güzelliklerin peşine düştüm. Otelimiz tepede bir yerde ve çok güzel bir manzaraya sahip. Bu nedenle dışarıya bile çıkmadan bahçeden aldığım manzara fotoğrafları ile yetindim.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Gangtok, Sikkim eyaletinin başkenti. “Gangtok” kelimesi Tibetçeden gelmekte ve “Yamaç” anlamındaymış. 80000 civarında nüfusa sahip olup yerli Sikkim halkı ve ataları Tibet ve Nepalli olan insanların bir arada yaşadığı kozmopolit bir şehir. Şehri çevreleyen tepeler doyumsuz manzaralar veriyor. Dünyanın en yüksek 3. Dağı olan Kanchenjunga’ya ait güzel manzaraları şehrin yükseğinde kalan Enchey Manastırı ve Ganesh Tok’dan görmeyi umuyoruz. Tabii hava açık olursa.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Kahvaltı sonrası arabalarımıza atladık ve şehirden 7 km uzaklıkta Ganesh Tok denen bir tepeye doğru yola çıktık.

IMG_9924.JPG

Ganesh Tok’un en önemli özelliği şehrin en güzel panoramasını alabileceğiniz tepe olması. Aslında bir de Hanuman Tok diye bir tepe daha var ama oraya gitmedik. Durga Puja Festivali nedeni ile ertesi gün Darjeeling Hayvanat Bahçesi kapalı olacağından, bugünden akşama doğru Darjeeling’e gidip, Hayvanat Bahçesini gezmek ve Kızıl Panda ile Bengal Kaplanını görmek istiyoruz. Bu nedenle ayrı bir istikamette olan diğer tepeye gitmedik.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

ganesha_basohli_miniature_circa_1730_dubost_p73

Ganesha, Hinduizm de çok sevilen bir Tanrı. Şiva ve Parvati’nin ilk doğan oğlu. Bilgiyi ve hikmeti temsil ediyor. Ganesha kişinin yaşamında karşılaşacağı olayları kontrol edebilir. Bu nedenle Hindular bütün özel isteklerini Ganesha’ya iletebiliyorlar. Ganesha, göbekli, sarı veya kırmızı, dört kollu ve fil başlı tasvir edilir. Ayrıca bu tasvirlerde çoğunlukla ya bir fareye biner ya da yanında bir fare vardır.

Ganesh Tok’daki Tapınak çok küçük sayılır. Amacımız zaten tapınak gezmek değil. Altımızda uzanan doyumsuz Gangtok manzarası.

Şansımız yok maalesef! Hava bulutlu ve bu nedenle Kancenjunka Dağı’nı bu tepeden göremedik.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Gangtok’taki bir diğer ziyaret yerimiz Enchey Manastırı oldu.Tibet Budizminin Nyingma kolunu takip eden 200 yıllık bir manastır burası. Bu manastır aynı zamanda acemi Monkların (keşiş) bolca bulunduğu bir manastır.

IMG_9950.JPG

Ben en çok bu acemi keşişlerin bulunduğu manastırları seviyorum. Bu acemi monklar aslında hala çocukluklarını yaşıyorlar. Bu nedenle de karşınızda misket oynayan, ya da rüzgarın uçurduğu kırmızı renkli rahip giysisi altından oyuncak tabancası gözüken bir çocuk görüyorsunuz.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Enchey Manastırı’nda epey güzel vakit geçirdik.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

IMG_0076.JPG

Sonra tekrar araçlarımızla şehir içinde bulunan Botanik Bahçesine gittik. Belli ki burası orkide zamanında iyi bir bahçe ama burada orkide için yanlış zamanda bulunuyoruz. Yine de az sayıdaki orkide bile çok güzel gözüküyor. Bence bu bahçe Gangtok’a gelinmişken atlanmaması gereken bir bahçe.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Öğlene doğru Gangtok gezimizi bitirdik. Burada Teleferikle bir gezimiz vardı ama festival nedeni olan tatildeki yerli turist sayısı artınca kalabalık teleferik kuyruğuna takılmak istemedik.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Darjeeling’deki hayvanat bahçesi mutlaka görmemiz gereken bir yer ve Gangtok-Darjeeling arası 105 km. Bu da en az 4 saatlik yolumuz var anlamına geliyor.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Hintli turist arabalarının şoförlerinin dünyanın en iyi araba kullanıcıları olduklarına dair bir kanaatimiz oluştu. Hem hızlılar ve hem de iğnenin deliğinden koca arabaları geçirebiliyorlar. Sikkim Eyaletine giriş yaptığımız aynı kontrol noktasından hızlıca bir de çıkış yaptık. Sonra da dolana dolana kah orman içinden, kah çay bahçeleri arasından devam edip, muhteşem bir manzarası olan Lover’s Meet View Point denen bir piknik alanında durduk. Burası Hindistan’ın Aşıklar Tepesi anlaşılan. Aşağıda Teesta and Rangeet Nehirlerinin birbirlerine kavuştuğu bir vadi var. Manzara gerçekten çok güzel. Burada kumanya şeklinde verilen öğle yemeklerimizi bir güzel yedik.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Aslında Darjeeling-Sikkim turu yapacaksanız önce Darjeeling’e gidip sonra Gangtok ve Kalimpong yapmalısınız. Ancak biz istediğimiz otellerde kalabilmek adına biraz değişiklik yaptığımızdan, Darjeeling en sona kaldı. Neyse, turun başlangıcı daha. Ekip her türlü işkenceye razı. Hindistan’ın karmaşası, Bhutan’a geçtiğimiz zaman yerini sessizliğe ve huzura bırakacak.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Sonunda Darjeeling’e vardık. Saat neredeyse 16:30 oldu. Hayvanat bahçesi saat 18:00 civarında kapanıyor. Bu nedenle acele etmek lazım.

IMG_0237.JPG

Darjeeling Hayvanat Bahçesi küçük ama çok önemli bir yer. Burası sadece hayvanların kafesler ardına kapatıldığı bir yer değil aynı zamanda bu hayvanların üretilip, doğaya tekrar salındığı da bir yer. Buranın en önemli hayvanları Kızıl Panda (Red Panda), Kar Leoparı, Bengal Kaplanı ve diğer Himalaya hayvanları. Burayı görmeden sakın Darjeeling gezisi yaptım demeyin.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Parkın önce Kızıl Pandaların sergilendiği bölümüne koşturduk. Bu hayvanlar ne kadar tatlı hayvanlar inanamazsınız.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Arkasından Kar Leoparları ve Bengal Kaplanlarını gördük. Çok asil hayvanlar. Düdükler parkın kapanışı için çalmaya başladı. Keşke biraz daha vaktimiz olsaydı.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Daha sonra Darjeeling’de kalacağımız Windemere Hotele gittik. Burası da tam istediğim tarzda, eski kolonyal bir otel. Oda anahtarımız alıp, bavulları odalara attık ve yerleştik. Odalarda şömineler var. Dekor filan da değiller! Bir güzel yakıyorlar, çıtır çıtır odun sesi geliyor kulaklarınıza. Yemeğe geçip, yemeklerimizi beklemeye başladık. Yemekler masaya servis ediliyor. Güzel bir yemek yedik. Önce turist sandığım bir bayan masamıza yaklaştı. Margaret Thatcher’e benzettiğim kadın, aynen onun gibi, “Demir Lady” edaları ile bize “otelimize hoş geldiniz” dedi. Elizabeth isimli bu bayan meğerse otel yöneticisiymiş. Bu otele giderseniz, mutlaka masanıza uğrayacak, oteli terk ederken de sizi yolcu edecektir.

Bugün epey bir yorulduk. Bundan sonra 2 gün bu şehirde kalıp, burası ve çevresini gezeceğiz. Darjeeling önemli bir şehir. Otel odamızdaki yataklara girdiğimizde bizi bir sürpriz daha bekliyordu; yataklarımıza sıcak termoslar koymuşlar.. Aferin be Elizabeth! Belli ki ayrıntı senin işin.. Teşekkür ederiz sana ve ekibine..

Gezekalın ve Aydınlık kalın

Dr Ümit Kuru

İlk yayın tarihi 09.11.2012 Saat 00:05

Gözden geçirilmiş son yayın tarihi 23.12.2016 Saat 01:36

 

Himalayaların Gölgesinde; Batı Bengal-Sikkim Bölgesi-Kalimpong

IMG_9609.JPG

Yazıya başlamadan http://www.gezekalin.com notu: Yetsin artık bu ülkede bomba ve silah patlamaları! Gelmesin artık şehit haberleri! Akıl ve vicdan sahibi olsun siyasetçisi,  yöneticisi bu ülkenin!

Çok mu istedim?

Gezi Tarihi: 22.10.2012

Gece, her gezinin ilk gecesi gibi uyanma ve tekrar uyumaya çalışma ile geçti. Gün ışır ışımaz ilk işim acele ile giyinip sokaklara çıkmak oldu. Gruptan bir arkadaş da benim gibi otelin bahçesinde elinde fotoğraf makinesi ile dolaşıp duruyordu. İki erkenci, Kalimpong sokaklarına vurduk kendimizi.

IMG_9600.JPG

Kalimpong sokakları hakkında izlenimlerimizi vermeden önce Kalimpong hakkında genel bir bilgi verelim;

Kalimpong, Batı Bengal’de Aşağı Himalayalarda kurulu bir kent. Bu şehrin en önemli özelliği İngiliz Kolonyal döneminde kurulmuş olan eğitim kurumları ve Orkide çiftlikleri dahil, çiçek yetiştiriciliği yapılması. Çin’in Tibet’i işgalinden önce, Tibet ve Hindistan arasındaki ticari ilişkilerin sağlandığı bir merkezmiş. Kalimpong, Teesta Nehri’ni yukarıdan gören dağ sırtlarına kurulmuş bir şehir. Özellikle Nepallilerin ağırlıklı olarak yerleştikleri bir şehir olma özelliği de var. Şehrin neredeyse tamamında Budizm inancı egemenmiş.

IMG_9602.JPG

Kalimpong İsminin kaynağı konusunda iki söylence var; Bunlardan birisine göre Tibetçe Kral’ın Başkanlarının (Kalon)  Kalesi (pong) anlamına geliyor. Diğer söylence ise Kalimpong adını bölgenin yerel halkı Lepcha’ların  diline dayandırıyor. Buna göre Kalimpong adı, yaz spor oyunlarının oynandığı yerlerden hareketle “Oynadığımız Dağ Sırtları” anlamındaki Kalimpong kelimesinden veya “Toplantı Tepesi” anlamındaki Kalenpung kelimesinden ileri geliyor.

IMG_9601.JPG

Burası 19. Yüzyıl ortalarına kadar Sikkim ve Bhutan Krallıklarınca yönetilmiş. 1835’lerden sonra ise İngilizler piyasaya çıkMIŞ ve İngiliz Doğu Hindistan Şirketi bölgede söz sahibi olmuş. Bir süre sonra da bölge Darjeeling sınırlarına katılmış. Bölgenin iklimi nedeniyle İngilizler burayı sayfiye yeri olarak kullanmışlar.

Bölgeye sonradan gelen Reverend J.A. Graham gibi İskoçlar bölge de kendi okullarını kurmuşlar (Dr Graham’s Homes). 1947 de Hindistan’ın bağımsızlığını kazanması sonrası Kalimpong, Batı Bengal eyaletine dahil edilmiş. 1959’da Çin, Tibet’i istila edince bölgeye çok sayıda Tibet’li rahip gelmiş ve Budist Manastırı kurmuş. 1976 da Dalai Lama Zang Dhok Palri Phodang Manastırı’nı ziyaret etmiş ve içinde çok sayıda nadir heykelin bulunduğu bu manastırı kutsamış.

IMG_9603.JPG

Şehir Deolo (1704 metre) ve Durpin (1372 metre) adlı iki tane tepenin arasına kurulu ve ortalama rakım 1250 metreler civarında. Teesta Nehri aşağı vadi içinde akıyor ve Kalimpong’u, Sikkim şehrinden ayırıyor. Dünyanın 3. büyük tepesi Kanchenjunga (8,598 mt) açık bir havada Kalimpong’dan görülebiliyor.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Evet… Bu kadar klasik bilgi yeter. Gelelim izlenimlerimize…

Şehir kesinlikle daha önce ziyaret ettiğimiz Hindistan şehirleri gibi değil. Bunu Darjeeling ve Gangtok için de düşünüyorum. Daha derli toplu ve dingin şehirler bunlar.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Sokaklar yeni yeni hareketlenmişler. Kenarda bir çaycı, tek müşterisine çay sunarken, Durga Puja Festivali nedeni ile kurulan sahne önünde gençler davul çalıyorlar. Dün geceden beri davul çalmaya devam etmişler gibi bir havaları var. Ana cadde kısacık. Daha sonra otele döndük ve bir de otelin bahçesini gezdik. Güzel bir otel burası. Gündüz bu güzellik daha da belirgin hissediliyor.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Saat 08:00 gibi herkes kahvaltı salonundaydı. Memleketten getirdiğimiz peynir ve zeytinleri her gün birisinin kahvaltıya indirmesini kararlaştırmıştık. Böylece neredeyse gezi sonuna kadar vakumlu paketler halindeki peynirlerle idare ettik. Bundan kahvaltı zayıf kaldı anlamı da çıkmasın. Hindistan otelleri kahvaltı bakımından iyilerdi diyebilirim.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Kahvaltı sonrası Kalimpong turumuz için araçlarımıza bindik. İlk hedef Durpin Dara tepesindeki, Zang Dhok Palri Phodang Manastırı.

IMG_9634.JPG

Bu manastır yeni bir manastır sayılır ve tek özelliği Tibet’ten kaçan Dalai Lamanın bu manastırı ziyaret etmesi ve kutsaması. Manastırın içinde fotoğraf çekebiliyorsunuz. Manastırın içi, Dalai lamanın hediye ettiği kıymetli ve kutsal sayılan Budist objeleri içeriyor.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Manastırın üst kısmından dağ manzaraları müthiş doğrusu. Bir de acemi Budist rahiplerin okulu var arka tarafta. Sınavları mı vardır nedir, ellerde kağıt-kalem çalışıp duruyorlar.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Manastırdan sonra Pineview Nursery diye bir kaktüs çiftliğine gittik. Doğrusu bu ya, benim hayalim orkide çiftliği gezmekti.

IMG_9686.JPG

Hem Kalimpong ve hem de Gangtok orkide çiftlikleri ile meşhurlar. Ama gel gelelim mevsim uygun değil. Orkideler için en uygun mevsim nisan mayıs ayları.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Biz de kaktüs çiftliğine razı olduk. Aslında kaktüslerin çiçek açmış halleri de çok güzel oluyor.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

IMG_9732.JPG

Ziyaret ettiğimiz bir diğer manastır ise Mangal Dham  Manastırı. Burası bir Hindu tapınağı ve Lord Krişnaya adanmış. Bu bölgedeki az sayıda olan Hindu Tapınaklarından ve yeni yapılmış bir tapınak .

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Eğer bu tapınağın içinde, yüzünde yaşanmış ve yaşanmakta olan zahmetli bir ömrün çizgi çizgi izlerini taşıyan bayana denk gelmesek, bana hiçte çekici gelmeyecek bir yer olacaktı.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Kalimpong’da heyecanla beklediğim yerler arasında Dr Graham’s School yer alıyor. Ancak denk geldiğimiz festival, okullar gibi çoğu resmi yerin kapalı olmasına neden oldu. Yine de şansımızı denemek için rehbere ısrar edince, bu okula doğru yöneldik.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Aslında bölgede bu tip başka okullar da var. Ancak en önemlisi bu okul. Okul kapısına vardığımızda okulun gerçekten kapalı olduğunu gördük ama bizim rehber kapıdaki görevli ile konuşunca içeri girme şansımız oldu;Yaşasın…

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Bu okullar aslında burada bir görevle bulunan İngiliz, İskoç, artık her ne milletense, Batılı erkeklerin, buranın yerli kadınları ile ilişkilerinden olma, geride bıraktıkları çocukları için yetimhane kurulması ile başlayan yerler. Ancak sonradan işi iyi eğitim veren okullar haline döndürmeyi başarmışlar. Zamanla iyi eğitim alması istenen zengin çocukları da bu okullara verilmiş. Halen eğitime devam eden bu kurumlar gözde eğitim yerleri olan konumlarını sürdürüyorlar. Kocaman bir bahçe içinde, birbirlerinden ayrık binalarla, Kalimpong’a kadar gelinince mutlaka ziyaret edilmesi gereken yerlerden birisi.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Ziyaret ettiğimiz bir diğer ilginç yer ise Mary Mother of God isimli bir Katolik kilisesi. Burası aslında klasik bir kilise değil.

IMG_9763.JPG

Tibetlilerin oturduğu bir alanda kilise yapmak istediklerinde sadece bir şartla izin verilmiş; Eğer kilise, Budist Manastırı şeklinde yapılırsa. Bu şirin yerin özelliği de bu.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Bu kilisede bir de Katolik düğününe denk gelmeyelim mi? İyi başladı gezi, iyi!

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Kalimpong içindeki gezimizi tamamladıktan sonra otele dönüp öğle yemeğimizi yedik ve sonrasında Gangtok adlı şehre doğru yola düştük. Ancak daha yolda uğranacak yerler var.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Deola Gözlem noktası Kalimpong’un en yüksek tepesi. Buraya Gangtok’a giderken uğradık. Yeşillikler içinde harika bir yer. Aşağıda Teesta Nehri nazlı nazlı akıyor.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Daha sonra ise  Gangtok şehrine doğru yola düştük.

IMG_9837.JPG

Gangtok şehrine kadar 80 kilometreyi bulan yolumuz var ve bu kadar yolu 3 saatte alacağız. Yol tabii ki bozuk ama cennet gibi yeşillik alan içinden devam eden bir yol bu.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Gün ışığının kaybolmaya yüz tuttuğu bir saatte Sikkim Eyaletine vardık. Ama burada önce ILP denen Eyalete giriş izni almanız gerekiyor. Rangpo denen bir yerleşim yerinden yarım saatlik bir bekleme ile Sikkim Eyaletine giriş izinlerimizi aldık. Burası için bir adet fotoğraf ve pasaportunuzun ve Hindistan Vizenizin fotokopisi gerekiyor.

Buradan yaklaşık bir saati bulan bir yolculuk sonrası Sikkim Eyaletinin başkenti olan Gangtok şehrine ve buradaki Denzong Regency adlı otelimize geldik. Bu otelde çok iyi bir otel. Hemen bavulları odalarımıza atıp, yemeğe geçtik. Baktım, insanlarda uzun ve yorucu araba yolcuğuna rağmen keyifler yerlerinde. Eh! Gezi planlayıcısı olarak benim keyfimde gıcır sayılır.

Yemek sonrasında bu gibi anlarda içilmek üzere getirdiğim iki adet sigaradan bir tanesini içmek üzere otelin bahçesine geçtim. İlk nefesi havaya üfledim. Kafamı gökyüzüne kaldırıp baktığımda yıldızların pırıl pırıl hallerini gördüm. Sanki biri bana göz mü kırptı ne? Elimde olmadan ben de gözümü kırpmışım.

Bu akşamlık bu kadar. Yarın Gangtok gezimiz var.

Gezekalın ve Aydınlık kalın..

Dr Ümit Kuru

İlk yayın tarihi: 07.11.2012 saat 23:35

Gözden geçirilmiş son yayın tarihi: 21.12.2106 Saat 23:45