• Arşivler

  • Diğer 531 aboneye katılın
  • Mart 2013 den beri

    • 381.928 ziyaretçi
  • Şubat 2026
    P S Ç P C C P
     1
    2345678
    9101112131415
    16171819202122
    232425262728  

Çin Halk Cumhuriyeti Gezimden-Impression/Sanjie Liu

 

Yangshou’da hayatımın en güzel gösterisini izledim. Ünlü Çinli yönetmen Zhang Yimou tarafından sahnelenen ve yaklaşık 600 kişilik müthiş bir performans.

Bu gösteride dağlar ve Li Nehri bir sahne olarak kullanılıyor. Sahnenin toplam alanı 1654 km2.  Oyunun orjinal ilk halinden günümüze 109 kez revizyon yapılmış.

 

http://www.yxlsj.com/english/

Çin Halk Cumhuriyeti Gezi Yazısı: Suzhou Bahçeleri

IMG_5659

Bir yerde okuduğum yazıda yazan cümle mealen şuydu; “Çin’e gezi planlayan gezginler şu Çin atasözünü öğrenmeliler: “Gökte cennet, yerde de Suzhou ve Hangzhou var”.

Bu atasözünü ilk duyduğum zaman bana biraz iddialı gelmişti.  Ama her iddianın ardında bir gerçek olduğu inancımdan hareketle, en azından Suzhou bahçelerinin bir ve belki de birkaç örneğinin  programa konmasını istemiştim.

Shanghai ile yeni gezi hedefimiz olan Suzhou kenti arasında 120 km civarında bir uzaklık var. Suzhou, Jiangsu eyaletinin bir şehri ve Yangtze deltasının ortasında yer alıyor.  Bu şehir,  içinde barındırdığı bahçelerinin UNESCO Dünya Kültür Mirası listesi içinde yer alması ile de önemli.  Yerleşim tarihi çok eskilere dayanıyor . Bir zamanlar Wu Krallığına başkentlik yapmış. Millattan önce 8. Yüzyıl öncesine kadar giden güzel bahçelere sahip olma özelliği, Ming (1368-1644) ve Qing (1644-1911) Hanedanları dönemlerinde en üst düzeye ulaşıyor.  Hem İmparatorların ve hem de zengin ileri gelenlerin bahçeleri   birbirleri ile yarışmışlar.  Beijing’deki (Pekin) Yasak Şehir ve Yazlık Saray’ın bahçe mimarisi Suzhou bahçelerinden esinlenmiş.

Suzhou bahçeleri basit, sade ve insanın içinde sıcaklık uyandırıyor.  Burada doğa ile uyumluluk çok önemli.  Bahçelerin her bir bölümünün tematik bir yapısı var. Küçük bir alanda  büyük manzaralar yaratmayı amaçlayan Suzhou bahçeciliği, süs amaçlı yapay dağlar (Tai Gölünden getirilen çeşitli büyüklüklerde kireçtaşları ile yapılıyor), ağaçlar, pavyonlar, binalar, platformlar, havuzlar ve köprülerle dekore edilmiş. IMG_5672

Bu şehrin bir özelliği de, şehrin %42’lik kısmının su ile kaplı olması ve kanallarının zenginliği nedeni ile doğunun Venedik’i olarak adlandırılıyor olmasıymış.

İki saatlik bir yolculuk sonrası şehre vardık. İlk olarak Lingering Bahçesini gezmeye gittik. Suzhou’da çok sayıda bahçe var ama bunlar içinde 4 tanesi (Humble Administrator’s Garden, The Garden of the Master of the Nets, The Lingering Garden, Lion Forrest Garden) çok önemli ve bunlar UNESCO listesi içindeler. Ne yazıktır ki biz sadece birini gezebildik ama iyi bir örneğini seçtik.  Zamanımız olsa   Humble Administrator’s Garden’ı (Beceriksiz Yöneticinin Bahçesi-Çin’ce adı Zhuozhong) gezmek isterdim. Bu bahçe diğerlerinin içinde en büyük olanı.

Lingering (Çincesi Liuyuan) Bahçesi toplamda 2.3 hektar alanı kapsıyor. 1997 yılında UNESCO listesine girmiş. Bahçenin Doğu, Merkez, Batı ve Kuzey diye adlandırılan kısımları mevcut. Her Çin bahçesinde olduğu gibi burada da misafirlerin karşılandığı ve ağırlandığı ana bina, şiir dinletilerinin, operaların izlendiği pavyonlar var. Suzhou’ya özgü kültürel varlıkların başında “Pingtan” olarak bilinen yerel bir opera geliyormuş. Kaynaklar genellikle yoğun yöresel özellikler taşıyan ve çayhanelerde sunulan Pingtan gösterilerinden övgü ile bahsediyor. “Ülkenin en büyük tatlı su göllerinden biri olan Taihu  gölünün suyuyla demlenen çayı içerek, Pingtan gösterilerini izleyin mutlaka” diyorlar ama  ah! zaman ah!! Bu bahçenin  en çok  onlarca  Bonzai ağaçları bulunan bir bölümünü sevdim.

IMG_5661

Daha sonra öğle yemeğine geçtik. Burada, o ana kadar Çin’de yediğimiz en güzel yemeği yedik. IMG_5723

Yemek sonrası Suzhou’nun kanallarını tekne ile gezmeye gittik.

Anlaşılan çılgın projeler tarihin her aşamasında varmış. Çin’de doğu batı istikametinde uzanan iki büyük nehir olan Yellow River  (Sarı Nehir-5464 km)  ile Yangtze Nehri (6300 km) arasında bir kanal açılması ve böylece Beijing den başlayan Tianjin, Hebei, Shandong, Jiangsu ve Zhejing eyaletlerini geçip Hangzhou şehrine ulaşan bir su yolu yapılmış. Bu kanalın yapımına başlanması MÖ 5. Yüzyıla kadar gidiyor. Ancak kanalın tamamlanması Sui hanedanlığı döneminde (MS 581-618) oluyor. Bu kanal dünyadaki en büyük insan eli ile yapılmış su yolu oluyor. Büyük Kanalın toplam uzunluğu 1776 km ‘yi bulmuş. Bu kanalın bir bölümü üstünde, toplam da yarım saat kadar süren bir tur yaptık. Bu tur bende biraz hayal kırıklığı yarattı. Modern yaşamın aç gözlüleri bu güzel kanalın çevresinde büyük yıkımlar yapmışlar. Ben kanal çevresinde eski evler beklerken, bol bol yüksek katlı binalar gördüm. Belki bu kısım yapılmasa ve bahçelerde daha fazla zaman geçirilse daha iyi olurdu. IMG_5844

Bu turdan sonra Pan Kapısı denen yeri ziyarete gittik. 2500 yıllık bir geçmişe sahip olan bu kapı, Savaşan Eyaletler Döneminde, Wu Krallığı döneminde yapılmış. Burası aslında bir kompleks ve alana girişiniz Ruiguang Pagodası ile oluyor. Bu pagoda (Budist inancında kutsal emanetlerin saklandığı tapınak veya kule), Suzhou da inşa edilmiş en eski pagodaymış (247 MS).  Ancak zamanla yıkılan pagoda tamirat görmüş. Tamirat hala devam ediyordu. Wu Gate Brigde (Wumen bridge) ve Pan Gate kompleksin diğer üyeleri. Pan Gate tüm şehri zamanında çeviren ve bugün ancak 300 metrelik kısmı ayakta kalmış olan surlardan şehre girişin tek noktasıymış. Bu kapıyı benzersiz kılan da hem kara ve hem de kanaldan şehre giriş veren tek kapı olmasıymış.  Burada çok az vakit geçirebildik. Aslında Grand Kanal da tekne gezisi yapacağımıza, burada bulunan küçük kayıklarla Pan Gate’i karşıdan gören bir kısa tur yapsak daha iyi olurmuş.

IMG_5909

Bu gezi sonrasında Shanghai’ya geri dönüşe geçtik. Dönüş saatimiz trafiğin kötü zamanına denk geldi. Shanghai’da 5-6 katlı yollar yapmışlar ama bunlar bile trafiğe çözüm olmamış.

Shanghai’da ipek fabrikasına bir gezi yapıldı. Hemen her alışveriş merkezine götürüldüğümüzde olduğu gibi önce bir bilgilendirme konuşması yapıldı. İpek böceğinin tüm yaşam döngüsü ve ipek elde edilmesi anlatıldı. Tabii ki sonra da satış geldi. Burada en çok rağbet gören ipek yorganlar oldu. Biz bile 2 tane satın aldık. Dediklerine göre yazın serin, kışın sıcak tutma özelliği varmış.

Yeri gelmişken Çin’de gezi yaparken alışverişe götürülmeniz kaçınılmaz bir gerçek. Turu düzenlerken özellikle alışveriş kısmını en aza indirip, esas görmemiz gereken yerleri kaçırmamamız veya gezi zamanımızdan eksilme yapılmaması konusunda anlaşmıştık. Ancak yerel rehberler, esas kazançlarını bu tür yerlere grubu götürerek kazandıklarından alışverişe illa ki götürülmeye çalışılıyorsunuz ve buralarda müşterileri bilgilendirme kısımlarına ayrılan zaman bazen abartılı hale gelebiliyor . Biz gezimizin ilerleyen kısımlarında bu alışveriş merkezi ziyaretleri kısımlarından bazen çok sıkıldık, yani en azından ben öyle hissettim.  İpek fabrikası ziyareti zaman olarak bizi pek etkilemedi ama bazı yerlerde uygunsuz saatler ve ziyaret yerlerimize az zaman kalması sorun yarattı.

Bu gecenin son aktivitesi tekne ile Huangpu Nehrinde gezi ve yemek yemek oldu. Gezi olağandan kısa sürdü. Normalde kanalın gökdelenler bölgesinde iki kez gidip geliniyormuş ama o gün turların kalabalık olması nedeni ile bir kez yapıldı.

IMG_6073

Gece şehrin gökdelenleri ışıl ışıl yanıyor ve burada bu iş için her gece 150000 USD harcanıyormuş. Sonradan Bund denen eski limanda yürüyüş yaptık. Manzara gerçekten çok güzeldi. Tekne gezisi yemekli olarak 200 Yuan’a mal oldu. Bence Shanghai’da tekne gezisi yerine, Bund da yürüyüş yapın ve gece gökdelenlerin ışıltısını kaçırmayın.

Gezekalın…

Ümit Kuru

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Çin Halk Cumhuriyeti Gezi Yazısı: Huang Shan-2

IMG_5427

Hongcun, Sarı Dağ ile birlikte UNESCO Dünya Kültür Mirası listesi içinde yer alan bir köy. İçinde bulunan yaklaşık 150 evin Ming ve Qing Hanedanları zamanına kadar giden tarihleri var. Bu köyün dar sokakları arasında gezdik, eski okulun (Southern Collage) sıralarında oturduk ve ileri gelen birinin yaptırdığı manastırı ve bir zengin evini gezdik (Taoyuan House). IMG_5496Ortadaki Ay Göletinin (Moon Pond) durgun sularına yansıyan evlerin ve tam ortadaki Lexu (hearty talk) Hall’ın silüetleri çok masalsıydılar.  Zaten burası Kaplan ve Ejderha adı ile ülkemizde de gösterilen (Crouching Tiger, Hidden Dragon) bir filmin seti de olmuş. Bu filmden rehberler epey bir bahsettiler.

Bu köydeki tahta ve taş oymalar mükemmellerdi. Öğle yemeğini de bu eski evin iyi bir örneği olan restoranda yedik. Köy içinde ve köyün kenarındaki gölet çevresinde resim çalışmaları yapan onlarca genç vardı.

IMG_5442

Huang Shan gezisi ilk günkü kötü havaya rağmen müthişti. Gece kalkacak olan uçağa kadar biraz zamanımız vardı. Burada ünlü Çinli yönetmen Zhang Yimou’nun yönetmenliğini yaptığı bir gösteri varmış. Ona gitmeye vaktimiz olmadı ancak bu yönetmenin Yangshou’da sergilediği Impressions-Sanjie Liu adlı bir gösteriyi izleyince sizlere Huang Shan’daki bu gösterisini de kaçırmamanızı tavsiye ederim. Biz kaçırdık (daha doğrusu vakit bulamadık) siz kaçırmayın (baştan vakit bulun) !

Daha sonra bir etnografya müzesine götürüldük. Ama ya müze çok küçük ya da müze işin reklam kısmı. Çünkü daha çok kristal şişeye boyama ve resim satış yeri gibi geldi bana. Çok güzel ve çok ince bir işcilikle kristal şişelerin içini boyuyorlar ama çok pahalıydı. Zaten genelde Çin’in tamamı pahalı.

Sonra ise Huang Shan’a geri döndük yemeğe oturduk. Bundan sonra kısa bir serbest zamanımız olduğundan Huang Shan’ın eski şehir bölümünün kalan kısımlarını da gezdik ve finali bir ayak masajı salonunda yaptık. Tüm grup gittik bir masaj salonuna Ohhhh! Gel keyfim gel! yapıp, ayaklarımızı dinlendirdik. Ondan sonrası ise Shanghai’ya iç hat uçuşumuzu almak oldu.

Huang Shan ilk günü kötü bir hava ile başlamasına rağmen beni yanıltmadı ve mükemmel çıktı. Gezi sonrası dönüşte arkadaşlarla gezinin tamamının muhasebesini yaparken “acaba buraya gidilmese olur muydu?” diye düşündük. 365 Günün 200 gününde yağmur olan bir bölgeye gitmek hava şartlarını yakalayamamak açısından biraz riskli. Ancak bugün bu satırları yazarken ve fotoğraflara bakarken görüyorum ki Huang Shan o güzel yüzünü bir anlığına bile olsa gösterecekse o zahmeti ve riski göze almaya değer..

Ne dersiniz sevgili  Sanal Gezgin Dostlarım?  Haksız mıyım?

Gezekalın..

Ümit Kuru

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Çin Halk Cumhuriyeti Gezi Yazısı: Huang Shan-1

IMG_5199

Çin’cede “Shan” dağ , “Huang“ ise sarı anlamına geliyor. Sarı, imparatorların rengi yani çok önemli bir renk. Çin tarihi boyunca şiirlere, resimlere, kaligrafi sanatına konu olmuş olan bu dağa, imparatorların renginden hareketle Sarı Dağ denmiş.  Eyaletten bir derece düşük ama şehirden de bir derece yüksek bir yönetim şekline sahip olan Huang Shan şehiri de ismini dağdan almış. İşte biz bugün şehirden ayrılıp, bu dağda bir gece konaklayıp, dağda küçük yürüyüşler yapacağız. Yani kağıt üzerindeki planımız bu. Ancak bu sabah kaçırmamam gereken bir aktivite var.

IMG_4814Dün geceden otelimizin hemen yanında büyük bir park olduğu ve bu parkta halkın sabah sporu yaptığı söylendi. Bu tür aktivitelere tanık olmayı, eğer zaman varsa, asla kaçırmadığımdan sabah erken saatte yollara düştüm. Otelimiz genişçe bir meydanda ve yaklaşık 500 mt ötede Xinan Nehri akıyor. Sabah yeni ışıyor ama havanın bulutlu olduğunu fark ediyorum. Köprüye doğru giderken insanların sabahın bu saatlerinde seslerinin yettiği tüm şiddette bağırmalarının nedenini bilmiyorum. Kadınlı erkekli insanlar yürürken aniden durup bağırıyorlar. Karşı taraflardan birilerinin de sanki bu bağırışlarına yanıt olarak bağırmaları ilginçti. Köprüye varınca sağda solda 3-4 insanın Tai Chi yaptıklarını daha büyük kümeler oluşturmuş olanlarının ise toplu halde kültür fizik hareketleri yaptıklarını görüyorum. Köprünün ortasına gelince nehire ağ atan balıkçıları gördüm. Köprüde epey bir vakit geçirdikten sonra otele doğru dönüşe geçtim ama bu sefer caddenin ters tarafından yürüdüm. Meğerse esas aktivite bı tarafta imiş. Burada müzik eşliğinde Tai Chi yapanlar ve kılıçla Tai Chi yapanlar vardı. Burada da bir zaman geçirdikten sonra otele geri dönüp kahvaltı yaptım. IMG_4904

Huang Shan şehrinden dağa kadar otobüsle 1.5 saatlik yolumuz vardı. Tangkou denen kasabamsı bir yere geldik Buradan da Taiping Teleferik istanyonunda teleferiğe binip kalacağımız otel olan BeiHai Hotele gideceğiz. Buraya kadar her şey çok güzel ama hava yaptı yapacağını. Yağmur ahmakıslatan tarzında başlayıp etkili olmaya başladı. Yukarıya çıkana kadar düzelir inşallah diye dualara başladım.

Teleferiğe 4 er kişi biniyorsunuz. Eminim dışarıda müthiş manzaralar var ama gelgelelim bir şeyin gözüktüğü yok.  Teleferikin son istasyonu olan Red Cloud istasyonunda indikten sonra oteller bölgesine doğru yaklaşık 30 dakikalık bir yol yürümek gerekiyor. Bu nedenle buraya gelirken bavulları Huang Shan daki otelimizde bıraktık. Yanımızda sadece en gerekli olan eşyalar var. Dağda yağmur hem şiddetlendi, hem soğuk var ve hem de sisli bir hava oldu. Yani bizim cennet gezi, bir anda cehenneme dönüştü.

IMG_4931Kısa yürüyüş sonrası kendimizi otele attık. Biraz dinlenip en azından yağmurun dinmesi için dua etmeye devam ettik ama yağmurun dinmeye pek niyeti yok. Halbuki bugün öğle sonrası için yürüyüş programımız vardı. Otel odalarımızda bulunan yağmurlukları giyip yürümeye karar verdik. Rehberimiz önce gün doğumu seyir terasına götürmeye karar verdi. Buraya çıkmadan önce büyük bir kilit ve çevresinde zincirlere asılmış yüzlerce küçük kilidin bulunduğu bir anıtın orda  fotoğraf çektirdik. Meğerse bu kilitleri çiftler buraya asar ve anahtarını da atarlarmış. Çiftler bunu “birbirimizden hiç  ayrılmalım” diye yaparlarmış. Zamanla kilitlerin sayısı çok fazla olunca bu kilitler toplanır ve eritilirmiş. Bu erimiş madenden de büyük kilit yapılırmış. Bunun gibi 4 adet büyük kilit varmış Huang Shan’da.

IMG_4992Uzun çam ağaçlarının altında seyir terasına doğru yürümeye başladık. Yağmur biraz daha azalmakla birlikte sis iyice arttı ve ağaçların görüntüsü çok mistik bir hal aldı. Bu olumsuz durumda bile bir güzellik olması yüzümü biraz güldürdü.

Seyir terası gün doğumu için favori bir yermiş ve havanın günlük güneşlik olacağını umduğumuz ertesi gün, güneşi bu noktadan doğuracağız. Ancak şimdi okuyunca anlıyorum ki aslında güneşi doğurmak ve buluttan denize şahit olmak için en iyi nokta biraz ilerideki “Ferreshing Terrace”mış

Daha sonra yol boyunca önce yüzlerce yıl yaşında olduğu söylenen “welcoming guest pine-konuk kaşılayan çam”ı ve devamında da “Ferreshing Terrace” a gittik. Tabii ki yoğun sisle bir şey görmemiz mümkün olmadı ama en azından yolları öğrenmiş olduk. IMG_4952

Bu kısa yürüyüşün ardından otele döndük ama ben sis açılırsa diye aynı yolu bir daha yaptım. Nafile! Bugün böyle geçecek anlaşılan.

Qin Hanedanı (MÖ 221-206) zamanında bu dağın ismi Yishan (siyah) Dağı imiş. 747 Yılında Tang Hanedanından Li Longji, Sarı İmparator XuanYuan’nın bu dağlarda ölümsüzlük kazandığına olan inancı ile bu dağa, sarı dağ anlamında, Huang Shan demiş ve isim bu andan itibaren de değişmemiş. Bu dağın her birinin kendine ait ismi olan 72 adet zirvesi varmış. Aslında bu dağın en yüksek yeri 1864 metre (Lotus Çiçeği Zirvesi). Yani çok yüksek tepelere sahip değil. Ancak o kadar keskin ve dik inişler yapan tepeler var ki insan büyüleniyor. Hele de bu tepeler bulutlarla kaplı ise ve çam ağaçlarına, güneş ışığının en güzel zamanında parıldayan ışıkları düşmüşse. Avatar filmi yönetmeni James Cameron, filmindeki o güzelim dağ manzaralarını bu dağdan esinlenerek yaratmış.

Ertesi gün sabah saat 05:30’da gün doğumu seyir terasındaydık. Bizim ekip terasta tama yakın kadro ile yerini almıştı. Hava gerçekten güzel olacak galiba, yıldızları görebiliyoruz. IMG_5120

Saat 09:30 a kadar günün yavaş yavaş ortaya çıkan ışıkları altında Huang Shan’ın otel çevresindeki tüm seyir teraslarını gezdik. Kalabalık o kadar fazlaydı ki bazen ite kaka yer kapmamız gerekiyordu. Burası şu anda mevsim dışı sayılabilecek bir sezonda bu kadar kalabalıksa, yüksek sezonda kimbilir nasıl olur?

Oteli terk ettikten sonra bu sefer dünkü programın yapılmasını kararlaştırdık. Günlük program biraz aksayacak ama kimin umurunda!

Yol boyunca “refrehing terrace”, “a monkey gazing at the sea”, “begin to believe peak”, “pen rock peak” ve “frog peak” gibi yerleri gördük ve gezdik. Sonrada Yungu denen teleferik istasyonundan Huang Shan’a doğru geri döndük.

IMG_5311

Gezi sonrasının bir değerlendirmesini yaparken, Huang Shan’a gitmek için zaman ayırmanın riskli olacağını konuştuk. Bir yılın 365 gününden yaklaşık 200 günü burası zaten yağmurlu olurmuş. Ancak milyonlarca yıl önce bir deniz olan bu yerlerin, günümüzde biz gezginlere bir anlık bile olsa, göstereceği yüzünün güzelliği için bu risk göze alınmaz mı sizce?

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Çin Halk Cumhuriyeti Gezi Yazısı: Huangshan Şehri

IMG_4751

Bugün Shanghai’a biraz ara verip, benim dört gözle beklediğim Huangshan’a yani “Sarı Dağ” a yolculuk edeceğiz. Çin’de 45 tane UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesine girmiş olan kültür ve doğa harikası yer varmış. Listede tüm dünyadan 981 eser ve doğa alanı olduğunu düşünürsek bu sayının önemli bir sayı olduğunu anlayabiliriz. Zaten sayı olarak Çin, İtalya’dan sonra 2. olarak bu listede yer alıyor. İşte Huangshan’da bu listede yer alan bir doğa mirası.

IMG_4575Ancak Huangshan’a gitmeden önce Shanghai’da eksik kalan ve görmemiz gereken bir yer daha var; Shanghai Müzesi. Bu nedenle Huangshan’a uçmak için havaalanına gitmeden önce müzeye gittik. Müze 4 katlı ama dışardan sanki 2 katlı gibi gözüküyor. Müze binası alt tarafı kare ve üst tarafı ise yuvarlak şekile sahip bir bina ve bu şekilde inşa edilmiş olmasının Çin geleneksel inanışı ile ilgisi var. Çin’de kare dünyayı, yuvarlak ise cenneti tasvir ediyor. Bu nedenle müze bu şekilde yapılmış. Çok zengin bir müze. Shanghai’ya gelmişken mutlaka gezmek lazım diye düşünüyorum. İçindeki kitap satış yerinde çok güzel kitaplar var.

Müzede en çok, üst katta bulunan paralar bölümünü beğendim. Çinde para niyetine ilk olarak deniz kabuğu kullanılmış. 20 tane deniz kabuğuna bir köle ve 50 deniz kabuguna bir at alınırmış. Daha sonra ise para niyetine kılıç şekili veya yarım ay şeklinde ve farklı büyüklüklerde metaller kullanılmış. En sonunda ise Çin halkını imparatorluk altında birleştiren Qin Hanedanı, para olarak ortası kare delik ve yuvarlak şekilli metaller kullanmışlar. Bur bölümde paranın binlerce yıl içinde geçirdiği evrimi görmek çok ilginçti. Müzenin Porselenler ve Bronz kap, kaçak gibi diğer sergi bölümlerini kat kat gezdikten sonra havaalanına gitmek üzere otobüste yerimizi aldık.

IMG_4616Huangshan a gidecek 14.20 uçağı için havalimanına  geldik. İç hatlar kısmından uçuş için uçağımıza yerleşip kalkışımızı beklerken uçuşun ertelendiği anons edildi.  Bizimki dahil  neredeyse tüm uçuşlarda gecikme  olduğunu öğrendik. Nedeni konusunda da sağlıklı bir bilgi alamadık. Çİn’de gecikmeler ve uçuş iptalleri sık olarak yaşanabiliyormuş. Uçağımız ancak  saat 18:00’de kalkabildi ve biz o günü sadece müze aktivitesi ile bitirdik. Shanghai’dan Huangshan’a uçuş 50 dakika sürüyor.

Yaklaşık 1.5 milyon nüfuslu Huangshan’da bizi takma ismi David olan bir rehber karşıladı. Önce yemek için eski şehire gittik.  Xianan Nehri kıyısında ve eski Huangshan’a yakın bir yere otobüsümüzü  park eder etmez bir anda kendimizi topluca akşam sporu yapan kadınlı erkekli bir grubun içinde bulduk.

IMG_4717

Yemeği Wej Dao Shofu denen bir yerde yedik. Burada yemekler Shanghai’a göre daha değişik ve daha güzel geldi. Çin yemeklerini esas olarak ilk defa burada yediğimizi düşünüyorum.

Yemek sonrası eski Huangshan’ı gezdik. Burası çok otantik bir yer çıktı. Gece ışıl ışıl bir cadde (Song Street) boyunca dizilmiş dükkanlar vardı. Maalesef burada yeteri kadar zaman geçiremedik. Yarın geceyi Huangshan Dağında geçireceğiz ve sonraki gece ise saat 22:40’da Shanghai’ya uçacağız. Bir umudumuz dağdaki aktiviteleri erken bitirip şehre erken dönebilmek ve  yeniden şehrin bu eski kısmını gezecek zamanı bulabilmek.

Geceyi Tiandu adlı otele geldik. Yarın önemli bir gezimiz olacak; Dünya Kültürü Miras listesinde bulunan Huangshan Dağı (Sarı Dağ) gezeceğiz.

Gezekalın

Ümit Kuru

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.