Çin Halk Cumhuriyeti Gezi Yazısı: Suzhou Bahçeleri

IMG_5659

Bir yerde okuduğum yazıda yazan cümle mealen şuydu; “Çin’e gezi planlayan gezginler şu Çin atasözünü öğrenmeliler: “Gökte cennet, yerde de Suzhou ve Hangzhou var”.

Bu atasözünü ilk duyduğum zaman bana biraz iddialı gelmişti.  Ama her iddianın ardında bir gerçek olduğu inancımdan hareketle, en azından Suzhou bahçelerinin bir ve belki de birkaç örneğinin  programa konmasını istemiştim.

Shanghai ile yeni gezi hedefimiz olan Suzhou kenti arasında 120 km civarında bir uzaklık var. Suzhou, Jiangsu eyaletinin bir şehri ve Yangtze deltasının ortasında yer alıyor.  Bu şehir,  içinde barındırdığı bahçelerinin UNESCO Dünya Kültür Mirası listesi içinde yer alması ile de önemli.  Yerleşim tarihi çok eskilere dayanıyor . Bir zamanlar Wu Krallığına başkentlik yapmış. Millattan önce 8. Yüzyıl öncesine kadar giden güzel bahçelere sahip olma özelliği, Ming (1368-1644) ve Qing (1644-1911) Hanedanları dönemlerinde en üst düzeye ulaşıyor.  Hem İmparatorların ve hem de zengin ileri gelenlerin bahçeleri   birbirleri ile yarışmışlar.  Beijing’deki (Pekin) Yasak Şehir ve Yazlık Saray’ın bahçe mimarisi Suzhou bahçelerinden esinlenmiş.

Suzhou bahçeleri basit, sade ve insanın içinde sıcaklık uyandırıyor.  Burada doğa ile uyumluluk çok önemli.  Bahçelerin her bir bölümünün tematik bir yapısı var. Küçük bir alanda  büyük manzaralar yaratmayı amaçlayan Suzhou bahçeciliği, süs amaçlı yapay dağlar (Tai Gölünden getirilen çeşitli büyüklüklerde kireçtaşları ile yapılıyor), ağaçlar, pavyonlar, binalar, platformlar, havuzlar ve köprülerle dekore edilmiş. IMG_5672

Bu şehrin bir özelliği de, şehrin %42’lik kısmının su ile kaplı olması ve kanallarının zenginliği nedeni ile doğunun Venedik’i olarak adlandırılıyor olmasıymış.

İki saatlik bir yolculuk sonrası şehre vardık. İlk olarak Lingering Bahçesini gezmeye gittik. Suzhou’da çok sayıda bahçe var ama bunlar içinde 4 tanesi (Humble Administrator’s Garden, The Garden of the Master of the Nets, The Lingering Garden, Lion Forrest Garden) çok önemli ve bunlar UNESCO listesi içindeler. Ne yazıktır ki biz sadece birini gezebildik ama iyi bir örneğini seçtik.  Zamanımız olsa   Humble Administrator’s Garden’ı (Beceriksiz Yöneticinin Bahçesi-Çin’ce adı Zhuozhong) gezmek isterdim. Bu bahçe diğerlerinin içinde en büyük olanı.

Lingering (Çincesi Liuyuan) Bahçesi toplamda 2.3 hektar alanı kapsıyor. 1997 yılında UNESCO listesine girmiş. Bahçenin Doğu, Merkez, Batı ve Kuzey diye adlandırılan kısımları mevcut. Her Çin bahçesinde olduğu gibi burada da misafirlerin karşılandığı ve ağırlandığı ana bina, şiir dinletilerinin, operaların izlendiği pavyonlar var. Suzhou’ya özgü kültürel varlıkların başında “Pingtan” olarak bilinen yerel bir opera geliyormuş. Kaynaklar genellikle yoğun yöresel özellikler taşıyan ve çayhanelerde sunulan Pingtan gösterilerinden övgü ile bahsediyor. “Ülkenin en büyük tatlı su göllerinden biri olan Taihu  gölünün suyuyla demlenen çayı içerek, Pingtan gösterilerini izleyin mutlaka” diyorlar ama  ah! zaman ah!! Bu bahçenin  en çok  onlarca  Bonzai ağaçları bulunan bir bölümünü sevdim.

IMG_5661

Daha sonra öğle yemeğine geçtik. Burada, o ana kadar Çin’de yediğimiz en güzel yemeği yedik. IMG_5723

Yemek sonrası Suzhou’nun kanallarını tekne ile gezmeye gittik.

Anlaşılan çılgın projeler tarihin her aşamasında varmış. Çin’de doğu batı istikametinde uzanan iki büyük nehir olan Yellow River  (Sarı Nehir-5464 km)  ile Yangtze Nehri (6300 km) arasında bir kanal açılması ve böylece Beijing den başlayan Tianjin, Hebei, Shandong, Jiangsu ve Zhejing eyaletlerini geçip Hangzhou şehrine ulaşan bir su yolu yapılmış. Bu kanalın yapımına başlanması MÖ 5. Yüzyıla kadar gidiyor. Ancak kanalın tamamlanması Sui hanedanlığı döneminde (MS 581-618) oluyor. Bu kanal dünyadaki en büyük insan eli ile yapılmış su yolu oluyor. Büyük Kanalın toplam uzunluğu 1776 km ‘yi bulmuş. Bu kanalın bir bölümü üstünde, toplam da yarım saat kadar süren bir tur yaptık. Bu tur bende biraz hayal kırıklığı yarattı. Modern yaşamın aç gözlüleri bu güzel kanalın çevresinde büyük yıkımlar yapmışlar. Ben kanal çevresinde eski evler beklerken, bol bol yüksek katlı binalar gördüm. Belki bu kısım yapılmasa ve bahçelerde daha fazla zaman geçirilse daha iyi olurdu. IMG_5844

Bu turdan sonra Pan Kapısı denen yeri ziyarete gittik. 2500 yıllık bir geçmişe sahip olan bu kapı, Savaşan Eyaletler Döneminde, Wu Krallığı döneminde yapılmış. Burası aslında bir kompleks ve alana girişiniz Ruiguang Pagodası ile oluyor. Bu pagoda (Budist inancında kutsal emanetlerin saklandığı tapınak veya kule), Suzhou da inşa edilmiş en eski pagodaymış (247 MS).  Ancak zamanla yıkılan pagoda tamirat görmüş. Tamirat hala devam ediyordu. Wu Gate Brigde (Wumen bridge) ve Pan Gate kompleksin diğer üyeleri. Pan Gate tüm şehri zamanında çeviren ve bugün ancak 300 metrelik kısmı ayakta kalmış olan surlardan şehre girişin tek noktasıymış. Bu kapıyı benzersiz kılan da hem kara ve hem de kanaldan şehre giriş veren tek kapı olmasıymış.  Burada çok az vakit geçirebildik. Aslında Grand Kanal da tekne gezisi yapacağımıza, burada bulunan küçük kayıklarla Pan Gate’i karşıdan gören bir kısa tur yapsak daha iyi olurmuş.

IMG_5909

Bu gezi sonrasında Shanghai’ya geri dönüşe geçtik. Dönüş saatimiz trafiğin kötü zamanına denk geldi. Shanghai’da 5-6 katlı yollar yapmışlar ama bunlar bile trafiğe çözüm olmamış.

Shanghai’da ipek fabrikasına bir gezi yapıldı. Hemen her alışveriş merkezine götürüldüğümüzde olduğu gibi önce bir bilgilendirme konuşması yapıldı. İpek böceğinin tüm yaşam döngüsü ve ipek elde edilmesi anlatıldı. Tabii ki sonra da satış geldi. Burada en çok rağbet gören ipek yorganlar oldu. Biz bile 2 tane satın aldık. Dediklerine göre yazın serin, kışın sıcak tutma özelliği varmış.

Yeri gelmişken Çin’de gezi yaparken alışverişe götürülmeniz kaçınılmaz bir gerçek. Turu düzenlerken özellikle alışveriş kısmını en aza indirip, esas görmemiz gereken yerleri kaçırmamamız veya gezi zamanımızdan eksilme yapılmaması konusunda anlaşmıştık. Ancak yerel rehberler, esas kazançlarını bu tür yerlere grubu götürerek kazandıklarından alışverişe illa ki götürülmeye çalışılıyorsunuz ve buralarda müşterileri bilgilendirme kısımlarına ayrılan zaman bazen abartılı hale gelebiliyor . Biz gezimizin ilerleyen kısımlarında bu alışveriş merkezi ziyaretleri kısımlarından bazen çok sıkıldık, yani en azından ben öyle hissettim.  İpek fabrikası ziyareti zaman olarak bizi pek etkilemedi ama bazı yerlerde uygunsuz saatler ve ziyaret yerlerimize az zaman kalması sorun yarattı.

Bu gecenin son aktivitesi tekne ile Huangpu Nehrinde gezi ve yemek yemek oldu. Gezi olağandan kısa sürdü. Normalde kanalın gökdelenler bölgesinde iki kez gidip geliniyormuş ama o gün turların kalabalık olması nedeni ile bir kez yapıldı.

IMG_6073

Gece şehrin gökdelenleri ışıl ışıl yanıyor ve burada bu iş için her gece 150000 USD harcanıyormuş. Sonradan Bund denen eski limanda yürüyüş yaptık. Manzara gerçekten çok güzeldi. Tekne gezisi yemekli olarak 200 Yuan’a mal oldu. Bence Shanghai’da tekne gezisi yerine, Bund da yürüyüş yapın ve gece gökdelenlerin ışıltısını kaçırmayın.

Gezekalın…

Ümit Kuru

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Çin Halk Cumhuriyeti Gezisi Yazısı: Shanghai-2

Yu Bahçelerinin çıkış kapısından çıktıktan sonra bir süre bahçe civarındaki satıcılar ve dükkanlar arasında gezindik. Yu Bahçeleri içi ne kadar sakinse, bahçe dışı da bir o kadar kalabalık durumda.

IMG_3977

Grup tekrar toplandıktan sonra Zhweıguan adlı br restoranda yemek yedik.

Yemek sonrası Nanjing Caddesine gittik.

IMG_4015

Nanjing, aslında Çin’in Jiangsu bölgesinin başkentidir ve  çeşitli zamanlarda Çin’de tarih sahnesinde rol oynamış altı hanedanın başkentliğini yapmıştır. Zamanın en önemli bilim ve ekonomi merkeziydi. İşte bu şehrin önemine binaen, Shanghai’da en önemli alışveriş merkezi olan bu yola, Nanjing Road denmiş. Bu yol şehrin doğudan batıya, tam merkezinde yer alıyor. Doğuda Bund denen işlek limandan başlayıp, People’s Square e kadar uzanıyor. Bu cadde üzerinde sağlı sollu alışveriş merkezleri ve dükkanlar var.

Sonrasında ise Yeşim Buda Tapınağına doğu yola çıktık. Burası Shanghai’in batısında yer alıyor. 1882’de Huigen adlı bir rahibin Burmadan getirdiği iki adet yeşim Buda heykel için yapılmış bir tapınak. Ancak bu tapınak son hanedan olan Qing hanedanı yıkılınca devrim zamanı tahrip edildi. 1928 yılında yeniden yapıldı. İçeride bulunan Yeşimden Buda heykeli görülmeye değer. İki adet heykelde beyaz yeşim taşından ve bütün bir taşın yontulması ile yapılmış. Maalesef burada fotoğraf çekilmiyor. Bu iki adet Buda’dan bir tanesi oturur pozisyonda ve mediatasyon yapıyor.   Bu heykelin yüksekliği 190 cm ve Buddha Tower denen ayrı bir yerde sergileniyor. Diğeri ise yatar pozisyonda (sağ yana yatıyor ve sağ eli başını desteklerken, sol eli sol dizinde –Şanslı Buddha-) ve 96 cm uzunluğunda.

IMG_4082

Bu Tapınakta bir de Budist ayinine denk geldik. Burada ayinler Bhutan ‘da gördüklerimiz gibi değiller galiba. Ayinler daha gevşek bir halde yapılıyor. Burada rahipler sarı renk giyisiler içindeler.

Daha sonra yemeğe kadar vaktimiz kalınca yeni yapılan Jing’an bölgesinde Jing’an Tapınağını dıştan da  olsa görmeye gittik. Aslında bu tapınak daha farklı bir yerde bulunuyomuş ve MS 247 yılına kadar giden bir tarihi ile  Wu hanedanlığı döneminde yapılmış. Bugünkü yerinde, Song Hanedanı zamanında, 1216 yılında yeniden yapılmış. Günümüzdeki son hali ise Qing Hanedanınca ve birkaç defa olacak şekilde yapılmış. Devrimden o da nasibini almış ve harap olmuş. Ancak bugünkü yönetim tapınağı yeniden inşa etmiş.

IMG_4221

Tapınağın karşısındaki parkta gezdik. Güzel bir  parktı. Parkta Tai Chi yapan insanlar vardı. IMG_4158

En sonunda Jing’an bölgesinde Crystal Couisine adlı bir lokantada akşam yemeğini yedik.

Sonrada akrobasi gösterisine gittik. Gösteri Ritz Carlton otelinin gösteri salonunda oldu. Burada 1.5 saat mükemmel bir gösteri seyrettik. Bu akrobasi gösterisi ünlü bir gösteri grubuymuş. Yaptıkları hareketler inanılır gibi değil.

IMG_4371

Shanghai benim beklediğimden çok fazla etkileyici bir şehir çıktı. Beklentimin pek fazla olmadığı bu metropolden bu kadar etkilenmişsek gerisi nasıl olacak acaba?

Yarın kki gece kaldığımız Petra otelden ve Shanghai şehrinden ayrılıyoruz.

Gezekalın…

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Çin Halk Cumhuriyeti Gezisi Yazısı; Shanghai-1

IMG_3720

11 Ekimi 12 Ekime bağlayan gece 21 kişi,Çin Halk Cumhuriyeti (bundan sonra sadece Çin olarak yazacağım) gezimizin ilk durağı olan Shanghai’a doğru uçmak üzere THY’na ait bir uçakta yerimizi almıştık. THY’nın Bejing (Pekin) ve Shanghai’a doğrudan uçuşu var. İstanbul-Shanghai arası kuş uçuşu 8035 km ve uçuş süreside 9 saat 20 dakika.

Öğleden sonra saat 15 gibi Shanghai Pudong International havaalanına indik. Ancak gümrükten geçiş, bavulları alış ve yerel acenta ve rehberle buluşma derken havaalanında ayrılışımız saat 17:00’leri buldu. Ana yerel acentayı temsilen, Çin’de bir süredir yaşayan ve turizm hizmeti veren sevgili Can Yolaç ve bize Shanghai’de rehberlik edecek Çinli bir rehber tarafından karşılandık. Ziyaret ettiğimiz her şehirde bizi farklı bir Çinli rehber karşılayacak. Ancak bizim turu satın aldığımız Nar Gezinin sahiplerinden sevgili Aykut Semerci ve Çin’de muhatap alınan ana acentayı temsil eden Can Yolaç hep bizimle beraber olacaklar. Yani sizin anlayacağınız bizim grup fazlaca torpilli sayılır. İsimlerini söyleyebilmek bayağı bir maharet gerektirdiğinden olsa gerek, Çinli rehber arkadaşların hepsinin takma bir batılı ismi var. Shanghai’daki rehberimizin takma (ya da çakma) ismi Harry.

Para bozdurmak için asla havaalanındaki döviz bürolarını kullanmayın derim. Amerikan dolarlarımızı Çin parası Yuan’a çevirirken en düşük bozdurduğumuz yer havaalanı oldu. Döviziniz otellerde bozdurmak sizin için daha avantajlı olacaktır.

Havaalanının şehir merkezine olan uzaklığı 30 km kadar ama indiğimiz saatte felaket bir trafik vardı. Yemek saati geldiğinden, otelimize gitmeden önce yemeğe gitmemiz uygun bulununca yemek yiyeceğimiz restoranta gittik.

IMG_3663Çin lokantalarında ortak özellikler şunlar; hemen hepsinde yuvarlak bir masa ve bu masa üstünde döner bir düzenek üstünde büyük bir cam platform var. Masada önünüzde küçük tabaklar ve yanlarında yemek çubukları (chopstick) ve/ veya çatal,  çay için küçük porselen bardak, çorba için küçük bir çukur tabak ve bir su bardağı bulunuyor. Döner platform üstünde içinde çay bulunan demlik ve soya sosu, acılı sos önceden hazır oluyor. Size yemek öncesi  bir bardak yerel bira, spirite veya su seçeneği sunuluyor. Daha sonra ise sırası ile ve seri bir şekilde yemek dolu kaplar bu döner cam platforma yerleştiriliyor. Sizlerde buradan kendinize servis yapıyorsunuz. Almak istediğiniz yemek önünüzde değilse, camı çevirmeniz ve yemeğin önünüze gelmesini beklemeniz yeterli.

Yemekleri nasıl mı? Doğrusu biz Türkiye’den gitmeden yemeklerin genellikle batı mutfağına yakın olmasını istemiştik. IMG_4735 Ancak yerel Çin yemeklerinin en iyi örneklerini de denemek ve en iyi örneklerini sunan bir restoranda da Pekin ördeği yemek istediğimizi bildirmiştik. Bu nedenle tüm gezi boyunca gelen yemeklerin bir kısmı hiç değişmedi ama gittiğimiz şehre göre de bazı çeşitler masamıza geldi ve denedik. En çok neyi sevdiniz derseniz ben dahil grubun tamamının tartışmasız Pekin Ördeği diyeceğini biliyorum. Kahvaltılara gelince, bizim kaldığımız otellerin çoğu 5 yıldızdı ve kahvaltıda çeşit çoktu. Ancak yine de bizimki gibi bir kahvaltı masası beklemeyin tabii ki.  Genelde ben Çin mutfağının iyi örneklerini tattığımızı düşünüyorum.

En yaygın yemek pişirme yöntemleri wok (Çin mutfağına ait tava)’larda ve harlı ateşte kavurma şeklinde oluyor. Bir zamanlar yaşadıkları kıtlık dönemlerinde Çinlilerin yemek zorunda kaldıkları yılan ve bazı diğer akla getirmek istemediğimiz türden yiyeceklerin sunulduğunu görmedik tabii ki. Ancak sebzesi bol Güney Çinden gelen ve daha önceden tatmadığımız sebzeleri (örneğin bambu kamışı, gölevez gibi) denedik. Bazı yemekleri ben çok sevmedim doğrusu. Bunlardan birisi Çin kökenli bir yemek olan ve geçmişi milattan önce 2. yüzyılda Han hanedanlığı dönemine kadar uzanan Tofu( haşlanmış soya fasulyesinden elde edilen ve asit ya da tuzlu bileşiklerle kestirilerek elde edilen soya peyniri) oluyor.Tofuyu yemeklerin içine ekledikleri gibi sadece tofudan da yemekler getiriyorlar.

Otelimiz Penta Hotel, şehrin merkezi bir yerinde (Dingxi Road, Changning District) ve güzel bir otel. Hemen odalarımızın anahtarlarını aldık ve odalara çekildik. Bazı arkadaşlar otelimize yakın bazı yerlere gece yürüyüşü yapmışlar ama ben hemen uyumuşum.

Ertesi sabah kahvaltı sonrası Shanghai şehir turumuza başladık.

IMG_4701

Önce Shanghai hakkında kısaca bir bilgi vermek gerekiyor; Shanghai, 23,5 milyonluk nüfusu ile Çin’in önemli bir şehri. Günümüzde Çin ekonomisinin lokomotifi olan bu şehir, geçmişte Yangtze Nehrinin Doğu Denizine döküldüğü vadide kurulmuş küçük bir balıkçı  köyüymüş. Zamanla kıtalararası ticarette önemli bir liman olabileceği fark edilmiş.

Shanghai şehir gezimize ilk olarak TV kulesi ile başladık. Shangai TV kulesi ya da diğer adı ile Oriental Pearl Tower of Shangai, anten uzunluğu dahil 468 mt uzunluğunda olan bir kule. 1991 yılında yapımına başlanmış ve 3 yılda bitirilmiş. Pudong bölgesinde yer alıyor. Bir zamanlar Çin’in en büyük binası iken, bu birinciliği Shangai Dünya Ticaret Merkezine (492 mt) kaptırmış. Dünya Ticaret Merkezinin gözlem katı 474 metre ile halen dünyanın en yüksek katı olarak kabul ediliyor. Hemen yakında bulunan Jin Mao Tower ise 420 metre uzunluğunda ve yakında bu gökdelenlere bir yenisi daha eklenecek ve bu bina Taywan’daki binadan sonra en yüksek 2. Gökdelen olacakmış.

IMG_3745

Kuleye giriş epey kalabalıktı. Hem yerli ve hem de yabancı turistler Pazar günü ortamı kalabalıklaştırıyorlardı. Asansörle 267. kata çıktık. Buradan bir kat aşağıya inince gözlem bölümüne çıkıyorsunuz. Burada bir bölümü camdan yapmışlar. Aşağıda Shanghai ayaklarınızın altında gözüküyor. İnsan biraz ürküyor doğrusu. Gruptan bazı arkadaşlar bu bölüme çıkamadılar. Yangtze Nehrinin bir kolu olan ve 113 km uzunluğunda Huangpu Nehri kenarına dizilmiş irili ufaklı gökdelenleri ve Nehir boyu vızır vızır ilşleyen irili ufaklı  tekneleri görünce, 23.5 Milyon insanın yaşadığı bu şehrin ne kadar büyük ve önemli bir şehir olduğunu bir kez daha anlıyorsunuz.

Kule dışarıdan benim gözüme çok çirkin gözükmüştü. Ama 267. kattaki gözlem bölümünden Shanghai şehrinin gökdelenlerine bakıp, aşağıda kıvrıla kıvrıla şehri ikiye bölen nehri görünce yüreğim pır pır etmedi değil doğrusu. Her seferinde Eyfel Kulesinden nefret ettiğini söyleyen Fransız yazar Guy de Maupassant, neden öğle yemeklerini kuledeki restoranda yediği sorulduğunda “çünkü burası Paris’te kulenin görünmediği tek yer” cevabını vermişti ya, herhalde ben de bu kuleyi görmemek ama şehrin doyumsuz manzarasına şahit olmak için her defasında buraya çıkardım.

IMG_3879

Bir sonraki ziyaret yerimiz ise benim Shanghai’da görmeyi en fazla arzuladığım yer olan Yu Bahçeleri (Yu Yuan Gardens).

Çin Bahçeleri hakkında genel bilgiyi Suzhou Bahçeleri ziyaretime saklıyorum. Burada bu tür bahçeler için iyi bir örnek olan Yu Bahçelerinden bahsedeceğim.

Yu Bahçeleri, eski Shanghay’ın  kuzey doğusunda God Temple yanında yer alıyor. Buranın temel eseri Jade Rock (Yeşim Kaya) denen ve 3,3 mt ve 5 ton ağırlığında gözenekli kaya parçası. Pekin’e kraliyet sarayı için götürülürken batan gemiden kurtarılıp buraya yerleştirildiğine dair bir söylence var.

400 Yıllık bir geçmişi olan Yu Bahçeleri, Ming hanedanı döneminde bakanlık yapan Pan Yuduan tarafından yaptırılmış. 28 yıl boyunca bu bahçenin inşası ile uğraşmış ve bu bahçeye Yu Yuan adını, yani “mutluluk bahçesi” adını vermiş. Bahçe daha sonra Pan Yunduan’ın torunlarına geçmiş ve bahçenin bir bölümü “Academy of Purity and Harmony” adlı bir okula ev sahipliği yapmış. Parkın doğu tarafı ilerleyen zamanda el değiştirmiş ve bazı yerel zenginler tarafından satın alınmış. Batı tarafı ise halka açılmış. Bahçe çeşitli zamanlarda (İngiliz Afyon Savaşları ve 1942’de Japon saldırıları ile) hasar görmüş. Daha sonra Shangai hükümeti 1956-1961 yılları arasında bahçeyi aslına göre tamir etmiş ve halkın kullanımına açmış. 1982 de ise ulusal eser olarak deklare edilmiş.

Yu Bahçeleri 5 hektarlık alanı kaplıyor. Suzhou Bahçeleri stilinde olduğu gibi  doğa ile uyumlu ve aralara serpiştirilmiş pavyon ve pagodalardan meydana geliyor. İlk girişte karşımıza çıkan bölümün adı Sansui Hall. Burası Qing Hanedanlık stilinde inşa edilmiş ve misafirlerin karşılandığı bölüm. Eskiden Leshou Hall olarak da biliniyormuş. IMG_3893

Salonun arkasında kayalardan yapılan bir tepecik bulunuyor. 12 metre yüksekliğinde bu tepecik binlerce ton ağırlığındaki kayalardan yapılmış.

Ay kapısı denen ve Çin bahçeleri için tipik bir kapıdan geçip yanyana  iki koridorun bulunduğu başka bir bölüme geldik. Bu koridorlardan biri geniş, diğeri ise dar. Geniş olanı erkekler için, dar olanı ise bayanlar için hazırlanmış. Eski zamanlarda erkek ve kadınlar eşit olmadığında aynı anda bir koridordan geçmelerine izin verilmiyormuş.

Bu koridorlar Wanhua Chamber (10 bin çiçek bölümü) denen bir başka bahçe bölümüne açılıyor. Daha sonra ise gelen Dianchun Hall (Baharı müjdeleyen Hall), Huijıng Hall, Yuhua Hall adlı yapılar bahçe içinde asla uyumsuz gözükmeyen bir şekilde yapılmışlar. Civardaki suların üstünde köprüler ve zig zag yapan koridorlar var.

Her bir alan birbirinden ejder duvarları ile ayrılmış. Ejderin başı ile başlayan ve duvar boyunca kıvrım kıvrım ilerleyen gövde, kuyruğun başla karşılaşması ile bitiyor. Çin literatüründe ejder koruyan gücü temsil ediyor. Sadece imparator 5 tırnaklı pençeli ejder sembolünü kulllanabiliyor. Diğer soylu sınıf bunu kullanamaz ve sınıfına göre ejderde 3 veya 4 pençe olabilir. Buradaki ejder 3 pençeye sahipti.
IMG_3836

Bu bahçeden istemeye istemeye çıkarken kapı yakın olan bölümde bir kısım kadının yerel kıyafetler içinde olduklarını gördüm ve onlara yöneldim. Fotoğraf çekmemize izin verdiler ve sonra geldikleri gibi gittiler. Bu bahçeyi görmeden Shanghai gezisi asla yapılmış olamaz.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.