• Arşivler

  • Diğer 531 aboneye katılın
  • Mart 2013 den beri

    • 381.717 ziyaretçi
  • Şubat 2026
    P S Ç P C C P
     1
    2345678
    9101112131415
    16171819202122
    232425262728  

Çin Halk Cumhuriyeti Gezi Yazısı: Huang Shan-2

IMG_5427

Hongcun, Sarı Dağ ile birlikte UNESCO Dünya Kültür Mirası listesi içinde yer alan bir köy. İçinde bulunan yaklaşık 150 evin Ming ve Qing Hanedanları zamanına kadar giden tarihleri var. Bu köyün dar sokakları arasında gezdik, eski okulun (Southern Collage) sıralarında oturduk ve ileri gelen birinin yaptırdığı manastırı ve bir zengin evini gezdik (Taoyuan House). IMG_5496Ortadaki Ay Göletinin (Moon Pond) durgun sularına yansıyan evlerin ve tam ortadaki Lexu (hearty talk) Hall’ın silüetleri çok masalsıydılar.  Zaten burası Kaplan ve Ejderha adı ile ülkemizde de gösterilen (Crouching Tiger, Hidden Dragon) bir filmin seti de olmuş. Bu filmden rehberler epey bir bahsettiler.

Bu köydeki tahta ve taş oymalar mükemmellerdi. Öğle yemeğini de bu eski evin iyi bir örneği olan restoranda yedik. Köy içinde ve köyün kenarındaki gölet çevresinde resim çalışmaları yapan onlarca genç vardı.

IMG_5442

Huang Shan gezisi ilk günkü kötü havaya rağmen müthişti. Gece kalkacak olan uçağa kadar biraz zamanımız vardı. Burada ünlü Çinli yönetmen Zhang Yimou’nun yönetmenliğini yaptığı bir gösteri varmış. Ona gitmeye vaktimiz olmadı ancak bu yönetmenin Yangshou’da sergilediği Impressions-Sanjie Liu adlı bir gösteriyi izleyince sizlere Huang Shan’daki bu gösterisini de kaçırmamanızı tavsiye ederim. Biz kaçırdık (daha doğrusu vakit bulamadık) siz kaçırmayın (baştan vakit bulun) !

Daha sonra bir etnografya müzesine götürüldük. Ama ya müze çok küçük ya da müze işin reklam kısmı. Çünkü daha çok kristal şişeye boyama ve resim satış yeri gibi geldi bana. Çok güzel ve çok ince bir işcilikle kristal şişelerin içini boyuyorlar ama çok pahalıydı. Zaten genelde Çin’in tamamı pahalı.

Sonra ise Huang Shan’a geri döndük yemeğe oturduk. Bundan sonra kısa bir serbest zamanımız olduğundan Huang Shan’ın eski şehir bölümünün kalan kısımlarını da gezdik ve finali bir ayak masajı salonunda yaptık. Tüm grup gittik bir masaj salonuna Ohhhh! Gel keyfim gel! yapıp, ayaklarımızı dinlendirdik. Ondan sonrası ise Shanghai’ya iç hat uçuşumuzu almak oldu.

Huang Shan ilk günü kötü bir hava ile başlamasına rağmen beni yanıltmadı ve mükemmel çıktı. Gezi sonrası dönüşte arkadaşlarla gezinin tamamının muhasebesini yaparken “acaba buraya gidilmese olur muydu?” diye düşündük. 365 Günün 200 gününde yağmur olan bir bölgeye gitmek hava şartlarını yakalayamamak açısından biraz riskli. Ancak bugün bu satırları yazarken ve fotoğraflara bakarken görüyorum ki Huang Shan o güzel yüzünü bir anlığına bile olsa gösterecekse o zahmeti ve riski göze almaya değer..

Ne dersiniz sevgili  Sanal Gezgin Dostlarım?  Haksız mıyım?

Gezekalın..

Ümit Kuru

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Çin Halk Cumhuriyeti Gezi Yazısı: Huang Shan-1

IMG_5199

Çin’cede “Shan” dağ , “Huang“ ise sarı anlamına geliyor. Sarı, imparatorların rengi yani çok önemli bir renk. Çin tarihi boyunca şiirlere, resimlere, kaligrafi sanatına konu olmuş olan bu dağa, imparatorların renginden hareketle Sarı Dağ denmiş.  Eyaletten bir derece düşük ama şehirden de bir derece yüksek bir yönetim şekline sahip olan Huang Shan şehiri de ismini dağdan almış. İşte biz bugün şehirden ayrılıp, bu dağda bir gece konaklayıp, dağda küçük yürüyüşler yapacağız. Yani kağıt üzerindeki planımız bu. Ancak bu sabah kaçırmamam gereken bir aktivite var.

IMG_4814Dün geceden otelimizin hemen yanında büyük bir park olduğu ve bu parkta halkın sabah sporu yaptığı söylendi. Bu tür aktivitelere tanık olmayı, eğer zaman varsa, asla kaçırmadığımdan sabah erken saatte yollara düştüm. Otelimiz genişçe bir meydanda ve yaklaşık 500 mt ötede Xinan Nehri akıyor. Sabah yeni ışıyor ama havanın bulutlu olduğunu fark ediyorum. Köprüye doğru giderken insanların sabahın bu saatlerinde seslerinin yettiği tüm şiddette bağırmalarının nedenini bilmiyorum. Kadınlı erkekli insanlar yürürken aniden durup bağırıyorlar. Karşı taraflardan birilerinin de sanki bu bağırışlarına yanıt olarak bağırmaları ilginçti. Köprüye varınca sağda solda 3-4 insanın Tai Chi yaptıklarını daha büyük kümeler oluşturmuş olanlarının ise toplu halde kültür fizik hareketleri yaptıklarını görüyorum. Köprünün ortasına gelince nehire ağ atan balıkçıları gördüm. Köprüde epey bir vakit geçirdikten sonra otele doğru dönüşe geçtim ama bu sefer caddenin ters tarafından yürüdüm. Meğerse esas aktivite bı tarafta imiş. Burada müzik eşliğinde Tai Chi yapanlar ve kılıçla Tai Chi yapanlar vardı. Burada da bir zaman geçirdikten sonra otele geri dönüp kahvaltı yaptım. IMG_4904

Huang Shan şehrinden dağa kadar otobüsle 1.5 saatlik yolumuz vardı. Tangkou denen kasabamsı bir yere geldik Buradan da Taiping Teleferik istanyonunda teleferiğe binip kalacağımız otel olan BeiHai Hotele gideceğiz. Buraya kadar her şey çok güzel ama hava yaptı yapacağını. Yağmur ahmakıslatan tarzında başlayıp etkili olmaya başladı. Yukarıya çıkana kadar düzelir inşallah diye dualara başladım.

Teleferiğe 4 er kişi biniyorsunuz. Eminim dışarıda müthiş manzaralar var ama gelgelelim bir şeyin gözüktüğü yok.  Teleferikin son istasyonu olan Red Cloud istasyonunda indikten sonra oteller bölgesine doğru yaklaşık 30 dakikalık bir yol yürümek gerekiyor. Bu nedenle buraya gelirken bavulları Huang Shan daki otelimizde bıraktık. Yanımızda sadece en gerekli olan eşyalar var. Dağda yağmur hem şiddetlendi, hem soğuk var ve hem de sisli bir hava oldu. Yani bizim cennet gezi, bir anda cehenneme dönüştü.

IMG_4931Kısa yürüyüş sonrası kendimizi otele attık. Biraz dinlenip en azından yağmurun dinmesi için dua etmeye devam ettik ama yağmurun dinmeye pek niyeti yok. Halbuki bugün öğle sonrası için yürüyüş programımız vardı. Otel odalarımızda bulunan yağmurlukları giyip yürümeye karar verdik. Rehberimiz önce gün doğumu seyir terasına götürmeye karar verdi. Buraya çıkmadan önce büyük bir kilit ve çevresinde zincirlere asılmış yüzlerce küçük kilidin bulunduğu bir anıtın orda  fotoğraf çektirdik. Meğerse bu kilitleri çiftler buraya asar ve anahtarını da atarlarmış. Çiftler bunu “birbirimizden hiç  ayrılmalım” diye yaparlarmış. Zamanla kilitlerin sayısı çok fazla olunca bu kilitler toplanır ve eritilirmiş. Bu erimiş madenden de büyük kilit yapılırmış. Bunun gibi 4 adet büyük kilit varmış Huang Shan’da.

IMG_4992Uzun çam ağaçlarının altında seyir terasına doğru yürümeye başladık. Yağmur biraz daha azalmakla birlikte sis iyice arttı ve ağaçların görüntüsü çok mistik bir hal aldı. Bu olumsuz durumda bile bir güzellik olması yüzümü biraz güldürdü.

Seyir terası gün doğumu için favori bir yermiş ve havanın günlük güneşlik olacağını umduğumuz ertesi gün, güneşi bu noktadan doğuracağız. Ancak şimdi okuyunca anlıyorum ki aslında güneşi doğurmak ve buluttan denize şahit olmak için en iyi nokta biraz ilerideki “Ferreshing Terrace”mış

Daha sonra yol boyunca önce yüzlerce yıl yaşında olduğu söylenen “welcoming guest pine-konuk kaşılayan çam”ı ve devamında da “Ferreshing Terrace” a gittik. Tabii ki yoğun sisle bir şey görmemiz mümkün olmadı ama en azından yolları öğrenmiş olduk. IMG_4952

Bu kısa yürüyüşün ardından otele döndük ama ben sis açılırsa diye aynı yolu bir daha yaptım. Nafile! Bugün böyle geçecek anlaşılan.

Qin Hanedanı (MÖ 221-206) zamanında bu dağın ismi Yishan (siyah) Dağı imiş. 747 Yılında Tang Hanedanından Li Longji, Sarı İmparator XuanYuan’nın bu dağlarda ölümsüzlük kazandığına olan inancı ile bu dağa, sarı dağ anlamında, Huang Shan demiş ve isim bu andan itibaren de değişmemiş. Bu dağın her birinin kendine ait ismi olan 72 adet zirvesi varmış. Aslında bu dağın en yüksek yeri 1864 metre (Lotus Çiçeği Zirvesi). Yani çok yüksek tepelere sahip değil. Ancak o kadar keskin ve dik inişler yapan tepeler var ki insan büyüleniyor. Hele de bu tepeler bulutlarla kaplı ise ve çam ağaçlarına, güneş ışığının en güzel zamanında parıldayan ışıkları düşmüşse. Avatar filmi yönetmeni James Cameron, filmindeki o güzelim dağ manzaralarını bu dağdan esinlenerek yaratmış.

Ertesi gün sabah saat 05:30’da gün doğumu seyir terasındaydık. Bizim ekip terasta tama yakın kadro ile yerini almıştı. Hava gerçekten güzel olacak galiba, yıldızları görebiliyoruz. IMG_5120

Saat 09:30 a kadar günün yavaş yavaş ortaya çıkan ışıkları altında Huang Shan’ın otel çevresindeki tüm seyir teraslarını gezdik. Kalabalık o kadar fazlaydı ki bazen ite kaka yer kapmamız gerekiyordu. Burası şu anda mevsim dışı sayılabilecek bir sezonda bu kadar kalabalıksa, yüksek sezonda kimbilir nasıl olur?

Oteli terk ettikten sonra bu sefer dünkü programın yapılmasını kararlaştırdık. Günlük program biraz aksayacak ama kimin umurunda!

Yol boyunca “refrehing terrace”, “a monkey gazing at the sea”, “begin to believe peak”, “pen rock peak” ve “frog peak” gibi yerleri gördük ve gezdik. Sonrada Yungu denen teleferik istasyonundan Huang Shan’a doğru geri döndük.

IMG_5311

Gezi sonrasının bir değerlendirmesini yaparken, Huang Shan’a gitmek için zaman ayırmanın riskli olacağını konuştuk. Bir yılın 365 gününden yaklaşık 200 günü burası zaten yağmurlu olurmuş. Ancak milyonlarca yıl önce bir deniz olan bu yerlerin, günümüzde biz gezginlere bir anlık bile olsa, göstereceği yüzünün güzelliği için bu risk göze alınmaz mı sizce?

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Çin Halk Cumhuriyeti Gezi Yazısı: Huangshan Şehri

IMG_4751

Bugün Shanghai’a biraz ara verip, benim dört gözle beklediğim Huangshan’a yani “Sarı Dağ” a yolculuk edeceğiz. Çin’de 45 tane UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesine girmiş olan kültür ve doğa harikası yer varmış. Listede tüm dünyadan 981 eser ve doğa alanı olduğunu düşünürsek bu sayının önemli bir sayı olduğunu anlayabiliriz. Zaten sayı olarak Çin, İtalya’dan sonra 2. olarak bu listede yer alıyor. İşte Huangshan’da bu listede yer alan bir doğa mirası.

IMG_4575Ancak Huangshan’a gitmeden önce Shanghai’da eksik kalan ve görmemiz gereken bir yer daha var; Shanghai Müzesi. Bu nedenle Huangshan’a uçmak için havaalanına gitmeden önce müzeye gittik. Müze 4 katlı ama dışardan sanki 2 katlı gibi gözüküyor. Müze binası alt tarafı kare ve üst tarafı ise yuvarlak şekile sahip bir bina ve bu şekilde inşa edilmiş olmasının Çin geleneksel inanışı ile ilgisi var. Çin’de kare dünyayı, yuvarlak ise cenneti tasvir ediyor. Bu nedenle müze bu şekilde yapılmış. Çok zengin bir müze. Shanghai’ya gelmişken mutlaka gezmek lazım diye düşünüyorum. İçindeki kitap satış yerinde çok güzel kitaplar var.

Müzede en çok, üst katta bulunan paralar bölümünü beğendim. Çinde para niyetine ilk olarak deniz kabuğu kullanılmış. 20 tane deniz kabuğuna bir köle ve 50 deniz kabuguna bir at alınırmış. Daha sonra ise para niyetine kılıç şekili veya yarım ay şeklinde ve farklı büyüklüklerde metaller kullanılmış. En sonunda ise Çin halkını imparatorluk altında birleştiren Qin Hanedanı, para olarak ortası kare delik ve yuvarlak şekilli metaller kullanmışlar. Bur bölümde paranın binlerce yıl içinde geçirdiği evrimi görmek çok ilginçti. Müzenin Porselenler ve Bronz kap, kaçak gibi diğer sergi bölümlerini kat kat gezdikten sonra havaalanına gitmek üzere otobüste yerimizi aldık.

IMG_4616Huangshan a gidecek 14.20 uçağı için havalimanına  geldik. İç hatlar kısmından uçuş için uçağımıza yerleşip kalkışımızı beklerken uçuşun ertelendiği anons edildi.  Bizimki dahil  neredeyse tüm uçuşlarda gecikme  olduğunu öğrendik. Nedeni konusunda da sağlıklı bir bilgi alamadık. Çİn’de gecikmeler ve uçuş iptalleri sık olarak yaşanabiliyormuş. Uçağımız ancak  saat 18:00’de kalkabildi ve biz o günü sadece müze aktivitesi ile bitirdik. Shanghai’dan Huangshan’a uçuş 50 dakika sürüyor.

Yaklaşık 1.5 milyon nüfuslu Huangshan’da bizi takma ismi David olan bir rehber karşıladı. Önce yemek için eski şehire gittik.  Xianan Nehri kıyısında ve eski Huangshan’a yakın bir yere otobüsümüzü  park eder etmez bir anda kendimizi topluca akşam sporu yapan kadınlı erkekli bir grubun içinde bulduk.

IMG_4717

Yemeği Wej Dao Shofu denen bir yerde yedik. Burada yemekler Shanghai’a göre daha değişik ve daha güzel geldi. Çin yemeklerini esas olarak ilk defa burada yediğimizi düşünüyorum.

Yemek sonrası eski Huangshan’ı gezdik. Burası çok otantik bir yer çıktı. Gece ışıl ışıl bir cadde (Song Street) boyunca dizilmiş dükkanlar vardı. Maalesef burada yeteri kadar zaman geçiremedik. Yarın geceyi Huangshan Dağında geçireceğiz ve sonraki gece ise saat 22:40’da Shanghai’ya uçacağız. Bir umudumuz dağdaki aktiviteleri erken bitirip şehre erken dönebilmek ve  yeniden şehrin bu eski kısmını gezecek zamanı bulabilmek.

Geceyi Tiandu adlı otele geldik. Yarın önemli bir gezimiz olacak; Dünya Kültürü Miras listesinde bulunan Huangshan Dağı (Sarı Dağ) gezeceğiz.

Gezekalın

Ümit Kuru

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Çin Halk Cumhuriyeti Gezisi Yazısı: Shanghai-2

Yu Bahçelerinin çıkış kapısından çıktıktan sonra bir süre bahçe civarındaki satıcılar ve dükkanlar arasında gezindik. Yu Bahçeleri içi ne kadar sakinse, bahçe dışı da bir o kadar kalabalık durumda.

IMG_3977

Grup tekrar toplandıktan sonra Zhweıguan adlı br restoranda yemek yedik.

Yemek sonrası Nanjing Caddesine gittik.

IMG_4015

Nanjing, aslında Çin’in Jiangsu bölgesinin başkentidir ve  çeşitli zamanlarda Çin’de tarih sahnesinde rol oynamış altı hanedanın başkentliğini yapmıştır. Zamanın en önemli bilim ve ekonomi merkeziydi. İşte bu şehrin önemine binaen, Shanghai’da en önemli alışveriş merkezi olan bu yola, Nanjing Road denmiş. Bu yol şehrin doğudan batıya, tam merkezinde yer alıyor. Doğuda Bund denen işlek limandan başlayıp, People’s Square e kadar uzanıyor. Bu cadde üzerinde sağlı sollu alışveriş merkezleri ve dükkanlar var.

Sonrasında ise Yeşim Buda Tapınağına doğu yola çıktık. Burası Shanghai’in batısında yer alıyor. 1882’de Huigen adlı bir rahibin Burmadan getirdiği iki adet yeşim Buda heykel için yapılmış bir tapınak. Ancak bu tapınak son hanedan olan Qing hanedanı yıkılınca devrim zamanı tahrip edildi. 1928 yılında yeniden yapıldı. İçeride bulunan Yeşimden Buda heykeli görülmeye değer. İki adet heykelde beyaz yeşim taşından ve bütün bir taşın yontulması ile yapılmış. Maalesef burada fotoğraf çekilmiyor. Bu iki adet Buda’dan bir tanesi oturur pozisyonda ve mediatasyon yapıyor.   Bu heykelin yüksekliği 190 cm ve Buddha Tower denen ayrı bir yerde sergileniyor. Diğeri ise yatar pozisyonda (sağ yana yatıyor ve sağ eli başını desteklerken, sol eli sol dizinde –Şanslı Buddha-) ve 96 cm uzunluğunda.

IMG_4082

Bu Tapınakta bir de Budist ayinine denk geldik. Burada ayinler Bhutan ‘da gördüklerimiz gibi değiller galiba. Ayinler daha gevşek bir halde yapılıyor. Burada rahipler sarı renk giyisiler içindeler.

Daha sonra yemeğe kadar vaktimiz kalınca yeni yapılan Jing’an bölgesinde Jing’an Tapınağını dıştan da  olsa görmeye gittik. Aslında bu tapınak daha farklı bir yerde bulunuyomuş ve MS 247 yılına kadar giden bir tarihi ile  Wu hanedanlığı döneminde yapılmış. Bugünkü yerinde, Song Hanedanı zamanında, 1216 yılında yeniden yapılmış. Günümüzdeki son hali ise Qing Hanedanınca ve birkaç defa olacak şekilde yapılmış. Devrimden o da nasibini almış ve harap olmuş. Ancak bugünkü yönetim tapınağı yeniden inşa etmiş.

IMG_4221

Tapınağın karşısındaki parkta gezdik. Güzel bir  parktı. Parkta Tai Chi yapan insanlar vardı. IMG_4158

En sonunda Jing’an bölgesinde Crystal Couisine adlı bir lokantada akşam yemeğini yedik.

Sonrada akrobasi gösterisine gittik. Gösteri Ritz Carlton otelinin gösteri salonunda oldu. Burada 1.5 saat mükemmel bir gösteri seyrettik. Bu akrobasi gösterisi ünlü bir gösteri grubuymuş. Yaptıkları hareketler inanılır gibi değil.

IMG_4371

Shanghai benim beklediğimden çok fazla etkileyici bir şehir çıktı. Beklentimin pek fazla olmadığı bu metropolden bu kadar etkilenmişsek gerisi nasıl olacak acaba?

Yarın ki gece kaldığımız Petra otelden ve Shanghai şehrinden ayrılıyoruz.

Gezekalın…

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Çin Halk Cumhuriyeti Gezisi Yazısı; Shanghai-1

IMG_3720

11 Ekimi 12 Ekime bağlayan gece 21 kişi,Çin Halk Cumhuriyeti (bundan sonra sadece Çin olarak yazacağım) gezimizin ilk durağı olan Shanghai’a doğru uçmak üzere THY’na ait bir uçakta yerimizi almıştık. THY’nın Bejing (Pekin) ve Shanghai’a doğrudan uçuşu var. İstanbul-Shanghai arası kuş uçuşu 8035 km ve uçuş süreside 9 saat 20 dakika.

Öğleden sonra saat 15 gibi Shanghai Pudong International havaalanına indik. Ancak gümrükten geçiş, bavulları alış ve yerel acenta ve rehberle buluşma derken havaalanında ayrılışımız saat 17:00’leri buldu. Ana yerel acentayı temsilen, Çin’de bir süredir yaşayan ve turizm hizmeti veren sevgili Can Yolaç ve bize Shanghai’de rehberlik edecek Çinli bir rehber tarafından karşılandık. Ziyaret ettiğimiz her şehirde bizi farklı bir Çinli rehber karşılayacak. Ancak bizim turu satın aldığımız Nar Gezinin sahiplerinden sevgili Aykut Semerci ve Çin’de muhatap alınan ana acentayı temsil eden Can Yolaç hep bizimle beraber olacaklar. Yani sizin anlayacağınız bizim grup fazlaca torpilli sayılır. İsimlerini söyleyebilmek bayağı bir maharet gerektirdiğinden olsa gerek, Çinli rehber arkadaşların hepsinin takma bir batılı ismi var. Shanghai’daki rehberimizin takma (ya da çakma) ismi Harry.

Para bozdurmak için asla havaalanındaki döviz bürolarını kullanmayın derim. Amerikan dolarlarımızı Çin parası Yuan’a çevirirken en düşük bozdurduğumuz yer havaalanı oldu. Döviziniz otellerde bozdurmak sizin için daha avantajlı olacaktır.

Havaalanının şehir merkezine olan uzaklığı 30 km kadar ama indiğimiz saatte felaket bir trafik vardı. Yemek saati geldiğinden, otelimize gitmeden önce yemeğe gitmemiz uygun bulununca yemek yiyeceğimiz restoranta gittik.

IMG_3663Çin lokantalarında ortak özellikler şunlar; hemen hepsinde yuvarlak bir masa ve bu masa üstünde döner bir düzenek üstünde büyük bir cam platform var. Masada önünüzde küçük tabaklar ve yanlarında yemek çubukları (chopstick) ve/ veya çatal,  çay için küçük porselen bardak, çorba için küçük bir çukur tabak ve bir su bardağı bulunuyor. Döner platform üstünde içinde çay bulunan demlik ve soya sosu, acılı sos önceden hazır oluyor. Size yemek öncesi  bir bardak yerel bira, spirite veya su seçeneği sunuluyor. Daha sonra ise sırası ile ve seri bir şekilde yemek dolu kaplar bu döner cam platforma yerleştiriliyor. Sizlerde buradan kendinize servis yapıyorsunuz. Almak istediğiniz yemek önünüzde değilse, camı çevirmeniz ve yemeğin önünüze gelmesini beklemeniz yeterli.

Yemekleri nasıl mı? Doğrusu biz Türkiye’den gitmeden yemeklerin genellikle batı mutfağına yakın olmasını istemiştik. IMG_4735 Ancak yerel Çin yemeklerinin en iyi örneklerini de denemek ve en iyi örneklerini sunan bir restoranda da Pekin ördeği yemek istediğimizi bildirmiştik. Bu nedenle tüm gezi boyunca gelen yemeklerin bir kısmı hiç değişmedi ama gittiğimiz şehre göre de bazı çeşitler masamıza geldi ve denedik. En çok neyi sevdiniz derseniz ben dahil grubun tamamının tartışmasız Pekin Ördeği diyeceğini biliyorum. Kahvaltılara gelince, bizim kaldığımız otellerin çoğu 5 yıldızdı ve kahvaltıda çeşit çoktu. Ancak yine de bizimki gibi bir kahvaltı masası beklemeyin tabii ki.  Genelde ben Çin mutfağının iyi örneklerini tattığımızı düşünüyorum.

En yaygın yemek pişirme yöntemleri wok (Çin mutfağına ait tava)’larda ve harlı ateşte kavurma şeklinde oluyor. Bir zamanlar yaşadıkları kıtlık dönemlerinde Çinlilerin yemek zorunda kaldıkları yılan ve bazı diğer akla getirmek istemediğimiz türden yiyeceklerin sunulduğunu görmedik tabii ki. Ancak sebzesi bol Güney Çinden gelen ve daha önceden tatmadığımız sebzeleri (örneğin bambu kamışı, gölevez gibi) denedik. Bazı yemekleri ben çok sevmedim doğrusu. Bunlardan birisi Çin kökenli bir yemek olan ve geçmişi milattan önce 2. yüzyılda Han hanedanlığı dönemine kadar uzanan Tofu( haşlanmış soya fasulyesinden elde edilen ve asit ya da tuzlu bileşiklerle kestirilerek elde edilen soya peyniri) oluyor.Tofuyu yemeklerin içine ekledikleri gibi sadece tofudan da yemekler getiriyorlar.

Otelimiz Penta Hotel, şehrin merkezi bir yerinde (Dingxi Road, Changning District) ve güzel bir otel. Hemen odalarımızın anahtarlarını aldık ve odalara çekildik. Bazı arkadaşlar otelimize yakın bazı yerlere gece yürüyüşü yapmışlar ama ben hemen uyumuşum.

Ertesi sabah kahvaltı sonrası Shanghai şehir turumuza başladık.

IMG_4701

Önce Shanghai hakkında kısaca bir bilgi vermek gerekiyor; Shanghai, 23,5 milyonluk nüfusu ile Çin’in önemli bir şehri. Günümüzde Çin ekonomisinin lokomotifi olan bu şehir, geçmişte Yangtze Nehrinin Doğu Denizine döküldüğü vadide kurulmuş küçük bir balıkçı  köyüymüş. Zamanla kıtalararası ticarette önemli bir liman olabileceği fark edilmiş.

Shanghai şehir gezimize ilk olarak TV kulesi ile başladık. Shangai TV kulesi ya da diğer adı ile Oriental Pearl Tower of Shangai, anten uzunluğu dahil 468 mt uzunluğunda olan bir kule. 1991 yılında yapımına başlanmış ve 3 yılda bitirilmiş. Pudong bölgesinde yer alıyor. Bir zamanlar Çin’in en büyük binası iken, bu birinciliği Shangai Dünya Ticaret Merkezine (492 mt) kaptırmış. Dünya Ticaret Merkezinin gözlem katı 474 metre ile halen dünyanın en yüksek katı olarak kabul ediliyor. Hemen yakında bulunan Jin Mao Tower ise 420 metre uzunluğunda ve yakında bu gökdelenlere bir yenisi daha eklenecek ve bu bina Taywan’daki binadan sonra en yüksek 2. Gökdelen olacakmış.

IMG_3745

Kuleye giriş epey kalabalıktı. Hem yerli ve hem de yabancı turistler Pazar günü ortamı kalabalıklaştırıyorlardı. Asansörle 267. kata çıktık. Buradan bir kat aşağıya inince gözlem bölümüne çıkıyorsunuz. Burada bir bölümü camdan yapmışlar. Aşağıda Shanghai ayaklarınızın altında gözüküyor. İnsan biraz ürküyor doğrusu. Gruptan bazı arkadaşlar bu bölüme çıkamadılar. Yangtze Nehrinin bir kolu olan ve 113 km uzunluğunda Huangpu Nehri kenarına dizilmiş irili ufaklı gökdelenleri ve Nehir boyu vızır vızır ilşleyen irili ufaklı  tekneleri görünce, 23.5 Milyon insanın yaşadığı bu şehrin ne kadar büyük ve önemli bir şehir olduğunu bir kez daha anlıyorsunuz.

Kule dışarıdan benim gözüme çok çirkin gözükmüştü. Ama 267. kattaki gözlem bölümünden Shanghai şehrinin gökdelenlerine bakıp, aşağıda kıvrıla kıvrıla şehri ikiye bölen nehri görünce yüreğim pır pır etmedi değil doğrusu. Her seferinde Eyfel Kulesinden nefret ettiğini söyleyen Fransız yazar Guy de Maupassant, neden öğle yemeklerini kuledeki restoranda yediği sorulduğunda “çünkü burası Paris’te kulenin görünmediği tek yer” cevabını vermişti ya, herhalde ben de bu kuleyi görmemek ama şehrin doyumsuz manzarasına şahit olmak için her defasında buraya çıkardım.

IMG_3879

Bir sonraki ziyaret yerimiz ise benim Shanghai’da görmeyi en fazla arzuladığım yer olan Yu Bahçeleri (Yu Yuan Gardens).

Çin Bahçeleri hakkında genel bilgiyi Suzhou Bahçeleri ziyaretime saklıyorum. Burada bu tür bahçeler için iyi bir örnek olan Yu Bahçelerinden bahsedeceğim.

Yu Bahçeleri, eski Shanghay’ın  kuzey doğusunda God Temple yanında yer alıyor. Buranın temel eseri Jade Rock (Yeşim Kaya) denen ve 3,3 mt ve 5 ton ağırlığında gözenekli kaya parçası. Pekin’e kraliyet sarayı için götürülürken batan gemiden kurtarılıp buraya yerleştirildiğine dair bir söylence var.

400 Yıllık bir geçmişi olan Yu Bahçeleri, Ming hanedanı döneminde bakanlık yapan Pan Yuduan tarafından yaptırılmış. 28 yıl boyunca bu bahçenin inşası ile uğraşmış ve bu bahçeye Yu Yuan adını, yani “mutluluk bahçesi” adını vermiş. Bahçe daha sonra Pan Yunduan’ın torunlarına geçmiş ve bahçenin bir bölümü “Academy of Purity and Harmony” adlı bir okula ev sahipliği yapmış. Parkın doğu tarafı ilerleyen zamanda el değiştirmiş ve bazı yerel zenginler tarafından satın alınmış. Batı tarafı ise halka açılmış. Bahçe çeşitli zamanlarda (İngiliz Afyon Savaşları ve 1942’de Japon saldırıları ile) hasar görmüş. Daha sonra Shangai hükümeti 1956-1961 yılları arasında bahçeyi aslına göre tamir etmiş ve halkın kullanımına açmış. 1982 de ise ulusal eser olarak deklare edilmiş.

Yu Bahçeleri 5 hektarlık alanı kaplıyor. Suzhou Bahçeleri stilinde olduğu gibi  doğa ile uyumlu ve aralara serpiştirilmiş pavyon ve pagodalardan meydana geliyor. İlk girişte karşımıza çıkan bölümün adı Sansui Hall. Burası Qing Hanedanlık stilinde inşa edilmiş ve misafirlerin karşılandığı bölüm. Eskiden Leshou Hall olarak da biliniyormuş. IMG_3893

Salonun arkasında kayalardan yapılan bir tepecik bulunuyor. 12 metre yüksekliğinde bu tepecik binlerce ton ağırlığındaki kayalardan yapılmış.

Ay kapısı denen ve Çin bahçeleri için tipik bir kapıdan geçip yanyana  iki koridorun bulunduğu başka bir bölüme geldik. Bu koridorlardan biri geniş, diğeri ise dar. Geniş olanı erkekler için, dar olanı ise bayanlar için hazırlanmış. Eski zamanlarda erkek ve kadınlar eşit olmadığında aynı anda bir koridordan geçmelerine izin verilmiyormuş.

Bu koridorlar Wanhua Chamber (10 bin çiçek bölümü) denen bir başka bahçe bölümüne açılıyor. Daha sonra ise gelen Dianchun Hall (Baharı müjdeleyen Hall), Huijıng Hall, Yuhua Hall adlı yapılar bahçe içinde asla uyumsuz gözükmeyen bir şekilde yapılmışlar. Civardaki suların üstünde köprüler ve zig zag yapan koridorlar var.

Her bir alan birbirinden ejder duvarları ile ayrılmış. Ejderin başı ile başlayan ve duvar boyunca kıvrım kıvrım ilerleyen gövde, kuyruğun başla karşılaşması ile bitiyor. Çin literatüründe ejder koruyan gücü temsil ediyor. Sadece imparator 5 tırnaklı pençeli ejder sembolünü kulllanabiliyor. Diğer soylu sınıf bunu kullanamaz ve sınıfına göre ejderde 3 veya 4 pençe olabilir. Buradaki ejder 3 pençeye sahipti.
IMG_3836

Bu bahçeden istemeye istemeye çıkarken kapı yakın olan bölümde bir kısım kadının yerel kıyafetler içinde olduklarını gördüm ve onlara yöneldim. Fotoğraf çekmemize izin verdiler ve sonra geldikleri gibi gittiler. Bu bahçeyi görmeden Shanghai gezisi asla yapılmış olamaz.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.