Sakura Zamanı Japonya: Kanazawa-Kyoto

IMG_5020.JPG

Bahçe düzenleme sanatı, Japonya’da 1000 yıldan fazla yaşayan bir gelenek. Japonya’da farklı amaçlarla bahçe düzenlemesi yapılıyor. Bazı bahçeler, özellikle Edo Döneminde geliştiği gibi, farklı ağaçlar, çiçekler ve yeşillikler, havuz ve fıskiyelerle gezinti bahçesi olarak düzenleniyor.

IMG_5087.JPG

Zen rahiplerinin taşlara düzen vererek dini amaçlarla düzenlediği Zen bahçeleri-kuru taş döşeme bahçeler- de ayrı bir bahçe düzenleme sanatı olarak ortaya çıkmış. Büyük bahçeler Japonya’nın her tarafında varlar. Ancak en çok bulunduğu yer eski başkent Kyoto. 

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Sabah erkenden hanımla birlikte artık iyice öğrendiğim Kenrokuen Bahçesi yollarına düştüm. Bu sefer bahçeye girişi Mayumizaka-Renchimon Kapıları arasındaki fenerli yolu takip edip, Renchimon Kapısından yaptık. Dünden gezmeye başladığım Kenrokuen Bahçesi sadece Japonya’nın değil ama dünyanın en güzel bahçelerinden birisi olarak gösteriliyor. Bu bahçe gün ışıklarının her değişiminde farklı bir yüzünü gösterdiğinden hem sabahın erken ışığında ve hem de gün batımına yakın zamanlarda Kenrokuen Bahçesini gezdim. Sabah kimseler yokken ve gün ışığının ilk saatlerinde bu bahçeyi mutlaka ziyaret etmelisiniz.

IMG_5026.JPG

Kenrokuen Bahçesi, Kanazawa Kalesi bahçesi ile bir otoyolla ayrılmış durumda. Dün Kanazawa Kalesi tarafındaki kapıdan girip, kalenin bahçesini de kısaca gezmiştim. Tematik olarak düzenlenen Kenrokuen Bahçesi, Kanazawa Kalesi Bahçesinden kesinlikle daha güzel ve kısıtlı zamanızın çoğunu Kenrokuen Bahçesine ayırmanızı tavsiye ederim. Kanazawa Kalesi ile de zaman kaybetmeyin bence. 

Dün de bahsettiğim gibi  Kenrokuen Bahçesi 1620-1840 yılları arasında Maeda Klanı yönetimi zamanında geliştirilmiş bir bahçe. Yaklaşık 115 dönüm üzerine kurulmuş. Burada 9000’e yakın ağaç var. Kenrokuen Bahçesinde geniş havuzlar, su kanalları ve fıskiyeler bol miktarda mevcut. Bahçenin su ihtiyacı 1632 yılında, uzaktaki bir nehirden, karmaşık bir kanallar yolu ile karşılanmış.  

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Bahçeye Renchimon Kapısından girince sağa dönerseniz Hisagoike Havuzu ve 3.5 metreden düşen bir şelale (Midoritaki Şelalesi) ile karşılaşıyorsunuz. Hisagoike Havuzu  Japonya’nın en eski havuzlarından bir tanesi. Bu havuzun bir kıyısında çay evi bulunuyor. Bizim hanım sabah sabah bu havuz kenarında meditasyon bile yaptı.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Hisagoike Havuzu yanından çıkan toprak yol Kasumigaike Havuzuna götürüyor.  kuzeyinde bulunan Kotojitoro Feneri, benzersiz şekilde, tek ayak yerine iki ayak üstüne yapılmış ve 2 metreye yakın bir boyda. Bu fener Kenrokuen Bahçesinin sembolü.  Bu havuzun ortasında bir kaplumbağaya benzetilen ada mevcut (Horaijima Adası). Sabahın bu ilk ışıklarında ve ortalık bu kadar sakinken bu havuzun inanılmaz güzellikte bir görüntüsü var.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Bahçede çam ağaçlarının ise ayrı bir güzelliği var. Ağır kış koşullarına dayanıklı olsunlar diye bazı çok eski çam ağaçlarının dal ve gövdelerine destekler yapılmış. Bunlar içinde Karasakinomatsu Çam Ağacı, uygulanan destekler nedeni ile çok ilginç bir görünüm kazanmış.  Bu çam ağacı 13. yüzyılda, Maeda Klanınn o zaman ki derebeyi tarafından tohumdan dikilmiş.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Uçan Kaz (Gankō-bashi) Köprüsü, uçan kazı temsil eder şekilde döşenmiş 12 büyük taştan yapılmış.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Bahçenin Güney ucuna, şubat ayı ortalarından başlayan ve mart sonuna kadar çiçekli kalan erik ağaçları dikilmiş. Mart sonundan itibaren ise kiraz ağaçları çiçeklerini veriyorlar. Bu bahçede kiraz çiçeklenmesi Nisan ortaları gibi oluyor ama bu sene biraz erken açmış sakuralar. Hatta çiçekler dökülmeye bile başlamışlar. Kiraz ağaçları bahçenin daha çok Kuzey Doğusunda yerleşikler. 

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Park içinde dinlenme yerleri ve çay evleri de var. Parkın hemen dışında Katsurazaka  ve Renchimon kapıları arasında sakuralar altında küçük dükkanlar dizili. Bu yol boyu yürüyüş yapmanızı isterim. Fenerler, sakuralar çok güzel bir görüntü veriyor. 

Kahvaltı saatine yetişmek için hızlı adımlarla otele döndük. Bugün bu bahçeye tekrar ve bu sefer grupla geleceğiz. Kanazawa’da kalan yerleri gezip Kyoto’ya ekspres trenle gideceğiz. Bavullarımız ise karayolu ile gelecekler.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Kahvaltı sonrası grupla Kenrokuen Bahçesine tekrar geldik. Otobüsle geldiğimiz için bu sefer girişi Katsurazaka Kapısından yaptık. Hemen karşıda ise Kanazawa Kalesinin Ishikawamon Kapısı gözüküyor.

IMG_5320.JPG

Grupla geziyi tamamladıktan sonra otobüse geri döndük ve Kanazawa gezimize devam ettik. 

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

IMG_4731-001

Kanazawa Kalesi

Kanazawa Kalesi, 1583 yılından Edo Dönemi sonuna kadar Maeda Klanının yerleşim yeri olmuş. Kale yüzyıllar içinde birkaç kez yanmış ama 1881 yılındaki yangın iki tane depo ve Ishikawamon Kapısı hariç tamamen kaleyi küle çevirmiş. Ishikawamon Kapısı 1788 yılında eklenmiş ve yönü Kenrokuen Bahçesine doğru. Kale günümüzde sanki yeniden inşa ediliyor. Eskiye sadık kalınarak yeni eklemeler yapılıyor. Biz bu kaleyi gezmedik. Japonya’da rotamız üzerindeki kalelerin hemen hemen hepsi yangınla yok olmuş ve günümüz kaleleri aslına uygun yeniden inşa edilen kaleler. Bunun yerine Kenrokuen Bahçesinde daha çok vakit geçirdik.

Japonya’da grup halinde restorana gidecekseniz yemeğinizi erken veya geç yemeyi göze alacaksınız. Restoranların size verecekleri rezervasyon saatine uymak zorunda kalıyorsunuz. Hele ki bilinen, iyi bir yerse rezervasyonda sıkıntı olabiliyor. Biz Japonya’da bir kaç defa saat 11:30-12:00 gibi yemeğe oturmak zorunda kaldık. Kanazawa’da Wagyu Steak House Daichi adlı, özellikle bifteği ile meşhur restorana götürüldük. Burada etler gramla satılıyor ve tezgahlarda hazırlanan etler sıcak taşlar üzerinde servis ediliyor. Kahvaltı yapalı henüz birkaç saat olmuştu. Ama bu mekanda gelen etler o kadar güzeldi ki “daha olsa da yesek” dedik. Kobe etinden kesinlikle daha güzeldi bence.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Yemek sonrasında Kanazawa’da ziyaret ettiğimiz diğer bir yer Nishi Chaya oldu. Chaya, “çay evi” anlamında ve buralarda eskilerde geyşa denen, şarkı söyleyen ve sohbetleri ile mekana gelen müşterilere hizmet eden belirli bir terbiye ve eğitimden geçen kadınlar hizmet edermiş. Şimdilerde bu dükkanlar restoranlara dönüşmüşler. Sadece 2 tanesi eski tarzda çay evi olarak hizmet ediyor.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

 

IMG_5526.JPG

data=RfCSdfNZ0LFPrHSm0ublXdzhdrDFhtmHhN1u-gM,ga0uh9cVGoJY04MReFtpgSifiKF8_2gmltFqHh4kUJHWmiTtnGsBus1ZJcudsq78sMw3yOnC59765t4lzu1NeMm9uPsFdKhDH7eWcjXYT85ZxkMe1xmOjXZmUth20G2bCzYu3tF2tjGXG9y0BWdeD7z940Yemek sonrasında Kyoto’ya trenle gittik. Kanazawa-Kyoto arası 260 km ve 2 saat 20 dakika sürdü. Trenlerin rahatlığından yolların uzunluğu ve sıkıcılığı gibi bir derdimiz olmadı. Kyoto’ya zamanında vardık.

Aslında gezi programımızda bir İkebana gösterisi izlenecekti. Ancak programa daha önemli olduğunu düşündüğümüz Ponto-cho gibi yerleri ekleyince ikebana gösterisinden vazgeçmek zorunda kaldık. Ancak rehberlerimiz Huriye ve Kotomisan bir ikebana sergisi buldular ve biz de Kyoto’ya gelir gelmez hemen bu sergiyi gezdik. Sergi bayağı önemli bir sergi olsa gerek, hem kalabalık ve hem de çok zengin ikebana örnekleri vardı. Bazılarının sanatçıları ile tanıştık.

İkebana (“yaşayan çiçekler”), Japon çiçek düzenleme sanatına verilen addır. Vazo,tepsi,çanak vb. içinde çiçeklerin sanatçının yorumuna göre düzenlenmesi sanatıdır.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Sergi sonrasında Kyoto gezimize başladık ve Nishiki Pazarına gittik. Nishiki Market, 5 blok uzunluğunda, dar sokaklarda yer alan 100’den fazla dükkan ve restorantın bulunduğu, özellikle deniz ürünleri olmak üzere gıda satışının ağırlıklı olarak yapıldığı bir market. Mevsime göre taze sebze, Japon turşuları, baharat, meyve ve deniz ürünleri taze veya işlenmiş olarak satılıyor.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Marketin tarihi birkaç yüzyıl eskiye gidiyor. Burada bazı dükkanlar nesilden nesile akrabalık yoluyla devrediliyormuş. Buraya gelen ve profesyonelce aşçılıkla ilgilenen bazı turistler özellikle Kyoto mutfağı ile ilgili araştırmalar yapmak için gelirlermiş. Bu market tam bir renk cümbüşü sunuyor biz turistlere.

Bu marketin sonunda ilginç bir küçük tapınak var. Buraya kadar gelmişken dua eden ve fal çekip, adakta bulunan yerli halkı gözlemek ilginç olabilir.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Daha sonra Kyoto caddelerini arşınlayarak Ponto-cho adlı semte gittik. Bu bölge özellikle akşam yemekleri için Japonların bir araya geldiği eski ve önemli bir buluşma yeri. Ponto-cho, Kamogawa Nehrine paralel ve Shijo-dori’den Sanjo-dori’ye kadar uzanan sadece bir blokluk dar bir sokak. Bu sokakta bir tür tavuk kebap diyebileceğimiz ucuz  Japon yemeği “Yakitori” sunan restoranlardan, pahalı ve kabarık bir cüzdan isteyen ama geleneksel ve modern Kyoto mutfağı yemeklerin sunulduğu restoranlara kadar çeşitli restoranlar yan yana bulunuyor. Kesenize göre bir tanesini seçebiliyorsunuz.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

 

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Bu sokaktaki çoğu yer 17-23:00 saatleri arasında hizmet veriyor. Bu sokağı esas olarak görmek istememin nedeni ise, bu restoranların bazılarına gelen ve müşterilere yemeklerinde eşlik eden geyşa veya maiko’ları sık olarak görebileceğimiz bir yer olması. Nitekim bu sokağı gezerken bir tane maiko’yu görme ve fotoğraflama şansımız oldu.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Akşam yemeğini Hanatanuki adlı bir lokantada yedik. Bu lokantanın özelliği “okonomiyaki” yiyebileceğiniz ve Japonların rağbet ettikleri bir yer olması. Okonomiyaki “istedigin gibi pişir” anlamında bir kelime. Japonlar bu mekanlara iş hayatında veya özel hayatında resmi olduğu kişilerle, ilişkileri daha ilerletmek ve samimi hale gelebilmek amacı ile gelirlermiş. Okonomiyaki ile bilgiyi http://www.gezekalin.com un gezi tatları bölümü için hazırlıyorum.

Tur planlanırken zaman zaman Japon tarzı yemeklerin iyi örneklerini denemek istediğimi söylemiştim. Kyoto’da Japon tarzı okonomiyakiyi denemiş olduk. Sevdin mi ? diye sorsanız. “Yok! Benim damak tadıma uygun değildi” derim. Ama bir gezginin amacı denemek ve keşfetmek değil midir? Biz de denedik ve okonomiyaki hakkında kendi fikrimiz oldu. 

Gezekalın.

Dr Ümit Kuru

05.05.2016 Saat 23.31

 

 

Sakura Zamanı Japonya: Shirakawa-go / Kanazawa

IMG_4422

IMG_4220.JPGTakayama şehrinden ayrılmak zor geldi. Sabah kahvaltı sonrasında otel önüne çıktığımda okula giden çocukları gördüm. Tek sıra halinde dizilmişler, önde daha büyük bir çocuk, onun da elinde bir sarı flama ve hepsinin başlarında baret vardı. Merakımdan bir süre onları takip ettim. Tek sıra halini hiç bozmadılar, takip ettiğim sürece hiç birbirleri ile konuşmadılar. Trafik ışıklarına gelince elinde bayrak olan çocuk öne çıktı, flamasını kaldırdı. Tüm araçlar durdu ve çocuklar karşıya geçtiler. Bu Japonlar çoluk çocuk ilginç insanlar. Doğru olan bu davranışların bu toprakların insanı bizlere, en azından bana, ilginç gelmesi de üzücü tabii. 

IMG_4291.JPG

 

5950_map

Ogimachi Köyü Gezi Planı http://www.japan-guide.com/e/e5951.html

Otobüsle Takayama’dan Shirakawa-go ya gidiş süresi yaklaşık 1 saat sürüyor. Shirakawa-go, 1995 yılında UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirası listesine dahil edilmiş olan bir yer. Shirakawa-go ve komşu Gokayama bölgesi, Shogawa Nehri Vadisi içinde bulunuyor. Bu bölgenin en önemli ve turist çeken özelliği, bazıları 250 yılı aşan yaşta olan, geleneksel “gassho-zukuri çiftlik evleri“. Biz de Japonya programını yaparken bir fotoğrafını gördüğümüz bu bölgeyi programa aldık. Burası Türkiye’den Japonya’ya giden turların çoğunun programında yer almıyor ama bence bir Japonya turu programında mutlaka olması lazım. 

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Gassho-zukuri “dua eden el benzeri yapı” (Budist inanışta dua edenlerin el ayalarını birbirleri ile bitiştirmiş ve parmak uçlarını yukarıya çevirdiği tutuş biçimi) anlamında. Bu tanım evlerin çatılarının  dua eden el pozisyonunda olmasına olan bir benzetmeden kaynaklanıyor. Yıllar içerisinde yöre yaşayanlarının, ağır kış koşullarında yağan yoğun karın damlarda kalmasına engel olmak amacı ile ortaya çıkan bir yapı biçimi. Bu çivi kullanılmadan yapılan sivri dam yapılı evlerle aynı zamanda geniş bir tavan arası boşluk yaratılıyor.

IMG_4241

Shirakawa-go’nun en büyük olan ve en çok ziyaret edilen köyü Ogimachi Köyü. Biz de bu köyü ziyaret ettik. Otobüsümüz köyü tepeden gören Shiroyama Seyir Noktasına park etti. Buradan hem köy ve evler hakkında bilgi aldık ve hem de köyü fotoğrafladık.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

OLYMPUS DIGITAL CAMERADaha sonra seyir terası yanından köye inen yol boyu köye kadar yokuş aşağı yürüdük. Burada evler sanki masal dünyasından çıkmış gibi. Damların kalınlığı yaklaşık 1 metre kadar var. Açıları 45-60 derece arasında değişen gassho-zukuri tarzı damların alt kısmı mutlaka marangozlarca yapılıyor. Ancak dam kısmı tüm köy halkınca imece usulü (Japonca “Yui” şeklinde adlandırılıyor) ile yapılıyormuş. Güzün toplanan saman sapları kurutuluyor ve bir kış geçmesi bekleniyormuş. Dama saman sapı döşenmesi ise ilkbahar ya da sonbaharda yapılıyormuş. Damın çapı iskeleti kalın ve ince kerestelerle yapılıyor ve bunların birbirine bağlanması halatlarla oluyormuş. Bu iskelet üzerine ise önce hasırlar ve sonrada bunun üstüne kat kat saman sapları diziliyormuş. Bu işlem tüm köy insanlarınca, hep bir anda ve aşağıdan yukarıya doğru oluyormuş. Dam kısmı iki katlı ve burada yaratılan geniş alanda ipek böcekçiliği yapılırmış. Evlerin istikameti Kuzey-Güney yönünde olurmuş. Tabii bu samanlar zamanla deforme olunca yerine yenileri döşenilirmiş. Yağmurdan kardan etkilenmeyecek damın serilmesi belirli bir ustalık gerektiriyor tabii ki.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Köyün içine girip, bu güzel evleri yakından incelemeye başladık. Her evin yanından ince kanallar içinden su akıtılıyor. Evlerin yanına, yangın anında otomatik olarak devreye giren, yangın söndürme sistemi yapılmış. Bu kanallarla temelde pirinç tarlalarına su taşınırken, yangın anında yangın söndürme istemine de  su aktarılıyormuş.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Köy içinde bazı evler sahipleri tarafından ziyarete açılmış. Biz de bir tanesine (Wada Evi) girip, ziyaret ettik. Bu ev aslında bu köyün en büyük ve en eski evi. Bu köyün 1888’de idari statüsü değişince, bu evin sahibi Yaemon Wada bu köyün ilk başkanı olmuş. Aile bir zamanlar çok getirisi olan ve barut yapımında kullanılan potasyum nitrat işinden dolayı çok zengin olmuş.

Daha sonra ise yaklaşık 2 saat kadar serbest zaman verildi ve bu rüya köyü doya doya gezdik.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Köyün sonuna doğru gassho-zukuri tarzı  yapılmış Myosenji ve Hachiman Tapınakları ile köy mezarlığını ziyaret ettik.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Sonunda Shogawa Nehri üzerinde bulunan asma köprüyü geçip, buluşma yeri olarak verilen otobüs park alanında grupla buluştuk. Bu alanın yanında 26 tane gassho-zukuri evinin sergilendiği bir müze alanı varmış. Geç fark ettim ve gezemedim. Bu müze alanını gezenler çok beğenmişler.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Shirakawa-go’da Ogimachi Köyü ziyareti sonrasında otobüsümüzde yerimizi aldık ve 80 km kadar ötede bulunan Kanazawa şehrine doğru yollara düştük. 

data=RfCSdfNZ0LFPrHSm0ublXdzhdrDFhtmHhN1u-gM,lbU0r0fETW8kC6GZfm-KbZpBBCQh8QxpJdpcs-P1qQ-dS0YHeqBFvi2QZygUzhTI_VZLgyMfHoNqRW0gmApl36ouehe9eNt-7BuWFfRf7A4liTNgfUCFq7Orc3lMVTdiIquVDaxyPIqVvK9bTh3rID1iaDEdo döneminde pirinç üretimi ve toprak sahipliği bakımından Tokugawa Klanından sonra en güçlü klan olan Maeda Klanına yerleşim alanı olarak hizmet eden Kanazawa, günün diğer ziyaret yeriydi. Gecelemeyi de burada yapacağız. İkinci Dünya Savaşının yıkımından büyük ölçüde kurtulmuş bir şehir olarak Kanazawa pek çok tarihi ziyaret alanına sahip. Ancak benim en çok ziyaret etmeyi beklediğim yer Kenrokuen Bahçesi.

IMG_4599.JPG

Kanazawa’ya varınca ilk olarak Kenrokuen Bahçesine bitişik bir yerde olan restorana gidip öğle yemeği yedik. Yol boyu sakuralar gözüküyor. Yemeği erken kesip dışarıda onları seyrettim.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

IMG_4668Daha sonra Kanazawa’da bir zamanlar en üst rütbelisinden, en alt rütbeli askerine kadar samurayların yaşadığı Nagamachi Bölgesini gezmeye gittik. Kanazawa Kalesi yakınında aileleri ile birlikte samuraylar, bu bölgede yaşarlarmış. Samuray, 1876 yılında İmparator Meiji tarafından ortadan kaldırılana kadar var olmuş olan soylu asker sınıfı için kullanılan bir terimdi. Samuray, eski Japoncada ‘hizmet etmek’ manasına gelen saburau kelimesinden türemiş. 9.-12. yüzyıllar arasında samuraylar bir sınıf haline gelmişler. Bu insanların bir kısmı yönetici sınıflara bağlanmışlar ve onların askerleri olmuşlar. Bir kısmı ise para karşılığı savaşmışlar. Samuraylar, feodal derebeylerine (Daimyo) bütünüyle bağlıydılar. Hizmetlerinin karşılığında onlara mevki ve arazi verilirmiş. Daimyo’lar ise samurayları daha fazla arazi kazanmak ve güçlerini arttırmak için kullanırlarmış.

IMG_4655.JPG

Dar sokaklar, toprak duvarlar, açık kapılardan gözüken bahçeler içinden geçerek Nomura Samuray Evi Müzesini gezdik.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Nomura  ailesi Kanazawa Kalesinin ele geçirildiği dönemden beri derebeylerine hizmet etmiş yüksek rütbeli bir samuray ailesi. Samuray sınıfına son verilene kadar da, kuşaktan kuşağa geçecek şekilde, bölgede en yüksek rütbeli samuray olmuşlar. Bu ev aslında daha büyükmüş. Ancak samuray dönemi sonlandırılınca evin bir bölümü tahrip edilmiş. Evin bahçesi çok güzeldi. İnsan kendini bu bahçede huzur içinde buluyor. Evin bir diğer hayran kaldığım bölümü ise kayan kalın kağıttan kapı ve duvarlarına çizilen resimler oldu.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Bu evin hemen yakınında bulunan Kaburaki Porselen Dükkanını gezdik ve porselenler aldık. Burası 200 yıla yakın süredir sarı, yeşil, mor, kırmızı ve mavi renklerin hakim olması ile bilinen Kutani porselenlerinin üretildiği meşhur bir dükkan. Kutani porselenlerinin tarihi daha da eskiye gidiyor. İçeride fotoğraf çekimi yasaktı. Gerçekten çok güzel desenli ve çok canlı renkte porselenler yapıyorlar. Merakı olanın burayı ziyaret etmesini tavsiye ederim.

Kanazawa’da kaldığımız otel çok merkezi bir yerde olan Tokyu Hotel. Burası Kanazawa Kalesi ve Kenrokuen Bahçelerine yürüme mesafesinde. Otele çabucak yerleştik ve günlük program bitti. Ama ben heyecan içinde Kenrokuen Bahçesini görmek için yollara düştüm. Bu önemli yer aslında yarının programı içinde ama fazla fazla görmenin de bir zararı yok dedim. Kanazawa Kalesi tarafındaki yoldan bahçeye giriş yaptım.

IMG_4707-001.JPG

Kanazawa’daki Kenrokuen Bahçesi tüm Japonya’da bulunan bahçeler içinde en önemli 3 bahçeden bir tanesi kabul ediliyor. Diğer iki bahçeden birisi Mito’da bulunan  Kairakuen ve diğeri ise Okayama’da bulunan Korakuen Bahçesi. Kenrouken Bahçesinin geniş toprakları, 200 yüzyıla yakın süre yönetimde olan Maeda Ailesinin ikamet adresi olan Kanazawa Kalesinin dış bahçesiymiş.  Bahçe 1871’de halka açılmış.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

IMG_4849.JPG

Kenrokuen anlam olarak “Altı Yüceliğin Bahçesi” demek. Bu altı yücelik ferahlık, tenhalık, yapaylık, eskilik, bol sulu ve geniş görüş olarak tanımlanmış. Ben bu bahçeyi insan eli ile yaratılmış, iyi korunmuş ve bakılmış ve başka bir dünyanın bahçesi diyebilirim. Kanazawa’da kaldığımız dar sürede 3 kez gittim. Tam bir cennetten köşe diyebileceğim bahçe.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Bu bahçe ile ilgili biraz daha geniş yazıyı, bir sonraki bölümde yazacağım. 

Bahçeden dönüşte hava daha tam olarak kararmamış olduğundan, Samuray bölgesini bir daha, bu sefer kalabalık olmadığı bir saatte tekrar gezdim. Bu sakin ve huzur dolu gözüken mahalle ve eski evlerde bir zamanlar sürekli bir savaş ve savaş sanatının konu olması ne kadar tezat?

Benim Sevgili Sanal Gezgin Arkadaşlarım! Yoğun geçen bir Japonya günümü daha paylaştım. Nasıl? Güzel bir gezi olmuş değil mi? Ama asıl güzellikler bundan sonra başlıyor.

Gezekalın.

Dr Ümit Kuru

04.05.2016 Saat 02:00