• Arşivler

  • Diğer 532 aboneye katılın
  • Mart 2013 den beri

    • 384.947 ziyaretçi
  • Mart 2026
    P S Ç P C C P
     1
    2345678
    9101112131415
    16171819202122
    23242526272829
    3031  

Arap Yarımadası’nın Ötesinde Bir Ülke: UMMAN-Tarihi ve Genel Bilgiler

“Tarihsel olarak dünyada denizci devletleri sayın!” deseler, aklınıza ilk olarak kimler gelir?

İspanya, Portekiz, Venedik, İngiltere, Hollanda. Sahip oldukları deniz gücü sayesinde yakın ve uzak ülkeleri sömüren denizci devletler arasında Umman’ın da olduğunu okumak beni çok şaşırttı Umman, en azından benim, hiç aklıma gelmez denizci ve sömürgeci devletler arasına sokmazdım. Bir zamanlar Kenya, Zanzibar gibi kendilerine uzak sayılabilecek ülke kıyılarına koloniler kuran, Hindistan’la, Vasco de Gama daha kıtayı keşfetmemişken ticaret yapan ve arkeolojik verilere göre M.Ö. 5000 yıllarına kadar giden yerleşim izleri olan bir ülke Umman.

9. yüzyıl dolaylarında Ebu Abdullah Muhammed el-Gahşigar, Arap, Fars ve Hint kültürleri kaynaklı hikayeleri derlemiş ve Farsça yazılmış bir hikaye kitabı yaratmış. Yazdığı Farsça kitabın adını da Hazâr Afsâna (Bin Efsane) koymuş. 1704’de kitabı Fransızca’ya Binbir Gece Masalları adı ile çeviren Antoine Galland, Denizci Sinbad, Ali Baba ve Kırk Haramiler ve Alâeddin’in Sihirli Lambası gibi masalları kitaba eklemiş. Bu hikayelerdeki Denizci Sinbad’ın yurdu da Umman kıyılarındadır.

Bugünkü Umman ya da resmi adıyla Umman Sultanlığı, Asya’nın güneybatısında, Arap Yarım Adasının ise güneydoğu kıyısında yer alan Arap ülkesidir. Kuzeybatıda Birleşik Arap Emirlikleri, batıda Suudi Arabistan, güneybatıda ise Yemen ile sınır komşusu. Güneyde ve doğuda Umman Denizi (Hint Okyanusu), kuzeydoğuda ise Umman Körfezi ile çevrilidir.

Haritadaki coğrafik konumuna baktığınız zaman neden Umman’ın tarih boyunca denizci bir devlet olduğu kolayca anlaşılıyor. Umman’ın sahil uzunluğu 3165 km. Ülkenin bir zamanlar başkenti, bugünkü Tanzanya’nın Zanzibar Adasıymış.

Tarihini anlatırken de okuyacağınız ve yukarıdaki haritalardan da kolayca anlayacağınız gibi bu ülkenin ve bölgenin içinden İngiltere’nin geçtiği çok belli oluyor. Sınırlarına baktığınız zaman ülkenin Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) tarafından çevrelenmiş ve Umman sınırları dışında Madha ve Musandam Yarımadası olmak üzere 2 adet bölgesi daha var. Siyasi olarak bağlı olduğu bölgeye coğrafi açıdan bağlı olmayan, bu bölge ile arasında başka bir siyasi bölge bulunan toprak parçasına Eksklav Toprak deniyor. İngiltere bir dönem yönettiği bu topraklardan çekilirken, bu iki toprak parçasını Birleşik Arap Emirliklerine değil de kendi politikalarına daha yakın gördüğü Umman’a bağlı olarak bırakmış.

Kıyının hemen gerisinde ise Hacer Dağları, BAE ve Umman boyunca 700 kilometre uzanıyor. Bu dağ serisi Arap Plakasının kuzeydoğu köşesinde olup, Musandam Yarımadasından Umman’ın doğu kıyısına kadar kıyıya paralel uzanıyorlar. Bu dağ serisi kıyı ile iç bölgelerin ilişkisini kesip, Umman içlerinde bambaşka bir iklim ve coğrafyaya neden oluyor. Arazi kütlesinin % 82’sini vadiler ve çöl alanları, %15’ini sıradağlar ve sadece %3 kadarını da kıyı ovası oluşturuyor. Bu coğrafik çeşitlilik turistleri trekking ve hiking gibi aktiviteler için, çöl aktiviteleri ya da su altı dalış ve şnorkelin gibi aktiviteler için Umman’a çekebiliyor.

Umman’ın nüfusu yaklaşık 5,1 milyon kişi. Nüfusun çoğu Ummanlı Arap olup, önemli sayıda Afrikalı, Pakistanlı, Hintli ve Bangladeşli göçmen azınlığa da ev sahipliği yapıyor. Biz ziyaret ettiğimizde Muscat’ta Asya kökenli çok sayıda insanın varlığına da şahitlik ettik.

Umman’da İslam en yaygın ve resmi din. Yalnız bu toprakların insanları İslamiyetin Hariciyye mezhebinin İbadiye ya da İbaziyye alt koluna ait bir inanca sahipler. Merak eden ayrıntıya kaynaklardan ulaşır ama kabaca Hazreti Muhammed öldükten hemen sonra onun yakın çevresi içinde başlayan güç ve miras paylaşımı kavgaları sonucu ortaya çıkan Hariciyye mezhebi “Günah işleyen Müminin katlinin helal olacağı” gibi fikirleri barındırdığından dolayı genel anlamda aşırı bir mezhep olarak niteleniyor. Buna rağmen İbadilik, Hariciyye mezhebinin diğer alt kolları ile kıyaslandığında en ılıman inanış. Bu nedenle de bugün Haricilerin diğer alt kolları tarihin zaman dilimlerinde yok olduğu halde İbadilik özellikle Umman’da hala varlığını sürdürmekte.

Umman’ın tarihine gelince yerli halkın Yemen civarından buraya göç eden kabileler olduğu düşünülüyor. Mısır ve Sümer kaynaklarında bölge ile ticari ilişkiler ve Roma kaynaklarında da bölgenin zenginliği ile ilgili yazılar mevcutmuş. Persler bölgede uzun süre hakimiyet kurmuşlar. Bu bölge halkının İslamiyete geçişleri kavgasız, savaşsız olmuş. Ama Hazreti Muhammed’in ölümü sonrasında hilafet kavgalarında Ummanlılar başka bir mezhebi seçmişler ve kendi imamları ile yönetilmişler. 16. yüzyılın başlarında bölgenin ticari önemini ilk kavrayan Portekiz, özellikle Umman kıyılarında olmak üzere bölgede hakimiyet kurmuş.

Bugünkü sınırları ile 309.000 km2‘lik alana sahip Umman’da 1000’den fazla kale ve gözetleme kulesi mevcut. Özellikle Muscat olmak üzere kıyılarda olanların çoğu Portekiz döneminden kalma kaleler. Piri Reis başta olmak üzere Osmanlı deniz güçleri de kısa sürelerle kıyıda hakimiyet kurmuş ama kalıcı bir Osmanlı hakimiyet bölgede hiç olmamış. Ummanlılar 1650 yılından sonra Portekizlileri topraklardan çıkartmışlar ve zaman zaman kabileler arasında ciddi iktidar savaşları olsa da 19. yüzyıl başlarına kadar ülkeyi Ummanlılar yönetmiş. Bu dönemde Umman, kolonileri ve yaptıkları köle ticareti nedeni ile bölgenin önemli bir gücü olmuş. 1861’de bölgede artık İngiltere var ve o da iç kavgalardan yararlanıp Umman Büyük Krallığı’nın Zanzibar ve Muscat çevresi olarak ikiye bölünmesine ön ayak olmuş. İki ayrı yönetim ortaya çıkmış. Klasik emperyalist taktik; “Böl ve Yönet” işlemiş yani. 1950’lere kadar İngiltere lehine işleyen ticari anlaşmalar nedeniyle ve onun sayesinde ülkenin kıyı kısmı sultanlık olarak, iç kısmı ise imamlarca yönetilmiş. İç kısımlarda petrol bulununca İngiltere taktik değiştirmiş. Petrol yerel halka bırakılamayacak kadar kıymetli olunca Sultanı destekleyerek iç kısımları yöneten imama savaş açılmış.

Bu karmaşa ve iç savaşlar 1970’lerde başa geçen ve 2020 yılında ölene kadar ülkeyi yöneten Qaboos bin Said al Said (Sultan Kabus) yönetiminde son bulmuş. Umman’ın tüm kaderini değiştiren, hem kabileler arası hem de Umman’ın komşuları ile olan savaşlarını sonlandırıp bugünkü huzur dolu barış ortamını sağlayan, modern Umman’ın temlini atan bu boyu küçük ama kendi büyük adamı zaman zaman yeri geldikçe daha ayrıntılı anlatmam gerekiyor. Doğrusu kendisinin bu bölümde birkaç satırla geçiştirilemeyecek kadar değerli olduğunu düşünüyorum .

Şimdilik Umman ile igili genel bilgilere yeter diyelim. Kalanı yeri geldikçe..

Gezekalın

Dr. Ümit Kuru

15.02.2023

Arap Yarımadası’nın Ötesinde Bir Ülke: UMMAN-Giriş Yazısı

Not: Tüm gezgin dostlarım, ülkemin güzel insanları başımız sağolsun. Yaşanan deprem ne ilk ne de son olduğuna göre, deprem sonrası yaşanan felaket ve acizlik son olsun. Umarım herkes, hiç olmazsa bu defa, yaşananlardan dersler çıkartabilmiş olsun. O bölgede gücü ile var olarak ya da ayni-nakdi yardımda bulunarak desteklerini esirgemeyen tüm insan ve kurumlardan Allah razı olsun. Umarım bölge ve insanı en kısa zamanda acılarını sarabilir.

Aşağıdaki yazı yaklaşık 10 gün önce yazılmış gezi yazımdır. Ancak bugün yayımlamanın uygun olacağını düşündüm.

Gezekalın

Geziden yeni dönmüş ve gezi anılarımı paylaşmak için sabırsızlanan ruh halimle merhaba diyerek yazıma başlamak isterim.Arap Yarımadası ülkelerine olan kafaca uzaklığım nedeni ile başta “Ne olabilir ki? Tipik Arap ülkesidir” şeklinde olan Umman hakkındaki düşüncem, okudukça ve fotoğrafları gördükçe değişti. Umman’ın, hayalimde olan Arap Yarımadası ülkelerinden farklı olduğu fikrine kapılarak programı geliştirmeye başladık. Sonunda zengin denizaltı dünyası, dağları, obrukları, vadileri, çölleri ile olağanüstü doğası ve zengin kültür ile tanışmış olarak gezimizi tamamladık. Şimdi gezi anılarımı sizlerle paylaşma zamanıdır.

29.01.2023-05.02.2023 tarihleri arasındaki Umman turumuzu sevgili eşim Naime ile birlikte iki kişi olarak tamamladık. Gezi programını masa başında ve ilk 2 günü Muscat şehir turu ve yakın çevresinde şnorkelle dalış yapmak, sonraki 5 günü ise 4*4 araçla, lokal rehber eşliğinde Umman sahil şeridini, çöllük kısmını ve dağlık iç kısmını gezmek üzere planladık. Toplam süremiz 7 gündü ama 2 gün daha ekleyerek Salalah Bölgesini de gezebilirmişiz. Özellikle şnorkel ve dalış yapmak isteyenlerin Musandam Adası ve Salalah’ı, Muscat yanında mutlaka programlarına almaları gerekiyor.

Gidiş için Pegasus Havayollarını tercih ettik. Gidiş zamanımız 21:35 idi ve saat 03:15 gibi (yerel saatle) Muscat Uluslararası Havaalanı’nda olduk. Dönüş ise gecenin 04:25’inde oluyor. Dönüş gidişe göre daha uzun sürüyor.

Aklımızda hiç olmayan bu ülkenin gezisinden bir trekking grubunun sitesinden gelen davetle haberdar olmuştuk. Her gezi öncesi olduğu gibi “Nereye gidiyoruz? Ülkenin nerelerini gezeceğiz? Ummanlılar kimlerdir, gelenekleri, görenekleri nelerdir? Tarihleri nedir?” gibi sorular için internet sayfaları arasında dolaşmaya ve gezi yazılarını okumaya başladım.

Gezimizi güzelleştiren bir diğer faktör ise Ummanlı rehber şoförümüz sevgili Basim Al-Habsi oldu. Masa başında yaptığımız programa büyük-küçük dokunuşlar yaparak gezimizi unutulmaz hale getirdi. Basim’den kısa bir yazı yazmasını rica ettim ve onun yazı ve fotoğraflarını sayfamda paylaşmaktan mutluluk duyacağımı söyledim. Yazısı çok kısa oldu ama fotoğrafları zaten bu güzel ülke hakkında çok şey anlatıyor.

Umman gezimizde rehber ve şoför olarak “ Benim eşim” dediği 4*4 Toyota Land Cruiser’ı ile bize ülkesini ve kültürünü tanıtmak için en iyi hizmeti verdi.

Muscat’da, bizim de yaptığımız gibi, kendi başınıza gezmeniz ve araç kiralamanız kolay olacaktır. Ancak iş Muscat dışına, dağlık bölge ve çöl bölgesine gitmek olunca, bir rehber şoför ve 4*4 araca mutlaka ihtiyacınız olacaktır. Kaybolma ve yolda kalma riski almaya hiç gerek yok. Masrafı bölüşebilecek birileri ile gezi kabul edilebilir bütçelere getirilebilir. Bir araca 4 kişi orta boy valizlerle rahatça sığabilir. Üç kişi ile konforlu şekilde gezi yapabilir. Ülkede dünyanın en kıymetli para birimlerinden biri olan Umman Riyali geçerli. Sorunlu olan onların kıymetli para birimleri değil bizim pul olan para birimimiz olduğu gerçeğini de kabul edelim.

Umman neden gezilip, görülesi bir ülke? diye bana sorarsanız size yanıtım “Bu ülkenin her şeyinin değişik ve özgün olması bile gezmek için nedendir” derim. Tarihleri ilginç notlarla dolu. Tarih boyu dış güçlerle özgürlük için savaşmışlar ama yine tarihleri boyunca kabileler kendi aralarında didişip durmuşlar. En büyük kayıpları dış düşmanlarına karşı değil ama kendi aralarında yaptıkları savaşlarla vermişler. Monarşik bir düzenleri var ama 50 yıl boyunca ülkeyi yönetmiş olan Kâbus bin Said bin Teymur (Sultan Kabus) ülkeyi neredeyse demokrasiye yanaştırmış. Bu yönden klasik Arap Yarımadası ülkeleri ile hiç alakaları yok. Mustafa Kemal Atatürk’ün devrimci kişiliğini takip etmiş, bu ufak tefek Sultan’ın ülkesi Umman için yaptıklarını öğrenmek ve şahit olmak için bile gidilebilir.

Ülkenin coğrafyası bambaşka doğal güzelliklerle dolu. 3165 kilometre boyunca uzanan sahillerinde yüzebilir, su altının çeşit çeşit ve çok sayıda kaplumbağayla, bol renkli balıklarla dolu zenginliklerini izleyebilirsiniz.

Milyonlarca yıl önceki volkanik lavların soğumuş ve kayalara dönüşmüş hali suyu belirli noktaya kadar geçirirken, daha alttaki su geçirmez katman zamanla su dolu vahalara dönüşüyor. Bunun en güzel örnekleri Wadi Shab, Wadi Bin Kahlid. Kıyı kenarları boyunca hurma ağaçları ve berrak suları ile bu vadileri fotoğraflamaya, serin sularında yüzmeye doyamayacaksınız.

Zamanla çökmüş içi su dolu mağaraların yarattığı obruklar Umman’ın başka doğa güzellikleri arasında. En güzel örneği Bimmah Sinkhole. Yüzmek için ya da en basitinden bacaklarınızdaki soyulmuş derileri yiyen küçük balıkların tedavisi için ayaklarınızı suya sokabilirsiniz.

Her vadinin içinin illaki suyla dolu olması da gerekmiyor. Wadi Bani Awf gibi Hacer Dağları’nın vahşi manzaraları altında 4-4 aracınızla off-road yapmanın zevkini çıkartabilir, eforunuza güveniyor ve ekipmana da sahipseniz Yılan Kanyonu içinde yürüyüş yapmanın zevkini çıkartabilirsiniz.

Yaklaşık 62.000 km2’lik bir alana yayılan Umman Çöllerinden Al Sharqiya ya da daha çok bilinen adıyla Wahiba Kumulları’nda aracınızla kumullarda safari yapabilir, develer üstünde çöl gezintisi yapabilir, güneşin batışını kum tepelerinden izleyebilir ya da gecenin koyu karanlığında gökyüzündeki yıldızları tanımaya çalışabilirsiniz.

Tüm bunların hepsini bir arada ya da ayrı ayrı başka ülkelerde de görebilirsiniz. Ama Umman’ı bizim için cazip kılan en önemli faktör insan faktörü oldu. Burada kendinizi Mısır gibi bir Arap ülkesinde hissetmeyeceksiniz. Sizi süzen gözler de olmayacak. Bir kadın olarak bile rahatça ülkeyi gezebilirsiniz.

Samimi, içten ve her zaman güler yüzlüler. Sizden tek beklentileri Wadi Bani Khalid gibi kendilerinin de yoğunca gittikleri yerlerde yüzerken kıyafetinize dikkat etmeniz. Denizlerde veya otel havuzlarında mayo ile yüzmeniz pek sorun olmuyor. Bu hoşgörüleri geleneklerini terk etmelerine de neden olmamış. Cumaları Nizwa’da düzenlenen Sığır Pazarı şahit olduğum en ilginç yöresel aktivitelerden birisi oldu. Sabah çok erkenden ve sadece Cuma günleri olan bu ilginç pazarı ziyaret etmelisiniz.

Özetle Umman bizim için güzel bir gezi yeri oldu. Dolu dolu anılar ve anlatacak, paylaşacak çok malzeme ile geldik.

Gezekalın

06.02.2023