Gezi sonrası ilk yazıya başlamak hep zor olmuştur; “Hangi başlığı seçmeliyim ki, herkesin ilgisini çeksin?”, “Gezilen ülkeyi veya şehri en iyi anlatmanın yolu nedir?”, “Yüzlerce fotoğraf arasından hangilerini seçeyim ki, o fotoğraflar okuyucularda gezme arzusu uyandırsın?”
Bu sorular bazen daha da uzuyor ve yazı dizisinin başlangıcını yapabilmem hayli zamanımı alıyor. Konuyu gün ve gün işlerken bu kadar zorluk yaşamıyorum. 18 Ekim-31 Ekim 2025 tarihleri arasında gezisini yapıp döndüğümüz Güney Kore yazısının başlangıcında da bu sorunu yaşıyorum. Şükürler olsun ki sonunda yukarıdaki başlığı uygun görüp, yazıma giriş bölümüne başlayabildim. Neden bu başlığı seçtiğime, eminim sizler de yazıyı okuduktan sonra hak vereceksiniz.
GÜNEY KORE GERÇEĞİ
Günümüz modern dünyasında bir Güney Kore gerçeğinin var olduğu hakkında, herhalde hiçbirimizin itirazı yoktur. Samsung, LG, Kia, Hyundai gibi global büyük Kore firmaları, K-Drama ve K-Pop gibi eğlence piyasasını etkileyen Kore yapımları tüm dünyaca biliniyor, kullanılıyor ve izlenip, dinleniyor. Özellikle Seul ve Busan gibi büyük şehirlerin neon ışıkları ve gökdelenleri, akıllı şehir uygulamaları, çok gelişmiş bilişim alt yapıları bu ülkenin günümüzdeki modern yüzünü temsil ediyorlar.
Seul’de bulunan Namsan Dağı’nın tepesine kurulu 236 metrelik Seul Televizyon Kulesi (N-Seoul Tower), 555 metre yükseklikte, 123 katlı ve dünyanın altıncı en yüksek binası Lotte World Tower, Busan şehrinde Songdo Plajında, deniz üzerinden 1,6 km boyunca yol alan Songdo Teleferik Hattı Güney Kore’nin modern yüzünün vücut bulmuş halleri olarak ortaya çıkıyorlar.
BİR ÜLKE, İKİ ZAMAN
Güney Kore’yi gezerken dikkatinizi çekecek bir başka gerçeklik, modernite ve zengin ekonominin yarattığı güç ve zenginlik simgeleri dev yapılar yanında Kore’nin geçmişi ve geleneklerinin de birikte yaşatıldığıdır.
Seul’de bulunan kraliyet saraylarında, hala eski kıyafetler içinde ve günde iki defa Joseon Hanedanlığı dönemindeki haliyle nöbet değişim törenleri yapılıyor. O dönemin giysileri içinde, ellerinde kılıçları ve mızraklarıyla askerler, bando takımı eşliğinde yürüyüşlerini yaparak tören alanına geliyorlar. Sarayın görkemli kapısının ardındaki avluda eski nöbetçileri yenileri ile değiştiriyorlar. Bu ana şahitlik ederken gökdelenlerin arasından başka bir zamana geçiş yaptığınızı hissediyorsunuz.
Canlı renkleri ve sade çizgileri ile karakterize geleneksel Kore kıyafetleri olan hanbokları giymiş çok sayıda koreli insanı sarayları, korunmuş eski Kore evlerinin bulunduğu Bukchon Hanok Köyü gibi mahalleleri veya Andong-Hahoe Halk Köyü‘nü gezerken göreceksiniz. Zaten yerli-yabancı tüm turistlerden bu kıyafetleri giyenler de saray ve müzeleri ücret ödemeden gezebiliyorlar. Yani gelecek içinde geçmişi yaşamak ve yaşatmak, Kore’de bilinçli bir tercih.
Seul ve Jeju Adasında her gösterileri yıllardır kapalı gişe oynanan K-Drama ile K-Pop karışımı Nanta Show adlı bir tiyatro var. Bu gösteride kepçe, bıçak ve kaşık gibi sıradan mutfak aletleri ve çöp bidonlarıyla, Kore geleneksel samul nori ritmini içeren sözsüz bir performans icra ediliyor. Yani 1997 yılında ilk olarak sahneye konan modern sanat gösterisi içine yedirilmiş, geleneksel Kore müzik ritmine şahitlik edebiliyorsunuz.
Seul’de Myendong Caddesi‘nde Nanta Show Tiyatrosunun da içinde bulunduğu sokağa adımınızı atar atmaz sizleri sokak lezzetlerini tatmanız için davet eden yiyecek satıcılarının tezgahları karşılıyor. Bu davetlerden herhangi birine rahatça ve güven içinde katılmanızı tavsiye ederim. Tezgahların,ışıl ışıl olduğunu, sunulan lezzetlerin geleneksel Kore mutfağı olduğunu göreceksiniz.
İŞİN ÖZÜ
Yukarıda yazdıklarımdan anlayacağınız bu güzel ülkeyi gezerken, hem günümümüzün en modern ve ileri teknolojisi ile gündelik yaşama ve hem de kıyafetleri, müziği ve yiyecekleri ile geçmişin gelenek ve göreneklerine şahitlik ediyorsunuz. Yani Kore’deyken, iki zamanı bir arada yaşayabileceğiniz bir ülkede olduğunuz hissini yaşıyorsunuz.
Bunun en ironik ifadesini, Seul’ün idari ve tarihi merkezlerinden biri olan Gwanghwamun Meydanı‘da fotoğrafladığımı düşünüyorum. Yukarıdaki fotoğrafımda Kore’yi Japonlara karşı başarıyla savunan büyük denizci ve komutan Amiral Yi Sun-sin’in heykelini görüyorsunuz. Kore tarihinin bu büyük komutanı, sanki karşı gökdelende dev ekranda geçen reklamları izliyor. Tesadüfen çektiğim bu karede büyük komutan bir kozmetik ürünün reklamını seyrediyordu. Bu fotoğraf geçmişin, geleceğin içine dahil edilmesinin fotoğrafı değil midir sizce?
Kozmetik demişken Kore’nin bir kozmetik cenneti olduğunu yazmama gerek yoktur sanırım. Çoğunlukla gezgin, azıcık alışveriş ruhuna sahip bir grubuz. Ama bizim gruptan bile, satın aldıkları kozmetik ve ilaçlar için boş bavulla gelip dolduranlar ya da yeni bavul alanlar oldu. Kore yemekleri ise tamamen farklı bir yazıyı gerektiriyor.
KORE’NİN SİZE SUNACAĞI ÇOK ŞEY VAR
Kore’nin sizlere sunabileceği çok şeyi var ve bu sunumlarını da en doğru ve çarpıcı şekilde yapıyorlar. Ziyaret ettiğiniz yerde bir performans varsa kaçırmamanızı ya da programınızda yoksa bile var olanı izleme şansını yaratmanızı öneririm.
Daha önce sarayların önündeki nöbet değişim törenlerinden bahsetmiştim. Seul’e yakın sayılacak Suwon şehrine gidince Hwaseong Sarayı önünde belirli saatlerde sunulan Dövüş Sanatı gösterisini izlemeyi kaçırmayın ve kalenin surlarında yürüyüşünüzü mutlaka yapın.
Sabah gezdiğiniz tarihi yerleri, bir de geceleri ışıklandırılmış hali ile gezmeye çalışın. Seul’de Gyeongbokgung SarayıGwanghwamun Kapısı‘nın, Gyeongju‘da Woljeongyo Köprüsü‘nün ve Donggung Sarayı’nın gece ışıklandırılmış halini görmek için çaba gösterin. Gece ışıklandırmalar her zaman çok güzel oluyor.
Kore çok güvenli bir ülke. Gece yalnız bile olsanız, korkmanızı gerektirecek bir durum olmuyor. Son derece yardımsever ve saygılı insanlar.
Gyeongju’da Woljeongyo Köprüsü’nün aşağıdaki gündüz ve gece ışıklandırma ile çektiğim fotoğrafıları anlatmak istediğimin belgeleridir.
Kore müzeciliğin en iyi yapıldığı ülkelerden bir tanesi. Seul’deki ve Gyeongju Ulusal Müzeler başta olmak üzere, müzeleri ziyaret etmeyi sakın ihmal etmeyin.
KORE’DE TAPINAKLARIN HEPSİNİ AYNI OLARAK GÖRMEYİN
Kore hem Budizm’e ait tapınaklar ve hem de Konfüçyüs inanış biçimine uygun akademiler bakımından önemli bir ülke. Tapınaklar bilinçli olarak doğanın içinde, çoğunlukla suyun yanında huzur dolu bir ortamda seçilip, inşa edilmişler. Bunlardan önemli olanlarından bazılarını gezmeniz yerinde olur.
“Tapınakların hepsi aynı olur” diyerek bir tanesini, özellikle en yakınınızdaki gezip, bırakmayın. Tarikatların tapınakları, dağ tapınaklarının özellikleri farklı olabiliyor. Kimisi kurulduğu yerin cennet gibi bir ortam olması açısından, kimisi en eski ahşap yapıda olması bakımından, kimisi de tek parça kayaya oyulması yönünden farklı tapınaklar.
Gezimizde tapınak konaklaması da yaparak, Budist inanış biçiminde inananların, bir gecelik de olsa, yaşamlarına şahitlik ettik.
KORE’NİN DOĞAL GÜZELLİKLERİ
Kore’nin sizlere sunacakları arasında müthiş doğal güzellikleri de olacaktır. Ülkemizde alışık olmadığımız doğaya saygının en güzel örneklerini görmek için bile Kore’ye gidilebilir.
Ulsan şehrinde Ahopsan Bambu Ormanı, Daewangam Parkı ve Jeju Adası‘nda Seonsan Peak ve Hallim Park yürüyüşlerimiz çok güzellerdi. Sizlere de mutlaka bu deneyimleri yaşamanızı tavsiye ederim.
GÜNEY KORE BİR GEZGİNİN MUTLAKA GÖRMESİ GEREKEN BİR ÜLKE
Yazımın bu bölümüne son vermeden önce, 14 kişilik bir grup olarak, Güney Kore’ye çok güzel bir gezi yaptığımızı rahatlıkla söyleyebilirim. Farklı zamanların, geçmişle geleceğin, bilinçli bir tercihle bu ülkede yaşatıldığını bilmenizi isterim. Programı kendimiz belirledik ve standart tur programlarına göre benzersiz olduğunu iddia edebilirim. Sakın ola Japonya-Kore ortak programları ile yetinmeyin; Hem Kore’ye ve hem de Japonya’ya yazık edersiniz.
Artık hangi firma ile gittiğimizi bloğumdaki yazılarda belirtmiyorum ama doğrudan mesajla soran olursa yönlendirebilirim. Genelde hizmetten ve rehberlikten memnun kaldığımızı söyleyebilirim.
Evet sevgili sanal gezginler ve potansiyel Güney Kore yolcuları! Buyrun bakalım Gezekalın’ın yeni macerasını dinlemeye ve izlemeye..
Aslında Trevne, bu gezimiz programında hiç yoktu. Bayram dönüşünde sınır kapısında olabilecek yoğunluğu düşününce “Geziyi bir gün daha niye uzatmadık? Bayram yoğunluğu yaşamazdık!” diye bir fikrin sonucunda programa ekledik. Büyük Bulgaristan turu için zaten o bölgeyi iyi çalışmıştım. Yani yöreyi masa başından iyi tanıyordum. Trevne’ye doğru bir günlük yolculuk ayarlayıverdik.
Hotel Edelweiss Yürüyüş Parkurları 2025 / Bulgaristan Turu
Kaldığımız otelin civarında o kadar güzel yürüyüş parkurları vardı ki mekandan ayrılmadan bir kez daha, kısa da olsa, bir yürüyüş yapalım dedik. Bu sefer otelden Buzluca Anıtı‘na doğru değil de tersi yönde yürüyelim istedik.
Hotel Edelweiss Çevresinde Yürüyüş Parkuru-Şipka Geçidi 2025 / Bulgaristan Turu
Kahvaltı ve yürüyüş sonrası otelden ayrıldık. İlk hedefimiz 30 km kadar ötede bulunan Ethno Village Etar. Yaklaşık 45 dakika sürecek yolumuz var. Yol üzerinde Buzluca Anıtı‘nı iyi gören bir noktada, anıtı fotoğraflamak için durduk.
Buzluca Anıtı 2025 / Bulgaristan Gezisi
Bulgaristan’ın Komünist Rejimle yönetildiği döneme ait, bence çoğu zevksiz ve abartılı, bir sürü anıt mevcut. Buzluca Anıtı’da Kazanlık’a yakın Buzluca (Buzludja) (Hacı Dimitar) Zirvesi’nde yer alan görkemli bir Sovyet dönemi yapısı. Beton, çelik ve cam malzemelerle yapılmış yapı 1974-1981 yılları arasında inşa edilmiş.
Buzluca Anıtı 2025 / Bulgaristan Gezisi
Kırmızı yıldızlı 70 metrelik kule ve “uzay gemisi” biçimli büyük tören salonu, tipik sosyalist gerçekçi ve fütüristik tasarım anlayışını yansıtıyor. Bugün artık anıt terk edilmişlik yaşıyor. Geleni gideni yok. Rejim değişikliği sonrası kaderine terk edilmiş. Bulgar halkının çoğu o dönemi pek sevmiyor ve iyi hatırlamıyor. Şimdilerde anıtta restorasyon çalışmaları yapılıyormuş.
Anıt 1891’de burada toplanan Dimitar Blagoev öncülüğündeki sosyalist grubu anmak için yapılmış. Bu oluşum Bulgar Sosyal Demokrat Partisi’ne, sonrasında Bulgar Komünist Partisi’ne uzanan sürecin başlangıcı sayılıyor. Yukarıda paylaştığım gibi, dün yürüyüş yaptığımız güzergahta bu amaca yönelik başka heykeller de vardı.
Ethno Village Etar 2025 / Bulgaristan Gezisi
Bulgaristan’ın tek ve biricik açık hava etnografya müzesinin arazisine adım attığınızda, günümüzden farklı bir dünyaya da adım atıyorsunuz. Yedi hektarlık alanda, taş‑ahşap karışımı, canlanma dönemi mimarisiyle restore edilmiş geleneksel evler, çalışır halde su değirmenleri, yün kırma makinaları yer alıyor.
Etar Açık Hava Müzesi-Girişteki Mozaik Tablo 2025 / Bulgaristan Gezisi
Biz burayı gezmekten büyük keyif aldık. Uzun bir zaman geçirdik. Buraya giriş ücretli. Yaşlı ve emekli iseniz indirim alabiliyorsunuz.
Etar Açık Hava Müzesi kapısından girer girmez, sanki bir film setine adım attık. Bu açık hava müzesinde 50 yapı ve su gücünün ürettiği sistem ile çalışan el sanatları atölyesi (un değirmeni, dokuma, çömlekçilik vb.) sergileniyor; Amaç, Bulgar Rönesansı dönemindeki günlük yaşamı ve zanaat kültürünü ziyaretçilerin görüsüne sunmak.
Etar Açık Hava Müzesinin araç otoparkı var. ilk giriş kapısından sonra gelen binalar yeme içme yerleri. Devamında bir ağıl ve bir değirmene ulaşacaksınız. Etar aslında, Gabrovo Şehri’nden geçen Yantra Nehri’nin eski adıymış. Bulgaristan’da faaliyette olan tek su tesisleri koleksiyonu da bu açık hava müzesinde bulunuyor.
Ethno Village Etar Ethno Village Etar Ethno Village Etar Ethno Village Etar 2025 / Bulgaristan Gezisi
Etar Müzesi’ni yaratma fikri Gabrovalı Lazar Donkov‘dan gelmiş. Binaların mimari kompleksinin inşası, 1963 yılında Sivek Nehri boyunca mevcut yapıların restore edilmesiyle başlamış. Arkasından değirmenler restore edilmiş. Daha sonra kompleksi çeşitlendirmek için komşu köylerden bir bıçak atölyesi ve bir başka su değirmeni daha buraya getirilmiş. Yani zamanla tesis genişlemiş.
Ethno Village Etar -Su Değirmeni 2025 / Bulgaristan Gezisi
Burada sergilenen su değirmenleri orijinal ve halen işlevseller. Bu açık hava müzesinde değirmenlerin yün eğirmek, tahıl öğütmek, ahşap, metal ve tekstil makinalarını işletmek için nasıl kullanıldığı gösteriliyor. Su çarklarını harekete geçiren bir kanal ve mekanizma sistemi yerinde korunmuş.
Ethno Village Etar -Su Değirmeni 2025 / Bulgaristan Gezisi
Değirmenlerin bir kısmı, müzenin bulunduğu yerde başlangıçta da varlarmış. Bu ilkel ama doğa ile uyumlu ve çevre dostu hidrolik güçle ahşap ustasının torna tezgahı dönmüş, buğday öğütülmüş, yün eğirilmiş. Geçmişte kullanılan bu sisteme, bugün burada şahit oluyorsunuz.
Krastnikkolchov Hanı-Etar Açık Hava Müzesi 2025 / Bulgaristan Turu
Krastnikkolchov Hanı 19. yüzyılda Gabrovo’da faaliyet gösteren birkaç han arasından en yoğun olanıymış. Bu han 1974 de inşa edilmiş. Krastnikkolchov Hanı‘nda zaman zaman sergiler oluyormuş. Bu yazıyı hazırlarken öğrendim ki, biz gezdiğimiz zaman da Ruse Bölgesel Tarih Müzesi’nden bazı eserler burada haziran-ağustos ayları arasında sergileniyormuş. Ruse Bölgesel Tarih Müzesi seneye yapacağımız büyük Bulgaristan turu programımda da vardı. Ama Ruse’ye (Ruscuk) giriş zamanımız geç saatlere denk gelecek gibi olduğundan müzeyi gezemeyebiliriz diye üzülüyordum. Şimdi en azından burada ve beklenmedik şekilde müzenin bazı eserlerini görmüş olduk.
Krastnikkolchov Hanı İçindeki Geçici Sergiden 2025 / Etar Müze GezisiSaat Kulesi-Etar Açık Hava Müzesi 2025 / Bulgaristan Gezisi
Bu alanda bir tane de saat kulesi mevcut. Bulgar zanaat ve ticaret merkezlerinde saat kulelerinin inşası 18. yüzyılda başlamış. Saat kuleleri, zamanı takip etmek yanında, yangınlara veya saldırılara karşı gözetleme kuleleri olarak da hizmet etmiş. Saatlerin kasaba ve belediye binalarına ve kilise kulelerine yerleştirildiği Batı ve Orta Avrupa’daki kasaba ve şehirlerin aksine, bu amaça uygun kamu binaları olmayan Bulgarlar, saatler için özel kuleler inşa etmişler.
Saat Kulesi-Etar Açık Hava Müzesi 2025 / Bulgaristan Gezisi
Etar Müzesi’ndeki saat kulesi, Dryanovo kasabasında bulunan saat kulesinin bir kopyasıymış. Dyranovadaki saat kulesi 1778’de inşa edilmiş ve 1946’da yıkılmış. Müzedeki benzer kule inşası ise 1975’te başlamış.
Etarr Açık Hava Müzesinde Köprü 2025Etarr Açık Hava Müzesinde Köprü 2025
Müzede iki adet taş köprü de inşa edilmiş. Tek kemerli ve iki kemerli köprüler, 19. yüzyılda Gabrovo’da var olan tipik köprü yapılarını temsil ediyor .
Başta Mavi Renkli Sakov Evi ve Devamında Zanaatkar Sokağı-Etar 2025 / Bulgaristan Gezisi
Zanaatkarlar Sokağı mimari kompleksi, 19. yüzyıldan kalma binalarla, aktif zanaatkar atölyeleri, ticari satış noktaları, bir kahve dükkanı ve zanaatkar ve tüccar evleriyle ana kentsel caddeyi temsil ediyor. Buradaki evler, Gabrovo ve çevresinde var olan orijinal mimari örneklerin kopyalarını içeriyor. Sokağın kahvesinde mutlaka kahve içmenizi tavsiye ederim.
Müzenin sonuna doğru bir kilise-okul bulunuyor. Okullu Epifani Kilisesi‘nin prototipi, 1868 yılında Dryanovo (Direnova) Belediyesi, Radovtsi köyünde inşa edilen bir kiliseymiş. Binanın mimarisi dış cephesiyle etkileyici ve daha sonra bir sunak için dış apsis inşa edilerek kilise olarak hizmet vermeye uyarlanmış ve ikinci katta bir okul ile birleştirilmiş. Kilise, 1998-2004 döneminde müze gelirleri ve Etar zanaatkarlarının, vatandaşların ve Veliko Tarnovo Piskoposluğunun bağışlarıyla inşa edilmiş.
Okullu Epifani Kilisesi-Etar 2025 / Bulgaristan Gezisi
Etar Açık Hava Müzesini ya da resmi adıyla Ethno Village Etar Kompleksini ziyaret etmeyi mutlaka Bulgaristan gezinize dahil etmelisiniz. Bİz burada çok eğlendik ve bilgilendik. Daha sonra da Sokolski Manastırı‘na doğru yola çıktık. Manastır buraya 4 km mesafede.
Sokolski Manastırı-2025 / Bulgaristan Gezisi
1832’de yakınlardaki Sokola Mağarası’nın (Şahin Mağarası) girişine küçük bir ahşap kilise ve harap bir kulübe inşa edilmiş ve 1834’te yerel köylerden gelen insanların yardımıyla ahşap binaların yerine büyük bir tapınak inşa edilmiş ve kutsanmış.
Bu manastır bir ara Bulgar Özgürlük hareketlerine de ev sahipliği yapmış. Manastırın çok güzel bir avlusu ve bahçesi mevcut. Ortada bulunan çeşme 8 musluklu ve 1868 yılına tarihleniyor.
Sokolski Manastırı-2025 / Bulgaristan Gezisi
Manastır gezimizden 25 km sonra Trevne’ye (Tryavna) vardık. Önce konaklama yapacağımız Enika adlı oteli bulmamız gerekti. İlk başta, tüm Bulgaristan gezimiz boyunca en suratsız insanla karşılaştığımızı düşündük. Ancak sonra otel sahibinin dil problemi olduğunu anladık. Tercüme programları iki tarafında imdadına yetişti. Burası şehrin tarihi kısmına yakın ve yeni bir oteldi. Kahvaltısı olmayan, günün belli bir saatinden sonra kendimizin kapı şifreleri ile otele girip çıktığı otellerden çıktı. Ama memnun kaldık. Hotel Familiya adı bir diğer otel daha merkezde ama orada da kahvaltı yok. Trevne küçük bir yer.
Kaptan Diado Nicholas Meydanı-Trevne 2025 / Bulgaristan Gezisi
Trevne küçük bir yer ama barındırdıkları ile seveceğiniz bir kasaba. Burada Bulgar Uyanış Dönemi’nden kalma çok sayıda ev mevcut. Yalnız kötü taraf, biz pazartesi günü oradaydık. Pazartesi salı günleri müze evler ziyarete kapalılar. Gezilecek müze evlerden Raykov Evi Müzesi, Slaveikov Evi Müzesi ve Eski Okul Müzesi ziyarete kapalı. Biz de haliyle sadece dışarıdan fotoğraflamak zorunda kaldık. Bir tek Daskalova Evi Müzesi‘ni gezme şansımız oldu. “Filibe’de bir sürü müze ev gezdin! “Bıkmadın mı müze ev gezmekten?” diye soruyorsunuzdur. Hayır! Bıkmadım. Çünkü buradaki evler, uyanış dönemi (revival) asimetrik ev örneklerinden. Yani daha çok kırsalda yapılan, cumbalı, simetriden daha çok fonksiyonel olması hedef güdülen evler. Büyük Bulgaristan turunda pazartesi salı günlerine bu bölge gezisi denk gelmesin diye program üzerinde epey zorlanmıştım.
Kaptan Diado Nicholas Meydanı-Trevne 2025 Trevne 2025
Uzun zaman önce XII. yüzyılın sonunda, İkinci Bulgar Krallığı’nı kuran kraliyet hanedanı olan Asenevtsi’nin yazlık saraylarının bu bölgede bulunduğuna dair yazılar var. Ancak belgelere göre ıssız olan bu bölgeye yerleşimi Osmanlı teşvik etmiş. Bu bölge dağlardan haydutların yol kesip kervanları soydukları bir bölgeymiş. 1565 yılına ait bir belge, dağdan geçen geçidi haydut baskınlarından korumak için bu bölgeye yerleşenlerin vergi indirimlerinden faydalanacaklarını söylüyor. “Harbalii” olarak adlandırılan ve tek görevleri bu haydutları engellemek olan bu yerleşimciler için uygulanan vergi indirimleri, sonraki yıllarda yeni yerleşimcileri cezbetmiş ve nüfus artmış. Trevne’de bu şekilde kurulmuş.
Trevne 2025 / Bulgaristan Gezisi
XVII-XVIII. yüzyıllardan beri bu bölge zanaatkarları ile biliniyor. Trevne (Tryavna) halkı ahşap oymacılığı, ikonografi, inşaat gibi çeşitli zanaatlarda usta bir halk olarak biliniyor. Hatta Bulgaristan’ın en eski Revival Sanat Okulu olan Trevne Okulu burada kurulmuş. Bu okul XIX. yüzyılın sonu – XX. yüzyılın başına kadar varlığını sürdürmüş. Sonrası ise sanayileşmenin olumsuz etkisi. Zanaat zamanla burada da önemini yitirmiş. Ahşap oymacılığı ile ilgili muhteşem işlerine Daskalova Ev Müzesinde şahit olduk. Aşağıda bunlar güzel örnekleri paylaşıyorum.
Trevne’nin gezilecek ana meydanı Kaptan Diado Nicholas Meydanı. Bulgaristan’ın bugün korunmuş tek Rönesans meydanı.
Kaptan Diado Nicholas Meydanı-Trevne 2025 / Bulgaristan Gezisi
Burada tam karşınızda Trevne Saat Kulesi, hemen onun yanında Eski Okul Müzesi, arkanızda kalacak olan kilise Aziz Başmelek Mikail Kilisesi (St. Archangel Michael Church), Klisenin biraz ilerisinde karşı çaprazda ise Raykov Evi Müzesi bulunuyor. Saat Kulesinin yanından ise çok güzel bir taş köprü var. Taş Köprüyü geçince El Sanatları Sokağı, bunun devamında ise daha az meşhur çok sayıda eski ev ile Daskalova Ev Müzesi ve Slaveikov Ev Müzesi var. Yani dr bir alanda herşeyi bulabiliyorsunuz.
Trevne Saat Kulesi 2025
Trevne Saat Kulesi, kasabasının simgesi olup 1814 yılında inşa edilmiş. Ülkedeki korunmuş revival dönemi mimari topluluğunun bir parçası kabul ediliyor.
Aziz Başmelek Mikail Kilisesi – Trevne 2025 / Bulgaristan Gezisi
Aziz Başmelek Mikail Kilisesi (St. Archangel Michael Church) bir iddiaya göre 12. yüzyılda inşa edilmiş. İkinci Bulgar İmparatorluğu döneminde Asen kardeşler, Aziz Başmelek Mikail’e adanmış üç kilise inşa ettirmişler. Bunlardan birinin de Trevne’de olduğu söyleniyor. Tarih şimdiye kadar bu gerçeği doğrulamamış. Ancak kilise 18. yüzyılda kesinlikle varmış. Sonradan yanmışsa da 1819 yılında yerine yenisi yapılmış.
Aziz Başmelek Mikail Kilisesi – Trevne 2025 / Bulgaristan GezisiAziz Başmelek Mikail Kilisesi – Trevne 2025 / Bulgaristan GezisiAziz Başmelek Mikail Kilisesi – Trevne 2025 / Bulgaristan Gezisi
Trevneli ahşap ve ikonografi ustaları maharetlerini bu kilisede göstermişler. Güzel bir kilise. İçindeki tahta işleri de hayret verici tarzda ince işçilikle yapılmış. Çan kulesi sonradan eklenmiş.
Eski Okul Binası-Trevne 2025 / Bulgaristan Gezisi
Eski Okulu kapalı olduğu için gezemedik. Ancak binayı dışarıdan fotoğraflayabildik. OKul 1836 ile 1839 yılları arasında inşa edilmiş. Bulgaristan’daki ilk laik okullardan bir tanesi olarak kabul ediliyor. Petko Slaveykov’un burada öğretmenliği kabul etmesi sayesinde zamanın modern eğitimi Trevne’de verilebilmiş. Onun evi eski şeşhirde.
Eski Okul Binası-Trevne 2025 / Bulgaristan Gezisi
Slaveykov’un eğitimde yaptığı değişiklikler o kadar çok ve o kadar önemliymiş ki bugün bile Eski okul, onu adı ile de yani Slaveykov Okulu olarak da biliniyor.
Raykov Müze Ev-Trevne 2025 / Bulgaristan Gezisi
Bulgaristan’ın ilk kimya profesörü olan Pencho Raykov‘un doğduğu, babası ve zamanın zengin tüccarı Nikola Raykov yaptırdığı Raykov Müze Evi de o gün ziyarete kapalıydı. Evi dönemin en meşhur ustası Dimitar Sergeyov yapmış.
Raykov Müze Ev-Trevne 2025 / Bulgaristan GezisiRaykov Müze Ev-Trevne 2025 / Bulgaristan Gezisi
Zamanın Trevne’sindeki zengin ve uyanış dönemi yaşamını gösteren bir ev burası. Burada Trevne’ye getirilen ilk yatak ve şehir tipi ev mobilyaları hala sergileniyormuş. Ancak dışarıdan fotoğraflayabildiğimiz evi, bir daha ki sefere gezmek için not aldık.
Trevne Taş Köprü 2025 / Bulgaristan Gezisi
Trevne’nin çevresel mimarisi ve görünümüyle uyumlu bir şekilde bağlantılı olan tonozlu Taş Köprü, 1844-1845’te inşa edilmiş. Özellikle akşam çok güzel fotoğraflar alabileceğiniz bir köşe.
Taş Köprü-Trevne 2025Taş Köprü-Trevne 2025
Bizim içeriden gezebildiğimiz tek ev Daskalov Müze Evi oldu. Bu evin bir hikayesi var. Zenginlerden Hacı Hristo Daskalov’un iki oğlu için bu evi inşa ettirmeye karar vermiş ve yine Dimitar Ustaya evin inşa işini vermişler.
Daskalov Müze Evi-Trevne 2025 / Bulgaristan Gezisi
Evin yapımına 1808 yılında başlanmış ama usta Dimitar ve kalfası Ivan bir bahse girmişler. Bahsin konusu; Altı ay içinde evin iki ayrı odasının tavanını kim daha güzel yapacak? İkisinin de altı ay boyunca evin iki odasına yaptıkları ahşap tavanlar muhteşemler.
Bu evde ayrıca ahşap işçiliği ile yapılan Ahşap Oymacılığı Koleksiyonu var. Bulgar krallarının heykel figürleri, Bulgar devrimcilerinin kabartmaları, Rönesans figürleri ahşaba oyulmuş. Sanki adamlar ahşaptan resimler çizmişler. O kadar canlı ve o kadar hareketli tablolar yapmışlar. Aşağıda sergilenen bazı eserler var.
Gezemediğimiz diğer bir müze ev de Slaveikov Müze Evi. Bu ev Trevne’ye öğretmen olarak gelen ve zengin tüccar Raykov’un kızı ile evlenen Slaveikov’ların yaşadıkları ev. Evin önünde onun bankta oturan bir büstü var.
Trevne sokaklarında yürümekten büyük keyif duyacaksınız. Eski şehrin sonuna kadar yürüyün ve orada köprüyü geçerek sağınızda yeşil, solunuzda akan dere sularını izleyerek yürüyüşünüz yapın derim.
Zanaatkarlar Sokağı- Trevne 2025 / Bulgaristan Gezisi
Yemek yiyebileceğiniz çok yer var. Otellerde kahvaltı verilmemesini dert etmeyin. Adam başına 7,5 Levaya iyi bir kahvaltı yapabiliyorsunuz. Slaveykov’un evine yakın Türkçesi Eski Asma (Старата лоза) anlamına gelen yerde kahvaltı yaptık. Renaissance Cafe adlı yakındaki bir mekanın kahveleri çok güzel. Tavsiye ederim. Akşam yemeğimizi ise Staropriemnitsa Zograf adlı hemen Taş Köprü’nün yanındaki yerde yedik. Burada tavuk kavurma siparişi verdim ve çok güzeldi.
Trevne 2025Trevne 2025
Evet sevgili Sanal Gezginler…
Bu son yazı ile dolu dolu geçen, tadı damağımızda kalan Bulgaristan gezimizi sizlerle paylaşmış oldum. Bazı arkadaşlardan çok gurur verici ve teşvik edici geri dönüşler aldım. Bir kısım gezgin arkadaşım da ise Bulgaristan gezisi yapma arzusu doğduğunu gördüm. Ne güzel! Birilerine bir faydamız oldu ise ne mutlu bana..
Kazanlık’taki Iskra Bölgesel Tarih Müzesi İstanbul’da gözüme kestirdiğim, “Kazanlık gezisinde olmazsa olmaz!” diye düşündüğüm bir müzeydi. Bu müzede özellikle görmeyi çok istediğim bir bölüm var. Kral Seuthes III‘ün mezarından çıkan ve ona ait altın taç, miğfer, dizlik, at süslemeleri (altın-gümüş) gibi paha biçilemez hazinelerin orijinalleri Iskra Tarih Müzesi’nde sergileniyor. Bu müzede, mezardan çıkan bu eserleri görmeyi çok arzuluyorum. Trak mezarlarında ölülere ait sadece küller, bazı kemik parçaları ve dişler dışında insana ait pek bir şey çıkmamış. Ancak, arkeologlardan önce define avcıları bulmamışsa, bol miktarda ziynet eşyaları, altın ve gümüşten eşyalar, savaş aletlerine ait metal kısımlar gün yüzüne çıkmış. Seuthes III Mezarından çıkan kıymetli orijinal buluntular Iskra Bölgesel Tarih Müzesi’nde sergileniyor.
Iskra Bölgesel Tarih Müzesi-Kazanlık 2025 / Bulgaristan Gezisi
1901 yılında kurulan Iskra Bölgesel Tarih Müzesi, Bulgaristan’ın en eski bölgesel müzeleri arasında yer alıyor. Bu müze hem bölge arkeolojisini, hem de Bulgar halk kültürünü, sergilenen eserlerle keşfetmek için mutlaka ziyaret edilmeli. Müzenin bölümlerinde arkeoloji, ulusal uyanış (Revival), yakın tarih, etnografya başlıkları altında sınıflanmış 50 000–70 000 arasında özgün eser sergileniyormuş. Müze her gün ve saat 09.00-17:30 arası ziyarete açık. Emekli indirimi bu müzede de geçerli.
Seuthes III Kral Mezarından Çıkartılan Altın Tacı – Kazanlık 2025 / Bulgaristan Gezisi
Müzenin ilk katında, sağ yanda, sadece Seuthes III mezarından çıkarılmış hazinelere ait bir bölüm kurulmuş. Başka bölümlerle çok fazla oyalanmadan ve doğrudan o bölüme gittim. Bu bölümde sergilenen eserlerin ince işçiliği beni şaşırtıyor ve hayran bırakıyor.
Kral Seuthes III Büstü – Kazanlık 2025 / Bulgaristan Gezisi
Onu tasvir eden ve mezarının ön kısmında bulunan büstünün bir replikası bu müzede, bir diğer replikası mezarının önünde, orijinali ise Sofya Arkeoloji Müzesinde sergileniyor. Büstün gözlerinde alabastra ve cam, kaşlarla kirpiklerde ise bakır şeritler kullanılmış. Helenistik realizmi yansıtan bu heykelin orijinalini seneye Sofya Tarih Müzesi’nde mutlaka ziyaret edeceğim.
Kral Seuthes III Miğferi- Kazanlık 2025 / Bulgaristan GezisiKral Seuthes III Dizlik – Kazanlık 2025 / Bulgaristan GezisiKral Seuthes III Atı İçin Süslemeler – Kazanlık 2025 / Bulgaristan Gezisi
Seuthes III’e ait sergilenen eşyalar arasından replika olan sadece büst. Diğerleri ise orijinal. Krala ait miğfer ve dizlik de ince işçilik eserlerinden.
Iskra Tarih Müzesi – Kazanlık 2025 / Bulgaristan Gezisi
Trak Kralı III. Seuthes (Seuthes III), MÖ 4. yüzyıl sonunda, Trakya’daki Odrysia Krallığını yöneten önemli bir lider. Bağımsız bir Trakya kralı olarak hem yerel, hem de Helenistik dünyada güçlü bir figür.
Seuthes III Bölümü-Kazanlık / Bulgaristan Gezisi
Seuthes III güçlü ordusuyla Makedonlara meydan okuyan, Seuthopolis adında planlı bir başkent kuran, ihtişamlı bir mezar kompleksine gömülen önemli bir Trak kralı. Trak tarihinin altın çağını temsil ediyor.
Seuthes III Mezarından Çıkan Hazineler-Iskra Tarih Müzesi 2025 / Bulgaristan GezisiSeuthes III Mezarından Çıkan Hazineler-Iskra Tarih Müzesi 2025 / Bulgaristan GezisiSeuthes III Mezarından Çıkan Hazineler-Iskra Tarih Müzesi 2025 / Bulgaristan Gezisi
Müzenin bir de giriş için ayrı ücret ödenen sanat galerisi bölümü var. Diğer bölümlerinde sergilenen eserleri de gezerek kızlarla buluşmak üzere randevulaştığımız saatte ve randevulaşılan yere gittim. Günün aktiviteleri daha devam edecek.
Kızlar da Gül Festivali nedeniyle kurulan pazarı gezmekten memnun olarak geldiler. Pazardan yine gül yağı bazlı kozmetik ürünler satın alınmış. Ben de bir fikrim olsun diye pazarın başına kadar gittim. Şarap ve peynir üreticilerinin ürünlerini sattıkları kısımda biraz oyalandık. Bulgar şarapları gerçekten çok kaliteli. Tattırılan peynirleri de gayet güzel ve fiyatları Türkiye’ye göre ucuzdu. Ama bozulmadan nerede saklayacaksın, ülkeye nasıl getireceksin? Şarapları ise Svilengrad’da Grand Marketten satın aldık.
Kral Seuthes III Mezarının Önündeki Ona Ait Büstün Replikası-Kazanlık 2025
Gezi ekibi yeniden bir araya gelince artık Kazanlık gezimizi sonlandırıp, vadilerin gül kısmından, Trak Kral Mezarları kısmına doğru yola düştük.
Kral Seuthes III Mezarı – Kazanlık 2025 / Bulgaristan Gezisi
Trak Kral Mezarları Vadisinde binlerce tümülüs bulunuyor. Bilimsel kazılarla bu tümülüslerin 300 kadarı incelenmiş ve yaklaşık 15 mezar yapısı ayrıntılı olarak kazılmış. Sadece altı tanesi ise ziyarete açık; Kalabalıktan giremediğimiz Kazanlak Trak Mezarı, Ostrusha Trak Mezarı (4. yüzyıl mezarı, freskli iç mekânı cam koruma altında), Shushmanets Trak Mezarı ( iç mekânı korunmuş), Helvetia Trak Mezarı (“Helvetia Tümülüs” adıyla tanınır, 2017’den beri koruma altında), Griffons (Eşekarısı) Trak Mezarı, Golyama Kosmatka Trak (Seuthes III) Mezarı. Buradaki Trak mezarları UNESCO tarafından Dünya Miras Listesi’ne alınmış.
Kral Seuthes III Mezarının Mermer Kapıları-Kazanlık 2025 / Bulgaristan Gezisi
Ben programıma Ostrusha ve Shushmanets Trak Mezarlarını da dahil etmiştim. Ama vakit buna müsait olmayınca sadece Seuthes III Mezarını gezip, Şipka Geçidi’ne doğru devam etmeye karar verdik. Bir dahaki Bulgaristan gezimize kalan yerler iyice birikti..
Golyama Kosmatka Trak (Seuthes III) Mezarı, Kazanlık’dan 15 km kadar uzaklıkta bir mezar. Her gün saat 09:00-17:00 arası ziyarete açık. Mimarisi, zengin defin eşyaları ve gerçekçi bronz kral portresiyle Trak uygarlığının zirvesini temsil eden mezar yapılarındandır.
Kral Seuthes III Mezarının Lahit Odası-Kazanlık 2025 / Bulgaristan Gezisi
Konu hakkında tartışmalar olsa da MÖ 5. yüzyıla ait bir tapınakken, MÖ 3. yüzyılda Seuthes III için mezar olarak kullanıldığı düşünülüyor. 2004 yılında keşfedilmiş en etkileyici Trak mezarlarından birisi. Mezar kompleksi, 13 metre uzunluğunda taş bir koridor ve üç bölümden oluşuyor; Dikdörtgen giriş odası (sunağa benzer bir taş blok içerir), taştan tonozlu yuvarlak oda, son oda: tek bir taş bloktan oyulmuş lahit oda
Mezar içinde, Iskra Tarih müzesinde sergilenen zengin mezar eşyaları bulunmuş. Ayrıca ilk odada kurban edilmiş bir at iskeleti de buluntular arasında.
Mezar gezimiz ardından Şipka Geçidi‘ne ve Şipka Anıtı‘na doğru yola çıktık. Bu geçidin yolları çok güzel. Rakım yavaş yavaş yükselerek, 1150 metreleri buluyor. Her taraf yemyeşil. Yılın bu mevsimi Şipka Geçidi’nde seyahat etmek için çok uygun.
Şipka Geçidi 2025 / Bulgaristan Gezisi
Bulgaristan’ın Balkan Dağları’nda yer alan Şipka Geçidi, Kazanlık’ı, Gabrovo’ya bağlayan stratejik bir dağ geçidi. Hem coğrafi hem de tarihi açıdan son derece önemli bir nokta. Bu geçidin bizler açısından hüzünlü, Bulgarlar ve Ruslar açısından ise çoşku dolu hikayeleri var. 93 Harbi sırasında Şipka Geçidi, “Şipka Geçidi Muharebesi” olarak adlandırılan bir dizi çatışmaya sahne olmuş. Büyük Bulgaristan turumuz, Osmanlı Bulgaristanı ve 93 harbi temalı olacak. Bu nedenle bu harbi o dönemde ayrıntılı olarak anlatacağım ama şimdilik kabaca şunları söyleyebilirim; 93 Harbinde Ruslar geçidi ele geçirerek Tuna’dan güneye doğru ilerlemek, Osmanlılar ise Balkanların güneyini korumak istemişler. Bu geçidi ele geçiren Rus-Bulgar milis (Opalçentsi) güçleri Ağustos 1877’deki “Şipka Savunması” sırasında Osmanlı ordusunun tekrarlanan saldırılarını başarıyla püskürtmüşler. Plevne Savunması, bu başarısızlık sonrası çöktü. Bu geçidin Osmanlılarca geri alınamaması harbin kaybedilmesine ve hatta Rus Ordusunun Yeşilköy önlerine kadar ilerlemelerine neden oldu.
Şİpka Geçidi 2025Şİpka Geçidi 2025
Bulgarlar bu savaşı uluslarının özgürleşmesinde çok önemli görüyorlar ve geçidin her yerine anıtlar, kiliseler inşaa etmişler. Bu anıtların en önemlisi ve bilineni de Bulgaristan’ın kurtuluşu için Şipka Geçidi Muharebeleri sırasında hayatını kaybedenlerin anısına yapılmış Şipka Anıtı.
Şipka Anıtı 2025 / Bulgaristan Gezisi
1934 yılında Stoletov Tepesi‘ne yapılan Şipka Anıtı, aynı zamanda Özgürlük Anıtı olarak da biliniyor. Modern Bulgaristan’ın ve Bulgaristan’ın kurtuluşunun bir sembolü. Anıt, Şipka Milli Parkı Müzesi’nin kalbi kabul ediliyor.
Şipka Anıtı’nın bulunduğu alana aracımızı park dip merdivenleri çıkmaya başladık. Anıtın bulduğu platforma gelince binlerce küçük sineğin saldırısına uğradık ve ne olduğumuzu anlamadık. Gözlerimizi ve sinek yutmamak için ağızlarımızı korumaya aldık. Bu dönemde bu küçük sinekler ortaya çıkarmış.
Ana hatları ortaçağ Bulgar kalesine benzetilmiş ve kilometrelerce öteden görülebiliyor. Bu anıt Bulgaristan’ın dört bir yanından insanların bağışlarıyla inşa edilmiş. Anıtın temel taşı 24 Ağustos 1922’de atılmış, inşaatı 1930’da tamamlanmış ve anıt 26 Ağustos 1934’te Bulgaristan Kralı III. Boris tarafından ziyarete açılmış. Anıtın yüksekliği 31,5 metre. Anıta çıkmak için 890 basamağı adımlamanız gerekiyor.
Aslan, Bulgar devletinin sembolü. Bulgaristan’ın armasını simgeleyen güçlü bronz aslan, anıtın girişini koruyor. Anıtın diğer üç duvarı, geçitin savunulduğu savaş alanları olan Şipka , Şeynovo ve Stara Zagora adlarını taşıyor. Zemin katta mermer bir lahitin altında Şipka’nın savunucularının kalıntıları yatıyor.
Şipka Anıtı İçindeki Lahit 2025 / Bulgaristan Gezisi
Anıtın içine giriş ücretli ve yine emekli-yaşlı indirimi geçiyor (2 Leva ödedik). Şipka geçidinin yukarıdan panoraması ilginizi çekmeyecekse anıtın içine girmenize ve 7 kat çıkmanıza bence gerek yok.
Anıtın İçindeki Katlarda Sergilenen EserlerAnıtın İçindeki Katlarda Sergilenen Eser
Müzenin katlarında askerlerin ve gönüllülerin kişisel eşyaları, madalyalar, fotoğraflar, silahlar ve Şipka’da yapılan savaşlarla ilgili belgeler sergileniyor. Sergilenen eserlerden biri de Samara Bayrağı‘nın bir kopyası (Bulgar Opalçentsi’nin ilk savaş bayrağı). Özgürlük Anıtı’nın en yüksek platformu çevrenin güzel bir panoramik manzarasını sunuyor ve tepeden manzara müthişti.
Şipka Anıtının Tepesinden Manzara-Şipka 2025 / Bulgaristan Gezisi
Anıt ve çevresindeki son fotoğraflarımızı alarak günün son durağına doğru yola çıktık.
Güzel bir yolu takip ederek Otel Edilweiss‘e vardık ve odalara yerleştik. Ama otele girerken gördüğümüz yolun güzelliği, eşyaları odalara atıp yeniden yollara düşmemize neden oldu.
Güzel bir yürüyüş yolu bulup yaklaşık 1 saatlik nefis bir yürüyüş yaptık.
Şipka Milli Parkı Buzluca Yakınlarında Yürüyüş Yolu-2025 / Bulgaristan Gezisi
Bu kısa Bulgaristan gezimizde en çok aklımızda kalan kısımlardan bir tanesi bu yürüyüş oldu. Kazanlık içinde otel bulamayınca mecburen en yakın yer diye seçtiğim otel, müthiş bir yer çıktı. Kesinlikle konaklama için tavsiye ederim.
Filibe’de dolu dolu geçen günümüz ve gecelerimiz (2 gece) sonrasında sabah erkenden Kazanlık’a doğru yollara düştük. Amacımız Kazanlık‘ta 15 mayısta başlayan Gül Festivali kapanış törenlerini izlemek ve Kazanlık gezisi yapmak. Kazanlık, Gül ve Trak Kralları Vadilerinin merkezinde olması nedenleri ile kendisi küçük ama önemi büyük bir şehir. Bizim bugünlük programımız oldukça yoğun. Kazanlık’a, Gül Festivali nedeni ile hem yurt içi ve hem de yurt dışı turist akını olması bekleniyor. Yani, zor ve yoğun ama çok renkli bir gün olacak.
Biz programımızı, önce Kazanlık yolu üzerindeki Tarnicheni Köyü içinde Enio Bonchev Rose Oil Distillery & Family Museum adlı tarihi bir gül damıtımevi ve gül tarlası ziyareti, arkasından Kazanlık Gül Festivali kapanış törenini izleme, Kazanlıkta Gül Müzesi, Trak Mezarı, Iskra Tarih Müzesi ziyaretleri, ardından Şipka Geçidi ve Şipka Anıtı ziyaretleri şeklinde ön görmüştük. Günün sonunda da Buzluca’da Hotel Edilweiss’da konaklayacağız.
Güller Vadisi, Bulgaristan’ın orta güney bölgesinde, özellikle Kazanlık ve Karlovo (Karlıova) şehirleri çevresinde yer alan ve gül yağı üretimiyle ünlü bir vadi. Stara Planina (Balkan Dağları) ile Sredna Gora Dağları arasında kalan ova boyunca uzanıyor ve toplam alanı yaklaşık 1400 km2. Bu vadi içinde öne çıkan şehirler; Kazanlık, Karlovo, Pavel Banya.
Bulgaristan Gül Vadisi
Bu bölge, dünyaca ünlü “Damask gülü” (Rosa damascena) yetiştiriciliğiyle tanınıyor. Yüzyıllardır burada gül yapraklarından “gül yağı” üretiliyor. Daha önce bahsettiğim gibi Bulgaristan dünyanın en önde gelen gül yağı üreticisi ve gül yağı üretiminin büyük bir kısmını da bu bölge sayesinde sağlıyor.
Rosa damascena tarlası-Kazanlık / Bulgaristan Gezisi
Gül yağı, parfüm, kozmetik ve ilaç endüstrisi için çok değerli bir ürün. Bir kilo gül yağı için yaklaşık 3-4 ton gül yaprağı gerekiyor. Bu yüzden son derece kıymetli ve pahalı bir hammadde olarak kabul ediliyor.
Toplanan Rosa damascena yaprakları – Kazanlık 2025 / Bulgaristan Gezisi
Güller Vadisi, sadece gül yetiştirilen bir yer değil ama aynı zamanda Bulgaristan’ın kültürel mirası ve ekonomik değeri. Bulgarlar bu işi turizm içinde kullanıyorlar. Dünyanın en eski gül festivali Kazanlık’ta ve 2025 yılında 122. festival düzenleniyor. Karlovo da (Karlıova) kendi gül festivaline sahip ama dünyaca tanınan gül festivali, Kazanlıkta yapılıyor. Bu nedenle bu vadi, aynı zamanda turistik cazibe merkezi olan eşsiz bir bölge.
Kazanlık’da Yürüyüşe Hazırlanan Bulgar Vatandaşlar-Kazanlık 2025 / Bulgaristan Gezisi
2025 yılında Kazanlık Gül Festivali 15 Mayıs-8 Haziran tarihleri arasında yapıldı. Bizim programda da Kazanlık Gül Festivali’nin kapanış seremonisini izlemek var. Bu nedenle Kazanlık’a doğru hareket ettik. İlk uğrayacağımız yer bölgenin en eski ve en büyük gül damıtımevi yani Enio Bonchev Rose oil Distillery & Family Museum. Filibe’den oraya kadar 82 km’lik (1 saat 30 dakika) bir yolumuz var.
Enio Bonchev Rose oil Distillery & Family Museum 2025 KazanlıkEnio Bonchev Rose oil Distillery & Family Museum 2025 Kazanlık
Aslında programı İstanbul’da planlarken, festivali iyi incelemiştim. Program, içinde Kazanlık Belediyesi’nin de bulunduğu bir komite tarafıdan düzenliyor. Bununla ilgili olarak internette Bulgaristan’dan çok tur firmasından satışlara rastlayacaksınız. Satılan bu turların kapanış törenleri programında, sabahtan erken saatlerde gül yaprağı toplamak (gül yapraklarının üzerinde sabah çiğ taneleri varken toplanması en iyi olduğundan, yapraklar erken saatlerde toplanıyor) ve ardından geçit törenlerini izlemek için Kazanlık’a dönüş var.
Kazanlık Gül Festivali Kapanış Törenleri 2025 / Bulgaristan Gezisi
Törenleri konforlu ve ön sıralardan izlemek için sandalyelerin satışı da bu turların paketinde bulunuyor. Bizim programı yaparken tur satın almak yerine, bilinen bir gül damıtımevini ve gül tarlasını gezmeyi daha uygun buldum ve Enio Bonchev Gül Damıtımevi ile yazıştım. Kişi başına 12 Euro’ya bilgilendirme, müze gezisi ve tarlada gül toplama gibi aktiviteler karşılığı anlaştım. Yani günümüzün ilk aktivitesi bu olacak. Bunun için de saat 08:00 gibi yola çıktık.
Kazanlık yolu, 2 gündür gezdiğimiz boş yollara göre oldukça kalabalık. Sanki herkes Kazanlık’a festivale akın ediyor. Yol üzerinde bir gelincik tarlası görünce, ilk molamızı yolda gördüğümüz bu gelincik tarlasında verdik.
Enio Bonchev Rose oil Distillery & Family Museum 2025 KazanlıkEnio Bonchev Rose oil Distillery & Family Museum 2025 Kazanlık
Enio Bonchev Gül Damıtımevi’ne, randevu aldığımız saat 10:00’da vardığımız da kapıdaki büyük tur otobüsünü görünce işlerin aksayacağını tahmin ettim. Kapıdaki resepsiyonda da kimse yoktu. Gelenler Koreli turistlermiş. Firma randevusuz çalışmıyor ama konu Koreli turist olunca, kendi randevu saatlerini aşmamaları zaten pek de olası değildi. Öyle de oldu.
Enio Bonchev Rose oil Distillery & Family Museum 2025 Kazanlık / Bulgaristan Gezisi
Tüm çabalarımıza rağmen, bir türlü görevlilere derdimizi, randevumuza saatinde geldiğimizi ve programımız olduğunu anlatamadık. İş, kafilenin gezisi bitip de müze satış mağazasında satışa gelince de bizde ipler koptu. Kendimiz bahçeyi ve gül tarlasını gezip, birkaç fotoğraf alıp, bu aktiviteyi yapmış kabul ettik.
Enio Bonchev Rose oil Distillery & Family Museum 2025 Kazanlık / Bulgaristan Gezisi
Zaten sizlere tavsiyem festival son günü bu türden bir ayarlama yapmadan, bu köye gelmeniz. Her taraf gül tarlası. Mutlaka güllerle fotoğraf çektireceğiniz bir tarla bulacaksınızdır. Enio Gül Damıtımevi daha özgün bir firma. Eğer illa ki bir müze gezer gibi rehberli gezi ve yerel kıyafetleri ile gül toplayanlarla gül tarlası gezmek isterseniz, bir diğer alternatif Damascena Gül Yağı Damıtımevi Kompleksi. Burası daha turistik bir yer. Bir diğer hatırlatma; Bu vadi içinde ayrıca çok güzel, geniş ve Fransa’daki tarlalarla aşık atacak kadar renkli lavanta tarlaları da bulunuyor. Ama lavantaların çiçeklenmesi için daha 4 hafta kadar zaman var. Temmuz ayı başı lavanta tarlaları ziyareti için daha uygun.
Enio Bonchev Gül Damıtımevi-Kazanlık 2025 / Bulgaristan Gezisi
Bu olaylı gül tarlası gezimiz sonrasında 30 km daha yol yaparak Kazanlık’a vardık. Bu arada festival törenine gidecekler için tavsiyelerim olacak. Kazanlık çok önemli bir yer. Burada çok değerli bir Trak mezarı ve bir de çok zengin bir Bölgesel Tarih Müzesi var. 15 km kadar yakında da Seuthes III Trak Mezarı ve diğer 2 tane daha Trak mezarı var. Kazanlığa doğu gelirken bir yol ayrımı sizi Trak Kral Mezarları Vadisine yönlendiriyor. Saat 09:30 gibi Enio Bonchev Gül Yağı Damıtımevi ziyaretimiz bitince, bizim doğrudan Trak Mezarlar Vadisi’ne rotayı çevirip, başta Seuthes III olmak üzere Trak mezarlarından en az bir tanesini gezmemiz, sonra da Kazanlık içindeki Trak Mezarı ziyaretini yapmamız gerekiyormuş.
Kazanlık Trak Mezarı ziyaretçi kuyruğu-Kazanlık 2025 / Bulgaristan Turu
Gül festivali tur programlarında, gül festival yürüyüşü bitiminde, Kazanlık Trak Mezarına gidiliyor. Çok kalabalık oluyor ve daracık mezara girmek için kuyruk bekliyorsunuz. Biz bu kuyruğu beklemek istemediğimizden, mezar içindeki freskleri ile önemli bu mezarı göremedik. Sadece dışarıdan alanı ziyaret etmek durumunda kaldık. Festival yürüyüşüne kadar (ama saat 11:30’u da geçirmemek şartı ile!) en azından Kazanlık Trak Mezarını gezip, sonra festivale alanına gitmenizi tavsiye ederim.
Festival yürüyüşü ana cadde üzerinde olacağından ve Seuthopolis Meydanı’nda sonlanacağından, buraya çıkan tüm yollar trafiğe kapatılmıştı. Aracımızı edebileceğimiz en yakın yere park edip festival alanına doğru giden kalabalığın peşine düştük.
Yol boyunca renkli kıyafetleri ile her yaştan çocuk, genç insanlara rastlıyoruz. Burada her taraf fotoğraf karesi dolu.
Biz de erken gelmişiz zaten! Yol boyu insanlarla konuşup, fotoğraflarını çeke çeke alana doğru yürüdük.
Sonunda mikrofonların olduğu bir yere ulaştık. Yürüyüş buradan başlıyor ve Seuthopolis Meydanı‘na kadar gidiyor. İlerideki yerlerin, festival komitesince satılan ücretli yerler olduğunu düşünüp, festival kortejinin protokolü selamlayacağı yerde durmaktansa, yürüyüşün başlangıcında olayı izlemeye karar verdik.
Kazanlık Gül Festivali Kortej Yürüyüşü Başlangıç Noktası-Kazanlık 2025 / Bulgaristan Gezisi
Kaldırımda uygun bir yerde konumlandık. Yürüyüşün başlaması epey uzun sürdü. En başta 2025 yılı Gül Festivali Kraliçesi seçilen genç kızlar olmak üzere okullar, kurumlar renkli kıyafetleri ile sırası ile dizildiler ve sunucunun takdimi ile yürüyüş başladı.
Kazanlık Gül Festivali Kortej Yürüyüşü/ Festival Kraliçesi-Kazanlık 2025 / Bulgaristan Gezisi
Bundan sonrasını bol bol fotoğrafla anlatmam lazım…
Festival geçişinin tamamını değilse de önemli bir bölümünü izledik. Aslında kraliçenin geçişi sonrası, çiçek temalı bol renkli kıyafetler ile çocuklar ve sondaki yerel kıyafetleri ile gençler bence izlenmeye en değerli olanlardı.
Yürüyüşü izledikten sonra Gül Müzesi‘ne doğru hareket ettik. Gül Müzesi’ne Kazanlık Gül Parkı içinden geçerek gidiyorsunuz.
Park rengarenk güllerle dolu. Kazanlık’a yakışır bir park. Gül müzesi içinde sadece gül yaprağından elde edilen kozmetiklere baktık. Fiyatlar burada piyasaya göre daha pahalı geldi. Bu müze daha çok gül yağının geleneksel olarak elde edilmesinde kullanılan eski araçların sergilendiği bir müze.
Gül Müzesi- Kazanlık 2025 / Bulgaristan Gezisi
Bu arada epey bir acıktığımızı anladık ve yemek için müze yakınındaki bir yerin tarifini (Giorgo Italian Bakery & Coffee) aldık. Orada hem susuzluğumuz ve hem de açlığımızı giderdik. Buradan sonra Kazanlık Trak Mezarı‘na doğru yürüyüş yaptık. Yaklaşık 20 dakikalık bir yürüyüşle mezar alanına ulaştık.
Kazanlık Trak Mezarı Yolu-Kazanlık 2025 / Bulgaristan Gezisi
Kazanlık Trak Mezarı 1979 yılında UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirası eseri olarak ilan edilmiş. MÖ 4. yüzyıldan kalma olduğu düşünülüyor. Bu mezarın önemi her ikisi de bir törensel cenaze merasiminde bir Trakyalı çifti temsil eden duvar resimleri ile süslenmiş olması. Resimler, Bulgaristan’ın Helenistik dönemden kalma en iyi korunmuş sanatsal baş yapıtlarından sayılıyor.
Orijinal Kazanlık Trak MezarıOrijinal Kazanlık Trak MezarıOrijinal Kazanlık Trak Mezarı
Dar bir koridor ve yuvarlak bir mezar odasından oluşan mezarın orjinali ziyaret edilemiyor ama güzel bir replikası ziyarete açık. Daha önce anlattığım gibi sıra bekleyen insanların yarattığı kuyruğu görünce içine giremedik. Orijinal mezarı fotoğraflayıp alandan ayrıldık.
Iskra Tarih Müzesi-Kazanlık 2025 / Bulgaristan Gezisi
Bundan sonraki benim gezim Iskra Tarih Müzesi’ne, gezideki kızların gezisi ise Kazanlık’ta festival nedeni ile kurulan pazarı gezmeye oldu. Konu uzadı, arkası artık yarına..
Filibe günlük turumuzun Eski Şehir kısmını bir önceki yazımda anlatmıştım. Bizleri Filibe’de, Rimski Stadion Square’de, Antik Philippopolis Stadyumu ve Cuma Camisi’ne bakan Arena Kafe’de kahvelerimizi içerken bırakmıştınız. 30 dereceleri bulan o sıcak günde biraz soluklanmak gerekiyordu. Filibe gezimize bu noktadan, kaldığımız yerden devam edelim.
Filibe Cuma Cami-2025 / Bulgaristan Gezisi
Cuma Cami ya da diğer adı ile Hüdevandigar Cami, Osmanlı ordusunun Filibe’yi fethetmesinden sonra 1363-1364 yıllarında yapılmış. Daha önce bu alanda var olan kilisenin yerine inşa edilmiş ilk cami, 15. yüzyılda Sultan I. Murad döneminde yıkılmış ve yerine bugün gördüğümüz cami yapılmış. Balkanların en eski eserlerinden olan bu caminin diğer özellikleri onun dikdörtgen planlı, tek minareli ve dokuz kubbeli bir cami olması.
Filibe Cuma Cami 2025 / Bulgaristan Gezisi
Caminin içine girmek istediğimizde, önce oturduğumuz kafeye bakan cami kapısının kilitli olduğunu fark ettik. Cami çevresini gezerken girişi örten çok sayıda yemek masasının arasında, fark edilmesi pek de kolay olmayan ve merdivenle çıkılan başka bir giriş kapısını fark edip cami içine girdik. Cami içi duvarlar süsleme kalem işleri, zengin bitki motifleri, geometrik desenler ve kurandan alınan ayetlerle dolu. Bunların XVII. yüzyılın sonu ve XIX. yüzyıl başına tarihlendiği yazılıyor. İmamın ezan okuma saatine denk geldik. İmam, ezanı cami içinde ve kendi sesinden okuyordu. Bizdeki gibi bangır bangır, hoparlörlerden çok yüksek seslerde ezan okumalar sanırım Bulgaristan’da yok.
Cuma Cami Girişi-Filibe 2025 / Bulgaristan GezisiFilibe Cuma Cami İçi 2025Filibe Cuma Cami İçi 2025Filibe Cuma Cami İçi 2025Philippopolis Stadyumu-Filibe 2025 / Bulgaristan Gezisi
Philippopolis Stadyumu, MS 2. yüzyılın başlarında İmparator Hadrian döneminde inşa edilmiş. Surlarla çevrili şehrin kuzey kesiminde, Taksim Tepe ile Saat (Danov) Tepe arasındaki doğal arazide yer alıyor.
Yaklaşık 240 metre uzunluğunda ve 50 metre genişliğindeki stadyum, 30 bin seyirci kapasiteliymiş. Balkan yarımadasında Roma İmparatorluğu döneminden kalma en büyük ve en iyi korunmuş yapılardan birisi Plovdiv’in merkezinde, ana yaya caddesinin altında yer alıyor.
Philippopolis Stadyumu-Filibe 2025 / Bulgaristan Gezisi
Yapının kuzey ucu Cuma Camisinin dibinde görülebiliyor. Daha büyük kısmı ise hala ana cadde boyunca ve binaların altında yer alıyor. Stadyum görünür kısımdan güneye doğru uzanıyor.
Kapana Caddesi-Filibe 2025 / Bulgaristan Gezisi
Filibe gezimize artık şehrin yeni kısımları ile devam ediyoruz. İlk hedefimiz ise Kapana Caddesi. Kapana ismi İngilizce’de “Tuzak” anlamına geliyor. Bölgenin bu ismi almasının sebebi Kapana Caddesinin dar ve dolambaçlı sokaklarında insanların kaybolmasının kolay olması. Beş yüzyıl önce burası zanaatkarların merkezi olarak ortaya çıkmış. Bu yüzden Kozhuharska (Deri), Zhelezarska (Demir) ve Zlatarska (Altın) gibi sokak isimlerini görebiliyoruz.
Filibe Kapana’da duvarlarda muraller 2025 / Bulgaristan GezisiFilibe Kapana’da duvarlarda muraller 2025 / Bulgaristan Gezisi
Günümüzde burada geleneksel zanaatkarların yerini, çağdaş yaratıcı girişimciler almış. Plovdiv Belediyesi ve “Plovdiv 2019” Vakfı, yakın zamana kadar ihmal edilmiş şehrin bu bölümünü gerçek bir sanat merkezine dönüştürmek için 3 yıl boyunca büyük bir çaba harcamış. Şehrin bu bölgesinin %80’e yakın kısmı, sadece yayalara açık hale getirilmiş.
Filibe Kapana 2025 / Bulgaristan GezisiFilibe Kapana’da duvarlarda muraller 2025 / Bulgaristan GezisiFilibe Kapana’da Duvarlarda Muraller 2025 / Bulgaristan Gezisi
Kapana, Filibe’nin sokak sanatları (mural), sanat galerileri ve özel mağazalarla dolu büyüleyici bir sanat ve kültür mahallesi. Burayı gezerken duvarlardaki muralleri sakın gözden kaçırmayın.
Filibe Kapana 2025 / Bulgaristan GezisiFilibe Kapana’da duvarlarda muraller 2025 / Bulgaristan Gezisi
Kapana Bölgesinden sonra Knyaz Alexander I Bulvarı’na doğru yöneldik. Filibe Şehri’nin modern yüzünü temsil eden Knyaz Alexander I Bulvar’ı, 1,7 kilometre uzunluğuyla, Avrupa’nın en uzun yaya bulvarları arasında sayılıyor.
Knyaz Alexander I Bulvarı-Filibe 2025 / Bulgaristan Gezisi
Bu alan, yerel halkın ve ziyaretçilerin kaynaştığı mağazalar, restoranlar ve barlarla dolud. Bölge canlı müzik ve canlı bir atmosferle gece daha da hareketleniyor.
Knyaz Alexander I Bulvarı-Filibe 2025 / Bulgaristan Gezisi
Philippopolis Stadyumundan başlayarak, Filibe Belediye Binası ve Stefan Stambolov Meydanı‘na doğru yürüyüşe geçtik. Ortam Eski Şehir bölümlerinden çok farklı. Etraftaki sağlı-sollu, bazıları bilindik marka mağazalara bakarak bu bulvarda yürüdük. Döviz ihtiyacınız varsa burada bulunan döviz büroları sizin için iyi bir fırsat olacaktır. Trevne gibi daha ufak şehirlerde döviz bozdurmak için yer bulamayabilirsiniz.
Milyo Heykeli-Filibe 2025 / Bulgaristan Gezisi
Halk arasında, Filibe Şehri için tepeler dışında bir başka sembol daha var. Bu bulvar üzerinde yürürken o sembolün heykelini sakın kaçırmayın! Yaşadığı zamanlarda, hemen her zaman bu bulvar üzerinde görülen, zihinsel olarak hasarlı olduğu söylenen ama zararsız ve sevimli Milyo‘nun heykeli bu. 1920’li yıllarda doğduğu, 1970’li yıllarda da öldüğü tahmin edilen Milyo esprileri, flörtöz tavırları ile bu bulvarın sembolü olmuş. Heykeltraş Danko Danev, dedikoduyu da çok seven Milyo’nun karakterini çok iyi yansıtan bir hali ile (bir eli kulağında, bir eli cinsel organını tutar şekilde) onu bu bulvar üzerinde ölümsüzleştirmiş. Heykel caddenin merkezi bir noktasında, set üstünde oturur halde yer alıyor.
Kamenitsa Su Merdivenleri Filibe 2025 / Bulgaristan GezisiKamenitsa Su Merdivenleri Filibe 2025 / Bulgaristan Gezisi
Heykelin hemen yanında kaçırmamanız gereken bir diğer yer ise Kamenitsa Su Merdivenleri. “Together Plovdiv 2019” tabelasının arkasında bulunuyor. Buradaki binalar ise Filibe Drama Tiyatrosuna aitler. Esas güzel muralleri bu binanın arkasındaki duvarlarda gördük e fotoğrafladık.
Filibe’de Drama Tiyatrosu Arkasındaki Muraller 2025 / Bulgaristan Gezisi
Buraya gelmişken Saat Kulesi‘nin bulunduğu Danov (Saat)Tepesi‘ne de çıkmak isteyebilirsiniz. Böylece Nebet Tepe’den bu yöne aldığınız Filibe panorama fotoğraflarını, bu sefer tersen alabilirsiniz. Biz şahsen öyle yaptık. Biraz yokuş yukarı yürümeyi de göz alın artık!
Saat Kulesi-Filibe 2025 / Bulgaristan Turu
Kulenin en eski kaydı 1623′ yılına kadar gidiyor. Evliya Çelebi, yazılarında bu saatten bahsetmiş. Saat Kulesi mevcut görünümüne 1812 yılında kavuşmuş. 1883’te Viyana’da yapılmış yeni büyük bir saat kuleye takılmış. Saat Kulesi 17,5 mt yüksekliğinde bir kule. Buradan karşıda Nebet tepe gayet net olarak görülüyor.
Saat Kulesi-Filibe 2025 / Bulgaristan TuruSaat Kulesi-Filibe 2025 / Bulgaristan Turu
Saat Kulesi’nden Panorama-Filibe 2025 / Bulgaristan Turu
Danov Tepe-Saat Kulesi-Filibe 2025 / Bulgaristan Turu
Saat Kulesi’nden Panorama-Filibe 2025 / Bulgaristan Turu
Knyaz Alexander I Bulvarı üzerinde yürüyüşümüze devam edince Stefan Stambolov Meydanı‘na geleceksiniz. Stefan Stambolov Meydanı, Plovdiv Belediyesi’nin güzel binasına da ev sahipliği yapıyor. Burada büyükçe bir havuz da mevcut.
Stefan Stambolov Meydanı ve Belediye Binası 2025 / Bulgaristan Gezisi
Antik çağda meydanın bulunduğu bölgede Roma hamamları varmış ve bunların kalıntıları 1930’larda keşfedilmiş. Osmanlı döneminde ise bu alana Alaca Cami inşa edilmiş. Buradaki düzensiz yerleşim yerleri yıkılmış ve mevcut meydan onun yerine inşa edilmiş. Festival performanslarının düzenlendiği açık bir alan mevcut.
Belediye Binası-Filibe
1997 yılında meydana Modern Bulgaristan’ın kurucularından biri olarak kabul edilen siyasetçi, devrimci ve şair olarak geçen Stefan Stambolov’un adı verilmiş.
Tanık adlı Heykel-Stefan Stambolov Meydanı-Filibe 2025 / Bulgaristan Gezisi
Meydanda bir de “Tanık “adlı heykel var. Bu heykel komünist dönemin teröründen mağdur olmuş kurbanlar anısına dikilmiş.
En son nokta olarak Filibe Büyük Postane ve Roma Forumu’nun bulunduğu yere ulaştık. Buradan da Tsar Simeon Bahçesi‘ne rotayı çevirdik.
Tsar Simeon Bahçesi-Filibe 2025 / Bulgaristan Gezisi
Plovdiv’deki Tsar Simeon Bahçesi, 1892’de İsviçreli peyzaj mimarı Lucien Chevalas tarafından yaratılmış. Çok güzel ve geniş bir bahçe. Filibe’nin yerlisi-yabancısı çok sayıda doğa severin ziyaret ettiği bir yer.
Bahçede kadim ağaçlar, çiçekler, heykeller ve çeşmeler bulunuyor.
Ana bahçenin tam ortasındaki yapay bir gölün üzerine yayılan “Şarkı Söyleyen Çeşme” için milyon dolarlar harcanmış. Seçilmiş bestelerle senkronize bir şekilde zıplayan ve sallanan çok sayıda özelleştirilmiş su jeti ile ses ve ışık gösterileri yapılıyor. Bazen suyun 12 metrelere kadar yükseldiği oluyor.
Gösteri cuma ve cumartesi akşamları saat 21:30 da başlıyor ve ücretsiz. Yukarıdaki videoyu bizim gezide kaydetmiştim. Bahçenin şüphesiz ki en fazla eğlenenleri ne zaman ve nereden geleceği belli olmayan küçük su jetleri ile oynayan çocuklar. Dakikalarca onları izledim.
Filibe’deki son akşamımızda Happy Bar & Grill adlı restoranlar zincirinin Filibe’deki şubesinde yemek yedik. Böylece Filibe-Plovdiv gezimiz de bitmiş oldu.
Yarına Kazanlık Gül Festivaline katılmak üzere yollardayız.