• Arşivler

  • Diğer 531 aboneye katılın
  • Mart 2013 den beri

    • 381.744 ziyaretçi
  • Şubat 2026
    P S Ç P C C P
     1
    2345678
    9101112131415
    16171819202122
    232425262728  

Hayallerimin Ötesinde Bir Ülke (Serendip): Sri Lanka-Genel Bilgiler

P3140065.JPG

Indian_subcontinent_CIA

A Country That is Beyond My Imagination (Serendip): Sri Lanka/ Background of The Trip

Article in Summary

“Ayubowan” and Welcome to Sri Lanka….

We have visited Sri Lanka at 09-19 March of 2019 and we came back with lots of unforgettable memories and impressions. 

Three ethnic groups—Sinhalese, Tamil, and Muslim—make up more than 99 percent of the country’s population, with the Sinhalese alone accounting for nearly three-fourths of the people. “Ayubowan”, a word from Sinhala (mother tounge of Sri Lanka), is a salutation wishing the recipient a long life, typically as a greeting or a goodbye. You will hear this word frequently at Sri Lanka.  

IMG_9339.JPG

Over the years Sri Lanka has been called “Paradise”, “The Pearl of the Indian Ocean”, “Heaven on earth” and now the “Wonder of Asia”. Sri Lanka have many beautiful places that will take your breath away, you’ll wish your vacation in Sri Lanka would never end as we did. This is one probable reason for being voted the number one destination to be visited in 2019 by Lonely Planet Magazine.

map1

Only few places in the world can offer the traveller such a remarkable combination of stunning landscapes, pristine beaches, captivating cultural heritage and unique experiences within such a compact location. Within a mere area of 65,610 kilometres lie 8 UNESCO World Heritage Sites, 1,330 kilometres of coastline – much of it pristine beach – 15 national parks showcasing an abundance of wildlife, nearly 2000 km² of lush tea estates, lots of botanical gardens, 350 waterfalls, to a culture that extends back to over 2,500 years.

Tam ekran yakalama 27.03.2019 145418.jpg

Our itinerary in Sri Lanka / Sri Lanka gezi programımız

 We have visited 7 UNESCO World Heritage Sites, one national park and taken a small hiking at Sinharaja Rainforrest during 10 days. The days we spent in Sri Lanka was not enough to visit more. I have to say what I said before; We wish to have more days in Sri Lanka…

Keep Travelling…

Dr Ümit Kuru

IMG_9391.JPG

“Ayubowan” ve Sri Lanka’ya Hoşgeldiniz… 

Mart ayının 09-19 tarihleri arasında Sri Lanka’ya bir gezimiz oldu. Aksaklık olmadan gerçekleştirdiği geziden unutulmaz anılar ve izlenimlerle döndük. 

Sri Lanka nüfusunun %99’una yakınını oluşturan üç etnik gruptan –Sinhali, Tamil ve Müslüman-  Sinhalalar, toplumun 3/4 lük kısmını oluşturuyorlar. Sri Lanka’nın ana dili olan Sinhalaca’da ki bir kelime “Ayubowan“, ülkenin  her yerinde karşınıza çıkacaktır. Söyleyen tarafından karşısındakine “uzun ömürler” dileyerek, selamlama ya da uğurlama eyleminin karşılığı bu kelimeyi pek sevdik. 

IMG_9443.JPG

Yıllarca “Cennet” olarak adlandırılan Sri Lanka, son zamanlarda “Hint Okyanusu incisi”, “Yeryüzündeki cennet” ve “Asya’nın harikası” gibi tanımlamaları da almayı başarmış. Sri Lanka bir gezginin nefesini kesecek güzelliklere sahip. Bu nedenle de 2019 yılında Lonely Planet tarafından gezilmesi gereken yerler listesinde bir numaraya seçilmiş.

P3100207.JPG

Tabii ki bu cennet unvanına sahip ülkenin de karanlık zamanları olmuş. 1983’ten beri ülkenin kuzey ve doğusunda 25 yıl boyunca bağımsızlık için silahlı mücadele eden Tamil gerillaları 2009 yılında ortadan kaldırıldıktan sonra ülkeye barış ve huzur ortamı gelmiş. Sonrasında hızlı bir kalkınma ve turizmde canlanma gerçekleşmiş. Ülke insanları arasında refah paylaşımında alınması gereken çok yol var ve her şey güllük gülistanlık değil tabii ki ama emin olduğum tek konu var ki o da biz gezginler için, Sri Lanka’yı keşfetmenin zamanıdır.

IMG_2447

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Adanın tarihi çok eskilere kadar uzanıyor. Bir yerde okudum ve çok hoşuma gitti, sizlere de aktarayım; Hz Adem dünyaya indirilecek. Bunun için öyle bir yer seçilmeli ki, Hz Adem cennetten ayrıldıktan sonra dünyaya adapte olmakta güçlük çekmesin!  İşte Hz Adem için yeryüzündeki cennet bugünkü Sri Lanka olmuş. Başkent Colombo’nun 72 km kadar doğusunda yükselen 2243 metre yüksekliğinde koni biçiminde bir dağdaki Hz Adem Tepesi, Budistler, Hindular, Hristiyanlar ve Müslümanlar tarafından kutsal sayılıyor. Tepesindeki 1,5 metre uzunluğunda, ayak izine benzeyen çöküntünün Gotama Buda’nın, Şiva’nın ya da Âdem’in ayak izi olduğuna inanılıyor.

P3120038.JPG

Yazılı tarihi 3 bin yıl öncesine dayanan Sri Lanka’da, en az 125 bin yıl öncesinden tarih öncesi insan yerleşimlerine ait bulgular mevcut. Sri Lanka adasının ilk ismi, Yunanca “bakır renkli” anlamına gelen “Toprobane”dir. Arap fethiyle bölgeye; “Beklenmedik Şeylerin Ülkesi” anlamında “Serendip” adı verilmiş, daha sonra ise 1972’ye kadar “Seylan” ismi kullanılmış. Son olarak da “Şaşaalı Ülke” anlamında bugünkü Sri Lanka ismi kullanılmakta.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Adaya Arap tacirler 8. yüzyılda gelmişler ve bazıları yerleşmiş. Adaya ilk gelen Avrupalılar 16. yüzyılda Portekizliler olmuş. Ardından 17. yüzyılda Hollandalılar, 18. yüzyılın sonunda da İngilizler gelmiş ve bölgeyi yönetmişler. Kandy, Galle Colombo gibi kentlerde sömürgecilere ait pek çok iz görebiliyorsunuz. Sri Lanka 1948 yılında bağımsızlığını kazanmış.

P3140097.JPG

Nüfusu 21 milyon civarında. Adanın 65610 km²’ lik yüz ölçümü var. Sri lanka’da sıcaklık hiç bir zaman 22°C’lerin altına düşmüyor. Haziran-Ağustos ayları arasında Sri Lanka gezisi yapacaksanız, muson yağmurları nedeni ile gezi için kötü zaman seçmiş olacaksınız. Ziyaret için en uygun zaman Aralık-Nisan ayları arası. Ülkenin en yaygın dini Budizm. Sri Lanka Türkiye’ye göre 2.5 saat ileride. Para birimi Sri Lanka Rupisi, para birimi simgesi ise LKR. Bir Amerikan Doları ile 176 LKR alabildik. Benim kıyaslamam gezdiğim ülkenin bira fiyatı olduğundan, yaklaşık 1 USD ye bir büyük bira alabiliyorsunuz (Lions adlı biraları harika). Tabii ki bu market fiyatı. Otellerde 5-6 USD’ye bira içtiğimiz yerler de oldu.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Ülkeye girerken illa ki bir vize almanız gerekiyor, yeşil pasaportlu olmanız da bir şey değiştirmiyor ve 30 günlük turist vizesi için 30 USD ödemeniz gerekiyor. Havalananından  bu vizeyi rahatlıkla alabilirsiniz. Bizden fotoğraf filan da istemediler. THY’nin önce Maldivlerin başkenti Male’ye uğrayan (uçakta 1.5 saat geçirmeyi göze almanız gerekiyor) sonra da Sri Lanka başkenti Colombo’ya giden uçuşları var. Uçuş toplam da 10.5 saat sürüyor.

P3150016.jpg

Sembolleri; Çiçeklerden su zambağı, kuşlardan Jungle Fowl (Hint Kuşu). Tarçının ana vatanı Sri Lanka. İngilizlerin ülkeye armağanı olan çay bahçeleri inanılmaz güzellikte ve düzendeler. Demiryolları daha çok İngilizlerden kalma ve yaygın bir demiryolu ağına sahipler. Bu trenlerden Kandy-Ella arası işleyeni turistler tarafından çok tercih ediliyor. Kara yolları çok sağlıklı değil. Şehirler arası kilometreler kısa gözükse de yol durumu nedeniyle araçlar ortalama 30-40 km hızı pek geçemiyorlar. Otoban yolların sayısı fazla değil. Planlama yaparken buna dikkat etmek gerekir.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Başından beri anlattığım gibi Sri Lanka’da gezecek çok yer, yapacak çok aktivite bulacaksınız. Tarihin izinde olanlar ülkenin Orta- Kuzey kısmında Kültür Üçgeni olarak adlandırılan ve Budist tarihi, tapınakları ve sarayları ile meşhur  kentlerini gezmeliler. Bu kentler UNESCO Kültür Mirası Listesi içinde olan çok önemli yerler.

IMG_9479

“Yok arkadaş ben dağ, taş yürümek istiyorum, ormanda trekking yapacağım, çay bahçeleri göreceğim” derseniz Kandy, Ella, Nuwara Eliya, Udawalawe, Hatton gibi kentlere ağırlık verebilirsiniz.  Yüzmek, surf, dalış, şnorkelle dalış, balık avlamak, balina gözlemek gibi arzularınız varsa adanın her yeri müsait ise de Galle, Hakkaduwe, Mirissa, Tangalle, Bentota gibi yerler en çok tercih etmeniz gereken yerler. Ulusal Parklardan biz Udawalawe Ulusal Parkında safari yaptıksa da iyi bir tercih olmadığını anladık. Yale Ulusal Parkı daha iyi olabilirdi.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Biz bu gezilerden ortaya karışık bir program tercih ettik. 10 günlük bir sürede Kültür Üçgeni, orman içi yürüyüş, safari, deniz kenarı konaklama, tren turu, çay bahçeleri gezisi, longoz ormanlarında tekne turu gibi bir çok yapılması gerekeni yaptık. Hepsi birbirinden güzeldi bana göre. Bunu yapmasaydım dediğim aktivite, benim için olmadı. Keşke 2-3 gün daha uzun bir gezi yapabilseydik dediğim ise oldu.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Gezekalın

Dr Ümit Kuru

29.03.2019 Saat 22:00

Hayallerimin Ötesinde Bir Ülke (Serendip): Sri Lanka

IMG_2047.jpg

A Country That is Beyond My İmagination (Serendip): Sri Lanka

(Article In Summary)

Serendib, (also spelled Serendip, Arabic Sarandīb) was a name for the island of Sri Lanka (Ceylon).  The name, Arabic in origin, was recorded in use at least as early as AD 361.  Horace Walpole who is 4th earl of Orford, English writer, connoisseur, and collector used first the word of “serendipity” in his letter dated 28th of January, 1754.  He has  inspired by a Persian fairy tale, “The Three Princes of Serendip,” whose heroes often made discoveries by chance. Serendipity has a meaning of the occurrence and development of events by chance in a happy or beneficial way.

IMG_0372.JPG

IMG_9404I felt that traveling to Sri Lanka was a serendipity for me when I was on the way of my home after completing my trip. Of course I know Sri Lanka was a good destination for a traveller, but I have to say that it was beyond my imagination. There are very few countries all around the world have all beauties in it. Sri Lanka offers natural wonders, history and cultural wealth on its land at the same time.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

I will tell you my impresion about my trip to Sri Lanka in parts.

P3120163.jpg

Keep Traveling (Gezekalın)

P3100231.jpg

Serendib, (Serendip, Arapça Sarandīb) bir zamanlar  Sri Lanka Adası (Seylan) için kullanılan bir isimdi. Arapça orijinli bu isme kaynaklarda ilk defa 361 yıllarında rastlanılıyor.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Serendipity kelimesini 4. Orford Kontu, İngiliz yazar, siyasetçi ve koleksiyoner  Horace Walpole 28 Ocak 1754 tarihinde yazdığı bir mektupta kullanmış.  Bu mektubunda Horace Walpole şunları yazmış; Bu buluşumun kendisi bir “serendipity” ürünü; çok kullanışlı bir sözcük, daha nasıl desem bilemiyorum, iyisi mi anlamındansa nereden türediğini anlatayım. Saçma bir peri masalı okumuştum, adı ‘Serendip’in Üç Prensi’ idi. Haşmetliler gezdikçe kazayla ya da ferasetleri sonucu, durmadan peşinde olmadıkları şeyleri keşfediyorlardı.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

İşte Walpole’un “aramazken bulunan, mutlu tesadüf, mutlu kaza.” anlamlarını yüklediği, bugünün Sri Lanka’sının eski kadim adı olan Serendip’den türettiği Serendipity kelimesi, benim Sri Lanka gezi yazımın başlığı olacak.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

OLYMPUS DIGITAL CAMERAGezi sırasında araştırırken rastladığım Serendipity kelimesini başlık olarak seçmemin kendimce bir anlamı var tabii ki. Gezi sonrası eve dönerken uçakta, aslında Sri Lanka’nın hayal ettiğimin de ötesinde bir ülke olduğunu fark ettim. Sri Lanka’nın bir gezgin için iyi bir destinasyon olduğundan gezi öncesi emindim ama içinde tarih, doğa güzellikleri ve zengin kültürü bu kadar çok ve bir arada kapsadığını bilmiyordum. Dünyada hepsine, her şeye aynı anda sahip olan çok az ülke vardır. Yani sizin anlayacağınız Sri Lanka gezisi benim için beklentimin üstünde zengin, güzel anılarla ve mutluluk dolu bir gezi oldu. Bunun adı Serendipity değil de nedir?

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Buyrun, parça parça Sri Lanka gezi anılarım…

Gezekalın..

Dr Ümit Kuru

26.03.2019 Saat 01.15

P3160426.jpg

 

Harikalar Diyarı Bhutan’a Yeniden Yolculuk; Punakha-Paro

IMG_5017.JPG

02.11.2012 tarihli gezi yazısıdır

IMG_4666.JPG

img_4654Wangdue’da, Puna Tsang Chhu Nehrinin hemen yanı başında kurulu olan otelimizin balkonuna çıkmam, günün ilk fotoğraflarını almam için yeterli oldu. Muhteşem bir manzara var. Ekibin yarısı ayaklanmış, benim gibi fotoğraf peşindeler. Çok güzel bir kuş, varlığımdan hiç rahatsız olmadan bir güzel pozlar verdi.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Kahvaltı sonrasında, aslında Punakha’dan 7 km dışarıda  Khamsum Yulley Namgyar Chorten adlı bir tapınağa doğru yürümemiz gerekiyordu. Programda yaklaşık 1.5 saatlik bir yol diye yazıyordu. Sonam oraya yürüyeceğimize , Dochula Pass da bir yürüyüş ve piknik ayarlayabileceğimizi söyledi.

IMG_4724.JPG

img_4706Punakha’dan Paro’ya 142 km’lik yolumuz var ve bu da yaklaşık 4.5 saatlik yol demek. Akşama da Paro’da sıcak taş Banyosu yapacağız. Program sıkışık. Bana da mantıklı geldi ve Khamsum Yuley Namgyar Chorten’e gitmekten vazgeçtim. İlk olarak Pnukha Dzong’a gittik. Bugün bu yazıyı yazarken adı geçen yere gitmekten vazgeçtiğime çok pişmanım. İnternette burasının ve buraya varmak için yürünen yolun güzelliğini görünce çok üzüldüm. Ama o gün yaşadığımız güzellikleri düşününce de ihmal edilebilecek hiçbir şey yoktu diye teselli buldum. Belki sabah 07:00 gibi otelden ayrılıp saat 09:00 a kadar bitecek gibi bir ayarlama yapıp, burayı da gezebilirmişiz ama yapacak bir şey yok. Bu satırları sadece buralara kadar gidecek olan siz sanal gezginlerin, burayı ve özellikle bu yürüyüşü kaçırmaması gerektiğini düşündüğüm için yazdım.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Bhutan’daki ikinci en büyük ve ikinci en eski kale-manastır olan, tam adı  Pungtang Dechen Photrang Dzong  olan Punakha Dzong kelime olarak “Büyük Mutluluk Sarayı” anlamına geliyor. Bhutan’ı birleştiren Zhabdrung (Shabdrung) Ngawang Namgyal tarafından 1637–38 yıllarında yapılmış. Ülkenin başkenti Thimphu’ya 1955 yılında taşınana kadar da ülkenin yönetim merkezi olmuş. Ilıman bir iklime sahip olan bu çevre sayesinde, Thimphu’da yaşayan yüksek ruhban sınıfı kışı hala bu Kale-Manastırda geçiriyor. Kraliyet ailesinin tüm üyeleri burada taç giymişler.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Punakha Dzong, Pho Chhu (baba) ve Mo Chhu (anne) nehirlerinin Punakha–Wangdue Vadisinde birleştikleri yerde kurulmuş. Bu iki nehir birleşince Puna Tsang Chhu nehri oluyor ve Bhutan sınırından Hindistan’a devam ediyor.

IMG_4757.JPG

Bu kale manastırı karşıdan gören bir park içinden fotoğraflarını çektik. Daha sonra ise kale ile aynı zamanda yani 17. yüzyılda yapılan üstü kapalı bir köprüden geçip Dzong’a girdik. Bu kale manastır, zaman zaman sel baskınlarına uğramış. Bunlardan 1957 yılında olan selde bu köprü tamamen yıkılmış. 2006 yılında geleneksel bir üstü kapalı köprü inşasına başlanmış ve Wangchuck Kraliyet Ailesinin yüzüncü yılına, yani 2008 yılına yetiştirilmiş.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Köprüden sonra içinde mavi renkli Jakanda Ağaçlarının bulunduğu bir bahçeyi geçip, ana giriş kapısındaki merdivenleri tırmandık. Kale-Manastırın ilk avlusunda bir küçük Chorten ve bir de “Buddha Ağacı” dedikleri ağaç var. Hikayesi bol Bhutan’da söylence o ki; Bu kaleyi inşa eden mimar bu ağacın dibinde uykuya dalıyor ve rüyasında şimdiki kaleyi görüyor. Hafızasına kazınan bu görüntüyü de yazı, çizgi, plan ve proje gibi bir şey kullanmadan hayata geçiriyor. Bu kısımlar Kale-Manastırın daha çok idari kısımları. Diğer avluların bulunduğu bölümlerde ise Manastırlar var. Bunlar içinde bazı değerli kutsal emanetler var. Bu güzel Kale-Manastır beni geçen defa da çok etkilemişti, bu sefer de çok etkiledi.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Punakha Dzong’u gezdikten sonra, Dochula Pass’a doğru yola düştük.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Aracımız yeşillikler içinde yol almaya başladı. Bu arada yol boyu mısır satan Bhutanlı kadınlar gördük. Bir, iki derken araçtan birisi “haydi mısır alalım” dedi. İçimden kem küm etsem de sonra “neden olmasın” deyip, bir tanesinin önünde aracı durdurduk. Adam başı birer tane mısır alıp yemeğe başladık. Birisi bir tane daha istedi; “La havle” çekip yeni bir tane daha sipariş verdik. Bu arada mısır bana da bir tatlı geldi. Araçtakilerin tamamı 2. mısırı istediler. Ben mi? Evet! Ben dahil… Adam başı üçer tane mısır yemişiz. Dünyanın en organik ülkesinde, unuttuğumuz bir tadı yeniden bulduk. Kıssadan hisse; Bhutan’da yol boyu satıcılardan mısır alıp, mutlaka yenilecek..

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

img_5002Sonunda Dochula Pass’a geldik. Daha önce sabahın ayazında geldiğimiz bu geçide, bu sefer öğleden sonra gelmiş olduk. Rehber Sonam bize piknik ayarladığını söyledi ama benim pek umurumda da değil. Ben hemen Druk Wangyal Chorten denen ve 108 adet Stupanın bulunduğu alana yöneldim. Buradan manzara müthiş. Hava açık ve karşıda Bhutan’ın yüksek tepelerinden olan Doğu Himalayalarına ait Masagang  Tepesi (7200 mt) gözüküyor. Bu stupalarda dini objeler saklı ve Bhutan’ın, Hindistan’la arasını açan Hintli ayrılıkçı gruplara karşı, Bhutanlıların kazandıkları savaşın şerefine yapılmışlar.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

3150 metredeki Dochula Pass’da bulunan diğer önemli yer ise Zangdo Pelri Lhakhang Tapınağı. Buradan manzara da harika. Hava berrak, karşımızda Himalayalar tüm güzelliği ile duruyor.Burada bizi bir de sürpriz bekliyordu.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Bizim piknik meğerse burada olacakmış. Piknik deyince ne beklersiniz? Sandviç filan değil mi? Hayır! Burada, Kraliçenin yaptırdığı bu tapınağın hemen önündeki yeşillikte, masalar kurulmuş, iki adet personel hizmette ve dört çeşit yemek kaplarımıza doldurulmayı bekliyor. O manzara şu anda aklıma gelince hala müthiş bir keyif alıyorum. Gezimizin en güzel anlarından bir tanesiydi. Tapınağı ziyarete gelen ve bizi kendi rehberlerine gösterip “biz de isteriz” dediklerini düşündüğümüz diğer turistlere iyi hava attık. Burada 1,5-2 saate yakın zaman geçirdik.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Daha sonra ise tekrar yola düştük ve önce 30-45 dakika kadar sonra Thimphu, 1.5 saat kadar sonra da gezimizin son durağı olan Paro’ya vardık. Paro’ya varılır da “son bir kez daha alışveriş yapalım” istediğinde bulunmaz mı benim gezgin arkadaşlarım! Onları mı kıracağım! Daldık son alışverişlere ve otelimize geldik.

IMG_5092.JPG

Bhutan’daki son aktivitemiz Sıcak Taş banyosu almaktı. Kaynak sularının doldurulduğu bir küvete, taşlar ısıtılıp tek tek atılıyor. Böylece su ısıtılmış oluyor. Bhutan için geleneksel bir banyo. Önce herkes almak istedi. Ancak otelimizde 2 adet banyo küveti var ve o da açıkta. Evet! Yanlış duymadınız banyonun sadece üstü kapalı, yan duvarlar ise açık. Haliyle arkadaşların çoğu vazgeçti. Ben dahil üç arkadaş her durumda bu banyoyu denemek istedik. Yanımızda getirdiğimiz mayoları odamızda giyip, açıkta da soyunup, taşların tek tek atılması ile ısıtılan suya daldık. Sizin istediğiniz sıcaklığa getirene kadar da taşları atıyorlar. Denemeniz gerekir ama belki daha iyi bir yerde. Eminim bir yerlerde daha da iyi örnekleri vardır.

Evet Sanal Gezginler… Bu gece Paro’da son yemeğimiz ve Bhutan’da son gecemiz. Günler koşturdu geçti gitti. Ertesi gün Paro’dan Delhi’ye uçtuk ve yarım gün kadar Delhi turu yaptık. Geçen Hindistan gezimden sonra burası ile ilgili anılarımı yazdığımdan, bu kısmı yazmayacağım. Aslında Bhutan’dan sonra Hindistan’a gitmek beni, bizi yordu. Onun için Delhi anılarımı yazmanın yorgunluğunu doğrusu kaldıramayacağım.

Bu sefer artık Bhutan’a doyarım diyordum ama bu yazıları yazarken geriye baktığımda “keşke vaktim olsaydı” , “keşke yapsaydım” ya da “keşke oraya kadar gitmişken görebilseydim” dediğim oldu. Sonuçta bir defa daha anladım ki, bir gezgine asla yetmiyor.

Şanslıydım; 2011 yılında “64.000 turistin gelmesi ile rekor kırıldı”  denen bir ülkeyi, ikinci kez gezme şansına erdim. Bhutan’ın ileriki yıllarda çok daha fazla turist ağırlayacağını ve bunun da ülkeye daha fazla getirisi olacağını biliyorum. Ama bu artışın ülkeye bir bedeli olacağından eminim. Bir yılda Thimphu’nun şantiye alanı haline geldiğini gözlemledik. Onun için Sanal Gezgin arkadaşlarıma tavsiyem; Bu güzelim ülke, bu “Harikalar Diyarı” özgünlüğünü kaybetmeden, imkan da varsa ziyaret edin derim.

Siyah boyunlu turnayı görmek, pirinç tarlaları arasından geçip Khamsum Yuley Namgyar Chorten’e doğru bir yürüyüş yapmak ya da tadına doyamadığım okçuluk müsabakalarını izlemek veya bir festivali zaman derdi olmadan izlemek için üçüncü kez Bhutan’a gidilir mi?

Kimbilir? Gezginin işi belli olmaz!

Sabırla okuyanlara teşekkür ederim..

Gezekalın ve aydınlık kalın…

Dr Ümit Kuru

İlk yayın tarihi: 24.11.2012 saat 01:33

Gözden geçirilmiş son yayın 14.01.2017 Saat 00:49

IMG_5014.JPG

 

Harikalar Diyarı Bhutan’a Yeniden Yolculuk; Trongsa-Punakha

IMG_3979.JPG

01.11.2012 tarihli gezi yazısıdır 

IMG_3872.JPG

Sabah erkenden kalkıp dışarıdaki manzaraya bakmak için dışarıya çıktım. Ancak bir problem var; Otelimiz batıda, kale ise doğuda kalmış. Güneş de hali ile  kalenin bulunduğu tepelerden doğmakta. Yani fotoğraf çekimi için sıkıntılı bir durum var.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Kahvaltımızdan sonra dün tadı damağımızda kalan Trongsa Dzong gezisini tekrar yapmak için yola çıktık. Kaleye geldiğimiz zaman bir de ne görelim; Hedef tahtaları kurulmuş, okçular yerlerini almışlar ve okçuluk müsabakası başlamak üzere. Hey Allah’ım! Ben istedim bir göz, sen verdin iki göz! Sabahın bu kadar erken saatinde bu oyunu oynayacak kadar çok seviyorlar. Uzun bir süre bu müsabakalara takıldık. Tam seyirlik, defalarca olsa seyretmekten bıkmam herhalde.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Kale günün bu güzel ışıkları altında daha bir güzel gözüküyor. Aşağıda içinden geniş bir nehir akan yemyeşil bir vadi var. Burada yaklaşık 1,5 saate yakın zaman geçirdik.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Bugün yolumuz uzun ve daha önce aynı yoldan geçtiğimizden yolun çok bozuk olduğunu biliyoruz. Genişletme çalışmaları var. O nedenle bir an evvel yol yapmak istiyoruz.

IMG_3928.JPG

Çılgın rahip Drukpa Kunley’in (Divine Madman) tapınağı olan Chimi Lhakhang’ı ziyaret edip, pirinç tarlaları arasında yürümek istiyoruz.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Bu kaçırılacak bir aktivite değil. Bu arada 453 yıllık Gangte Gonpa Manastırı‘nı ziyaret etmekten vazgeçtik. Bunun yakınında da siyah boyunlu turna görme şansımız vardı ama tercih yapmak gerekiyordu ve pirinç tarlaları arasında yürüyüş daha cazip geldi. Bir kez daha uçakla gerçekleşmeyen yolculuğumuz için küfrü bastım. Aracımız yeşillikler içinde yol almaya başladı.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Bumtang’a doğru olan yolculuğumuzda çay molası verdiğimiz ama bu sefer öğle yemeği yiyeceğimiz yer olan Nobding’e doğru hareket ettik. Kalede planladığımızdan daha fazla oyalanmamıza rağmen, bir tapınak atlayınca “vakitlice hedeflediğimiz yerde olacağız” diye düşünmeye başladım. Bir süre sonra bu düşüncemin yerini “galiba yetişemeyeceğiz” endişesi aldı. Çünkü yol çalışması nedeni ile yolu kapatmışlardı. Söylenene göre de 1,5 saat kadar kapalı olacakmış.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Tapınağı ve turnaları atladığımıza mı yanayım, yetişemeyeceğimize mi yanayım karar veremedim. Yemek yiyeceğimiz yer az ileri de gözüküyor ama oraya yürüyerek bile gitmek mümkün değil. Araçlar uzun kuyruk oluşturmaya başladı. Bizde olsa kavga dövüş, korna olur. Bhutanlılar sakinler. Mecbur biz de sakinledik. Bu arada siren çala çala bir ambulans geldi ve en öne geçti. Geçti ama o da en önde takıldı kaldı. Ambulans sayesinde yol biraz erken açıldı. Hemen sonrasında da öğle yemeğini alelacele yedik ve tekrar yola düştük.

IMG_4548.JPG.Punakha bölgesine girip, Saat 16:00 civarı Lobesa’ya vardık. Burada araçtan inip, Sopsokha adlı bir köye doğru, pirinç tarlaları arasında yürüdük. Oradan da Chimi Lhakhang’a vardık. Hala bazı tarlalardan ürün toplanmamış. Toplamaya çalışan insanlar vardı. Hemen her evin duvarında fallus çizimleri vardı. Aslında fallik (erekte olmuş penis) çizimler, Tibet Budizminden gelme bir alışkanlık. Kötü niyetli cinleri, şeytanı uzak tutmak amaçlı olarak evlerin duvarlarına çiziliyor ya da damlardan sarkacak şekilde tahtadan heykelleri asılıyor.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Alışılmadık davranışlar ve yöntemlerle (şarkı söylemek ve her türlü çılgınlıkları yapmak) ile Budizmi Bhutanda yaymaya çalıştığından “Çılgın Rahip” lakaplı Lama Drukpa Kunley (1455–1529), Chimi Lhakhang tapınağını yaptıran değil ancak kutsayan kişi. 

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Drukpa Kunley, fallus sembolünü tapınağının duvarlarına çizdiren ve “bereket” olarak kabul ettiren, kadın ve şaraba düşkün bir rahipmiş. Bugün bile bu tapınağa gelip tahta fallusa dokunup, çocuk sahibi olmayı bekleyen Bhutan’lı ve hatta dünyanın her tarafından kadınlar varmış.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Tapınakta çok sayıda acemi öğrenci var. Kimi bahçe suluyor, kimisi tarlada çapada kimisi de kaytarmada. Yani bana fotoğraf malzemesi bol.

IMG_4487.JPG

Fotoğraf çekmeye doyamadık ancak tapınağı anlatmak isteyen Sonam’ı da üzmeden içeri girdik. Tapınakta Çılgın rahip Drukpa Kunley’in ve köpeği Sachi’nin, Gelecek Buddha’nın, Namgyal’ın büstleri var.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Bu tapınağa gelen ve çocuk sahibi olamayan kadınların, bu tapınakta rahip tarafından başlarına dokundurulan tahtadan, demirden ve kemikten yapılma 25 cm’lik fallusların sayesinde çocuk sahibi olmaları sonrası gönderdikleri fotoğrafların bulunduğu albüm, bu tapınağı ziyaret edenlere gösteriliyor. Bu kutsanma sonrası çocuk sahibi olmuşsanız, bambu çubuklar üzerine yazılı adlardan çektiğiniz kız veya erkek isimlerini doğmuş olan bebeğinize koymanız gerekiyor. Bu işin efsane kısmı tabii.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Bu tapınağı gezdikten sonra aynı yoldan ama artık alaca karanlıkta tarlalar içinden yürüyerek araca döndük ve kalacağımız otele dönmeden önce gözümüze kestirdiğimiz yol kenarı pazara kısa bir ziyaret yaptık. Bir iki meyve alıp, otele geldik. Yeni otelimiz nehir kenarında olan Dragon Nest Resort Hotel.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Klasik akşam yemeği ve gün değerlendirmesi toplantısı sonrası, kahvelerimizi içtik. Seyahatimizin 13. Gününü de bitirdik. Günler çok hızlı gidiyor ve neredeyse bir gün yetmiyor bile…

Gezekalın ve Aydınlık kalın…

Dr Ümit Kuru

İlk yayın tarihi: 22.11.2012 Saat 23:50

Gözden geçirilmiş son yayın tarihi 11.01.2017 Saat 00.12

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

 

Harikalar Diyarı Bhutan’a Yeniden Yolculuk; Bumthang-Trongsa

IMG_3739.JPG

31.10.2012 tarihli gezi yazısıdır.

Bumthang, eğer tapınakları ve kalesinin eskiliği göz önüne alınırsa, Bhutan’ın en eski bölgesidir. Tüm Bumthang, Bumthang Vadisi olarak adlandırılsa da aslında Bumthang’ı çevreleyen dağların oluşturduğu 4 adet vadi var; Ura, Chumey, Tang ve Choekhor (Bumthang) Vadileri. Dün bu vadilerin bir kısmını karanlıkta geçtiğimiz için fark edemedik. Ancak bunların güzelliğini bugün Trongsa’ya doğru giderken anlayacağız.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Burası Bhutan’ın en ormanlık bölgelerinden. Bumthang bölgesinin kuzeyinin 2/3’ü  (Choekhor, Tang Gewogs) Wangchuck Yüzüncü Yıl Parkı ve Güneydeki (Chhumig, Tang, Ura Gewogs) bölgeleri ise Thrumshingla Ulusal Parkı sınırları içinde kalıyor.

Bumthang, kelime anlamı olarak “Güzel Alan” diye tercüme edilebilir. Burada yerleşim Jambay Lhakhang Tapınağı sonrası gelişmiş.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Dünden gidemediğimiz festivalin 3. gün kutlamaları için bugün Jambay Lhakhang Tapınağı ve çevresinde gezilerimiz olacak. Bumthang’daki otelimiz, kaldığımız diğer otellere göre daha basit bir otel ancak zaten burada çok az otel var. Bumthang’da olan ve Amankor oteller zincirine ait olan çok lüks otelden sonra, iyi oteller sıralamasında, bizim kaldığımız otel ikinci geliyor. Otelde rahat bir kahvaltı sonrası valizler tekrar araca yerleştirildi ve yola çıkıldı.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Festival alanına gittiğimiz zaman saat 09:30’du. Çoğunluğu yerli halktan, bir kısmı ise bizim gibi turistlerden oluşan bir kalabalık var. Karşımızda protokolde bir kısım idarecinin bulunduğu bir bölüm var. Bu festival alanı önce Budist rahiplerce kutsanıyor. Maskeleri ile dans edenlerin tümü de rahip veya rahip adayı öğrencilermiş. Yani performansı sergileyenlerin tamamı ruhban sınıfından insanlar. 

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Gösterilerin sırası bir toplu şarkı, bir maskeli dans şeklinde oluyor. Mutlaka hepsinin bir anlamı var ve komik gibi gözüken bu gösterileri bu açıdan değerlendirmek gerekiyor. Ben uzun süre bu festivali seyrettim ve fotoğrafladım. Yerel insanların bu festivale ne kadar önem verdikleri, çoluk çocuk gelmeleri ve renkli bayramlık kıyafetleri ile gösterileri pür dikkat izlemeleri ile ne kadar da belli… Kısa bir süreyi de tapınağın arka tarafında kurulan tezgâhları gezmeye ayırdım. Her şey ne kadar da canlı ve özel!

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Bugün program o kadar yoğun ki arkamıza baka baka festivali bırakmak zorunda kaldık.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Jakar Dzong ziyareti için buraya doğru yol aldık.  Jakar “Beyaz Kuş” demek. Alın bakalım size bir Bhutan söylencesi daha; 1667 yılında Dzong (Kale-Manastır) inşa etmek için uygun bir yer arayan bir grup lama, beyaz bir kuşun bir tepe üstünde devamlı olarak dolaştığını görmüş. Bu kuş burada boşuna dönüp durmuyor herhalde” deyip, kaleyi buraya kurmaya karar vermişler. Kalenin ismi de oradan gelmekte.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Bhutan’ın dinini Budizme çeviren Guru Rinpoche’nin ilk geldiği yer de Jakar’mış. Dolayısı ile Bhutan’da Budizmin doğduğu yer olarak da burası kabul ediliyor.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

IMG_3690.JPG

Sonraki ziyaret yerimiz Choekhor vadisine bakan Kurjey Lhakhang Manastır kompleksi. Bu manastır kompleksi asla ihmal edilmemeli.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Burada yan yana dizilmiş 3 adet tapınak var. Sağdaki ilk tapınak  bir kaya üzerine inşa edilmiş.Bu tapınağın özelliği, Guru Padmasambhava’nın kayada sırtının izinin olduğu ile ilgili söylence.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

İkinci tapınak ise Kral Ugyen Wangchuk tarafından yaptırılmış ve içinde Guru Rinpoche’nin heykeli var. En soldaki tapınak ise 3 katlı ve Kralın annesi tarafından yakın sayılabilecek bir zamanda yaptırılmış. Bu tapınak önünde vadiye bakan geniş düzlükte dua bayrakları var. Fotoğrafik olarak çok güzel görüntüler veriyorlar. Bu tapınak kompleksi içinde taş üzerine kuğu resmeden bir adamdan bir kuğu boyalı taş aldım.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Bu yakınlarda siyah boyunlu kuğular var ve onlara yakın sayılırız. Ancak gidiş geliş 50 km’lik bir yol var. İçim kan ağlayarak onları görmeye gidemedim. Şu uçak işi bizi etkiledi. Daha dünün programını yapmaya çalışıyoruz. Guru Rinpoche’nin saklı hazinesini çıkardığı söylencesine konu olan Mebar Tsho – Yanan Göl- ziyaretini de iptal etmek zorunda kaldık. Amacımız zamanında Trongsa Kale-Manastırını gezmek için bir an evvel Trongsa’da olmak. Çünkü burası kaçırılacak gibi değil.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Bumthang’da hızlı bir öğle yemeği sonrası yola düştük.  Dün göremediğimiz vadileri gördük. Yotongla Pass (3400mt)’ı geçip bir iki zorunlu ihtiyaç molası sonrasında, 68 km’lik yolu katederek, Trongsa’ya vardık. Hava neredeyse kararacak. Bu güzelim kaleyi adamakıllı gezemeyeceğimiz belli oldu. O anda kararımı verdim; ne olursa olsun yarın bu kale tekrar gezilecek.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

IMG_3795.JPG

Bu kale örneklerinin en güzellerinden bir tanesi. Aşağıda bir manzara var ki, doyulacak gibi değil. Burası zamanında ticaret yolu üzerinde kurulmuş. Kale kapılarını bir kapattı mı, içeri girişte, çıkışta mümkün değilmiş.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Trongsa şehri çok önemli. Kraliyetin ilk iki üyesi bu kaleden ülkeyi yönetmiş, 3. Kral, Jigme Dorji Wangchuk burada doğmuş. Kraliyetin prensleri, ülke yönetimini devralmadan önce burayı idare etmişler. Dolayısı ile de her yeni kral adayı buraya bir şeyler eklemiş ve Dzong büyüdükçe büyümüş.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Gecelemeyi Trongsa’da Yankhill Resort Hotel’de yaptık. Kaldığımız en iyi otellerden bir tanesi. Trongsa Dzong, otelin tam karşısında kalıyor. Eminim ki yarın sabahtan karşımızda muhteşem bir manzara olacak.

Günler hızla ilerliyor. Vatanı da biraz özledik galiba; Arkadaşlarla aramızda konuşmalarda bol bol kebapların adı zikredilmeye başlandı.

Yarın yine yoğun bir gün olacak. Trongsa’dan Punakha’ya doğru 150 kilometrelik ve 5 saat  sürecek olan bir yolumuz var.

Gezekalın ve Aydınlık kalın

Dr. Ümit Kuru

İlk yayın tarihi: 21.11.2012,  Saat 23:53

Gözden geçirilmiş son yayın tarihi: 10.01.2017 Saat 21:55

IMG_3847.JPG