• Arşivler

  • Diğer 532 aboneye katılın
  • Mart 2013 den beri

    • 384.948 ziyaretçi
  • Mart 2026
    P S Ç P C C P
     1
    2345678
    9101112131415
    16171819202122
    23242526272829
    3031  

Kültürlerin Karıştığı Ülke: Fas-Fez/2

Medreseleri geçmiş zamanın en önemli eğitim kurumları olarak düşünmek lazım. Buralarda temel olarak İslam Hukuku (Fıkıh) eğitimi verilirdi. Fez’de Medreseler çoğunlukla, zamanın en üst düzey eğitim merkezi (üniversitesi) kabul edilen El-Karaviyyin Cami (Üniversitesi) (Al Quaraouiyine) civarlarında kurulur ve oradaki eğitime katkı verirlermiş. Medreseler diğer kentlerden eğitime gelen ama kalacak yeri, eğitimi sürdürecek ve hayatını idame ettirecek geliri olmayan fakir öğrenciler için barınak ve temel ihtiyaçların sağlanma yeri olmuşlar.

Al Attarine Medresesi-Fes /FAS GEZİSİ 2025

Bazı medreseler, özel eğitim kurumları gibi, özel hocaların fıkıh derslerini verdikleri kurum görevi de görürlermiş. Fez Medinası içinde bu medreselerden çokça bulunuyor. Fez şehrine Merinid Hanedanlığı döneminde çok önemli eserler kazandırılmış. Biz gezimizde bunlar arasından Al-Attarine Medresesi‘ni gezdik.

Al Attarine Medresesi-Fes /FAS GEZİSİ 2025

Al-Attarine Medresesi, hem Fez’deki en önemli manevi merkezlerden ve hem de çok ziyaret edilen yerlerden birisi. 1323-1325 yılları arasında, bizzat dönemin Merinid Sultanının emri ve gözetemi ile inşa edilmiş. Adını baharat ve parfüm pazarı olan Souk al-Attarine‘den almış. Burası çok sayıda alim ve zanaatkarın yaşadığı ve çok uzun bir tarihe ve kültürel geçmişe sahip olan bir medrese. Başlangıçtan itibaren, dünyanın en eski ve uzun soluklu üniversitesi olarak kabul edilen komşu Al Quaraouiyine (Karaviyyin) Camisinin bir eki olarak tasarlanmış.

Medresenin merkezi avlusunda Merinid Sultanlığı zanaatkarlarının yaptığı muhteşem mozaikleri (veya zellij), sıvaları ve özellikle sedir olmak üzere kıymetli ağaçlar üzerine oyulmuş geleneksel İslami motifleri görebilirsiniz.

Attarine Medresesi Mihrab Kısmı-Fez / FAS GEZİSİ 2025

Medresenin ortasında görkemli bir mermer çeşmenin bulunduğu açık bir avlu var. Avlunun sonunda, son derece süslü sedir ağacından bir kubbenin örttüğü ve mihrabın bulunduğu dua odası var. Oniks sütunlar, mihrabın veya nişin iki yanında yer alıyor.

Medresenin duvarları, süsleme amacıyla Kur’an’dan ayetlerin yazıldığı güzel mozaiklerle süslenmiş. Duvarların üst kısmında çiçek motifli detaylı sıva işçiliğinden gözlerinizi alamıyorsunuz. “Taqshir” veya “soyulmuş iş” adı verilen özel bir fayans kesme tekniği varmış. Ben de okuyunca öğrendim.

Al Atarine Medresesi Taqshir Sanatı Örneği-Fes /FAS GEZİSİ 2025

Seramik üzerindeki parlak kaplamanın yani “seramik sırın” bir kısmını törpüleyerek harfleri veya diğer dekoratif şekilleri oyma esasına dayanan bir sanat. Bu tekniğin en güzel örnekleri Attarine Medresesinde sergileniyor.

Medresenin üst katları, genç öğrencilerin uzun yıllar ders çalıştıkları, pencereleri orta avluya bakan küçük odalarla kaplı. Burada öğrencilerin kaldığı 30 adet oda bulunuyor ve toplamda 60 öğrenci kalabiliyormuş.

Zamanının en değerli zanaatkarlarının, seyretmeye doyamadığımız ince işleri ile kaplı medreseyi terk ederek yakındaki Karaviyyin Camisine doğru yol aldık. Önce cami alanına üstten bakan bir binaya çıktık. Fez’in manevi merkezi olan, Sorbonne veya Oxford’dan bile daha uzun bir tarihe sahip, dünyanın en eski üniversitesine de ev sahipliği yapan Karaviyyin Cami alanını üstten fotoğraflamaya çalıştık. Devasa yeşil piramit çatısını ve minaresini üstten fotoğrafladık.

Karaviyyin Cami Panoraması-Fez / FAS GEZİSİ 2025

Günümüzde Karaviyyin Cami, Unesco ve Guinness Dünya Rekorları Kitabı tarafından dünyada hala faaliyet gösteren en eski üniversite olarak kabul edilmektedir.

Bir efsaneye göre Karaviyyin Cami, 859 yılında Fatima al Fihriya adlı zengin bir kadının finanse etmesi ve bu uğurda tüm mirasını harcaması ile inşa edilmiş. Fatima el-Fihriya günümüzde Tunus sınırlarındaki Kayravan’da zengin ve eğitimli bir ailenin çocuğu olarak doğmuş. Aile, Kayravan şehrinden Fez’e göç eden büyük bir topluluğun parçasıymış ve bu yüzden göç ettikleri şehrin ismini, yaptırdıkları camiye (Al Quaraouiyine Cami) vermişler.

Al Quaraouiyine Cami- Fez / FAS GEZİSİ 2025

Fatima’nın kız kardeşi Meryem’de Fez’in içindeki Al-Endülüs Camisi‘nin mali destekçilerinden olmuş. Yani o dönemden günümüze kadar gelen bu iki güzel camiyi, bu iki kızkardeş yaptırmış. Ancak bu dini merkezin o dönemde Fas’ın bu bölgesini yöneten II. İdris’in bir oğlu tarafından inşa ettirildiği ve Fatima’nın hikayesinin gerçek olmaktan çok, bir efsane olduğu konusunda ısrar eden bazı yazılar da var. Her ne olursa olsun tartışmasız gerçek, kompleksin 12. yüzyılda Murabıtlar tarafından genişletilmiş ve dekore edilmiş olması.

Al Quaraouiyine Cami- Fez / FAS GEZİSİ 2025

Cami içine Müslüman olmayanların girmesi yasak. Müslüman olanlar avluya alınıyor ama namaz saati dışında da bina içine alınmıyor. İçeri girseniz de fotoğraf çekmek olmuyor.

Ayakkabıları çıkartıp, “Selamün aleyküm” ile içeriye girdik. İçerdekilerce şüpheli bakışlara maruz kalınca da “Türkiye-İstanbul” diyerek Müslümanlığımızı ispatlamış olduk. Faslılar bu cami işleri konusunda son derece hassas ve katılar. Kendilerine saygı gösteriyoruz tabii ki. Yalnız camiler konusunda söylemem gereken bir şey var ki ezan orada bizdeki gibi bangır bangır bağıran hoparlörler aracılığı ile okunmuyor. Kabul edilebilir ve yakındakinin duyabileceği bir ses düzeyi ile okuma yapılıyor. Makam bizdekinden farklı gibi geldi bana. Dikkatli olan birisi olsam da, bu konulara biraz uzak birisi olarak, bu son kısımda yanılıyor da olabilirim.

Al Quaraouiyine Cami- Fez / FAS GEZİSİ 2025

Hemen avlu kısmından çektiğim fotoğraflardan da göreceğiniz gibi Fez’in kalbindeki caminin iç tasarımı nefesinizi kesici güzellikte. Karmaşık oymalar ve renkli fayansların eklendiği mimari bir şaheser. İçeriden görülememesi çok kötü. Öte yandan, binanın dışı oldukça sade, sütunlarla desteklenen bir dizi beyaz kemerden oluşuyor ve akademik binalarla çevrili büyük bir merkezi avlusu var. Al-Qarawiyyin Camisi (Karaviyyin) ibadet sırasında 20.000 kişilik kapasiteye sahipmiş.

Moulay İdris II’nin Türbesi-Fez / FAS GEZİSİ 2025

Fez’in bir diğer manevi simgesi Moulay İdris II’nin Türbesi. Fez şehrinin koruyucusu ve ülkenin en saygı duyulan azizi olan Moulay Idris II’ye adanmış bir türbe. Türbe, 807’den 828’e kadar hüküm süren İdrisid hanedanının krallarından biri olan Moulay Idris II’nin kalıntılarını barındırıyor.

Moulay İdris II’nin Türbesi-Fez / FAS GEZİSİ 2025

Söylenceye göre 1308 yılında, yani Moulay İdris‘in ölümünden tam beş yüzyıl sonra, mezarında bozulmamış bedeninin bulunması, onun bir aziz olarak görülmesine neden olmuş. 1717’den 1824’e kadar, Arap kültüründe Zaviye olarak bilinen kutsal bir yer olarak bir türbe inşa edilmesine karar verilmiş. Bulunduğu alan ‘Kutsal Bölge’ olarak adlandırılıyor ve Müslümanlar türbeye günde 24 saat erişebiliyor. Ancak diğer dinlerin mensuplarına kesin bir yasak mevcut.

Moulay İdris II’nin Türbesi-Fez / FAS GEZİSİ 2025

Türbenin iç kısmı Arap sanatına uygun olarak yapılmış olup, mozaik, sıva ve çinilerle zenginleştirilmiş. Kapıdan içeriye bakmakla yetindik. Ancak içeride ibadete mi gelmişler? Yoksa görevliler mi? Anlayamadığım insanlar, davranışları ile, ortamın kutsaliyetini biraz bozuyorlar sanki.

Moulay İdris II’nin Türbesi-Fez / FAS GEZİSİ 2025

Fez Medinası içinde Bakırcılar Çarşısı, Dericiler Çarşısı, Marangozlar Çarşısı, Baharatcılar Çarşısı (Attarine), Düğün Çarşısı gibi adlarla anılan çarşılar bulunuyor. Bu çarşıların bir kısmını hızlıca gezebildik. Dar sokaklarında yürüdük.

Fez Medinası- Fez / FAS GEZİSİ 2025

Nejjarine Çarşısı bu önemli çarşılardan bir tanesi. Nejjarine Çarşısı’nda (Nejjarine, Arapçada ‘Dolapçı’ anlamına geliyor), ahşaptan yapılmış her türlü eşyayı bulabilir ve hatta marangozların devam eden işlerine verdikleri emeği izleyebilirsiniz. Bu çarşı, Ahşap Sanatları ve El Sanatları Müzesi’ne de ev sahipliği yapıyor.

Nejjarine Müzesi ve Çarşısı-Fez / FAS GEZİSİ 2025

Nejjarine Müzesi, bir zamanlar Fez’e seyahat eden seyyar tüccarlar tarafından kullanılmış olan, geleneksel bir eski han veya kervansarayın müze halinde restore edilmesi ile oluşturulmuş. Geçmişte burada birinci katta mallar depolanıp satılırken, gezginler üst katlarda barındırılıp besleniyormuş. Bu çarşı, Fez’in en eski (ve en güzellerinden biri olan) Nejjarine Çeşmesi‘ne de ev sahipliği yapıyor. Gerçi çeşme tadilattaydı ve örtüler arkasına saklanmıştı. Ama meydanda böyle bir önemli çeşmenin olduğunu bilmenizi isterim.

Medinanın dar sokaklarında gezerken bile bizi ıslatan yağmurdan kaçmak ve midelerden gelen açlık gurultusunun sesini biraz olsun bastırmak amacı ile yemek için bu alanda serbest zaman verildi. Biz de müzenin hemen yan sokağındaki eski evlerden bozma Restorante les Idrissides adlı restorana yönlendik.

Ortam çok otantik ve güzel. Ancak bir anda grup olarak içerideki tüm masaları habersiz doldurunca hali ile mekanda bir telaş ve serviste gecikme oldu tabii ki. Masaya öncelikle meze türü yiyecekler geliyor. Bir de Fas’da yemeğe doyamadığımız ekmek bırakılıyor. Ben yumurtalı köfte siparişi verirken, masadaki diğerleri tajin (tavuk ve et) siparişlerini verdiler. Maksat Fas yemeklerini tatmak. Yumurtanın köfteye bu kadar lezzet vereceğini aklıma getirmezdim. Fas’a giderseniz mutlak deneyin derim.

Güzel bir yemek sonrasında zamanımız varken biraz yakın dar sokaklara dalalım istedik. Köşede bulunan kahvecide kahve içtik. Bir kısım arkadaş buranın özeli olan nane çayı içti. Ahşap Müzeyi gezmek yerine sokakları tercih ettik ama bu yazıyı hazırlarken müzeyi gezemediğime çok üzüldüm. Fez kesinlikle 2 tam gezi gününü hak eden bir yer.

Fez Medinası- Fez / FAS GEZİSİ 2025

Medinanın diğer çarşılarının içinden geçerek çıkış kapımıza doğru yürüyüşe devam ettik. Başımızda rehberler olmazsa biz bu dar sokaklarda kaybolur gideriz.

Fes Medinası her köşesinde bir fotoğraf karesi çıkabilen, kaotik bir ortam. Sanki zaman burada hapis olmuş kalmış. Camiler hariç, kimsenin sizden rahatsız olmadığı, yüzyıllardır aynı şekilde yaşamın devam ettiği bir dünya burası.

Burası içinde sadece alışveriş yapacağınız dükkanlar veya fotoğraf karelerinize hapsedeceğiniz insan karakterleri barındırmıyor. Dışarıdan bakınca sade, hiçbir özelliği yokmuş gibi duran çok sayıda tarihi eseri de saklıyor. Onları arayıp bulmanız gerekiyor.

Fez Medinası, Fas medinaları içerisinde en güzel ve özel olanı…

Gezmekten eksik kalmayın, Gezekalın

Dr Ümit Kuru

Fez Medinası- Fez / FAS GEZİSİ 2025

Kültürlerin Karıştığı Ülke: Fas-Fez/1

Bu yazımda sizlerle Fas’ın önemli bir şehri olan Fez Şehri ile ilgili paylaşımlarda bulunacağım. Önce “Fes’mi Fez’mi? Hangisi doğru?“diye siz de benim gibi sorgularsanız, “ikisi de yanlış değil” derim. Ama ben başa takılan “fes” ile karışmasını uygun görmediğimden “Fez” diye devam edeceğim. Yeri geldi anlatayım; Osmanlı’nın bir alışkanlığı Berberi ülkelerini, başkentlerine göre adlandırırmış. Tunus, Cezayir ve Trablus (Libya) bu isimlendirmelerin örnekleri. Fas ülkesini de, başkenti Fez’den (Fas) alıntılayarak isimlendirmiş ve biz de o şekilde adlandırmaya devam ediyoruz. Batı Avrupa dillerinde ise Fas ülkesi için adlandırma, diğer tarihi başkent Marakeş’ten bozma “Morocco“‘ şeklinde yapılıyor.

Chouara Tabakhanesi Fez / FAS GEZİSİ 2025

Fez, Fas’ın üçüncü büyük şehri. Bugün resmi başkent olmasa da Fas’ın manevi ve kültürel başkenti olarak kabul ediliyor. Fez, Fas tarihinde 8. yüzyıl sonları-10. yüzyıl başlarında Fas topraklarında hüküm süren ve 789 yılında Fez Şehrini kuran İdrisi’ler ve 13.-15. yüzyıllar arasında hüküm süren Merinid’ler döneminde olmak üzere iki kez resmi başkentlik yapmış. Wattasiler döneminde de başkent olarak kalmaya devam etmiş. Aleviler döneminde ise (modern dönemde Rabat başkent olana kadar) başkentlik ünvanı Fez, Meknes ve Marakeş şehirleri arasında değişip durmuş. Şehir en önemli gelişimini Merinid Hanedanlığı döneminde göstermiş. Fez şehri 1981 yılında UNESCO Dünya Kültür Mirası listesine dahil edilmiş.

Fez Kraliyet Sarayı (Dar al -Makhzen)-Fez / FAS GEZİSİ 2025

Fez şehri aslında bir gün içinde gezilebilecek bir şehir değil. Fez gezimize sabahın erken saatlerinde başlamamıza rağmen bugüne kadarki Fas gezimizde peşimizi bırakmayan yağmurun en şiddetlisine ve uzun sürenine de bu şehrin gezisinde denk geldik. Fez şehir gezimize ilk olarak Fez Kraliyet Sarayı (Dar al -Makhzen) ziyareti ile başladık.

Fez Kraliyet Sarayı (Dar al -Makhzen)-Fez / FAS GEZİSİ 2025

Sarayın orijinal kuruluşu, 1276’da Merinid Hanedanı’nın kraliyet kalesi olan Fes el-Jdid’in (Yeni Fez) kuruluşuna kadar uzanmakta. Günümüz Fas’ında kraliyet saray yapılarının çoğu Alevi döneminden (17.-20. yüzyıllar) kalma. Fez’deki sarayın geniş arazisi, çok sayıda özel yapıya, avluya ve bahçeye ev sahipliği yapıyor. Daha önce yazdığım gibi Fas’ta halen kullanılan kraliyet saraylarına ziyaret yasak. Yani sarayı içeriden göremedik. Sadece dışarıdan ve ana kapılar önünden fotoğraf alınabiliyor. Biz güneybatıda Mellah (yahudi mahallesi) yakınlarındaki Place des Alaouites’teki son derece süslü 20. yüzyıl kapılarını ziyaret edebildik ve fotoğrafladık. Ziyaret ettiğimiz kapılar, modern Fas işçiliğinin mükemmel bir parçası olarak kabul ediliyor. Ayrıntılı mozaik çini işçiliği, oyma sedir ağacı ve geometrik desenlerle kaplı yaldızlı bronz kapılar çok göz alıcı. Diğer alternatif ise sarayın kuzeydoğuda bulunan Eski Mechouar‘daki (Avlu) ana giriş kapısı.

Daha sonra şehri tepelerden gören bir noktaya, Borj Sud (Güney Kulesi)‘ne çıktık. Borj Nord gibi, Borj Sud’da 1582 yılında dönemin Saadi Sultanı tarafından inşa ettirilmiş. Başkenti Marakeş olan Saadiler, Fez’deki yönetimlerine karşı önemli bir direnişle karşılaşmışlardı. Kale şehrin etrafında inşa ettikleri birkaç kaleden biriydi.

Borj Sud’dan (Güney Kulesi) Fez Panoraması-Fez / FAS GEZİSİ 2025

Bu kuleler, Fes el-Bali‘nin (eski şehir) huzursuz nüfusunu kontrol altında tutmak ve şehri dış saldırılardan korumak için tasarlanmışlar. Bizim buraya gelmemizin en önemli nedeni ise cepheden ve tepeden Fez Şehri’ni fotoğraflayabilmekti. Ancak bu tepede yağmurun ve şiddetli rüzgarın en kötüsüne denk geldik. Ne kırılmadık şemsiye, ne de ıslanmadık giysimiz kaldı. Alanı erken terk etmek zorunda kaldık. Hiç istediğim gibi bir panorama seyri ve fotoğraflaması olamadı. Fez Şehri’nin açık ve net bir havada üç bölümünü de yukarıdan görmek ve üzerine ayrıntılı konuşmak iyi olurdu; İdrisiler döneminden kalma Fes el Bali (Eski Fez), Merinid’ler döneminden kalma Fes el-Jdid (500 yıl sonra hemen yanına inşa edilen “Yeni Fez”) ve Fransızlar döneminden kalma Villes Nouvelles bölgeleri.

Fez Şehri geleneksel yöntemlerle devam ettirilen el sanatları ile de önemli. Deri tabaklama, seramik işleri, zellij mozaik fayans işleri hala eski yöntemler devam ettirilerek yapılıyor. Fas gezimizde bir çok yerde, alt duvarlarda, tabanlarda, minarelerde zellij (veya zillij) denen mozaik ve her biri sanat eseri düzeyindeki seramik çömlek, tabak, bardak vs işleri gördük. Fez bu işlerin en güzel ve özgünlerini gördüğümüz ve hediyelik olarak en ucuzlarını alabildiğimiz yer oldu. Fez gezi günümüzde Noji Pottery and Tiles Handmade adlı bir atölyeyi ziyarete götürüldük.

Zellij Mozaik Fayans İşleri-Fez / FAS GEZİSİ 2025

Zellij gerçekten zor ve zahmetli bir iş. Tek tek elle yontulmuş fayans parçalarının bir araya getirilmesi ile yapılıyor. Zellij, Bizans mozaik sanatının, İslami sanata etkisi ile ortaya çıkmış. Fas ve Cezayir mimarisinde, Tunus’taki erken İslam eserlerinde ve Endülüs’ün (İber Yarımadası’nda) tarihi anıtlarında sıkça uygulanmış. 15. yüzyıldan sonra geleneksel mozaik sanatı zellijin, günümüzde de üretilmeye devam ettirildiği Fas hariç, çoğu ülkede modası geçmiş.

Zellij Ustasının Çalışmasını Gösterir Videodur. İnce işçiliği İzlemenizi Tavsiye Ederim.

Zellij yöntemi ile yapılan eserleri çeşmelerde, alt duvarlarda, cami minarelerinde bolca görüyorsunuz. Bir zamanlar bölge ülkelerinin hepsinde uygulanan sanat, günümüzde eski usullerle belirgin olarak Fas’da ve Fas içinde de Fez şehrinde devam ettiriliyor.

Ben zellij tarzı ile yapılan çeşmeler bayıldım. Tek tek kesilen küçük ve genellikle farklı renklerde mozaik parçalar çeşitli desenler oluşturmak için bir araya getiriliyor. Özellikle çeşitli çokgenlerden oluşan ışın yayan yıldız desenleri gibi ayrıntılı İslami geometrik motifler kullanılıyor.

Gezdiğimiz atölye gerçekten çok büyük. Zellij işlerinin, seramik çömlek ve tabak boyamanın bölümleri ayrı ayrı. Her bir bölümü gezdik. Alışveriş yaptık ve Fez gezimize devam ettik.

Seramik Boyama Ustası-Fez / FAS GEZİSİ 2025

Sıra Fez Şehri’nin gezi programımızdaki yıldız yeri Fez Medinası‘nı gezmeye geldi. Kelimenin tam anlamıyla “medina“, “şehir” demekse de, aslında savunma duvarı ve labirent benzeri bir düzene sahip olan İslam şehirlerinin eski kasabasını ifade etmek için kullanılıyor. Bu labirentler herhangi bir istilacının yönünü bulmasını zorlaştırmak için savunma amaçlı olarak bilinçli tasarlanmışlar.

Fez Medinası 1.200 yıldan uzun bir süre önce, şu anda şehrin içinden geçen nehrin sağ kıyısında kurulmuş. Kısa bir süre sonra da diğer kıyıya yayılmış. Bu tarihi mekan, çok sayıda yönetim değişikliği, sayısız dönüşüm, özellikle de duvarların yeniden inşası gibi aşamalardan geçmiş. 300’den fazla mahalleye ve 9000’den fazla da sokağa ulaşana kadar büyümüş.

Fez Medinası, dünyanın en büyük ve en eski kentsel yaya bölgelerinden (araçsız alanlar) birisi. İkinci gezi yerimiz olan tabakhaneye ulaşmak için Medina’nın dar sokaklarının içine girdiğimiz zaman kaotik bir ortama daldığımız çok belliydi.

Tayfun Çalkavur Fotoğrafıdır-Fez Medinası / FAS GEZİ YAZISI 2025

Kaos, Medina’nın ayrılmaz bir parçası. Kendine göre ve özgün bir güzelliği var! Emin olun sizler turist olarak Medina halkının umurunda bile değilsiniz. Onlar yüzyıllardır sürdürdükleri gibi olağan yaşamlarının koşuşturmaları içinde hayata devam ediyorlar. Bizim Kapalıçarşı’daki gibi düzeni burada beklemeyin. Ortam, sizde sakın hayal kırıklığı yaşatmasın. Burada düzensizliğin bir düzeni var. Keyfini çıkartmaya çalışın!

Nereye bakacağımızı, nereye gideceğimizi, neyin fotoğrafını çekeceğimizi, arkamızdan gelen seslerin hangisini önemseyeceğimizi bilmeden en fazla 3 kişinin yanyana geçebileceği dar sokaklarda ilerlemeye başladık.

Fez Medinasında ilk ziyaret yerimiz 11. yüzyıldan kalma ve dünyanın en eski tabakhanelerinden biri olma ünvanını taşıyan Chouara Tabakhanesi oldu.

Chouara Tabakhanesi‘ne tepeden bakmak için deri satan mağazaların içlerinden geçmeniz gerekiyor. Tabakhaneyi yukarıdan fotoğraflamak için dükkanı dolduran ve dar merdivenleri çıkan turist kalabalığı ile dükkanda satış için müşteri ile temas halinde olan deri satıcılarının birlikteliği de kaotik ortamın bir parçası. Kim, ne için orada? Ayırt etmek zor.

Fez Şehri ilk kurulduğu andan itibaren tabakhaneler bu civarda bulunuyor. 15. yüzyılda Oued Fez (Fez Nehri) civarındaki Medina’da 100 civarında tabakhane bulunuyormuş. Burada işlenen deriler Irak’da Bağdat pazarı başta olmak üzere, civar ülkelere de satılırmış. Günümüzde Fez şehrinde 3 tane tabakhane var. Sidi Moussa Tabakhanesi de en az Chouara Tabakhanesi kadar eski tarihlere gidiyor. Şehrin kuzeyinde bulunan Ain Azliten Tabakhanesi de 18. yüzyılın sonunda kurulmuş.

Chouara Tabakhanesi-Fes / FAS GEZİSİ 2025

Tabakhaneye girerken elinize hemen bir nane sapı tutuşturuyorlar. Tabakhaneye yukarıdan bakan balkona çıktığımda kesif bir koku burnuma çarpsa da, fotoğraf çekimi için bir o köşeye, bir bu köşeye koşuştururken zamanla kokuya alıştım.

Chouara Tabakhanesi-Fes / FAS GEZİSİ 2025

Şehrin kuruluşundan bu yana, tabaklama endüstrisi ilk yüzyıllarda olduğu gibi sürekli olarak aynı şekilde faaliyet gösteriyormuş. Bugün şehirdeki eski tabakhaneler başlıca turistik yerlerden sayılıyor. Aynı zamanda Fez için dericilik de hala önemli bir ihracat yolu.

Tabakhanede çok sayıda yuvarlak taş kaplar bulunuyor. Bu kaplarda deriler yumuşatılıp boyanıyor. Taş küvetler farklı renkli boyalar ve beyaz sıvılarla dolu. İnek, koyun, keçi ve deve derileri kullanılıyor. Sert derileri temizlemek ve yumuşatmak için önce inek idrarı, güvercin dışkısı, kireç, tuz ve sudan oluşan çeşitli karışımlardan yapılan bir dizi beyaz sıvıya batırılıyor. Bu işlem 2-3 gün sürüyor. Bu işlemle aynı zamanda derilerin boyaları kolayca emecek hale getirilmesi de amaçlanıyor.

Deriler daha sonra yine taş küvetler içinde, kırmızı için haşhaş, mavi için çivit ve turuncu için kına gibi doğal renklendiriciler kullanılmış olan boyama solüsyonlarına batırılıyorlar. Boyamadan sonra deriler güneşte kurutuluyorlar. Elde edilen deri, çanta, giysi, ayakkabı artık ne yapılacaksa, zanaatkarına satılıyor. Deri üretim sürecinin tamamı yalnızca el emeği ile yapılıyor. Yöntem ortaçağdan beri korunmuş.

Tabakhanelerin bir kötü tarafı atıkları ve yarattıkları güçlü kötü kokular nedeniyle çevre kirletici olmaları. Bu sistem daha ne kadar sürdürülebilir tabii ki bilemiyorum.

Konuyu burada kessek iyi olur. Çünkü yazı uzadı. Geride daha ilginç konular da var. Onlara da yer kalsın.

Gezekalın…

Dr Ümit Kuru

09.05.2025