• Arşivler

  • Diğer 531 aboneye katılın
  • Mart 2013 den beri

    • 273.463 ziyaretçi
  • Şubat 2023
    P S Ç P C C P
     12345
    6789101112
    13141516171819
    20212223242526
    2728  

Sibirya’dan, Moğolistan Steplerine Yolculuk-Trans Sibirya Ekspresinde

IMG_4797

Sabah saat 05:30‘da otobüse doluşup Novosibirsk  Tren İstasyonuna ulaştık. Trenimiz saat 06:00 de kalkacak. Yolculuğumuzun bu kısmını ben dahil hepimiz heyecanla bekliyoruz.

Trans-Siberian-Railway

Bu arada sırası gelmişken önemli bir not tren saatleri, trene nereden binerseniz binin Moskova saatine göre ayarlanmış. Yani biletinizde yazan tren hareket saati aslında Moskova saatine göre belirtilmiş. Trans Sibirya hattının batıdan doğuya 7 farklı saat dilimini ve Avrupa-Asya gibi iki farklı kıtayı geçtiğini düşünecek olursanız bunun önemini anlayabilirsiniz. Rusya’nın en doğusu ile en batısı arasında saat farkı 10 saate kadar çıkabiliyor. Yani trene biniş saati olarak bilet üstünde yazanın Moskova saati olduğunu unutmayalım.

Her bir vagonun başında iki adet görevli var ve biletlerin ilk kontrolü daha kapıda yapılıyor. 20-25 yaşlarında ve daha sonradan isminin Artyom olduğunu öğrendiğim zıpır bir delikanlı bizim vagon görevlimiz. Tren tam saatinde hareket etti. Bizim kısa Trans Sibirya Ekspresi turumuz teoride 30 saat sürecek. “Trenler saatinde hareket eder ama saatinde varamaz” derler ama umarım bizimki zamanında varır.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Trans Sibirya trenleri hem devlet tarafından ve hem de özel şirketler tarafından işletiliyormuş. Bizim bindiğimiz devlete ait ve sanırım orta hallice fiyatlı bir tren. Öyle videolarını filan izlediğimiz lüks trenlerle pek alakası yok. Ama grup muhteşem. Genelde 4 kişilik kompartımanda 2’şer kişi kaldık. Kompartıman içinde bir şilte, yastık ve yorgan bulunuyor. İlk görüntü pek hoş değil. Benim hanım dahil ekibin kızları kompartımanda ilk temizliği kendileri yaptılar. Tren hareket edince bizim zıpır görevli her yatak için birer tane olmak üzere paket içinde yastık kılıfı, çarşaf ve nevresim takımı dağıttı. Şilteler üzerine beyaz çarşafları ve yastıklara da kılıfı geçirince işin rengi değişti. Doğrusu bu ya aynı güzergah üzerinde gidip, aynı ormanı ve ortamı göreceksek 30 saat lüks içinde olmadan da  yaşanabiliyor ve o kadar çok parayı vermenin bir anlamı da bana göre pek yok. Büyük istasyonlardan bir tanesine gelip mola verdiğimiz zaman kompartıman görevlileri hem kaldığımız yeri ve hem de tuvaletleri tekrar tekrar temizlediler. Yani fazla paraya daha lüks ya da kabul edilebilir paraya makul standartlarda yolculuk seçimini size bırakıyorum.  Benim için tek üzüntü verici kısım adam akıllı fotoğraf çekebilmek için yeteri kadar açılabilen pencerelerin olmamasıydı. Pahalı  trenlerde bu iş nasıl oluyor bilmiyorum.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Trene kendinize göre yiyecek içecekle beraber girebiliyorsunuz. Ya da trenin restorana dönüştürülmüş kısmında yemek yiyebiliyorsunuz. Ama kokusu rahatsız ediyor beni. Bu nedenle kuru yemiş, peynir, ekmek, Türkiye’den götürdüğümüz zeytin ve Novosibirsk’den aldığımız Votka ve tabii ki arkadaşlarımın güzel muhabbeti en güzel restoran ortamını yarattı bize. Bir de grubun yemek içme konusunda “Allah ne verdiyse” tarzı paylaşımı olunca sofralarımız hem şenlendi ve hem de çeşitlendi.

Bir ara restorana gittik ve orada bizim zıpır görevli Arytom elinde akordeonla şarkı söylerken çıktı karşımıza. Sizin anlayacağınız her Trans Sibirya turuna bir Arytom gerekiyor. Trenin bazı vagonlarının, kişiler için bölünmüş ayrı odacıklar olmadan sadece koğuş sistemi şeklinde yatılan yataklardan oluştuğunu gördüm. Muhtemelen bu kısımlarda biletler daha da ucuzdur. En çok korktuğum gece uyuyamama ve ortak tuvalet kullanma zorunluluğu kısmıydı. Trenin raylar üzerinde çıkardığı ninni gibi gelen seslerden ve sallantıdan mıdır yoksa gece boyu içtiğimiz votkadan mıdır anlamadım ama sabaha kadar pek güzel uyumuşum. Grup halinde seyahat etmek en çok bu tür etkinliklerde iyi oluyor. Tabii ki iyi anlaşan bir grup olması şartı ile. Tuvaletlere gelince tuvalet temizliği düzenliği olarak yapıldı demiştim. Siz yanınızda yine de tuvalet kağıdı ve belki de klozet üzerine serilen tek kullanımlık kağıtlardan götürseniz iyi olur bence. Vagonların bir ucunda devamlı sıcak su alabileceğiniz büyük termoslar da mevcut. Çay, kahve ve bardak yanınızda olduğu müddetçe sıcak suyunuz elinizin altında olacaktır.

IMG_4794

Şimdi biraz Trans Sibirya tren yolculuğu hakkında genel bilgi verelim;

Eskiden Sibirya’dan Moskova’ya gidecek olan ticari mal ve çıkartılan madenler yılın beş ayı boyunca nehirler üzerinden, yılın diğer aylarında ise yine aynı nehirler üzerinden ancak bu sefer buz tutmuş su yolları üzerinden atların çektiği kızaklarla yapılırmış. İşte bu zaman kaybı ve ulaşım zorluğunu aşmak için düşünülen çareler arasında akla ilk gelen Rusya’yı baştan başa geçecek olan bir tren hattı olmuş. Ancak yolun yapımını zorlaştıran doğa koşulları ve gereken paranın miktarının büyüklüğü bu projenin hayata geçmesini bir süre engellemiş. Çevresindekilerin tüm itirazlarına karşın Çar 3. Alexander ve oğlu 2. Nikolas demiryolunu tamamlatmışlar. Tren hattında Rus Askerleri, mahkumlar ve yurt dışı ve içinden gelen işçiler çalıştırılmış.1891 Yılında hattın iki ucundan başlanan çalışmalar 1904’de orta hatta buluşma ile sonlanmış.

9289 km uzunluğu ile Moskova’dan Vladivostok’a uzanan Trans-Sibirya tren yolu dünyanın en uzun olanı. Rusyayı batıdan doğuya geçiyor. Bu demiryolunun. yan yollarla Moğolistan, Çin ve Kuzey Kore ile de bağlantısı var Moskova’dan en doğudaki Vladivostok’a olan bağlantı 1916 yılından beri var ve bu demiryolu yeni eklenen hatlarla hala genişlemekte. 9289 km’lik hat boyunca tam 7 zaman dilimi geçilmesi ve tüm seyahati yapmak içinde 6-7 gün (hiç bir şehirde geceleme yapmadan) harcanması gerekiyor. Aslında Moskova-Vladivostok demiryolu tek hat boyunca yapılan en uzun 3 yol. Moskova–Pyongyang 10,267 km ve Kiev–Vladivostok 11,085 kilometre ile Moskova-Vladivostok hattından daha uzun tren hatları. Trans-Sibirya ana hattı Moskova’dan başlayıp Yaroslavl,Chelyabinsk, Omsk, Novosibirsk, Irkutsk, Ulan-Ude, Chita ve Khabarovsk üzerinden Vladivostok’a uzanıyor.

Klasik Trans Sibirya yolculuklarında Moskova’dan kalkan trenin Vladivostok’a varması için seçilen rotaya ve konaklamalara bağlı olarak 10-12 gün geçmesi gerekiyor. Eğer hiç durmadan yolculuk yapılacaksa 6 günden biraz fazla sürüyor.Trans Sibirya treni Moskova’dan hareket ediyor ama rotaya adını veren Sibirya Ural Dağlarından sonra başlar. Ural Dağları üzerindeki Ekaterinburg’da Avrupa Kıtası geçilip, Asya Kıtasına geçilmiş olunur. Trans Sibirya Ekspresinin Sibirya’daki ilk durağı Tyumen şehri. Tren buradan sonra Sibirya’yı Güneyden kat ederek Omsk, Novosibirsk, Krasnayosk, Irkutsk ve Ulan Ude şehirlerine uğruyor. Burada  hat ikiye ayrılıyor ve bir hat Ulan Bator üzerinden Pekin’e gidiyor ve Trans Mongolia hattı adını alıyor. Diğeri ise Vladivostok’da sonlanıyor ve Trans Sibirya hattı adını alıyor. Biz trene Novosibirsk’den binerek Trans Sibirya hattının Irkutsk’da sonlanan yaklaşık 2000 km’lik kısmını yapmış olduk. Bu hattın Chita adlı şehirden ayrılıp Çin topraklarında giden bölümü ise Trans Mançurya hattı oluyor.

Şimdi de biraz da şahit olduğumuz yol manzaralarından bahsedelim;

Trene sabahın erken saatlerinde binip, ertesi günde saat 15:00 civarı Irkutsk’a varınca trende geçirdiğimiz zamanın çoğu gündüz vakitlerine denk geldi. Bu nedenle yol boyunca Sibirya manzaralarına bol bol şahit olduk.

mappa-siberia

IMG_4767Sibirya denince Ural Dağlarının Doğusundan başlayan ve Pasifik Okyanusunda sonlanan 13 milyon km²’lik bir alandan bahsediyoruz. Coğrafik alan bakımından dünyanın en büyük ülkesi olan Rusya’nın tüm toprak hacminin 17 milyon km² olduğu düşünülünce Sibirya’nın büyüklüğü hakkında bir fikre sahip olabilirsiniz. Bu kadar geniş bir alanda yaşayan insan sayısı ise ancak 30 milyon civarında. Hep tarihsel olarak sürgün yeri ve çetin geçen soğuğu ile bildiğimiz Sibirya aslında doğal güzellik ve zenginlikleri ile önemli. Dünyanın kereste deposu olan Sibirya uçsuz bucaksız ormanlarla kaplı. İşte bizim tren hattı boyunca gördüğümüz ağaçlar bu ormanların bir parçası. Bizim gezdiğimiz bölümde Rusların Beriozka dedikleri ve bizim Huş ağacı diye bildiğimiz ağaçlar hakimdi. Bu ağaçlar arasında zaman zaman gördüğümüz sivri damlı, renkli pancurlu ahşap evler topluluğu ortama bir başka güzellik veriyordu.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Sibirya için gittiğimiz zaman çok uygundu. Yol boyu kümeler halinde gördüğümüz pembe renkli kır çiçeklerini uzun uzun seyrettik. Başta da söylediğim gibi en büyük sıkıntım açılmayan camlar veya açık alanı olmayan tren nedeni ile fotoğraf çekememekdi. . Zaman zaman Krasnayosk gibi şehirlerde ve büyük yerleşim yerlerinde tren durdu ve en uzunu 25 dakika olan molalar verdi. Bu zamanlarda çektiğim fotoğraflar da daha kaliteli oldu tabii ki ama daha fazla şansım olsun isterdim doğrusu.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Trans Sibirya treni ile bizim yaptığımız gibi bir kısmını ya da tamamını içine alacak şekilde seyahat etmek her gezginin hedefi olmalı.

Bu günlük bu kadar..Yarın gezinin en güzel bölümleri başlıyor..

Gezekalın

Dr Ümit Kuru

19.07.2015 Saat 23:41

Not: Bu gezi yazılarını yazarken bazen internet dışından da kaynak kullanıyorum. Gezi sırasında bir gezgin arkadaşımızın hediye ettiği Timur Özkan’nın yazarı olduğu Rusya adlı kitabı beğendim ve bazı bölümlerini yazımda da kullandım. Sizlerle paylaşmak istedim.

Sibirya’dan, Moğolistan Steplerine Yolculuk

IMG_5479

Evet Sevgili Sanal Gezgin Arkadaşlarım,

kalkış Novosibirsk, Novosibirsk Oblastı, Rusya varış Listvyanka, İrkutsk Oblastı, Rusya - Google Haritalar - Google Chrome 18.07.2015 12195103-16 Temmuz 2015 tarihleri arasında Sibirya-Baykal-Moğolistan güzergahını içine alan bir turu başarılı bir şekilde tamamladık. Önce İstanbul’dan Sibirya’nın Novosibirsk şehrine doğrudan bir uçuş gerçekleştirdik. Sonrasında aslında Moskova’dan Validivostok’a 9289 km uzanan Trans-Sibirya Tren Yolu’nun  Novosibirsk’den başlayan ve Irkutsk’da biten yaklaşık 2000 km’lik kısmını Trans Sibirya Ekspresi ile tamamladık. Baykal Gölü kenarına kurulu Listvankaya’da konaklayıp güzelim gölü keşfe çıktık.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Tam ekran yakalama 18.07.2015 122319-001Gezinin bu kısmının tadı damağımızda kalmışken Irkutsk’dan Moğolistan’ın başkenti olan Ulan Bator’a uçup bu şehirde Naadam Festivaline şahit olduk. Etkinliklere katılan Moğol halkının renk renk hallerine doyamamışken Moğolistan bozkırlarına doğru yollara düştük. Dümdüz uzanan bozkırlarda yolculuk, bambaşka bir deneyimdi. Moğolların “Ger Camp” dedikleri, “yurt” diye çevirebileceğimiz çadır kamplarda 3 gece konakladık. Yağmur nereye gitsek bizi takip etti. Bizi engelleyebildi mi? Tabii ki hayır! Programı harfiyen uyguladık. Yağmura rağmen dünyadaki sayıları bir kaç yüzle bildirilen Taki Atlarını gördük, Ugi Gölü kenarında ata bindik, Kaçırdığımız, gökyüzünde gece kamp ateşi altında gökyüzündeki yıldızlar oldu. Ama uzansak hemen ele gelecek görüntüsü veren kara bulutları izledik. Onların da insanın üzerinde yarattığı etki bambaşkaydı.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

IMG_5330

IMG_8304Moğolistan kırsalında insanların kadın, erkek, çocuk her birinin her halini fotoğraflamak istiyorsunuz. Gezide tanıma şansını elde ettiğimiz Ruslar mesafeli, Moğollar ise çok sıcak ve samimi izlenimi verdi. Fark coğrafyasından mıdır, sistemden midir, iklimden midir yoksa eğitim düzeyinden midir bilemedim. Sibirya ormanları ne kadar yeşil ve Baykal Gölü ne kadar mavi  ise Moğolistan bozkırları da o kadar sarıydı. Hangi renk daha güzeldi diye sorarsanız ayırım yapamam. Her renk olması gereken yerde ve güzellikteydi..IMG_5933

Türklerin atalarının yaşadığı topraklarda olmak, ilk Türk yazıtlarını görmek ve o yazılardaki anlatılanları yerinde görmek ve öğrenmek ise hepimizi duygulandırdı, bir başka ruh haline soktu. Moğolistan’daki yurtlarda gecelemek apayrı bir deneyimdi. Oldum olası çadırda konaklamadan zevk almadım. Ancak halkının büyük çoğunluğunun göçebe yaşamını hala sürdürdüğü Moğolistan’da bu deneyimi yaşamak beni ve bizi mutlu etti. Bu insanların yaşamına kısmen de olsa şahit olmak gerekirdi ve gereğini yerine getirdik.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

IMG_8199

Genelde tur programları sadece Trans Sibirya veya sadece Moğolistan şeklinde oluyor. Biz günler süren tren yolculuğu yerine 30 saatlik bir Trans Sibirya Ekspresi deneyimi yaşamak ve Baykal Gölü’nde daha uzun süre geçirmek istedik. Aslına bakarsanız Baykal Gölü’nde öyle güzel bir mevsimde bulunduk ki biraz daha fazla  kalsaydık diye hayıflandık. Moğolistan’daki esas hedefimiz ise Moğolların kuruluş-kurtuluş günü kapsamında kutlanan Naadam Festivalini görmekti. Bu kısmı hakkıyla yaptık diyebilirim. Ugi Gölü ve ger kamplarda belki 1-2 daha fazla ama biraz daha iyi hava şartlarında bulunmamız iyi olurdu. Neyse şükretmek lazım, çok keyifli bir gezi oldu. Bu programı bize hazırlayan ve aksama olmadan uygulayan Nar Geziye ve sahiplerinden sevgili Aykut’a teşekkür etmem gerekir. Bir teşekkür de geziye katılan ve büyük bir uyum içinde hareket eden gezi arkadaşlarıma etmeliyim. Gezi onlarsız eksik olurdu.

Evet Sevgili Sanal Gezginler,

Anlatmaktan zevk alacağım, paylaşmayı görev bileceğim bir gezi yazısına daha buyurun bakalım..

Gezekalın..

Dr Ümit Kuru

18.07.2015 Saat 10:19

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.