• Arşivler

  • Diğer 531 takipçiye katılın
  • Mart 2013 den beri

    • 271.055 ziyaretçi
  • Kasım 2022
    P S Ç P C C P
     123456
    78910111213
    14151617181920
    21222324252627
    282930  

Kenya’da Safari; Silahımız Fotoğraf Makinelerimizdi: 4. Gün-Nakuru Gölü Rezerv Alanı

IMG_8039

IMG_8054Gezilerde adet haline getirdiğim ve çok yorgun değilsem veya çok erken yola çıkmayacaksak yapmaya çalıştığım gibi sabah erkenden kaldığımız yerin bahçesini keşfe çıktım. Bahçenin en bol kuş olan yeri, havuz çevresindeki ağaçlardı. Buradan güzel kuş fotoğrafları aldım. Özellikle Dokumacı Kuşları pek bir faaller. Dokumacı Kuşlarının erkek olanları yuvalarına taşıdıkları çalı çırpılarla yuvalarının dış kısmını adlarına yakışır şekilde dokurlarken, dişi olanları iç kısma sıva yapıyorlar. Sıkı ve tam da damağımıza uygun bir kahvaltıdan sonra Nakuru Rezerv Alanını yeniden gezmek için yola düştük. Parkın girişini biraz geçince Babun ailelerini gördük. Daha sonra göl kenarında yol boyu yavaş yavaş yol aldık. Sarı Gagalı Leylekler, Balıkçıllar, İbis Kuşları, Afrika Balık Kartalı, Mısır Yaban Ördekleri benim tanıyabildiğim kuşlar.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Nakuru Gölü Rezerv Alanı kuş çeşitliliği bakımından zengin bir yer. Burada 400’den fazla kuş türü varmış. Bunun dışında İmpalalar, Thomson Gazelleri ve Grant’s Gazeller buradaki yeşilliklerde bol miktarda varlar.

IMG_7290

Yalnız bizim jeepin şoförü Jimmy ile başımız dertte. Adama arabayı durdurtmakta bir problem, kaldırtmakta.. Tam fotoğraflık bir olay görüyoruz ve hep bir ağızdan bağırıyoruz; “Dur Jimmy!”. Oooo! Jimmy durana kadar ne ışık uygun olarak kalıyor, ne de hayvanın bizi heyecanlandıran görünüşü. Bir de durmadan radyo dinleme merakı var. Cin gibi, gözler fıldır fıldır.. İstese çalı arkasındaki Aslanı görüyor ama gelgelelim Jimmy de yeni gelenlere bir şeyler gösterme merakı azalmış. Allahtan Teoman durumun farkında; Bir bizim arabada bir diğer arabada. Tatlı sert fırçasını basıyor Jimmy’e. Ama bir süre sonra eski tas eski hamam.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Aslında Safarilerde kesinlikle araç dışına çıkılmıyor. Ama Nakuru Gölü kıyısında Flamingolara daha yaklaşabilmek amacı ile kısa bir yürüyüşe izin veriliyor. Bizde göl kıyısında araçtan indik ve kısa bir yürüyüşle Flamingoları fotoğraflamak için, onlara yaklaşmaya çalıştık. Ama hala çok uzaktalar. Lenslerimizin yettiği kadar onları görüntülemeye çalıştık. Bir dönem Flamingoların sayısı çok azalmış ama son zamanlardaki göl sularında düzelmelerin olması ile yeniden bolca gelmeye başlamışlar. Bazen Flamingoların sayısı milyonları buluyormuş.

IMG_7753

Flamingoları gözlemledikten sonra araçlara binerek tüm Nakuru Gölü alanının panoramasını almak üzere bir tepeye doğru gittik. Buradan manzara gerçekten çok güzel. Bu arada tepede bizden başka, çok sayıda Kenyalı çocukta var. İşin aslı, o gün Kenya’da okullar tatilmiş ve çocukları da toplayıp Nakuru Gölüne geziye getirmişler. Kuzey Rift Vadisinden geliyorlarmış. Benim yeğen Dilara, Kenyalı çocukların çok dikkatini çekti. Herkes birbirine güzel güzel bakıyor. Bu arada Kenyalı çocuklardan biri Dilara ile fotoğraf çektirmek istedi. Vay anam vay! Arkası bir geldi! Herkes birbiri ile fotoğraf çektiriyor..Ben de onların fotoğraflarını çekiyorum. Bir ara dikkat ettim benimle fotoğraf çektiren yok! Ben de ortama bağırdım; “Benimle fotoğraf çektirmek isteyen yok mu?” Arkamdan bir ses geldi;”Ben çektiririm”. Dönüp bakınca sonradan okulun müdiresi olduğunu öğrendiğim yaşlıca bir bayanı gördüm. Eh! Bize kısmette bu imiş deyip pozları verdik. Sonra karşılıklı adresler alındı-verildi. Farklı kültürlerin birbirleri ile teması olmadan iyi bir gezi yapmış olamazsınız..

IMG_0954

Öğle yemeğini yemek için tekrar aynı otele döndük ve sonrasında gezinin en önemli bölümü olan Masai Mara’ya doğru yola çıktık.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Bulunduğumuz noktadan gideceğimiz noktaya uzaklık yaklaşık olarak 340 km kadar. Bu yolun son 100 km’si ise tam bir rezalet gerçekten. Bu 100 km’yi yaklaşık olarak 2 saatte ancak geçebildik ve saat 20:30 civarı ancak tesise varabildik. Kaldığımız yerin adı Mara Sopa Lodge. Bir gece önce kaldığımız yere göre daha az lüks bir yer ama safaride de lüks ararsak biraz ayıp olur. Yine de çok güzel bir yerdi. Yarın sabaha başlayacak olan safaride şimdiye kadar göremediğimiz aslan ve leoparı görmek dilekleri ile uykuya daldık.

Gezekalın

Dr Ümit Kuru

İlk yayın tarihi 01.09.2012 Saat 23:26

Gözden geçirilmiş son yayın tarihi 07.02.2015 Saat 01:03

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Kenya’da Safari; Silahımız Fotoğraf Makinelerimizdi: 3. Gün-Nakuru Gölü Rezerv Alanı

IMG_6997

IMG_6931Amboseli Parkı gezimizden sonra Rift Vadisinin sodalı göllerinden bir tanesi olan Nakuru Gölü Rezerv alanına doğru erkenden yola çıktık. Yolumuz uzun, tam 384 km ve 6-7 saat kadar sürecek. Öğle saatleri civarı Nairobi’de olup, burada öğle yemeğimizi yiyeceğiz. Tüm seyahatimiz boyunca, Masai Mara’da kalacağımız yere giden 100 km’lik rezalet bir yol haricinde, yollardan memnun kaldık diyebilirim. Bu nedenle bugünkü yol uzun olsa da, asfalt ve güzel bir yoldu. Hindistan ve Çin bu ülkeye büyük yatırımlar yapıyorlar. Hatta buradaki otellerin önemli bir kısmını onlar yapmışlar ve bir güzel de işletiyorlar. Bu nedenle kaldığımız her otelde, Hint yemeklerine ait örnekleri günün tüm öğünlerinde, menü içinde görebiliyorsunuz.

Bizim hızlı şoförler sayesinde beklediğimizden de önce Nairobi’de olduk. Şehir içi trafik çok yoğun. Saat 12:00 den önce Nairobi’de olunca acıkmaya fırsat olmadı. Öğle yemeği programda, yerel bir lokantada diye yazılı. Ancak biz, Nairobi’de ilk gece kaldığımız otele gidince şaşırdık. Sevgili Teoman şoförlerle durumu görüşünce, neden orada olduğumuz anlaşıldı. Daha önce bahsettiğim gibi, Nairobi’de kaldığımız otelin binasının ilk 3 katı alışveriş merkezi ve burada iş yerleri ve lokantalar var. Biz burada “Pampa Grill” adlı bir et lokantasında yemek yiyecekmişiz. Etrafta mağazalar olunca, biz de daldık bazı hediyelik eşya dükkânlarına. Bu mağazalardaki hediyelikler, daha sonra rastlayacağımız yerlere göre çok da ucuz değil.

IMG_6945

Lokantaya geçtik ve yerlerimizi aldık. Bu lokantada sığır etinden, devekuşu ve timsah etine kadar çeşitli etler, şişlere dizili olarak tabaklarınıza parça parça servis ediliyor. Masada bulunan küçük bayrağı dik tuttuğunuz sürece masanıza et geliyor. Ne zaman ki bayrağı yatırıyorsunuz, o zaman servis bitiyor. Fena bir yer değildi, yeni tatları denedik. Ama bu tarz et lokantasının en iyi örneğini, turun son gecesi Nairobi’de başka bir yerde göreceğiz.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Nairobi’de öğle yemeği sonrası tekrar yola çıktık. Bu sefer saat 16.00 civarında Nakuru Gölünde olmayı umuyoruz.

IMG_6996Nakuru Gölü, Nakuru kenti yakınında ve Rift Vadisinin en önemli göllerinden bir tanesi. 1961 yılında Ulusal Rezerv Alanı olarak koruma altına alınmış. 1750 Metre rakımda ve 188 km2’lik bir alanda bulunuyor. Bu gölün su seviyelerinde, 1990’lı yıllarda azalmalar olmuş. Neyse ki son yıllarda seviye tekrar yükselmiş. Bu göl sodalı suları içinde bulunan algler nedeni ile pembe flamingolar gibi çok sayıda kuş türünün tercih ettiği bir gölmüş. Pembe Flamingoların sayısı bazen milyonu buluyormuş. Ayrıca burada beyaz ve siyah gergedanları da görebileceğiz. Yani bizim foto safarinin 3. büyük hayvanı olan gergedanı da fotoğraf makinelerimizle avlayabileceğiz.

Aşağı yukarı tahminen verilen saatte Nakuru Gölü Rezerv Alanında olduk. Ama bu parkta saat 18.00 gibi kapandığından, doğrudan parka gittik. Parkın girişinde kayıt işlemlerini yaptıktan sonra gezimize başladık. Tüm yerler içinde en çok burayı sevdim diyebilirim. Ortalık irili ufaklı, rengarenk kuşlarla dolu. Daha ilk başlarda karşımıza gergedanlar çıktı. Yaşasın! Üçüncü büyüğü de avlamayı başardık..

IMG_7028

Gergedanların burada iki türü var; Beyaz ve Siyah gergedan. Hemen insanın aklına renklerine göre yapılan bir isimlendirme varmış gibi gelse de işin aslı öyle değil. Beyaz kelimesi yanlış bir anlaşılma nedeni ile kullanılmış. Aslında “geniş” anlamına gelen Almanca bir kelime, İngilizce “beyaz” kelimesi olan “white” gibi algılanınca, öylece kalmış bu gergedanın ismi. Beyaz ve siyah gergedan arasındaki en belirgin fark üst dudakları. Siyah gergedanın üst dudağı kanca gibi iken, beyaz gergedanın üst dudağı kare biçiminde ve geniş görünümde. Ben de orada iken çamurlara yeni bulanmış ve siyah gözükenlere siyah, gri renkte olanlara da beyaz demiştim. Ben yanıldım, siz sanal gezginler oraya giderseniz yanılmayın. IMG_7014

İlerledikçe gördüğümüz kuş sayısı artmaya başladı. Pelikanları avlanırken gördüm. Altı ila sekiz tanesi bir çember yapıyorlar sonra hep birlikte dalıp, balıkları veya artık ne avlıyorlarsa midelerine indiriyorlardı. İleri de, epey bir uzakta Pembe Flamingolar gözüküyordu. İstediğim kalitede bir fotoyu bu kadar uzaktan alabilmek çok zordu ve alamadım zaten. Bir dalda Beyaz Balık Kartalı gördüm. Bundan başka Bufalolar, Thomson Gazeller ve Zebralar görmeye alıştığımız hayvanlar oldular. Onlara yüz veren yok…

İki saatlik kısa bir tanışma safarisi ardından, kalacağımız Sarova Lion Hills Game Lodge’ a doğru yollandık. Burası çok güzel bir otel çıktı. Kaldığımız yerler iyi, yemekler ise mükemmel. Nefis bir bahçesi var. Herkes en çok bu Lodge’u sevdi.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Hızlı bir duş ardından yemeğe gittik. Yemek öncesi Masai yerlilerinin bir dans gösterisi oldu. Sonrasında açık büfe şeklinde yemeklerimizi yedik. Tusker biralar açıldı. Tusker bira hemen her yerde 300 KES yani 3,5-4 TL. Otelin hediyelik eşya dükkanı ziyareti kaçınılmaz olarak yapıldı. Buradaki dükkan fiyatları beklemediğim kadar makul ve kaliteli. Buradan alışverişi yaptık. Ben her gittiğim yerden yaptığım gibi, Kenya yazan bir T-Shirt’ü kaptım.. Ben bir tane T Shirt almışsam, benim ekibi düşünün.. Battık!!

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Yarın bu güzel gölü sabah gözü ile gezip, arkasından Masai Mara’ya doğru hareket edeceğiz.

Gezekalin..

Dr. Ümit Kuru

İlk Yayın tarihi 01.09.2012 Saat 00:17

Gözden geçirilmiş son yayın tarihi 03.02.2015 Saat 22:27

IMG_7175