• Arşivler

  • Diğer 531 aboneye katılın
  • Mart 2013 den beri

    • 273.463 ziyaretçi
  • Şubat 2023
    P S Ç P C C P
     12345
    6789101112
    13141516171819
    20212223242526
    2728  

Sekizinci Kıta Madagaskar: Moramango’dan Antananarivo’ya Dönüş

Gezi Tarihi 16.09.2016

IMG_0892.JPG

Malagaz dilinde “Güzelleştirmesi/Süslemesi kolay” anlamına gelen Moramango şehrindeki Bezanozano Otel de kahvaltımızı yaptıktan sonra saat 08:00 gibi  yollara düştük. Bugünün ilk aktivitesi Moramango’daki Askeri Müze. Moramango’nun Fransız sömürgesine karşı direnişin ilk başladığı şehir olması açısından öneminden bahsetmiştim. Harekete geçmeden önce şehirden birkaç kare fotoğraf almayı ihmal etmedik.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Kısa bir araçla gidiş sonrasında Moramango Askeri Müzesine vardık. Burada bizi eşofmanı ile astsubay olduğunu düşündüğüm iki görevli karşıladı. Bunlardan bir tanesi bize rehber olarak eşlik edecek. Bu müzede açık alanlarda isyan sırasında kullanılan trenin benzeri, askeri toplar ve geçmişten günümüze taşıtlar sergileniyor. Kapalı mekanlarda ise silah, giysiler ve fotoğraflarla Madagaskar’ın geçmiş tarihi sergileniyor.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Burayı gezdikten sonra benim için gezinin önemli yerlerinden bir tanesi olan Madagascar Exotic ya da daha doğru adı ile Peyrieras Rezerv Alanı- Kelebek Çiftliği gezisi için yola düştük.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Dr André Peyriéras, 1954 yılında Madagaskar’a yerleşmiş ve 2005 yılında ölene kadar da burada yaşayıp, 3000 üzerinde tür keşfi yapmış önemli bir böcek ve sürüngen bilimcisi. Bir sürü sürüngen onun adı ile anılıyor. Bu gezi yerine de adını vermiş. Başkente 75 km uzaklıktaki Marozevo yerleşim yerinde bulunan park onun tarafından fonlanmış ve kurulmuş.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Parkın adı kelebek çiftliği ama koleksiyon bakımından en zengin yeri bukalemunların, gekoların ve diğer sürüngenlerin bulunduğu bölüm. Bu parkta 9-10 çeşit farklı bukalemun çeşidi var. Görünüşleri korkunç ama doğada var olan bu hayvanların varlığını bizzat görmek çok güzel bir duygu.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Bu sürüngenlerin beslenmeleri, bakıcılar tarafından tam bir şova dönüştürülmüş durumda. Bu çöpün ucuna takılan çekirgeyi, bukalemun aniden fırlattığı dili ile yakalıyor ve doğrudan ağzına götürüyor. Aşağıdaki viedoyu gezi arkadaşlarımın çektiklerinden bir araya getirdim.

Bu bölüm sonrasında kurbağaların bulunduğu kafeste Domates Kurbağa, Siyah Kulaklı Mantella gibi hayvanları gösterdiler. Bunlar sadece Madagaskar’a özgü hayvanlar.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

En son olarak da kelebeklerin bulunduğu kafese girdik. Buranın yıldızı ölü bir Kuyruklu Yıldız Güvesi (Comet Moth). Ortalıkta dolaşanlar neredeyse aynı tür kelebeklerdi. Ama burada bile bolca geko vardı. Ben esas bu hayvanları çok ilginç buldum. Sanki bu dünyadan değil de, başka bir dünyanın hayvanlarıydılar.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Esas sürprizi park çıkışında gördüğümüz sifaka yaptı. Elinde bir ekmek kemirirken gördüğüm Coquerel Sifakası, bu ana kadar gördüğüm en zavallı haldeki lemurdu. Keşke ağacında taze yaprak yerken görebileydim bu güzel sifakayı.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Parktan sonra yola devam ettik. Antananarivo’ya 60 km kala Mandraka Park adlı bir yerde yemek molası verdik. Burası 2000 yılında kurulmuş özel bir tesis. Hem yemek yiyebiliyorsunuz ve hem de çevrede yürüyüş parkurları var, yürüyüş yapabiliyorsunuz. Biz Naime ile 1 saati bulan bir yürüyüş yaptık.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Arkasından da güzel bir yemek yedik. Madagaskar’da bol bol et yedik. En çok zebu denen hayvanın eti geldi soframıza. Ama Madagaskar’da, hemen her yerde yediğimiz tavuk etinin lezzeti, ülkemizde ne zamandır unuttuğumuz bir lezzetti. Burada da çok güzel bir tavuk ve pizza yedik.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Yemek ardından Antananarivo’ya doğru hareket ettik. Madagaskar’da tüm yörelerde ölülere ayrı bir saygı gösteriliyor. Kimi yörelerde taştan mezar, kimi yörelerde ev şeklinde mezar, kimi yörelerde de tahta heykellerle çevrilmiş mezarlar yapılıyor. Madagaskar’ın bu taraflarında mezarlar taştan evler şeklinde. Ölüler buraya gömülüyorlar. Yeni ölmüş birinin evinde ilginç bir gelenek varmış. Ölü evinde tüm çamaşırlar derede, tüm akrabalarca yıkanıyormuş. Biz yol kenarında  anlatılan şekilde bir kaç toplu çamaşır yıkama olayı gördük. Ama bunların hepsi de ölü evinin çamaşırları mıydı? Bilemiyorum tabii ki.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Artık yolculuğumuzun sonuna geliyoruz. Başkent yakınında yol kenarında çamaşır yıkama eylemi gördükçe durup fotoğraf çektik. Hızımızı alamadık bir toptancıdan alışveriş bile yapmaya kalktık. Kızlar az daha kilo kilo pirinç alıyorlardı.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Sonunda başkente varıp, konaklayacağımız otel olan Palissandre Hotel’e ulaştık. Otel Antananarivo’nun en güzel oteli herhalde. Morondava’da da bu oteller zincirlerinden birinde kalmıştık.

Akşam güzel bir müzik eşliğinde yemeğimizi yedik. Ortam çok güzel, yemekler çok lezizdi. Madagaskar’daki son gecemiz için iyi bir final sayılırdı. Açtırdık güzel bir Güney Afrika şarabı, gecenin ve gezi sonunun keyfini çıkarttık.

Yarın Antananarivo’yu gezeceğiz ve arkasından Madagaskar turumuz sona erecek. Bir grubumuz ülkeye, karmaşaya dönerken, benim de içinde olduğum bir grup Mauritus’da tatilinin kalanını geçirecek. Sonradan biz de karmaşaya döneceğiz..

Sahi! Dönüyoruz, dolaşıyoruz. Sonunda illa ki karmaşaya dönüyoruz!!!  Nasıl bir iştir bu?

Gezekalın, Aydınlık kalın..

Dr Ümit Kuru

05.10.2016 Saat 23:48

IMG_1201.JPG

 

KAYNAKLAR

http://www.madagascartravelservice.com/andasibe/andasibe_park_madagascar.html

http://housewivesoftamatave.blogspot.com.tr/2011/03/vakona-park-madagascar.html

https://en.wikipedia.org/wiki/Peyrieras_Reptile_Reserve

http://www.travelmadagascar.org/PARKS/Andasibe-Mantadia-National-Park.html

http://www.revolvy.com/main/index.php?s=Peyrieras+Reptile+Reserve

http://dave-clark.smugmug.com/keyword/mandraka/i-wStxhkz

http://www.thesussexwildlifer.co.uk/mad_peyr.htm

Sekizinci Kıta Madagaskar: Andasibe Ulusal Parkı/Vakona Rezerv Alanı/Gece Safarisi-2

Gezi Tarihi: 15.09.2016

P9150312.JPG

Sabahtan öğlene kadar yaptığımız Perinet Rezerv Alanı gezisi sonrasında, öğle yemeği için Feon’ny Ala adlı restorana gittik. Burası Perinet Rezerv alanının son kısmında. Çinli bir girişimci işletiyormuş. Burada da konaklama şansı varmış. Bizim dün gece kaldığımız yerden daha derli toplu ama evlerin içi nasıldır bilemem! 

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Öğle sonrasında Vakona Özel Rezerv alanına gittik. Madagaskar’da ormanlık alanların bazıları özel işletme ve şahısların elinde. Vakona Rezerv Alanı da bu tipteki yerlerden. İnsana kafes arkasından hayvanları seyretmek itici gelebiliyor. Doğrusu bu ya, eğer iyi şartlar altında yapılacak olursa bu tipte özel bahçelerin varlığını kabul edilebiliyorum. Hem kabul etmeyip de ne yapabiliriz ki? Adam bir torba kömür için orman yakabiliyor ve yakacak! Hiç olmazsa bu alanlarda korunsunlar.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Ana kapıdan giriş sonrasında güzel bir yürüyüş parkurunu takip ediyorsunuz. Girişten sonra karşınıza timsahların bulunduğu bir gölet çıkıyor. Burada 40’ın üzerinde Nil Timsah’ı var. Nil timsahları vahşi doğada, ülkenin kuzeyinde bulunuyorlarmış. Burada sahilde tembel tembel yatıyorlar. Bu hayvanlardan oldum olası ürkmüşümdür.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Sonra bir asma köprüyü geçerek kuşların,  Madagaskar’ın tek yırıtcı hayvanı olan fossa’nın ve sürüngenlerin sergilendiği kafeslere ulaştık.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

En çok üzücü olan ise Fossa adlı hayvanın bulunduğu kafesti. Fossalar, doğada lemurları yiyerek besleniyorlar. Madagaskar’ın en büyük yırtıcısı. Bir kedi ve fare görünümüne sahip. Hem ağaca tırmanabiliyor ve hem de yüzebiliyor. Bu nedenle lemurların ciddi bir avcısı. Ama burada, bu kafesin ardında olması gerçekten çok üzücü. Bu bahçeye yakışmayan tek kısım bu kafesin varlığı, olması gerekiyorsa da darlığı ve fossa’nın mutsuzluğuydu.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

P9150337.JPGYürüyüşümüze devam ederek lemurların serbestçe dolaştığı parkın bir başka bölümüne, Lemur Adası’na gidilen kısma geldik. Burada sahilden sizi kano ile adaya geçiriyorlar. Bu adada lemurlarla iyice haşır neşir oluyorsunuz. Muz ve şeker kamışı peşinde olan lemurlar hemen çevrenizi sarıyorlar. Burada Yaygın Kahverengi Lemur, Siyah-Beyaz Yakalı Lemur, Diademed  (Altın) Sifaka görüyorsunuz.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Burada lemurlarla oynaşmak harikaydı. Hepimiz bu hayvanları çok sevdik. Dünyada sadece ve sadece burada yaşayan hayvanların omuz başlarınızda gezinmesi, elinizden beslenmesi nasıl güzel ve bir o kadar da garip bir duyguydu tahmin edebiliyor musunuz?

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Son lemur fotolarım da bunlar. Biliyorum fotoğraf kısmını abarttım ama ben seçme yapamadım ve olabildikçe çok fotoğrafı sizlerle paylaşmak istedim.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Daha sonra kanolarla adadan çıkıp, araçlarla Feon’ny Ala Restorana geri dönüş için yola çıktık.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Buraya gelirken yolda Andasibe Köyünü görmüş ve çok beğenmiştim. Dönüşte yerel rehberden köye girişte durmasını ve bizi çıkışta almasını istedik. Böylece istasyonu ile meşhur bu köyü gezmiş ve insanları ile de tanışmış olabilecektik. Bunu yaptık. Bu köy çok sevimli bir köy. İnsanları çok sevecenler.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Köy çıkışında bizi alan aracımızla Feon’ny Ala Restorana döndük. Buraya dönmemizin nedeni gece safarisine katılmayacak arkadaşların burada beklemesini sağlamak.  Aralarında benim de bulunduğum bir grup gezgin ise Mitsinjo Parka gece safarisine gitti.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Mitsinjo Park, 1999 yılında 13 köylünün girişimi ve Devletle İlişkili Olmayan Organizasyonlar yardımı ile kurulmuş özel rezerv alanlarından bir tanesi. Bu park gece yürüyüşleri için açılıyor. Saat 18:30 gibi başlayan yürüyüşte gece lemurları, bukalemunlar ve gekolar (geko bir kertenkele türüdür. Işığa karşı duyarlı göz bebekleri, ayak parmaklarında tırnak ve emici vantuzları, ayrıca rengini anında değiştirebilen derileri var) görülebiliyormuş. Tabii ki bu görme kısmı şansınıza. Örneğin bizim o geceki safari benim açımdan çok da verimli değildi. Ancak birkaç geyko ve 1 tane gece lemuru gördük. Gece karanlıkta bu hayvanları görmek gerçekten büyük başarı. Rehberler önce kısık ışıkta hayvanların parlayan kırmızı gözlerini görüyorlar. Sonra da kuvvetli ışıkla hayvanları görmenizi sağlıyorlar.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Çok kalabalıktık, sabah ki gibi gruplara bölüşülmedik.  Yeteri kadar fotoğraf çekemedik. Yine de güzel ve yapılması gerekli olan bir aktiviteydi.  

Gece safarisinden sonra, restoranda kalan grupla birleşip Moramango şehrine doğru yollara düştük. Moramanga’nun tarihteki önemi Madagaskar halkının Fransızlara karşı bağımsızlık isyanlarını, 29 Mart 1947’de başlattıkları yer oluşu. Moramanga, Madagaskar’da bulunan 18 etnik gruptan birisi olan  Bezanozano insanlarının da başkenti.

Konaklamamız ve akşam yemeğimiz Moramango’da, Bezanozano Otelde oldu. İyi sayılabilecek bir oteldi.

Evet Sanal Gezginler. Bir Madagaskar gününü daha bitirmiş oldum. Dolu dolu geçen bir gün yaşadık. Dünyada az sayıda insanın görebileceği ya da yapabileceği bir olaya dahil olduğumda kendimi şanslı hissederim. Bugünü anlatırken ve fotoğraflara bakarken kendimi nasıl şanslı ve ayrıcalıklı hissettiğimi tahmin edebilirsiniz…

Gezekalın, aydınlık kalın..

Dr Ümit Kuru

05.10.2016 Saat 00:24

P9150275.JPG

 

 

 

 

 http://www.madamagazine.com/en/reservat-mitsinjo/