Sekizinci Kıta Madagaskar: Moramango’dan Antananarivo’ya Dönüş

Gezi Tarihi 16.09.2016

IMG_0892.JPG

Malagaz dilinde “Güzelleştirmesi/Süslemesi kolay” anlamına gelen Moramango şehrindeki Bezanozano Otel de kahvaltımızı yaptıktan sonra saat 08:00 gibi  yollara düştük. Bugünün ilk aktivitesi Moramango’daki Askeri Müze. Moramango’nun Fransız sömürgesine karşı direnişin ilk başladığı şehir olması açısından öneminden bahsetmiştim. Harekete geçmeden önce şehirden birkaç kare fotoğraf almayı ihmal etmedik.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Kısa bir araçla gidiş sonrasında Moramango Askeri Müzesine vardık. Burada bizi eşofmanı ile astsubay olduğunu düşündüğüm iki görevli karşıladı. Bunlardan bir tanesi bize rehber olarak eşlik edecek. Bu müzede açık alanlarda isyan sırasında kullanılan trenin benzeri, askeri toplar ve geçmişten günümüze taşıtlar sergileniyor. Kapalı mekanlarda ise silah, giysiler ve fotoğraflarla Madagaskar’ın geçmiş tarihi sergileniyor.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Burayı gezdikten sonra benim için gezinin önemli yerlerinden bir tanesi olan Madagascar Exotic ya da daha doğru adı ile Peyrieras Rezerv Alanı- Kelebek Çiftliği gezisi için yola düştük.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Dr André Peyriéras, 1954 yılında Madagaskar’a yerleşmiş ve 2005 yılında ölene kadar da burada yaşayıp, 3000 üzerinde tür keşfi yapmış önemli bir böcek ve sürüngen bilimcisi. Bir sürü sürüngen onun adı ile anılıyor. Bu gezi yerine de adını vermiş. Başkente 75 km uzaklıktaki Marozevo yerleşim yerinde bulunan park onun tarafından fonlanmış ve kurulmuş.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Parkın adı kelebek çiftliği ama koleksiyon bakımından en zengin yeri bukalemunların, gekoların ve diğer sürüngenlerin bulunduğu bölüm. Bu parkta 9-10 çeşit farklı bukalemun çeşidi var. Görünüşleri korkunç ama doğada var olan bu hayvanların varlığını bizzat görmek çok güzel bir duygu.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Bu sürüngenlerin beslenmeleri, bakıcılar tarafından tam bir şova dönüştürülmüş durumda. Bu çöpün ucuna takılan çekirgeyi, bukalemun aniden fırlattığı dili ile yakalıyor ve doğrudan ağzına götürüyor. Aşağıdaki viedoyu gezi arkadaşlarımın çektiklerinden bir araya getirdim.

Bu bölüm sonrasında kurbağaların bulunduğu kafeste Domates Kurbağa, Siyah Kulaklı Mantella gibi hayvanları gösterdiler. Bunlar sadece Madagaskar’a özgü hayvanlar.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

En son olarak da kelebeklerin bulunduğu kafese girdik. Buranın yıldızı ölü bir Kuyruklu Yıldız Güvesi (Comet Moth). Ortalıkta dolaşanlar neredeyse aynı tür kelebeklerdi. Ama burada bile bolca geko vardı. Ben esas bu hayvanları çok ilginç buldum. Sanki bu dünyadan değil de, başka bir dünyanın hayvanlarıydılar.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Esas sürprizi park çıkışında gördüğümüz sifaka yaptı. Elinde bir ekmek kemirirken gördüğüm Coquerel Sifakası, bu ana kadar gördüğüm en zavallı haldeki lemurdu. Keşke ağacında taze yaprak yerken görebileydim bu güzel sifakayı.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Parktan sonra yola devam ettik. Antananarivo’ya 60 km kala Mandraka Park adlı bir yerde yemek molası verdik. Burası 2000 yılında kurulmuş özel bir tesis. Hem yemek yiyebiliyorsunuz ve hem de çevrede yürüyüş parkurları var, yürüyüş yapabiliyorsunuz. Biz Naime ile 1 saati bulan bir yürüyüş yaptık.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Arkasından da güzel bir yemek yedik. Madagaskar’da bol bol et yedik. En çok zebu denen hayvanın eti geldi soframıza. Ama Madagaskar’da, hemen her yerde yediğimiz tavuk etinin lezzeti, ülkemizde ne zamandır unuttuğumuz bir lezzetti. Burada da çok güzel bir tavuk ve pizza yedik.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Yemek ardından Antananarivo’ya doğru hareket ettik. Madagaskar’da tüm yörelerde ölülere ayrı bir saygı gösteriliyor. Kimi yörelerde taştan mezar, kimi yörelerde ev şeklinde mezar, kimi yörelerde de tahta heykellerle çevrilmiş mezarlar yapılıyor. Madagaskar’ın bu taraflarında mezarlar taştan evler şeklinde. Ölüler buraya gömülüyorlar. Yeni ölmüş birinin evinde ilginç bir gelenek varmış. Ölü evinde tüm çamaşırlar derede, tüm akrabalarca yıkanıyormuş. Biz yol kenarında  anlatılan şekilde bir kaç toplu çamaşır yıkama olayı gördük. Ama bunların hepsi de ölü evinin çamaşırları mıydı? Bilemiyorum tabii ki.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Artık yolculuğumuzun sonuna geliyoruz. Başkent yakınında yol kenarında çamaşır yıkama eylemi gördükçe durup fotoğraf çektik. Hızımızı alamadık bir toptancıdan alışveriş bile yapmaya kalktık. Kızlar az daha kilo kilo pirinç alıyorlardı.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Sonunda başkente varıp, konaklayacağımız otel olan Palissandre Hotel’e ulaştık. Otel Antananarivo’nun en güzel oteli herhalde. Morondava’da da bu oteller zincirlerinden birinde kalmıştık.

Akşam güzel bir müzik eşliğinde yemeğimizi yedik. Ortam çok güzel, yemekler çok lezizdi. Madagaskar’daki son gecemiz için iyi bir final sayılırdı. Açtırdık güzel bir Güney Afrika şarabı, gecenin ve gezi sonunun keyfini çıkarttık.

Yarın Antananarivo’yu gezeceğiz ve arkasından Madagaskar turumuz sona erecek. Bir grubumuz ülkeye, karmaşaya dönerken, benim de içinde olduğum bir grup Mauritus’da tatilinin kalanını geçirecek. Sonradan biz de karmaşaya döneceğiz..

Sahi! Dönüyoruz, dolaşıyoruz. Sonunda illa ki karmaşaya dönüyoruz!!!  Nasıl bir iştir bu?

Gezekalın, Aydınlık kalın..

Dr Ümit Kuru

05.10.2016 Saat 23:48

IMG_1201.JPG

 

KAYNAKLAR

http://www.madagascartravelservice.com/andasibe/andasibe_park_madagascar.html

http://housewivesoftamatave.blogspot.com.tr/2011/03/vakona-park-madagascar.html

https://en.wikipedia.org/wiki/Peyrieras_Reptile_Reserve

http://www.travelmadagascar.org/PARKS/Andasibe-Mantadia-National-Park.html

http://www.revolvy.com/main/index.php?s=Peyrieras+Reptile+Reserve

http://dave-clark.smugmug.com/keyword/mandraka/i-wStxhkz

http://www.thesussexwildlifer.co.uk/mad_peyr.htm

Sekizinci Kıta Madagaskar: Andasibe Ulusal Parkı-1

Gezi Tarihi: 15.09.2016

IMG_9066.JPG

Geceyi kötü geçirmiş olarak uyandık. Giysilerimizle yattığımız için giyinme kısmı çok hızlı oldu ve konakladığımız yeri ve çevresini keşfe çıktık. Oda içi kötü olmasına rağmen, otelin çevresi çok güzeldi. Ormanın içinde sayılırdık. Bir kenardan dere akıyordu. Madagaskar’ın bu bölgesi tesisler açısından oldukça fakir. Bu kaldığımız oteller bizlere iyi diye sunulan oteller. Aslında yapılacak şey temel hijyeni sağlamak. Temiz bir tuvalet, yatak, çarşaf, yastık kılıfı ve havlu.  Benim gibi gezginlerin, bu gibi ülkelerde beklentisi çok da fazla olamaz. Yeter ki görmeye gittiğimiz güzellikleri görebilelim. Bu otelde aslında hemen ormanın dibinde, vahşi yaşam ile iç içeyiz. Biraz dikkat edebilseler ne kadar güzel olacak herkes için aslında.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Kahvaltı sonrasında Andasibe Rezerv Alanına doğru hareket ettik. Bu rezerve alanı, Kuzey Yağmur Ormanları denilen ve Madagaskar’ın UNESCO Dünya Doğa Mirası Listesi içindeki yerlerinden birisi olan ormanların bir bölümü sayılıyor.

Andasibe Köyünün yaklaşık 2 km kadar güneyinde Madagaskar’ın en eski rezerv alanı olan Andasibe (Perinet) Rezerv Alanı ve 15 km kadar kuzeyinde ise daha büyük olan Mantadia Ulusal Parkı yer alıyor. Bu iki park da yağmur ormanlarının bir parçası ve gerek fauna ve gerekse de flora zenginliği açısından önemli yerler. 100 den fazla orkide (Ekim-Ocak arası açıyor), renkli bukelamun, sürüngen ve kurbağalar, kimi kaynağa göre 11, kimine göre de 14 türden lemur ve 100 den fazla kuş çeşidi ile biliniyor.

1900’lü yılların başında Madagaskar’ı sömürgeleştiren Fransa, doğu limanlarına ülkenin diğer yerlerinden ürünleri getirmek için bir demiryolu inşasına girişti. Henri Perinet adlı bir Fransız mühendis, bu tren yolu hattının Analamazaotra Köyü yakınında bir ana istasyon inşa edilmesinin başındaydı. İşte bugün gezeceğimiz rezerv alanının adı bu Fransızdan geliyor.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Her iki parkın da önemi, Indri Lemurlarının sık populasyonlarına sahip olması. Lemurların çıkarttıkları özel sesler özellikle sabahın erken saatlerinde duyuluyormuş. İki parkta da fiziki koşullarınıza uygun yürüyüş parkurları var. Mantadia Parkı biraz daha az trustik ve yolları daha zorlu. Perinet Rezerv Alanı ise daha organize ve biz de bu alanı gezdik.

Bugünün anlatımına geçmeden Lemurlar hakkında biraz bilgi vermek lazım. Bu gezimizde bol bol görebilmeyi umduğumuz Lemurlar ve Sifaklar maymun ailesinden sayılıyorlar. İri ve parlak gözleri, tuhaf çığlıkları nedeniyle “Gecenin ruhu ya da hayalet” anlamına gelen Latince lemures sözcüğünden lemur, aslında bir alt sınıfın (Makigiller) hayvanlarına verilen genel bir isim.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Familyanın yaşayan türleri 24 – 57 cm uzunluğa (kuyruk 32 – 65 cm) ve 0,7 – 4 Kg ağırlığa ulaşıyorlar. Soyu tükenen türler de var. Postları yumuşak, yünlü, çoğu gri, kahverengi ve siyahımsı varyasyonlarda, vücut zayıf ve bacaklar ince. Arka bacakları ön bacaklarından uzun olduğundan müthiş bir sıçrama yeteneğine sahipler.  Otoburdurlar ve Makiler yaklaşık 18 sene yaşayabiliyorlar.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Daha önce uzun uzun anlattığım gibi ilgili konu bağlantısı (https://gezekalin.com/2016/08/31/gezi-oncesi-dipnotlar-madagaskar/) , Madagaskar 160 milyon yıl önce Afrika Kıtasına yapışıktı. Afrika kıtasında tespit edilen en eski lemur fosili 60 milyon yıl öncesine aitmiş. Bu zamanlarda ise Madagaskar, ana kara olan Afrika’dan ayrılmış. Maymun ırkına ait fosillerin tespit edildiği en erken tarih ise 17-23 milyon yıl öncesine ait. Bu demektir ki Afrika’da ortaya çıkan maymun, Madagaskar’a ulaşamadan Madagaskar Afrika’dan kopmuş. Tüm dünyaya hakim olmuş olan maymun, şempanze, goril ve Homo Sapien gibi memeli türlerinden yoksunluk Madagaskar’da daha alt ve yaşlı gruptan memeliler olan lemurlar ile tamamlanmaya çalışılmış. Lemurlar bugün hala dünya üzerinde varsalar, bunu Madagaskar gibi izole olmuş bir adada yaşamalarına borçlular.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

İnsanlar, 2000 yıl önce Madagaskar’a ulaşınca adanın lemurları üzerinde hemen olumsuz etki gösterdiler. Adanın lemur çeşidi ve sayısı insanların bu olumsuz etkileri (avlanma ve ormanların sıklığında azalmaya neden  olmaları nedenleri) ile azaldı. Bugün lemurlar soyları tehlikede olan hayvanlar olarak kabul ediliyor.

Tüm Madagaskar’da 60’a yakın lemur çeşidi var; Bunların büyüklüğü 25 gr lık pigme fare lemurundan, boyları 1 metreye ulaşabilen İndri’ye kadar değişiyor. Adada hala keşfedilmemiş lemur türleri olduğuna inanılıyor.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

İşte biz sabahın erken saatlerinden başlayarak 4 saatlik bir zaman dilimi içinde Perinet Rezerv Alanını gezip, özellikle İndrilerin peşinde olacağız. Onun dışında göreceğimiz tüm hayvanlar işin bonus kısmı olacak.

Park alanına gelince, 13 kişilik kalabalığın, Indrileri sesleri ile rahatsız edebileceğini düşünerek grubu ikiye böldüler. Her grubun başında parktan verilen birer rehber var. Park içinde çeşitli uzunluklarda yollar var ve bunlar iyi işaretlenmiş.

Bir süre sonra İndrilerin çağrışlarını duyduk ve sese doğru yöneldik. Aşağıdaki linkte gezi arkadaşlarımdan Indri sesi kaydı yapanların kayıtlarını veriyorum..

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Madagaskar’lılar İndrileri “Babakoto” olarak adlandırıyorlar. Bu hayvanların özellikle sabahın erken saatlerinde iletişim için çıkarttıkları sesler çok etkileyici. Bazen uçan bir yırtıcının varlığını grup üyelerine haber vermek, bazen diğer gruplar için yer hakimiyetini duyurmak, bazen de çiftleşme istekleri ile ses çıkartıyorlar. Önce erkek başlıyor bağırmaya, sonra gerisi dişiler getiriyorlar. Biz orada iken bu haberleşmeye şahit olduk. Çok etkileyici bir iletişim şekilleri var.

IMG_9485.JPG

Bu ormanlarda İndriler dışında 13 lemur türü daha var. Gördüğümüz ilk İndri ailesinden sonra “diğerlerini görebilecek miyiz?” diye orman içinde yolumuza devam ettik. Bir süre sonra bir başka lemur türünü daha gösterdiler. Bu Yaygın Kahverengi Lemur (Common Brown Lemur) türüymüş. Bu lemur bize büyük sürpriz yaptı.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Ağaçtan aşağıya indi ve dokunma mesafesine kadar yaklaştı. Sırtındaki kesesi içinde yavrusu bile vardı. Çok güzel bir olay yaşamış olduk. Meğerse lemurlar muz kabuğuna dayanamazlarmış. Bu lemur, aramızdan birinin çantasında, sabah kahvaltıdan aldığı muz kokusuna gelmiş. Arkadaş lemur, tırım tırım kokusunu aldığı muzu arıyormuş.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Lemurlardan gündüz aktif olanlar var, gece aktif olanlar var. İndriler gündüz aktif olanlar. Parkta ilerlemeye devam ettikçe bir sürprizle karşılaştık. Gece aktif olan lemurlardan Wooly lemur denen bir türü gördük.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Daha doğrusu parkın verdiği rehber gösterdi. Aslında o olmazsa bizim bir yün yumağı şeklinde olan hayvanları ayırt etme şansımız pek yoktu. Baktığımız ağaçta 3 bireylik lemur ailesi bir aradaymışlar.  Sadece bir tanesinin yüzü gözüküyor.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Lemurları gördükçe, yenilerini görme arzumuz arttı. Rehberle daha hızlı şekilde, bazen yol dışına da taşarak ormanı ve ağaç tepelerini taramaya başladık. Bu arada yerde dolanan bir lemur ailesi daha gördük.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Bu aramalar sonuç verdi ve bir ağacın dalları arasında taze yaprak yemekle meşgul bir başka İndri ailesi daha gördük. İndriler sosyal hayvanlar, 4-7 bireylik aile olarak yaşıyorlar. İndriler ancak doğal ortamlarında yaşayabiliyorlar, çıftlıklerde kendılerı ıçın yapılan özel evlerde yaşayamıyorlar. En fazla bir hafta sonra ölüyorlarmış.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Parkta görmeyi beklediğimiz gündüz lemurlarından 6 tür varmış. Biz bunlardan 2 tanesini gördük. Bir de gece lemur türüne tesadüf ettik. Diademed (Altın) Sifaka denen tür sık görebileceğimiz bir tür ama henüz göremedik. Dönüşe geçtiğimizde bizim rehbere haber geldi. Parkın girişinden yana doğru Altın Sifaka ailesi görülmüş. Bunu duyunca rota değişikliği yapıp bu aileyi görmeye gittik. Benim gördüğüm türler içinden en güzeli bu Diademed (Altın) Sifaka oldu.  

IMG_9908.JPG

Bu ailenin bireylerinden bir tanesi anneydi ve karnındaki kesede yavrusu minik gözlerle etrafa merakla bakıyordu.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

2007 yılında UNESCO Dünya Miras Listesine aday gösterilen Atsinana Yağmur Ormanlarının bir bölümü olarak kabul  edilen Analamazoatra (Perinet) Rezerv Alanını 4 saati biraz aşan süre ile gezdik. Bu parkta akşama kadar rahatlıkla vakit geçirebilirdim. Ancak bugün çok yoğun bir programımız var. Diğer grupta bizi bekliyor ve yemeğe gidilecek.  

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Evet sevgili Gezekalın takipçileri..

Bu konunun birinci kısmını burada keselim isterseniz. Çünkü bugünün öğle sonrası ve akşamı da aktivite ve bol fotoğraf dolu. Sizleri sıkmayalım ve günü burada bölelim.

Gezekalın ve aydınlık kalın…..

Dr Ümit Kuru

04.10.2016 Saat 11:36

img_9930

KAYNAKLAR 

http://www.madagascartravelservice.com/andasibe/andasibe_park_madagascar.html
http://housewivesoftamatave.blogspot.com.tr/2011/03/vakona-park-madagascar.html
https://en.wikipedia.org/wiki/Peyrieras_Reptile_Reserve
http://www.travelmadagascar.org/PARKS/Andasibe-Mantadia-National-Park.html
http://www.revolvy.com/main/index.php?s=Peyrieras+Reptile+Reserve
http://dave-clark.smugmug.com/keyword/mandraka/i-wStxhkz
http://www.thesussexwildlifer.co.uk/mad_peyr.htm

Sekizinci Kıta Madagaskar: Tsingy de Bemaraha ve Manambolo Nehri-1

img_6484

Gezi Tarihi: 12 EYLÜL 2016

Bugün Madagaskar gezimizin önemli bir günü olacak. Standart programımızda Tsingy de Bemaraha gezisinin Küçük Tsingy bölümü ve Manambolo Nehrinde pirogue gezisi yer alıyor. Ama ben bu gezinin Büyük Tsingy kısmını da yapmak istedim. Büyük Tsingy aslında bayağı zorlu bir kısım ve tam 4 saat süren sıkı bir tırmanış ve iniş gibi bölümleri var. Ama bu kısım yapılmazsa, UNESCO Dünya Mirası Listesi arasında yer alan bir eserin hakkını vermemiş olacağız. Bu nedenle geziye bu kısmı da ekletmek için sevgili Aykut ile İstanbul’dan başlayan bir dizi konuşma yaptık. Sonunda sadece isteyenlerin katılacağı şekilde hem Küçük ve hem de Büyük Tsingy gezileri ve Manambolo Nehri gezisi alternatif olarak kondu. Buna katılacaklar daha erken yola çıkacaklar ve daha geç olarak dönecekler. Sadece Küçük Tsingy turu yapacak olanlar ise 2 saat daha fazla uyuyacaklar ve erken dönüp tesisin havuzunda keyif yapacaklar.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Sabah erkenden uyandırılıp, çabucak giyindik. Dün gece geç saatlerde geldiğimiz tesisi sabah gözüyle görünce pek beğendim.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Ben dahil 10 civarında gezgin hem Büyük ve hem de Küçük Tsingy turlarını yapmak üzere Vazimba Hotelden jeeplerle ayrılıp saat 07:00 gibi yollara düştük. Pirogueların bağlı bulunduğu kıyıya jeeplerle vardığımızda sabahın güzel ışığı altında Manambolo Nehri çok güzel gözüküyordu.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Önce kanolarla Manambolo Nehri üzerinde yapacağımız gezi için piroguelara bindik. Her iki uçtan birbirlerine bağlanmış iki kanoda, ikişer kişi yan yana olacak şekilde oturduk. Her bir kanoda biri başta ve biri de sonda olmak üzere iki kürekçi var. Kıyıdan ayrıldık ve dingin suda 1.5 saat sürecek gezimize başladık. Yerlilerin kürek niyetine kullandıkları uzun sopalarının suya girip çıktıkça çıkarttığı ses dışında ses duyulmuyor. Öyle huzurlu ve sakin bir ortam ki!

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Tekne turunda Vazimbaların yaşadığı bölgeleri, mezarlarını, kireç taşından yarları, mağaraları ve görebilirsek de su içmeye nehir kenarına gelen lemurları göreceğiz.

img_6129Nehirde yol aldıkça kanyon içinde olduğumuzu daha çok anlamaya başladık.

Tsingy de Bemaraha’nın jeolojik özellikleri hakkında biraz bilgi vermem lazım. Tüm bu alan ve Tsingy çok özel bir yapıya sahip. Milyonlarca yıl önceden burası hep deniz suları altındaymış. Kalsiyum, magnezyum karbonat gibi minerallerden zengin kalker, jips, kaya tuzu, dolomit gibi taşlar, kayalar bu alanda bolca varlar. Bu kayaların özelliği, yağışlar ve yeraltı suları ile karşılaştığında eriyebilmeleri. Tsingy gibi bu özellikte kayaların bol olduğu yerlerde karstik tarzda yeryüzü şekilleri ve mağaralar bol bulunuyor. Yani yağışlar ve yer altı suları nedeni ile kimyasal aşınma ile ortaya çıkmış yapılardan zengin bir bölgedeyiz. İşte bu kanyon, sonradan göreceğimiz Tsingy ve mağaralar bu yapısal özellik nedeni ile buraya benzersiz bir özellik katıyorlar. Renkli derin yarlar, çatlaklar ve yoğun bir ormanlık bölge arasında akan suda süzülüyoruz. Civarda göçmen kuşlar, beyaz balıkçıllar bolca varlar.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Bu alanda gezeceğimiz ilk mağara için kıyıya yanaştık. Başta söylemeyi unuttum; Bu gezi için yanınızda mutlaka fener bulunması gerekiyor. İlk mağaranın özelliği sarkıt ve dikitlerin bolca olması. Kalsiyum karbonatça zengin suların mağara tavanından sızarak içindeki kirecin tavanda birikmesi ile sarkıtlar, damlacıkların mağara tabanında birikmesi ile de dikitler oluşuyor. Bu mağarada hem sarkıt ve hem de dikitler bulunuyor.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Bu mağaradan sonra kısa bir süre daha teknelerle yol alıp, ikinci mağarayı da gezdik. Bu mağara diğerinden daha farklı özelliklere sahipti.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Tüm bu alanlarda bir zamanlar Vazimba adlı bir etnik grup yaşarmış. Bugün ise Madagaskar’da bu insanlar, artık saf olarak yok gibiler. Günümüzde onların yerinde Skalava etnik grubu var. Yaygın inanışa göre Vazimba’lar Madagaskar’ın ilk yerleşimcileri. Vazimba’lar ortalama Madagaskar halkından daha kısa boyluymuşlar. Bir bilimsel teoriye göre Vazimba halkı, milattan 350-500 yıl önce bu adaya, bugünkü Endonezya’dan göç eden pigme insanlar olabilirlermiş. İşte bu gezide son göreceğimiz yer de Vazimba’ların mezarları. Vazimbalar ölülerini açık alanlara bırakırlarmış. Burada da tepede, kenarları çitlerle çevrili ve yüksekte, 3 kafatasının gözüktüğü bir mezar var. Burada asla ölüleri ve mezarları parmak uçlarınız ile gösteremezsiniz. Bu ölüye karşı büyük bir saygısızlık kabul ediliyor. Eğer illa ki ölüyü işaret etmeniz gerekiyorsa kıvrık parmak ucu ya da dirseklerinizle işaret edebiliyorsunuz.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

IMG_6413.JPG

Vazimba mezarlarını da gördükten sonra dönüşe geçtik. Son fotoğraflarımızı aldık.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Kıyıda bizi çok sayıda çocuk karşıladı her türlü hünerlerini de sergilemeyi ihmal etmedi.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Bu arada kıyıda ikinci grup ile karşılaştık. Bizler hemen kıyıya yakın küçük Tsingy turuna başlayacakken onlar tekne turunu yapacaklar.

Bu konuyu bugünlük burada kessem iyi olur. Çünkü hem Lemurlardan ve hem de Tsingy’den bahsedilecek. Konu geniş. İki ayrı bölümde anlatsam iyi olur.

Yani bugünün arkası yarın 🙂

Gezekalın, aydınlık kalın.

Dr Ümit Kuru 28.09.2016 Saat 11:14

 

Kaynaklar

 http://www.wildmadagascar.org/wildlife/lemurs.html
http://whc.unesco.org/pg.cfm?cid=31&id_site=494
https://tr.wikipedia.org/wiki/Tsingy_de_Bemeraha_Milli_Park%C4%B1
http://www.thecrowdedplanet.com/stone-forest-tsingy-de-bemaraha/
http://www.wildmadagascar.org/conservation/parks/journal/manambolo_02.html
http://www.forumgercek.com/bir-adimda-dunya-turu/95870-tas-ormanlari-tsingy-de-bemeraha-nationalpark-madagaskar.html
http://www.travelmadagascar.org/PARKS/Tsingy-Bemaraha-National-Park.html