Sekizinci Kıta Madagaskar: Antananarivo’ya Varış

P9100012.JPG

THY, Türkiye’den Madagaskar’a uçuyor. Uçuşun ilk aşaması 9 saat 30 dakika’da, kuş uçuşu 7500 km ötedeki, Mauritus’a oluyor. Aynı uçak 1,5 saat kadar havaalanında bekledikten sonra, 1 saat 40 dakika süren ikinci kısımla Antananarivo’da (Tana) sonlanıyor. Mauritus’la Türkiye arasında 1 saat fark varken, Madagaskar ile Türkiye arasında saat farkı yok.  Madagaskar’ın başkenti Tana’nın havaalanının ismi İvato Havaalanı. Küçük bir havaalanı.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Madagaskar vizesi kapıda alınıyor. Önce bir memur vizeyi verdi. Sonrasında 3 ayrı memurun pasaportlarımıza yaptıkları işlemlerle ülkeye resmen girmiş olduk. Bu ülkede her insana bir iş yaratmışlar sanki. Allahtan ki bizim uçaktan başka uçak, bizlerden başkaca da yolcu yok da, çok beklemedik. Havaalanı dışındaki aracımıza binip Les 3 Metis adlı otelimize doğru yola çıktık. 

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Saat 16 gibi havaalanı dışına çıktık. Havaalanı ile şehir merkezi arası 25 km kadar. Mesafe kısa gibi gözükse de yollar dar ve çok araç var. Bu şehir tam bir eski araba cenneti. Citroen Dejavu, Renault Quatre Chevaux gibi 1940-50’lerin araç modellerinin bolluğu şaşırtıcı. Sonradan öğrendiğimize göre Madagaskar ikinci el arabanın bolca getirildiği bir ülkeymiş. Yol boyu minik dükkanlar görüyoruz. Bu dükkanlar en çok bakkal, kuaför ve kasap dükkanı oluyor. Madagaskar insanı, memuriyet işinde çalışmayı sevmezmiş. Üç-beş kuruş parayı denkleştirdi mi, hemen kendine dükkan açarmış. 

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Yol boyu insan manzaraları ilgi çekici geldi. Yol kenarında ve şehrin tam da göbeğinde pirinç tarlaları var. Evler çok eski, bazıları kerpiçten yapılı, bazıları ise kolonyal tarzın evleri. Yavaş sayılacak bir hızla, orta şehir bölgesinde bulunan otelimize geldik.

Başkent Tana, 1.4 milyon yaşayanı ve 1275 metre rakımı ile Madagaskar’ın en kalabalık ve en yüksekte olan şehri. Bu şehrin, Güney Afrika’nın diğer şehirlerinden farklı olarak ezelden beri büyük şehir olma özelliği var. Yani Avrupalılar tarafından kolonileştirilmeden önce de büyük şehirmiş. 1625 yılında Kral Andrianjaka tarafından kurulmuş ve onu koruyan 1000 askere izafen (Antananarivo, Malagazca “Bin Asker Şehri” demek) Antananarivo adı verilmiş. Önceleri basit bir köy iken, Madagaskar’ın bütününe doğru hakimiyetlerini arttıran krallar sayesinde büyük şehir haline gelmiş. Merina Kralı 1. Radama, Antananarivo’yu tüm Madagaskar’ın başkenti yapmış. 

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Şehir 3 bölümden oluşuyor; En tepede olan üst şehir bölümü tarihsel öneme de sahip kısım. Bütün saray ve önemli yerler burada. Şehrin aşağı bölümü fakir olan bölüm. Bu ikisi arasında ise ara bölüm var. Bizim otel ara bölümde bulunuyor.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Madagaskar’a giriş şehri olmasına rağmen çoğu ziyaretçi için sevimsiz gözüken ve az zaman geçirmelerine neden olan Tana’da bugün için bir şeyler yapmayı istemiştim. Otele vardığımızda akşama program konduğunu ve üst şehirde bir restoranda yemek yeyip, müzik ve dans performanslarını izleyeceğimizi öğrendim. Bayıldım ben bu son dakika gelişmesine…

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Otel, eski bir kolonyal tarzı ev. Çok lüks değil ama sevimli ve bu şehir için iyi sayılabilecek bir otel. Akşam araçlara binip yemek yiyeceğimiz restoran bölgesine vardık. Önce şehre tepeden bakan bir noktadan güneşi batırdık. Sonrasında Le Grill de Rova adlı restorana girdik. Burada bizi güzel bir müzik eşliğinde kokteylle karşıladılar. Sonra ana salona yemeğe geçtik. Yemek yerken de bize Madagaskar’ın dört yanından ve çeşitli etnik gruplarından dans gösterileri yapıldı.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Çok güzel bir gece oldu. Ülkeye hızlı bir giriş yaptık. Daha sonra otelimize dönüp ertesi gün başlayacak olan esas gezimiz için dinlenmeye çekildik.

Yarın gerçek Madagaskar’a adım atıyoruz

Gezekalın, aydınlık kalın…

Dr Ümit Kuru

24.09.2016 Saat 01:39

Kaynaklar

http://www.ebrudurupinar.com/index.phpoption=com_content&view=article&id=148:tanagun1&catid=39:madagaskar&Itemid=84
http://www.radikal.com.tr/radikalist/korsanlar-diyari-madagascara-gitmeniz-icin-10-sebep-1285584/   (Madagaskar genel)
http://www.gokyuzunet.com/atalarin-adasi-madagaskara-yolculuk/
http://www.gezivedoganotlari.com/tag/madagaskar/
http://www.yoldasin.com/afrika/dogu-afrika/madagaskar/
https://openknowledge.worldbank.org/bitstream/handle/10986/16709/820250WP0P12800Box0379855B00PUBLIC0.pdf?sequence=1&isAllowed=y
http://www.yoldasin.com/insaniyla-dogasiyla-bir-mozaik-madagaskarin-baskenti-antananarivo/
http://www.travelmadagascar.org/CITIES/Antananarivo-what-to-see.html
http://madagascar-tourisme.com/index.php

Sekizinci Kıta Madagaskar: Giriş ve Genel Değerlendirme

 

IMG_7963.JPG

Her gezi dönüşünde yazacağım yazıyı, aslında gezi sırasında şekillendiririm. Giriş yazısına ise bir başka önem verir, fotoğrafların da en güzellerini seçip koymaya çalışırım. 

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Madagaskar-Mauritus gezimizin sonrasında da yeni gezi yazısı dizime başlamak için bilgisayar başına oturdum. Fotoğraflar bir güzel seçildi ama bir türlü Madagaskar’la ilgili vereceğim mesajın ne olması gerektiği, “Hangi cümlelerle ilginizi çekmeliyim” ya da “Size Madagaskar’ı nasıl özetlemeliyim” kısmı netleşmedi. Duygularım karmakarışık.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Gezi öncesi Madagaskar bölümü ile ilgili beklentim çok yüksekti. Bu geziden görsel anlamda alacağımı aldım ve beklentilerim karşılandı. Ama bu ülke, özellikle de başkenti Antananarivo (bundan sonra herkesin dediği gibi kısaltılmış ismi ile Tana diye yazacağım) beni çok yordu. Allahtan ki ülkenin kırsalında, doğusunda-batısında, başkentteki kadar fakirlik olmasına rağmen, insanların yüzlerinde gördüğümüz ifade ve aldığımız etkileşim daha farklıydı.

IMG_5880.JPG

Yukarıdaki fotoğraf aslında ne demek istediğimi çok güzel ifade ediyor. Bu fotoğrafı ülkenin batısında bulunan Manambolo Nehri kıyısındaki Bekopaka Köyünde çektim. Sallarla geçtiğimiz nehrin her iki kıyısında da çocukların onlarcası bizleri karşıladılar. Bu fotoğrafı veren çocuğun benimle kavga etmek istemediğine eminim. Büyük bir olasılıkla, yakın zamanda seyrettiği bir videodaki kahraman dövüşçüyü taklit edip, kendince bana en havalı pozunu verdi. Yüzündeki o sevimli  gülümseme hariç, başkent sokaklarında dolaştığımızda karşılaştığımız kadın-erkek, yaşlı-çocuk herkeste varlığını hissettiğim ruh hali işte tam da buydu; Yumrukları sıkılı ve sizinle kavgaya hazır, fakirliklerine isyankar insanlar.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Fakirliklerine isyanları var ama bununla tezat şekilde çaresizliğin verdiği bir durgunluk içindeler.  Başkent hariç, ülkenin gezebildiğimiz diğer kısımlarındaki insanlar daha hoşgörülü, güler yüzlü ve candanlar. Yerel rehber ısrarla başkentte gezmemizi istemedi. Bundaki amacının bizleri soygundan korumak olduğunu düşünüyordum. Ama son gün Tana Şehri gezisi sırasında Anosy Gölü kenarında fotoğraf çekme amacıyla aracın durması için ısrar ettiğimizde yaşadığım manzara, aslında başkentin insanı ve başkent ile yakın temasın istenmediğini düşündürdü bana.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Madagaskar’lı halkın çevresine, doğal zenginliklerine ve tarihi yapılarına yaklaşımları hiç de dost değil. Yukarıda saydığım zenginliklerini yıkıcı ve tahrip edici durumdalar. Onun içindir ki Anosy Gölü’nün içinde çöp yığınları o güzel manzarayı bir anda yok edebildi ve çevresinde hissettiğimiz yoğun sidik kokusundan dolayı ancak 2 fotoğraf karesi alıp, hemen araca dönülmek zorunda kalındı. Tana’da araçtan inince çevremizi bir anda saran, ülkenin batı ve doğu sahillerinde gördüğümüz salya sümük ama sempatiyi elden bırakmamış çocuklarınn aksine, sizden mutlaka birşeyler alma hedefli kir pas içinde çocuklar da işin bonusu oldu.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Madagaskar dünyanın en fakir ülkeleri arasında ilk 10 içinde bulunuyor. Fakirliğin beraberinde gelen yokluk normaldir. Ben çok fakir ülke gezdim ve insanları içine girdim. Bu ülkeler genelde Batının Emperyalist ülkelerinin sömürdüğü, öz kaynaklarını yıllarca çaldığı ülkelerdi. Ancak onlar arasında bile Madagaskar kadar umutsuz olanını görmedim. Madagaskar yıllarca Fransa’ya karşı özgürlük mücadelesi vermiş bir ülke. Sonunda özgürlüklerini de kanlı ve yüksek bedellerle kazanmışlar . Ama sonradan ülkeyi yönetenler o kadar beceriksiz, ülke ve ülke insanı hayrına çalışmakdan o kadar uzak kalmışlar ki, Madagaskar insanı çoluk çocuk umutsuz bir fakirlik içine düşmüşler. İşte beni esas rahatsız eden de bu oldu.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

İnsanlar fakirlikten özkaynaklarını bu sefer kendileri talan ediyor olmuşlar. Ülkenin ormanları hızla yok ediliyor. Bir torba odun kömürünün fiyatı 5000 Ariary. Yani yaklaşık 1.5 Eur. Madagaskar’da bir torba odun kömürü için ağaçlık alan yakılması normal ve hak sayılıyor. Kaçak kesim çok fazla. Ülkede sanki devlet yok. Geleceğe dair umutta olmayınca insanlar gündelik yaşamaya çalışıp, kendi geleceklerini ve kaynaklarını kendi elleri ile yok ediyorlar. Madagaskar’a bu anlamda doğru zamanda gittiğimizi düşünüyorum. Madagaskar’ın doğal yaşamında şahit olduğumuz güzelliklerin bir çoğunu, bu hoyratca yok ediş devam ederse, çok yakın bir zamanda göremeyeceğiniz kesin gibi. 

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Biliyorum başlangıç karamsar ve “Madagaskar’a gitmeyin” der gibi oldu. Ama bir gezgin bunu dememeli ve siz okuyucular da böyle düşünmemelisiniz. Sadece gideceğiniz de ne ile karşılaşabileceğinizi bilmenizi ve ona göre önlemler almanızı isterim. Bu yazıların da amacı bu zaten.

10-21 Eylül tarihleri arasında Madagaskar-Mauritus gezisini Nar Gezi ile gerçekleştirdik. Gezimizde yönetimsel ve programsal anlamda herhangi bir eksikliğimiz olmadı. Bu anlamda çok yoğun bir program eksiksiz uygulandı diyebilirim. İki konaklama alanı dışında sorunlu bir yerimiz olmadı. Ülkenin zaten tesis bakımından fakirliği ve standartları gözönüne alındığında bunları normal karşılayabilirsiniz. Ancak yine de kabul edilebilir düzeyde tesislerin var olduğunu söylemeliyim.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Madagaskar, zorlu bir gezi rotası. Uzun ve rahatsız edici yollarda (gerçi bu yollara, yol demek biraz lüks olur sanki) seyahat edeceksiniz. Hijyen çok önemli bir sorun. O kadar dikkat etsek de, ben dahil, çoğumuz ishal olduk.  Sivrisineklere ısırılmamaya çalışacaksınız, sıtma riski var. “Bu kadar eziyet niye o zaman?” diyenler için söyleyecek çok sözüm, kurulacak çok cümlem var; Göreceklerinizi, yaşadıklarınızı başka bir ülkede göremeyecek ve yaşayamayacaksınız. Sık ağaçlarla kaplı ormanlarda ağaçtan ağaca zıplayan lemurların, başka bir dünyanın yaratıklarıymış gibi gözüken bukalemunların peşinde koşacaksınız. Yüzlerini ağaçtan elde ettikleri sıvıyı  sürerek güneşten koruyan ve kafalarında yük taşıyan kadınlara hayret edeceksiniz.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Ve o çocuklar! Salyalı, sümüklü ama ona rağmen tüm sevimlilikleri ile “Bonbon” diye şeker isteyen, sizi görünce taklalar atan, daima gülen ve dans eden güzel çocuklar. Daha önce hiç görmediğiniz kayıkları ile balıkçılar, jeeplerinizle sal sırtında geçmek zorunda olacağınız nehirler. Dünyanın bu yöresine özgün Baobab Ağaçlarını, dünyanın en önemsiz olayıymışcasına umursamadan eski bir top peşinde koşan Madagaskar’lı çocukların varlığında, gün batımında görme ayrıcalığını yaşayacaksınız.

img_7902

img_9916

Madagaskar’da şahit olabildiğim canlılar ve bitkiler insana sanki başka bir gezegende olduğunuz izlenimini veriyor. Bu anlamda Madagaskar yazı dizime özellikle “Sekizinci Kıta Madagaskar” başlığını uygun gördüm. Buırada doğal ortamında göreceğiniz canlıları başka bir yerde, hayvanat bahçesi dışında, görebilmeniz imkansız. Sadece bu nedenle bile Madagaskar’a gitmelisiniz. Bu kadar hızlı tüketiliş nedeni ile, tüm pisliği ve bazı yerlerde hissedeceğiniz iticiliğine rağmen, hızla gezi programlarınız arasına Madagaskar’ı dahil etmelisiniz. Kırsal bölgelerde Madagaskar insanı, çocuğu ve erişkini ile, daha dost canlısı ve candanlar. Bu nedenle bu fakir ama dost insanlarla kültürel alışveriş zevkini yaşamalısınız.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Daha önce Madagaskar hakkında genel bilgileri vermiştim. Bunları ilerideki yazılarımda tekrarlamak istemiyorum. Arzu eden aşağıdaki linke tıklayarak bu yazıdaki bilgilere ulaşabilir: Madagaskar-Genel Bilgiler

IMG_5728.JPG

Sizlere gezi planlamanızda yardımcı olmasını umduğum şekilde gezim sırasında edindiğim bilgileri ve yaşadığım tecrübeleri sunacağım. Gezdiğimiz şekliyle gün ve gün yazıları takip edeceğinizi umuyorum.

img_7839

Gezmek bir kültür alışverişidir. Buyrun bakalım Madagaskar’dan aldıklarıma yani “Sekizinci Kıta Madagaskar” gezi yazı dizime…

Okuyunuz ve okutunuz 🙂

Gezekalın…

Dr Ümit Kuru

23.09.2016  Saat 10:11