Ateşin ve Buzun Yurdu İzlanda: Altın Üçgen

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Bugün İzlanda gezimizin en önemli günlerinden bir tanesi olacak. İzlanda’ya gelen turistlerin vazgeçemediği bir aktivite olan Altın Çember (Golden Circle) içinde yer alan gezi alanlarını ziyaret edeceğiz. 

adsız 1

Güney İzlanda’da Altın Çember turu (The Golden Circle), Reykjavík’den başlayıp, İzlanda’nın ortalarına doğru giden ve Reykjavík’e geri dönerek biten yaklaşık 300 km’lik bir rota. Þingvellir Ulusal ParkıGullfoss Şelaleleri, Geysir ve Strokkur Gayzerlerini içinde barındıran jeotermal olarak aktif olan Haukadalur Vadisi bu yolun önemli durakları. Bu yol üzerinde bulunan Kerið Volkan Krateri, Hveragerði Greenhouse KöyüSkálholt Kilisesi ve jeotermal santraller diğer duraklar. Biz gezimizde tüm İzlanda sahillerini içine alan büyük bir daire yapacağımız için Reykjavík’e geri dönmeyip, güney sahili boyunca devam ederek Skógarfoss’da konaklama yapacağız. 

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Bir gece öncesinden deliksiz bir uyku çekince sabah erkenden kalktık. Hareket saatimiz 09:00. Bu nedenle kahvaltı öncesinde, dün gece yapamadığımız Reykjavik Şehir Merkezini tanıma turumuzu, kısacık da olsa, yapmak istiyoruz. Hanımla sabah erken saatlerde bu amaçla yollara düştük. Reykjavik benim ziyaret ettiğim ülke başkentleri içinde en kolay gezileni oldu. Zaten küçücük bir şehir. Şehri, müzeydi, konserdi demezseniz, sindire sindire 3-4 saatte gezersiniz. Bir saatlik yürüyüş bize şehir hakkında bir fikir verdi. Otelden grup olarak ayrıldıktan sonra soförümüz Arnie, şehri bir de araçla kısaca gezdirdi. Bu da işin bonusu oldu.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Reykjavik’den çıktıktan sonra görmeyi umduğumuz İzlanda manzaraları eşliğinde seyahate başladık. Yol boyu dağlar, doğaya serbestçe bırakılmış koyunlar ve atlar, ağaçtan fakir ama yeşili bol toprak, şimdi masum gözüken patlamış volkanlar, onların kraterleri, lav tarlaları ve bir ayıbı örtermiş gibi lav kayalarını örten yeşil yosun araç penceresinden gözlediğimiz İzlanda manzaralarıydı.

IMG_0203

Yaklaşık 40 km gittikten sonra ilk molayı Nasjevellir Jeotermal Güç İstasyonu ve bu alanı tepeden gören bir noktada verdik. 

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

İzlanda’nın, volkanik yapısı ve Atlantik Ortası Sırtı üstünde bulunması gibi jeolojik özelliklerinin getirdiği bir avantaj, jeotermal enerji kaynakları bakımından zenginlik. İzlanda’da bulunan 5 büyük jeotermal güç istasyonu (Nasjevellir Jeotermal Güç İstasyonu bunlar arasında 2. büyüklükte olanı), İzlanda’nın elektrik ihtiyacının %26.2’sini (kalan %73.8’lik kısım da hidroelektrik santrallerden karşılanıyor) karşılıyor. Fosil yakıt tüketimi sadece %0.1’ler düzeyinde. Buradan çıkan sıcak su pompalarla Reykjavik ve çevresine iletiliyor. Borulara 86 C olarak giren sıcak su, şehir merkezine 83 C olarak ulaşıyormuş.

Bu arada Icelandic Mosses (İzlanda Yosunu) denen ve lav kayaları üzerinde yürümenin ilginç deneyimini ilk kez burada tattık. Bu aslında bir yosun değil, liken.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Daha sonra araçla Þingvallavatn (Thingvallavatn) Gölü‘nü dolaştık. Bu göl 84 km²’lik alanı ile İzlanda’nın en büyük doğal gölü. En derin yeri 114 metrede ve bir yarık vadisi gölü. Gölün kuzey kıyıları Þingvellir Ulusal Parkı kıyılarını oluşturuyor.

Sonunda günümüzün masterpiece parçası olan Þingvellir (Thingvellir) Ulusal Parkı‘na geldik. Bu park tarihi, kültürel, jeolojik önemleri nedeni ile 2004 yılından beri UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi içinde yer alıyor. Zaten İzlanda’nın UNESCO listesi içinde sadece 2 yeri var. Kuzey Amerika ve Avrasya tektonik plakalarını birbirinden ayıran Kuzey Atlantik Sırtının bir bölümü bu parktan geçiyor. İzlanda’ya ilk yerleşenler olan Ingólfur Arnarson ve beraberindekiler önceleri bu civarı mesken tutmuşlar. Daha sonra diğer Kelt ülke insanlarının İzlanda’ya göçleri artınca aralarında çıkan sorunları çözebilmek amacı bir parlemento kurulmuş. 930 yılında kurulan ve Alþing (Althing) adı verilen bu oluşum dünyanın ilk parlementosu olma özelliğini taşıyor. 1798 yılına kadar da işlevini sürdürmüş.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

 

Þingvellir Ulusal Parkı gezisine  Hakið adlı bir yerdeki ziyaretci merkezinden başlıyorsunuz. Araçlar da buraya park ediyor.  Ulusal Park 1 Nisan-1 Kasım tarihleri arasında  09:00-18:00 saatleri arasında gezilebiliyor. Önce bu alandan aşağımızda uzanan güzelliği fotoğrafladık. 

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Burası iki kıtanın birbirinden ayrıldığı yer.  Þingvellir Ulusal Parkı içinden geçen Atlantik Ortası Sırtının oluşturduğu ve Amerika Kıtasının doğu sınırını gösteren Almannagjá Kanyonu 11 km uzunluğunda, sanki insan eli ile yapılmış kale duvarı gibi uzanıyor. Bunun karşılığı olan Avrasya Kıtasının batı sınırını ise 7.7 km uzunluğundaki Hrafnagja Kanyonu oluşturuyor. Etrafta, iki kıtanın ayrılmasının delili olan başka yarıklar da mevcut. Biz yarıkların en meşhuru olan Almannagjá Kanyonunda kısa bir yürüyüş yaptık. Burada yürürken, iki kıtanın birbirinden her yıl 7 mm (3 mm yazan da, 2,5 cm yazan da var) uzaklaştığı bir yolda yürüdüğünüz hissi insanı çok etkiliyor.

P7240503.JPG

Bu yürüyüşten sonra sağa dönüp, bir köprüden geçtik ve diğer kanyona, Flosagja Kanyonuna yöneldik. Burada çeşitli uzunluklarda ve içi berrak su ile dolu yarıklar görüyorsunuz. Su o kadar berrak ki dipte ziyaretçilerin attıkları bozuk paralar parıldıyor.,

IMG_0277.JPG

Lögberg veya Kanun Kayası eski Alþing’in toplantılarından konuşmaların yapıldığı kaya olarak biliniyor. 1000 yıldır deprem ve volkanik aktivitelerle değişen coğrafya nedeni ile yeri tam olarak bilinmiyor. Yine de bir bölgeye İzlanda bayrağı asılmış ve sembolik olarak burası Lögberg Kayası kabul ediliyor. 

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Yürüyüş rotaları çok güzel işaretlenmiş. Bu parkta eski Başkanlık Yazlık Sarayı ve bir de eski Parish Kilisesi var. Bu kilisenin tarihi 1000’li yıllara kadar gidiyor. İzlandalılar Hristiyanlığı kabul ettiklerinde o zaman ki Norveç Kralı bu kilisenin tahtalarını ve çanını hediye olarak İzlanda’ya yollamış. Tabii ki bugünkü hali 1798 yılından kalma.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Size daha iyi fikir verebilmesi amacıyla Þingvellir Ulusal Parkında çektiğim küçük bir video linkini de aşağıda verdim. Linke giderek izleyebilirsiniz.

https://youtu.be/zzEJbmm82jY

Þingvellir Ulusal Parkı gezisinden sonra Gullfoss Şelalesi‘ne doğru yola çıktık. Gullfoss Şelalesi, Hvítá Nehri’nin oluşturduğu muhteşem bir şelale. Kelime anlamı altın şelale. Şelalenin gücünü hissetmeniz için aşağıdaki linke kendi çektiğim videoyu yükledim.

https://youtu.be/1VNtalUaBZQ

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Şelale iki basamakta, 2,5 km uzunluğa ulaşan ve 33 metre derinlikteki kanyona düşüyor Birinci düşüşü 11 metre ve ikinci düşüşü ise 21 metreden yapıyor. Suyun gücü müthiş. Ortalama akan su, saniyede 140 m³.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Bir zamanlar bu şelaleye bir santral kurulması için, sahipleri şelaleyi satmışlar. Ama alanlar bu projeyi gerçekleştirememişler. Söylence o ki şelaleyi satan şahsın kızı olan Sigríður Tómasdóttir, intihar edeceği tehdidi ile santrali engellemiş. Şelaleye ulaşan yolda bu doğasever kadının bir büstü var.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Gullfoss Şelalesinden sonra bir başka gezi yeri olan Geysir’e doğru yola çıktık.

IMG_0524

Gayzer kelimesine ilk defa 14. yüzyılda İzlanda kaynaklarında rastlanmış. İzlanda’nın Haukadalur Bölgesinde insanlar, gördükleri sıcak su fışkırmasını eski Norveçce “fışkırma” anlamındaki “geysa” kelimesi ile adlandırmışlar. Bu kelime de zamanla “geysir” olmuş ve İngilizceye “geyser” olarak geçmiş. Yani kesintili bir biçimde sıcak su ya da sıcak buhar fışkırtan, kükürt yayan kaynarcaların isim babası da İzlanda. İzlanda, gayzerlerin bolca bulunduğu bir ülke.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Gayzerlerin oluşma mekanizması için, anlayabildiğim kadarı ile, şunları söyleyebilirim. Öncelikle magmaya dokunması ya da magmanın çok yakınından geçmesi sonucunda yeraltı sularının ısınması gerekiyor. Gayzerler yeraltı suyunun içinde toplandığı düşey doğrultuda doğal kuyular.  Fizik kuralına göre basınç arttıkça suyun kaynaması için daha yüksek bir sıcaklığa ihtiyaç var. Bu nedenle kuyunun derinlerinde yer alan sular, daha büyük bir basınç altında olduklarından daha geç, yüzeye yakın yerlerde bulunan sular ise daha çabuk kaynıyorlar. Sonuçta en üst bölümdeki su önce kaynayıp ve oluşan buhar basıncı nedeniyle kuyunun ağzına yükseliyor ve hatta dışarı çıkıyor. Bu durum altta yer alan bölmeler içindeki suların üzerindeki basıncı birden azaltıyor. Böylece zaten normal kaynama noktasının üzerinde bir sıcaklığa sahip olan, fakat basınç altında oldukları için kaynayamayan bu sular aniden ve hızla kaynamaya başlıyor ve kısa sürede oluşan büyük bir buhar basıncı ile su ve buhar sütunu halinde kuyunun ağzından dışarı fışkırıyor. Patlama sonrası soğuk yeraltı suyu tekrar rezervuara sızıyor ve döngü yeniden başlıyor. 

IMG_0639.JPG

Alana geldiğimizde her taraftan dumanlar yükseliyordu. Bazılarından sadece fokurdayan sular, bazılarından ise bolca duman çıkan irili ufaklı kuyular vardı. Alana girdiğimizde çok sayıda insanın toplandığı bir kuyuya yöneldik. Burası Strokkur adı verilen gayzer. Burada her 8-10 dakikada bir patlama oluyor. Patlama dediğim, kuyudan yukarıya su fışkırması. Aynı alanda bulunan Geysir ise daha sakin. Geysir özellikle deprem sonrası faaliyetini çok arttırıyormuş. Strokkur ise depremlerle Geysir kadar yoğun bir bağlantıya sahip değil. Yani su fışkırtıp duruyor. Strokkur, sanki alanın gösteri gayzeri durumunda. 

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Ziyaretciler patlama için kuyu başında sabırla bekliyor. Fotoğraf makineleri olayı kaydetmek için hazır, eller deklanjörlerde! Sonrasında o ürkütücü ama bir o kadar da heyecan verici patlama sesi ve bir su sütunu yükselmesi oluyor. Bazen rüzgar azizlik edip size doğru eserse ıslanabiliyorsunuz. O kadar dakika derin bir sessizlik içinde bekleyen insanların bağırışları ve kaçmaya çalışmaları ise komik duruyor. Ben 4 defa patlamaya denk geldim ve fotoğrafladım. Bugünün fotoğraf bakımından en verimli kısmı bu alan oldu.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Aşağıdaki linkte seri halde çektiğim gayzer patlamalarından yaptığım kolaj ve küçük bir patlamanın da videosu var. Şahit olduğum bu görsel şöleni izlemenizi tavsiye ederim.

https://youtu.be/Mdfa7UCyxIg

Yolumuzdan biraz sapmamıza neden olacak olan  Kerið Krater Gölü’ne gidemedik. Bundan 3000 yıl önce içeriye doğru göçen bir volkanik kratere su dolmasıyla oluşmuş ve harikulade güzel fotoğraflarını gördüğüm krateri görememek gezinin bir eksiğiydi bence. Sizler mümkünse şartları zorlayın derim.

Hveragerði Kasabası‘ndan geçtik. Hveragerði,  Reykjavik’in 45 km kadar doğusunda bulunan küçük bir şehir. Şehir volkanik sıcak sularla ısıtılan seraları ile meşhur.

P7240682.JPG

Sonrasında ise Seljalandsfoss Şelalesine ulaştık. Bu arada yağmur, hiç de olmasını istemediğim şekilde, burayı gezerken şiddetini arttırdı. Seljalandsfoss Şelalesi İzlanda’nın doğa harikaları arasında.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Eyjafjallajokull Volkan buzulundan kaynağını alan Seljalands Nehrinin 60 metreden düşmesi ile oluşuyor. Bu şelalelenin arkasındaki küçük mağaraya kadar yürünüyor ve biz de yürüdük. Ama güneşli zamanda buradan alınabilecek olan nefis fotoğrafları çekemedik tabii ki. İzlanda’da gezdiğimiz tüm ziyaret yerlerinde ziyaretcileri çok güzel yönlendiren ve bilgilendiren tabelalar yanında, ziyaretcilerin emniyetle takip edecekleri tahta veya demirden patika yollar yaptıklarını gözlemledim. Burada da şelalenin sağ tarafından başlayan ve arkadaki mağaraya devam edip, sol tarafından inen bir ziyaret yolu vardı. 

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Günümüzün son ziyaret yeri ise Skógafoss Şelalesi oldu. Konaklama da Skógafoss Şelalesi’nin yanındaki bir tesiste olacak. Burayı daha fazla gezme şansımız olacak.

P7240702.JPG

Skógafoss Şelalesi 25 metre genişlikte ve 60 metreden düşen bir şelale. Skógá Nehri sularının düştüğü bir yer. Güneşli günlerde çift gök kuşağı ile meşhur. Burası bir efsaneye konu olmuş. Buna göre buraya ilk  yerleşen Vikinglilerden birisi bu şelale arkasındaki mağaraya bir hazine saklamış. Uzun zaman sonra bu hazine sandığı bulunmuş ama sadece sandığı tutarken kavradıkları yandaki halkasını alabilmişler ve sandık tekrar kaybolmuş. Bu halka kiliseye kapı zili olarak konmş. Şimdi bu halka müzede. Bu şelale filmlere de sahne olmuş ve burada iki tane film seti kurulmuş. 

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Şelalenin yanına gittiğinizde su buharından ıslanmamak imkansız. Hazırlıklı olun. Benim size burası ile ilgili bir tavsiyem olacak; Bu şelalenin sağ yanından şelaleyi tepeden gören bir seyir noktasına giden merdivenlerin olduğu yokuş göreceksiniz. Size zor gelmesin! Bu merdivenleri tırmanın ve o tepeye çıkın. Esas çıkma nedeniniz şelaleyi tepeden görmek olmasın. Burada bir başka 3 basamaklı merdiveni geçip Skógá  Nekri boyunca devam eden bir yürüyüş yolundan (trekking yolu) yürümenizi tavsiye ederim. Burası muhteşem güzellikte yürüyüş yolu. Manzaralara doyamayacaksınız.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Akşam yemeğini kaldığımız tesisin restoranında yedik. Terasta biralarımızı içerken günün muhasebesini yaptık. İzlanda’da tesisler içlerinde ve çoğu zaman odalarda çay-kahve makinleri bulunduruyor. Uzaktan gelen şelalenin uğultusunu dinleyerek bir güzel uyku çektik. İzlanda’daki ilk gün gezimiz müthişdi doğrusu. İyi bir başlangıç yaptık. 

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Gezekalın ve aydınlık kalın..

Dr Ümit Kuru

04.08.2016 Saat 11:00

Kaynaklar:

https://thekitchencrashers.com/2012/11/21/izlanda-2-blue-lagoon-ve-golden-circle-mavi-lagun-ve-altin cember/http://www.bekransarsilmaz.com/5/altin-cember
http://www.visiticeland.com/plan-your-trip/travel-search/details/thingvellir-national-park?type=place
https://en.wikipedia.org/wiki/Golden_Circle_(Iceland)
https://en.wikipedia.org/wiki/Geothermal_power_in_Iceland
https://en.wikipedia.org/wiki/Iceland_moss
http://www.thingvellir.is/english.aspx
https://notendur.hi.is/oi/geology_of_thingvellir.htm
http://wikitravel.org/en/%C3%9Eingvellir_National_Park
https://en.wikipedia.org/wiki/Geysir
https://visnekiraz.com/tag/gullfoss/
https://en.wikipedia.org/wiki/Sk%C3%B3gafoss
https://banununyollari.blogspot.com.tr/2013/08/izlandada-uzun-bir-yolculuk-selfoss.html
Dr Lakme Toktaş: İzlanda Gezi Notları

 

Yorum bırakın

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: