Ozanlar Diyarı Sivas’ta Bir Ozanla Tanışmak:Aşık Veysel İzinden Gidenler

fft16_mf10121310Uzun ince bir yoldayım
Gidiyorum gündüz gece
Bilmiyorum ne haldeyim
Gidiyorum gündüz gece
Dünyaya geldiğim anda
Yürüdüm aynı zamanda
İki kapılı bir handa
Gidiyorum gündüz gece

          Aşık Veysel Şatıroğlu

Yukarıdaki dizeler halk ozanı Aşık Veysel‘e ait. Aşık Veysel Sivas’ın Şarkışla İlçesi doğumlu.

Suyundan mı, toprağından mı, insanlarının genlerinden mi? Nedendir bilinmez, ama bilinen bir şey var ki Sivas’ın topraklarından halk ozanı fışkırmış. Pir Sultan Abdal, Aşık Veysel, Ali İzzet Özkan, Aşık Hüseyin, Hasan Devrani, Talibi Coşkun, Muhlis Akarsu, Ali İzzet Savaş, Serdari, Ruhsati, Feryadi bu kentin ismi çok bilinen ozanları. Sivas’lı ozanlar içinde adı yayılmamış, yazılmamış olanlar yok mudur? Mutlaka vardır. Onları yöre insanları dinlediler ve adı yazılmamış bu ozanların şiirleri, türküleri derlenemeden, onlarla birlikte yitip gittiler…

P4280185.JPG

25 Ekim Aşık Veysel’in doğum günü. Bu sene gezdiğim ve http://www.gezekalin.com  (https://gezekalin.com/2018/07/05/sivasda-bir-gun/) sayfalarında hikayesini sizlerle paylaştığım Sivas’ta bir gönül insanını, bir ozanı, bir saz yapım üstadını tanıdım ve hikayesinden, sazından, sözünden, hayat görüşünden çok etkilendim. Onun adı Şentürk İyidoğan. Aşıkların büyüklerinden, Aşık Veysel’in doğum gününde, onun ayak izlerinden giden sevgili Şentürk İyidoğan’ı siz sanal gezginlere kendi ağzından, benim izlenimlerinden anlatmak isterim.

İlkokul yıllarında mesleğine destek olmadan başlayan bağlama ustası Şentürk İyidoğan, 4 Eylül Sanayi Sitesi’ndeki küçük atölyesinde bağlama imalatı ve tamiri yapıyor. O bir saz üstadı ve günümüz ozanlarından.

Yedi kardeşten en küçüğü Şentürk, babasının kıymetlisi. Kendi ağzından dinlediğimize göre saz ile onu tanıştıran da babası. Babası ona gürgen ağacından yapılma bir saz alıyor.  Küçük Şentürk sazını alıp, yıllarını saz yapmaya adamış ama istediği kalitede sazı bir türlü yapamamış köydeki Hıdır amcasına götürüyor ve ondan sazını akort etmesini ve mümkünse saz çalmayı öğretmesini istiyor. Onu dinleyen Hıdır amcası, onun hayatını değiştirecek sözü söylüyor; “Oğlum! Sen saz çalmayı niye öğreneceksin? Sen saz yapmayı öğrensene. Bak! Orada köy yolu üzerinde diken ardıcı ağacı var. O artık tam sazlık olmuştur, onu kes ve saz yap”

Bu söz onu başka bir yola sokmuş.  Hıdır amcası tarifleri ve yardımları ile 2 senede ilk sazını yapmış. Sazı yapan, sazı çalmaz mı? Saz çalmayı da öğrenmiş ve ilkokul 2. sınıfta, 23 Nisan şenliklerinde kendi sazını çalıp, arkadaşlarına dinletmiş.  Sazı yapmış ama zamanla yaptığı ile yetinmemiş. Ne de olsa acemi işi! Sazı onun istediği şekilde düzeltmesi için ilkokul 3-4. sınıflarda iken uzak bir köyde, şimdilerde adı Bakımlı olan, o zamanların Fertelli Köyünde, zamanının iyi bilinen saz yapım ustası Celal Ustaya ulaşmış.  Celal Usta işin ustasıdır ama yıllardır saz yapmak için diken ardıcı ağacı bulamamış. Küçük Şentürk, diken ağacından yapılma acemi işi kendi sazını Celal Ustaya gösterdiğinde ve onun takdirini kazandığında doğru yolda olduğunu anlamış. Artık Şentürk sadece sazı iyi çalmayı değil bunun yanında, işin geleneği ve göreneğini de koruyarak iyi bir saz yapım ustası olmayı da hedefine koymuştur. İlerleyen zamanlarda ilk saz yapım atölyesini 1992 yılında Zara’da açar sonra da atölyesini Sivas’a içine taşır. Gerek Zara’da gerekse de Sivas’ta iyilerle tanışır ve kendini iyiden iyiye geliştirir. Sazlarını eski geleneklere göre yapar, sözlerini yazar ve bir aşık olarak söze döker. O aynı zamanda bir Aşıktır

Saz Üstadı Şentürk, Aşık Şentürk yaklaşık 40 yıldır bağlama üretiyor. Sazlarını hala geleneksel yöntemlerle imal ediyor ve çoğunlukla dut yaprak, ardıç yaprak ve dut oyma sazlar yapıyor. Balta sazları, dede düzeni sazlar, zaman zaman cura ve kopuz da imal ediyor. Ama daha önemlisi kişinin ses tonuna özel saz yapıyor. Yaptığı her bağlamanın kendine has bir kimliği var. Bağlama onun için bir şahsiyet ve onlarında her birini, diğerinden ayıran bir kimliği olmalıdır. Şentürk İyidoğan elinden çıkma bağlamasını alan birisi ne aldığını, hangi ses tonunda olduğunu ve bu bağlamayı alanın hangi seste eserlerini okursa iyi olacağını söyleyen bir kimlik kartına sahiptir. Ülkede adı bilinen çok sayıda saz sanatçısına, ozana bağlama yapmış Şentürk İyidoğan.

Şentürk İyidoğan’ın diğer bir iş edindiği konu ise ünlü ozanların eski sazlarını toplamak. Aşık Veysel, Davut Sulari gibi birçok ünlü ozanın sazlarını toplayan Şentürk Usta, zamanla bu sazları bir müze içinde sergilemeye karar vermiş ve atölyesinin karşısına günümüz bazı sanatçılarının da maddi manevi desteği ile küçük bir müzeyi, Ozanlar Müzesi‘ni kurmuş. Hangi sanatçı kimin eserini okuyorsa onun küçük heykelinin yapım maliyetini karşılamış ve o ozanın eski sazı heykelin yanında yer almış.  Aşık Şentürk’ün gezdirdiği müzede, Aşık Veysel, Pir Sultan Abdal, Neşet Ertaş, Aşık Mahsuni Şerif, Davut Sulari, Ruhsati, Ali Ekber Çiçek, Muzaffer Sarısözen, Feyzullah Çınar, Kaygusuz Abdal, Nesimi Çimen, Murat Çobanoğlu, Seyit Meftuni gibi ozanların büstleri yer alıyor. 

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

O bu müzeyi bir edep, erkan odası olarak görüyor. Buraya gelen ziyaretçilerin, özellikle çocuk ve gençlerin, burada dinleme kültürünü öğrenmelerini ve edep, erkan odasının da gelecek kuşaklara aktarılmasını istiyor. Aşıklarımızı ve toplumdaki yerlerini özellikle bizden sonra gelecek kuşaklara aktarmayı, onları tanımalarını ve felsefelerini anlamalarını istiyor. 

P4280131.JPG

Atölyesini ve müzesini ziyaretimizde hem kendisi şahsen tanıdık ve hem de o güzel insanı sazı ve sözü ile dinledik. Sivas’a gelmişseniz sakın ola bu güzel gönül insanını, ozanı ve bağlama yapım ustasını ziyaret etmeyi unutmayın. Size anlatacak örnek bir yaşamı, dinletecek güzel sesi, kulaklarınızdan silinmeyecek bağlamasından çıkan tınıları ve kendi elleri ile sunacağı demli bir çayı olacaktır. 

Aşık Veysel’lerin, Şentürk İyidoğanları’n bol olduğu bir ülkem olsun…

Gezekalın

Dr Ümit Kuru

25.10.2018  Saat:21:30