Her Köşesinde Başka Bir Tat-Portekiz: Lizbon

IMG_4909-001.jpg

İstanbul’dan Lizbon’a, THY’nın doğrudan uçuşu ile 5 saati bulan bir sürede gittik. Pasaport kontrolleri rahatça yapıldı ve grubu Portekiz gezimizde bize rehberlik edecek olan Nail Özkaplan karşıladı. Nail, yıllardır Portekiz’de yaşıyor, yaşamını orada kurmuş. Geziyi güzelleştirmede katkısı çok büyüktü. Aracımıza yerleştikten sonra hemen Lizbon gezimize başladık. Sizlerle önce Portekiz, arkasından da Lizbon hakkında temel bilgiler paylaşmalıyım.

portekız haritaAvrupa Kıtasının en batısındaki ülke olan Portekiz, İber Yarımadası üzerinde yer alıyor. Portekiz kuzeyden ve doğudan İspanya ile, güneyden ve batıdan da Atlas Okyanusu ile çevrili. Haritaya bakınca Avrupa’nın en batı ucundaki bu minicik ülkenin, bir zamanlar kaşiflerinin sömürgeleştirdiği topraklardan Portekiz’e aktardıkları altınlarla bir dünya imparatorluğu olduğuna inanmak zor gözüküyor. Nüfusu 10 milyon civarında. Halkının demografik yapısı bir zamanlar sömürgeleştirdiği ülkelerden gelenler nedeni ile çok çeşitlilik gösteriyor.

Geçen 3.100 yıl boyunca Portekiz toprakları, ülkenin kültürünü, tarihini, dilini ve etnik yapısını etkileyen ve içlerinde Fenikeliler, Yunanlar, Romalılar, Cermenler ve Endülüs Emevileri’nin de bulunduğu çeşitli medeniyetlerin geçişine tanık olmuş. 

indir (1)

Macellan

Tarihte Portekiz’in, özellikle Gemici (Prens) Henrique gibi kraliyet ailesinden destekçiler sayesinde, başta Ferdinand Macellan, Vasco da Gama, Francisco de Almeida, Pedro Álvares Cabral, Juan Rodríguez Cabrillo olmak üzere 13 kaşifi olmuş. Bu kaşifler Hindistan’a ulaşan deniz yolunu, Afrika, Güney ve Kuzey Amerika sahillerinin daha önce Avrupalılarca ayak basılmamış yerlerini keşfetmişler. Buraları Portekiz’in sömürgesi konumuna sokmuşlar. 15. ve 16. yüzyıllarda Brezilya’dan, Filipinler’e uzanan Portekiz İmparatorluğu dünyanın önde gelen ekonomik, politik ve kültürel güçlerinden biriymiş. Din ve Dillerini buralara yaymışlar. Bu politikalar sayesinde gemilerle altın, değerli maden ve taşlar, baharat, Avrupa’da hiç bilinmeyen yiyecekler eski kıtaya taşınmış. Portekizce dünyada halen en çok konuşulan dilleri arasında yer alıyor. 20. yüzyılda imparatorluğun sona ermesiyle birlikte Portekiz sade bir Avrupa ülkesi konumuna düşmüş. 

António de Oliveira Salazar

5 Ekim 1910 tarihindeki cumhuriyetçi devrim, Portekiz monarşisini ortadan kaldırmış. Ancak 1926’da önce askeri darbe, ardından da askeri rejimin ekonomik problemleri düzeltmesi amacıyla António de Oliveira Salazar ülkenin başına yıllarca  sürecek olan bela olarak gelmiş. Salazar yıllar içinde Estado Novo (Yeni Devlet) denen yeni bir anayasayı kabul ettirip, ülke ve insanlarını  faşizmin ağır baskısı altında bırakmış. Salazar, Faşist ve diktatöryel rejimlerin halkı uyuşturmak adına kullandıkları 3 F (Futbol, Fado, Fiesta) olarak bilinen yöntemle ülkeyi idare etmiş. Tüm muhaliflerini ortadan kaldırtmış. Basına sansür getirmiş. 1968 yılında Salazar’ın ölümü sonrası Marcelo Caetano iş başına geçmiş ve 1974 yılında kansız ve halk desteğini de arkasına alan Karanfil Devrimi sonrası ülkede demokratik bir rejim kurulmuş. Uzun lafın kısası Hitler, Mussolini, Franco gibi nice faşist diktatörlerin ve diktaların sonuna benzer bir son yaşanmış. 

Azulejo

Portekiz’in en büyük şehri başkent Lizbon, Tejo Nehri’nin oluşturduğu haliç üzerine kurulu ve Atlantik Okyanusu kıyısında yer alıyor. Lizbon da, Roma ve İstanbul gibi, yedi tepe üstüne kurulmuş. Lizbon, “Güvenli Liman” anlamına geliyor. 711 yılında bölgede hakim olan Emeviler şehre önemli izler bırakmış. Bazı bölgelerin adları bile Arapçadan kaynaklanıyor. Şehirde oldukça sık rastlanan ve “azulejo” denen mozaikler Müslüman motifleri tarzında ve “azulejo” sözcüğü de Arapça’dan gelmekte.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Lizbon’un başı depremlerle belada. 1531 ve 1755 yılındaki depremler en çok hasar verenler olmuş. Hele 1755’deki depremde şehirdeki binaların neredeyse %85’i yıkılmış. Bugün ki binalar hep o tarih sonrasında yapılma ya da önceki dönemde az hasarlı olanların tamir görmesi ile günümüze kadar gelmiş.  Depremden korkan ve başkenti terk eden Kral Joseph, Marquês de Pombal‘e (Pompal Markisi) çok geniş yetkiler vermiş. Bu ülke için bir şans olmuş. Başarılı bir diplomat olan Marquês de Pombal, hem Lizbon şehrini zamanın modern mimari planlarına göre yeniden yapılandırılmış hem de köle ticaretinin sonlandırılması gibi siyaseten önemli işlere imza atmış. Bu nedenle şehrin baştan yapılandırılan aşağı bölümüne Baixa Pombalina deniyor.

IMG_4906.jpg

Hava alanından çıktıktan sonra doğrudan Belém Kulesi’nin (Torre de Belém) bulunduğu Belém bölgesine doğru hareket ettik. Bu kule Kral I. Manuel tarafından Portekizli kaşif Vasco de Gama anısına yapılmış ve Tejo Nehrinin giriş çıkışını kontrol için de kullanılmış. Gotik stilinin devamı olan Manuelin tarzında olan kule, 16. yüzyılın başlarında inşa edilmiş.  Günümüze kadar zarif mimarisini koruyabilen kule, şehrin sembollerinden biri olmuş. Belém Kulesi, 1983 yılında UNESCO tarafından daha sonra gezeceğimiz Jerónimos Manastırı ile birlikte Dünya Miras Listesi’ne alınmış.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Belem Kulesi keşiflerle gelen etkilenmenin, Gotik ve Rönesans tarzlarıyla karışmasından oluşan Manuelin dönemi mimarinin tipik bir örneği.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Manuelin denen mimari tarz, Özellikle Lizbon’da olmak üzere, Portekiz’de 16. yüzyıldan kalma eserlerde göze çarpıyor. Geç Gotik tarzı diye tarif edilebilecek, halat gibi gemicilikte kullanılan ve Vasco de Gama başta olmak üzere onun keşiflerindeki bulgulardan hareketle çeşitli motiflerle işlenmiş mimari bir stil. 1495-1521 yılları arasında Portekiz kralı olan I. Manuel döneminde kullanıldığı için bu mimari stile sonradan Manuelin stili denmiş.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Belem Kulesi sonrasında yemek için Kaşifler Anıtı yakınında bir restorana gittik. Portekiz yemekleri ve şarabı ile ilk tanışmamız da burada oldu. Birbirinden güzel yemekleri Tejo Nehri kıyısında ve 25 Nisan Köprüsü’ne karşı yedik. 

P5140013.jpg

Belem Bölgesinde bulunan bir başka anıt Keşifler Anıtı. Restorandan çıkar çıkmaz yürüyerek anıta ulaştık.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Padrão dos Descobrimentos (Keşifler Anıtı) Portekiz’in başkenti Lizbon’un Belém semtinde, Coğrafi Keşifler anısına yapılmış. Anıt gemilerin 15 ve 16. yüzyıllarda bilinmeyen yönlere sefere çıktığı Tejo Nehri kıyısına yapılmış.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Anıt zeminden yukarı doğru, 52 metre yüksekliğinde yelkenleri açık bir karavele (iki ya da üç Latin yelkenine sahip olan yelkenli bir gemi türü) benzeyen beton blok şeklinde. Bu karavelin üzerinde her iki yanda 30 civarında, dönemin tarihe geçmiş kaşifleri, sanatçıları ve bilim insanlarının heykelleri var. En öndeki heykel ise Prens Henrique’i gösteriyor.  Keşifler anıtı, ilk olarak, 1940 yılında yapılan Portekiz Dünya Fuarı için tasarlanmıştır. İlki dayanıksız bir şekilde yapılan anıt, 1960 yılında Portekiz’in Coğrafi keşiflerdeki en önemli isimlerinden Prens Henrique’in ölümünün 500. yılı anısına betona tekrar yapılmış. Güneşli, güzel bir havada, Tejo Nehri ve 25 Nisan Köprüsü manzarası ile çok güzel bir gezi oldu.

IMG_5023.jpg

Karşıda görülen 25 Nisan Köprüsü, bizim Boğaz Köprüsüne benziyor. Şehir Tejo Nehri’nin karşı kıyısına iki önemli köprü ile bağlanıyor. 25 Nisan Köprüsü, 6 Ağustos 1966’da “Salazar Köprüsü” adıyla hizmete açılmış. Sonradan Karanfil Devrimi’ne ithafen adı değiştirilen köprü Avrupa’nın en uzun asma köprüsü. San Francisco’daki Golden Gate Köprüsü’nü inşa eden mühendisler tarafından yapılmış. Diğer Köprü ise Vasco da Gama Köprüsü. Mayıs 1998’de, Vasco da Gama’nın deniz yoluyla Hindistan’a ulaşmasının 500. yılında hizmete açılmış ve 17,2 km’lik uzunluğuyla Avrupa’nın en uzun köprüsü durumunda. Bu köprü üzerinden daha sonradan geçtik.

P5140049.jpg

Yine Belem Bölgesinde bulunan bir diğer önemli eser ise  Jeronimos Manastırı. Keşifler Anıtı ziyareti sonrasında yolun karşısına geçince manastıra ulaşıyorsunuz.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Manastır, inşası sırasında her yıl 70 kilo altına mal olmuş, yapımı baharat ticaretiyle finanse edilmiş. Manuelin dönemi mimarinin başka bir tipik örneği. 1501 yılında başlanan inşaat 70 yılda bitirilmiş. Bu manastır önündeki parkta bulunan jakaranda ağaçları mor çiçeklerini açmışlar. Manastırın heybetini sanki yumuşatmak istiyorlar. Burası da UNESCO Dünya Kültür Miras listesi içinde.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Manastıra girince hemen sağlı sollu iki tane lahit göreceksiniz. Bunlardan sağdaki Vasco de Gama’nın mezar lahiti.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Manastır gezimiz sonrasında şehir merkezi olan Baixa’ya doğru hareket ettik. 

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Baixa adı verilen şehir merkezi, 2004 yılında UNESCO Dünya Miras Listesinde yer almak üzere önerilmiş. Baixa, 1755 yılında şehrin büyük kısmını yıkan depremden sonra planlanarak inşa edilmiş. Meydanlar ile bezenmiş, dik kesişen bir cadde ve sokak ağına sahip.

P5140088.JPG

Praça do Comércio (Ticaret Meydanı) 1755 Lizbon Depremi ile yıkılan Ribeira Sarayının bulunduğu yere yapılmış. Bir sonraki gezi yerimiz bu bölge oldu. Burada yürüyüşümüze Kral I Joseph’in anıtı önünden başladık ve içerilere doğru sokak aralarından yürüdük. Anıtın arkasında geniş bir zafer takı bulunuyor.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Burada sağlı sollu alışveriş yapabileceğiniz mağazalar var. Caddeler mim sanatını sergileyen sanatçılarla dolu. Çok hareketli bir merkez burası. 

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Yol üzerinde Elevador de Santa Justa (Aynı zamanda Carmo Lift olarak da biliniyor) adlı 1902 yılı yapımı ve 1900’lü yıllarda Baixa ve Bairro Alto’yu birbirine bağlamak için kurulan Neogotik tarzda bir asansörü de görmeden geçmeyin.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Burada çok sayıda pastahane var. Vitrindeki hamur işleri insanı baştan çıkartıyor. İlk Belem Turtası ile de bu caddedeki gezimiz sırasında tanıştık.

P5140100.jpg

Orijinal Belem Turtasını ertesi gün yiyeceğiz. Bu ad bir marka olarak alındığından, Portekiz’de diğer yerlerde satılan Belem Turtasını Pastel de Nata adı ile görüyorsunuz. Orijinali gerçekten daha başka bir lezzette. Üzerine ya pudra şekeri ya da tarçın döküyorsunuz. Bu cadde üzerinde herhangi bir pastahanede yediğiniz turtalara da bayılacaksınız.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Caddenin sonunda Rossio Meydanı’na çıkılıyor. Rossio Meydanı ya da daha çok kullanılan adıyla Pedro IV Meydanı Orta Çağ’dan beri şehrin ana meydanlarından birisi.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Buradan aracımıza binip otelimize doğru yol aldık. Otele valizleri atıp tekrar yakın çevreye yürüyüşe çıktık. Bu şehri daha ilk günden çok sevdim. Yerlerde döşeli olan küçük taşlardan desenler beni mest etti. 

IMG_5225.JPG

Otel yakınında  Campo Pequeno adlı bir boğa güreşi arenası var. Burada sadece boğa güreşleri değil, başka aktiviteler de yapılıyormuş. 

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Günün son faaliyeti ise Ramiro adlı bir restoranda yemek yemek oldu. Bu restoran deniz ürünleri ile meşhur. Yer ayırtmadan giderseniz dışarıda sıra beklersiniz. Çok güzel bir seçimdi. İlk geceden bizi hem şehir, hem de organizasyon mest etti.

Evet sevgili Sanal Gezginler, Lizbon’daki ilk günümüzün hikayesi budur. Dolu dolu bir gün geçirdik. Hem gözümüz, gönlümüz ve hem de midemiz memnun…

Gezekalın, aydınlık kalın.

Şair ne demiş;

Ömür dediğin üç gündür;

Dün geldi geçti, yarın meçhuldür.

O halde ömür dediğin bir gündür; o da bugündür.

24.05.2017 saat 02:10

P5140152.JPG

Kaynaklar

http://travellisboa.blogcu.com/portekiz-lizbon-gezi-oneri/9494337

http://sehirnotlari.com/seyahat/sokaksokaklizbon/

http://www.wikiwand.com/tr/Lizbon

http://www.cm-lisboa.pt/en

https://en.wikivoyage.org/wiki/Lisbon

Yorum bırakın

1 Yorum

  1. naime

     /  Mayıs 24, 2017

    Geziyi tekrar yaşattığın için teşekkürler. Çok güzel olmuş.

    Cevapla

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: