Ateşin ve Buzulun Yurdu İzlanda: Doğu Fiyortlarına Doğru

 

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Sabah erkenden kalkıp, kaldığımız motelin arka tarafında olan şelaleye doğru yürüdük. Sessiz, sakin ve bir o kadar da güzel doğanın içinde olmak çok güzel bir duygu.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Kahvaltı sonrasında İzlanda’nın doğu fiyortlarına doğru yolculuğumuza başladık.

00_01_Iceland

Doğu Fiyortları

Fiyort dendiğinde,  denizin buzul vadilerini basması sonucunda oluşan ve çoğunlukla iç kesimlere kadar sokulan; ince, uzun, genellikle çok derin ve kenarları çok dik körfez alanlarını anlamamız lazım. İzlanda’nın Doğu bölgesi 22.721 km²’lik bir alanı kaplayan ve zamanla içerlere kadar çekilen buzulun ve rüzgarın şekillendirdiği fiyortları ile önem kazanmış bir bölge. Ormanların, çölleşmiş toprakların, dar fiyortların, tepesi karla kaplı dağların, sönmüş volkanların varlığı ile tezatların olduğu yerler buraları. İzlanda’ya gelmiş turistler çoğunlukla Doğu İzlanda’yı gezmeyi ihmal ediyorlar ama bence haksızlık da ediyorlar.

Bugünkü rotamız önce Höfn Şehrine doğru olacak. Sonra sırası ile Álftafjörður, Hamarsfjörður, Berufjörður fiyortları üzerinde olan Djúpivogur‘u ve devamında  Höskuldstaðir í Breiðdal‘de at çiftliğini gezip, atlarla gezinti yapacağız. Konaklama Breiðdalur‘da, Hótel Bláfell’de olacak. Rota harita üzerinde aşağıdaki gibi.

Tam ekran yakalama 07.08.2016 214740

Bugün at çiftliğinde büyük molamızı verene kadar, birbirinden güzel yol manzaralarını seyrede seyrede yolculuk edeceğiz. Yolda fotoğraf molalarımız olacaktır tabii ki. Havada yağmur yok. Ama kapalı ve felaket bir rüzgar var. O anda bu rüzgarın, sonradan  bugünümüzün en güzel aktivitesini olumsuz etkileyeceğinden haberimiz yoktu.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Vatnajökull Ulusal Parkından sahile doğru akan buzul dillerini seyrede seyrede bir süre yolculuk ettik. Buzulların tepelerden, dağların eteklerine doğru bulduğu yol boyunca sarkan ve “Buzul Dili” denen buzul kısımları, bir gün denizle karşılaşınca ve deniz de bu alanları istila edince fiyortlar ortaya çıkacak.   

Hornafjörður, Höfn Şehrinin de yer aldığı ilk fiyordumuz oldu. Aslında burası İzlanda’nın güneydoğusunda. Yani esas olarak buradan itibaren Doğu Fiyortlarını gezmeye başlayacağız. 

“Höfn”, İzlandaca “Liman” anlamına geliyor. Sekiz bine yakın nüfusu ile küçük bir balıkçı kasabası. Almannaskarð Tünelinden geçtik. Eskiden açık olan Almannaskarð Geçidi, tehlikeli bir yol olmasından dolayı artık pek kullanılmıyormuş. Zaman zaman kısa fotoğraf duraklamaları veriyoruz.  

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Güneyin en doğusu olan Djúpavogshreppur Bölgesi, üç tane fiyortun bulunduğu bir yer. Álftafjörður ve Hamarsfjörður Fiyortları göçmen kuşların mola verdikleri geniş ve yayvan fiyortlar.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Berufjörður Fiyordu ise dar ve uzun bir fiyort. Efsaneye göre son iki fiyort arasında yer alan 1069 metrelik bir dağ olan Búlandstindur’a,  yaz gün dönümlerinde yapılan dilekler yerine gelirmiş.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Álftafjörður da kuğuları görene kadar yola devam ettik. Suyun üstünde yüzlerce kuğuyu görünce aracımız durdu.

İzlanda, göçmen kuşların uğradığı ülkelerden. Whooper Kuğular (Whooper swan), 800 km ötedeki İskoçya’ya seyahatine başlamadan önce Álftafjörður kıyılarında molalarını vermiş, enerji depoluyorlar. Su üstünde nazlı nazlı yüzüyorlar. Varlığımızdan biraz rahatsız oldukları belli ama çok sayıda ve çok güzeller. Bu kuğular, gagalarının sarı ve siyah olmak üzere iki renkli olması ile ayırt ediliyor. Sarı renk belirgin olarak daha fazla.

Bu kuğulardan başka Trumpeter Kuğular da (gagasının tamamen siyah olması ile ayırt ediliyor) bu kıyılarda bolca gözüküyormuş. İzlanda göçmen kuşlarını görmek için mayıs ayı ile haziran aylarının en iyi zamanlar olduğu kabul ediliyor.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Hamarsfjörður Fiyordunu da geçtikten sonra Djúpivogur adlı  küçük bir balıkçı kasabasına geldik. Burada hem ihtiyaç ve hem de köy içi küçük bir yürüyüş molası verdik. Bizim Höskuldsstadir’de at çiftliğinde öğle gibi randevumuz var. Orada ata binip, çevre gezisi yapacağız. Ancak çiftliğin bulunduğu arazide hava o kadar rüzgarlıymış ki, Arnie’ye telefon açıp, geç gelmemizi istediler. Bu haber kötüydü. Yolda oyalanma süremiz de, mola süremiz de uzadı tabii ki. Gerçi havanın düzelmesini dilemekten başka çaremiz de yok. Atlara binip doğayı gezmek, bugünün en önemli aktivitesi. Gerçekleşmesse üzüleceğiz.  IMG_1882

Aslında ben İzlanda’daki kasabaları daha masalsı bekliyordum. Yani daha özgün ve daha akılda kalıcı olmalarını bekliyordum. Bu kasaba yine de gördüklerim içinde beklentime en uyan kasaba oldu. Djúpivogur turizmde yeni parlıyor. Kırmızı renkli olan ve günümüzde müze olarak kullanılan Langabúð, kasabanın en eski evi ve 1790’da yapılmış.

P7260030.JPG

Djúpivogur’u terk ettikten sonra Breiðdalsvík Kasabası yönünde, Höskuldsstadir’deki at çiftliğine doğru yola düştük. Manzara hala muhteşem. Ama ne rüzgarın dinmeye, ne de zaman zaman yağan yağmurun ve kara bulutların güneşli bir havaya yerini bırakmaya niyeti var.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Sonunda çiftliğe vardık. Burası  aslında çok eski bir çiftlik alanı üzerinde inşa edilen yeni bir çiftlik. Yazıtlarda çiftliğin tarihi 1457 yılına kadar gidiyormuş.  Odin Tours Iceland sahipleri Maria Christie Palsdottir ve Magni Arnason bu çiftliğin sahipleri olup, at yetiştiriciliği yapmak ve turizme atılmak istemişler ve buraya yerleşmişler. Burada 50 üzerinde atları var. 

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Bizi Maria ve eşi Magni karşıladılar. Maria eski bir pazarlamacı. Eşi Magni ise balıkçılıkla uğraşırmış. 

IMG_1973.JPG

Normal programımızda, İzlanda atları hakkında  ve sonra da binicilikle ilgili temel bilgilerin verilmesi sonrası çiftlik sınırları ve yakın çevresinde at sürüşü yapacaktık. Toplamda 4 saatlik bir aktiviteydi.

Bizi eve aldılar, kısa bir hoş-sohbet sonrasında kötü haberi verdiler; “Rüzgar nedeni ile at sürüşü yapılması mümkün değildi”. Sadece kapalı alanda ve kısa süreli at sürüşü yapılabilecekti. Maria üzgündü ama biz ondan daha da üzgündük.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Grubu ikiye böldüler. Kapalı alanda at sürüşü üçer kişilik gruplar halinde yapılabileceğinden diğer bir grubu yakındaki bir başka alana,  restore edilen bir eski İzlanda evi ziyaretine götüreceklerini söylediler. Hava bugün bize öldürücü darbeyi vurmuştu bir kere. Atların kulakları sese çok hassasmış. Bu nedenle rüzgarda at kullanmak istememişler. Aslında her durumda ata binmek bence mümkün de, bu havada biz acemilerin at kullanmalarının sakıncaları olacağı muhakkaktı. Kötü şansımız işte.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Biz 5 kişi, eski bir kır evinin restore edildiği diğer çiftliğe götürüldük. Burada bizi yaşları epey geçkin 2 kişi karşıladı. Bunlardan bir tanesi marangozdu ve evi tamir eden de oydu. Bize bir yıla yaklaşan çalışmasını anlattı ve evi gezdirdi. 1900’lü yılların başında yaşanmaya başlanmış ama daha sonra zamana yenik düşen ev ve sahipleri nedeni ile terk edilen bu evi, yaşlı marangoz canlandırmaya ve içinde tekrar yaşanabilir hale getirmeye çalışıyordu. Yaptıklarını ve yapacaklarını anlatırken, kalan ömrünün en önemli amacının bu restorasyon işi olduğunu anlayabiliyorduk.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Bir de çiftliğin bir başka köşesinde, bizim çok güzel bulduğumuz, damları çimli ve 3 tarafı toprağa gömülü İzlanda kır evini gezdik. Bu evin kırık dökük halini, kısmen tadilat görmüş diğerinden daha sevimli bulduk.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Daha sonra çiftliğe geri döndük. Ev sahipleri tam bir hayvansever. Evde 4 kedi ve 4 köpek var. Kediler birbirinden güzeller.

IMG_1932.JPG

Diğer grubun at binişi daha sonlanmadığından, çiftlikte açıkta otlayan atları sevmeye gittik. Bizi gören atlar yanımıza geldiler. İzlanda atları, çok sevimli ve dost hayvanlar. Rüzgar, atların kuyruk ve yelelerini savuruyor. Bu manzara karşısında, bugün rüzgara olan kızgınlığımın ilk defa  kaybolduğunu hissediyorum.

Geniş alnı perçemle kaplı ve  küçük kulaklara, uzun bir kuyruğa sahipler. Ayakları sağlam basan bu midilliler, en zor arazilerde bile korkusuzca yol alıyorlar. Hem bu çiftlikte, hem de sonra gideceğimiz çiftlikte bize atları tanııtırlarken sahiplerinin atlara olan sevecen yaklaşımları, onları çocuklarıymış gibi sevmeleri dikkat çekiciydi.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

İzlanda atları; Dayanıklı ve zeki bir ırk olup uzun tüyleri ile soğuk hava şartlarında hayatlarını idame ettirebiliyorlar. Ortalama yaşam süreleri 30 yılmış.  İzlanda’ya Vikingler tarafından getirildiği için Viking atı olarak da biliniyorlar. Bu ırkın İzlanda dışına çıkarılması ve hali hazırda İzlanda dışında yaşayanlarının da İzlanda’ya getirilmesi kanunlarca yasaklanmış. Bunun nedeni ırkın bozulmasını istememeleri.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Bu atın en önemli özelliği “Tölt” adı verilen hızlı ve rahat bir yürüyüş biçimlerinin olması. Atları genelde 4 yürüyüş biçimlerini sorunsuzca yapabilirlermiş. İzlanda atlarında bu sayı, Tölt yürüyüşünü de çok kolayca yapabildiklerinden, 5 yürüyüş şeklinde oluyormuş. Bu yürüyüş biçimlerinden daha sonra bahsedeceğim. 

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Daha sonra biz de kapalı alana alınıp, özel giysilerimizi giydik. Sonnrasında Maria bize ata biniş ve sürüş tekniği hakkında kısa bir bilgi verdi. Hepimiz birer ata bindik ve yarım saat kadar dar alanda at sürdük.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Bu çiftlikte bize sunulan krepleri yiyip, kahvelerimizi içtikten sonra ayrıldık. Burada doğada, bu atlarla 2 saat yapacağımız sürüşü yapamamamız ne kötü oldu!

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Yaklaşık 60 km kadar ötedeki, konaklama yapacağımız Breiðdalsvík Kasabası’na hareket ettik. Kaldığımız otele yerleşip çevre gezisine çıktık. Bu kasaba da sessiz, sakin. Bu kasabada balıkçılık önemli. Sahile doğru bir yürüyüş yaptık. 

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Sahil deniz kuşları ve göçmen ördekler doluydu. Hele bir ördek ve 2 yavrusunu fotoğraflayacağım diye yaklaşık 1 saat zaman geçirdim.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Günün son karesi ise bana Ren Geyiği boynuzu satmaya çalışan bir çocuğa ait oldu. Yanlış adres benim küçük vandal İzlandalım!

IMG_2182.JPG

Yarın Doğu Fiyortlarını gezmeye devam.

Gezekalın, Aydınlık kalın..

Dr Ümit Kuru

09.08.2016 Saat 10:50  

Kaynaklar;

http://sadcars.com/en/read/2015/05/18/driving-the-ring-road-in-iceland-the-eastern-fjords
http://iceland.for91days.com/
https://www.insightguides.com/destinations/europe/iceland/overview
http://www.east.is/en/travel/east-iceland-official-tourist-guide
http://nat.is/travelguideeng/plofin_alphabet_island.htm
http://hayrettinkagnici.blogspot.com.tr/2014/11/izlanda.html
http://www.bisikletizm.com/izlanda-bisiklet-rotasi/
https://www.icelandtravel.is/about-iceland/destination-guide/east/,
http://www.iceland-nh.net/birds/data/Anser-anser/anser_anser.html
Yorum bırakın

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: