• Arşivler

  • Diğer 531 aboneye katılın
  • Mart 2013 den beri

    • 273.462 ziyaretçi
  • Şubat 2023
    P S Ç P C C P
     12345
    6789101112
    13141516171819
    20212223242526
    2728  

Baharı İtalya’da Tarihin İzlerinde Yaşamak-Napoli-Capri

IMG_1240

Napoli’de kaldığımız otel, şehrin merkezinde sayılabilecek bir konumda olan Renaissance Naples Hotel Mediterraneo’ydu. Kahvaltı otelin,  bir tarafı Vezüv Yanardağı ve deniz diğer tarafı ise Castel Sant’Elmo manzaralı terasında yapıldı.1280 metre yüksekliğinde  ve Avrupa ana karasındaki son yüz yıl içinde aktivite gösteren tek aktif yanardağ olan Vezüv, düne göre daha berrak bir görüntü veriyor.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

IMG_1422 (1)

(Not:Yukarıdaki fotoğraf pilot olan arkadaşım Elbruz Çoşkun tarafından çekilmiştir. Vezüv’ün haşmetini çok güzel gösteren bu fotoğrafı yazımda kullanmam için veren güzel kardeşime teşekkür ederim)

Gezi ekibimiz istenen saatte kahvaltısını bitirmiş olarak otel lobisinde buluştu. Sabah erken saatte başlayacak ve 2 saat kadar sürecek olan Napoli eski şehir merkezi turumuz olacak. Bu gezi bizim programdaki ilk Dünya Kültür Mirası Listesi ziyaret yeri olacağından heyecanım bir başka.

IMG_1009

Vakit kazanmak ve daha az yorulmak amacı ile otelimize yakın Toledo metro durağına kadar yürüyüp oradan Napoli eski şehir merkezine gitmeyi daha uygun gören Anıl hanımın önderliğinde yürüyüşe başladık. Metroya binip bir durak sonra Dante İstasyonunda indik. Bu arada hemen söylemeliyim ki metronun içi çok güzel ziyaret etmenizi tavsiye ederim.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Napoli eski şehir merkezi dünyadaki en büyük eski tarihi şehir merkezlerinden kabul ediliyor. Bu şehrin insanları 448 adet tarihi ve anıtsal kiliseye sahip olmaları ile övünç duyuyorlar. Bu sayı dünyanın en yüksek sayısı olarak biliniyor. MÖ 470 yılında bu bölgeye gelen Yunanlılar kurdukları bu şehire Neapolis (Yeni Şehir) adını vermişler. Neapolis zamanla Napoli olmuş.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Piazza Dante’den geçip Via Port’Alba kapısından eski şehire girdik. Via Tribunali yolunu takip ederek şehrin en önemli yerlerinden olan Duomo’ya doğru yürüyüşe başladık. Sabahın erken sayılabilecek bir saatinde sokaklar boş sayılır ve bizden başka turist pek gözükmüyor. Yani şanslıyız. Aslında kalabalık zamanda bu dar sokaklarda gezmek insana eziyet olabilir.

IMG_1023

1995 Yılında UNESCO Dünya Kültür Mirası listesine giren Napoli Tarihi Şehir Merkezi’nde sokaklar hala ilk kurulduğu günkü gibi birbirini dik kesen, daracık sokaklar şeklinde duruyorlar. Tabii ki Yunan hakimiyetinde olduğu günlerden pek bir şey yok. Roma dönemine ait ise biraz daha fazla sayıda eser görebiliyorsunuz.

taralli-ricettaSağa sola baka baka San Lorenzo Maggiore ve hemen karşısındaki San Paolo Maggiore Kiliselerinin bulunduğu meydana geldik. Bu arada, Anıl’ın uyarması ile, yolda bir pastaneden Taralli adlı bir yiyeceklerinden de aldık ve denedik. İlginç bir kurabiye idi. İnsanı bayağı tok tutuyor. Sonradan öğrendiğime göre yapım aşamasında un içine beyaz şarap da katılıyormuş

San Lorenzo Maggiore Kilisesi’nin bulunduğu meydana daha sonra geri dönmek üzere Duomo’ya, Ana Katadrele, doğru yürümeye devam ettik.

IMG_1084

Napoli Duomo’su Saint Januarius ya da İtalyanların söylediği şekli ile San Gennaro’ya adanmış bir roman Katolik Katedrali. Aziz Gennaro aynı zamanda Napoli şehrinin koruyucu azizi. Bu Azize ait olduğu kabul edilen ve bir ampul içinde korunan kan pıhtısının, senenin belli günlerinde çıkartılıp sıvı hale gelmesine şahit olunurmuş. Biz bunu göremedik tabii ki.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

13. Yüzyılda yapımına başlanan Katedral sonradan bitirilmiş. İçeride bir bölüm tadilatdaydı. Tavan işciliği çok etkileyiciydi.

Daha sonra tekrar San Lorenzo Maggiore Kilisesi’nin bulunduğu meydana geldik. Burada yarım saatlik serbest zaman verdik. İsteyen San Lorenzo Maggiore Kilisesi’ni, isteyen bu kilisenin altında bulunan Roma kalıntılarının çok güzel restore edildiği arkeolojik alanı ve isteyen de Via San Gregorio Armeno sokağında, Pastore adlı küçük heykelciklerin satıldığı dükkanları gezdi. Tabii ki yürümek istemeyenlerimiz içinde meydandaki kafe dükkanlarından birinde kahve içmek alternatifi vardı. Bendeniz bu aktivitelerin tümünü, bir grup arkadaşla birlikte yaptı.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

San Lorenzo Maggiore Kilisesi altındaki Roma kalıntıları çok ilginçti. İçeri girişi 5 EUR karşılığında yapabiliyorsunuz ve bir avluyu takip ederek, merdivenlerle aşağıya iniyorsunuz. Şehrin altında bir başka canlı şehir duruyor hissini yaşayacaksınız. Bu aktiviteyi mutlaka yapın derim. Küçük bir tur olsa bile o dönem Napoli’deki Roma yaşamı hakkında bilgi veriyor.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

San Lorenzo Maggiore Kilisesi içine de bir baktım ama Duomo’dan sonra pek bir yavan geldi. Bunun yerine hemen karşıdaki San Paolo Maggiore Kilisesi ve  küçük heykelcikler satan dükkanların bulunduğu sokaktaki San Gregorio Armeno Kilisesi daha güzel geldi bana. Sonuncu kilise aslında Roma tapınağı üzerine inşa edilmiş ve içi çok güzel olan bir kiliseydi. Bu küçük kilisede ayin vardı, fotoğraf çekemedim ama buraya yolu düşen içini bir gezsin derim. San Paolo Maggiore Kilisesi’de aslında bir tapınak üzerine 8. yüzyılda inşa edilmiş. Onun içi daha sadeydi.

IMG_1118

imagesSan Gregorio Armeno sokağındaki dükkanları da hızlıca gezip, meydandaki toplanma yerimizde buluştuk. Dönüş yolunda da pis boğazlığımız tuttu ve bu sefer de Sfogliatelle adlı tatlı bir hamur işi yedik. İçinde ricotta peyniri var ve limonumsu bir tat da alıyorsunuz. Tavsiye ederim.

Napoli Tarihi Merkez kısmı çok güzeldi. Keşke daha uzun gezebilseydik ancak program yoğun, yollar bizi bekliyor. Kalabalıklaşmaya başlayan dar sokaklardan geçip Dante Meydanına geri döndük. Buradan da kaldığımız otele doğru yürüdük

IMG_1128

Napoli’ye veda ederek Capri Adası’na geçmek için limana geldik. Napoli-Capri Adası hızlı feribotlarla 45-50 dakika kadar sürüyor. 
IMG_1132
Capri Adası çok güzel bir görüntü ile karşılıyor insanı. Küçük Limanda valizlerimizi otele çıkaracak taşıyıcılara teslim edip kısa bir tur attık. Burası aslında mevsim dışı olmasına rağmen kalabalık. Mevsiminde yaşanan kalabalığı düşünemiyorum bile.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

 Daha sonra fünikülere binip otelimizin bulunduğu Capri merkeze çıktık. Hemen otelimize yerleşip şehir turuna başladık. Bu arada karında ziller çalmaya başlayınca şarküterimsi bir dükkana girip kendimize bir sandviç hazırlattık. Aklınızda olsun şarküterilerin hemen hepsinde bu türden fastfood türü yiyecekler hazırlatabilirsiniz. Doymanın en ucuz yolu bu İtalya’da. Daha sonra daracık sokaklar arasında Capri turumuza başladık.
720px-Capri_sights

Capri, Sorrentine Yarımadası açıklarında, Napoli körfezinin güneyinde kalan İtalyan adası. Roma Cumhuriyeti döneminden beri sayfiye yeri olarak kullanılmış. Marina Piccola ve Marina Grande (adanın ana limanı) adında bitişik iki limanı var. Bizim kaldığımız yer dışında araçla ulaşabileceğiniz Anacapri diğer önemli ziyaret yerlerinden.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Capri’nin tertemiz ve daracık sokaklarından ve Cartusian Manastırı önünden geçip Giardini di Augusto (Augustus Bahçeleri)’ne ulaştık. Burada manzara müthişti.

IMG_1198

Bulunduğumuz mekandan seyrine daldığımız Akdenizin mavi sularının  güzelliğinden midir, yorgunluktan mıdır bilemem ama burada uzunca bir süre zaman geçirdik.

Bu bahçenin içinden başlayan ve küçük limana kadar giden çok güzel bir yol gözüküyor buradan. Burası Krupp yolu. Bu yolu inerek, küçük limana gitmeyi aklıma koymuştum ama bu mevsimde taş kopmaları olabildiğinden yol kapalıymış. Gidemedik.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Daha sonra ise Capri meydana dönüp oradaki kafelerden birinde bir şeyler içip otele döndük.

Akşam ise yemek için tekrar çıktık ve Damore Capri Restorant adlı bir yerde yemek yedik. Burada yediğimiz limonlu makarnayı herkes çok beğendi. Bir de 27 EUR’ya bir şarap açtırdık. Gece ışığında Capri sokaklarını arşınlayıp otelde odalarımıza çekildik.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Evet Sanal Gezgin arkadaşlarım..

Uzun bir gezi gününü anlatması da uzun sürüyor. Sabrınıza sığınıyorum

Gezekalın..

Dr Ümit Kuru

07.05.2015 Saat 01:35

 

Baharı İtalya’da Tarihin İzlerinde Yaşamak-Napoli

IMG_0874

İtalya gezginleri olarak sabahın erken bir saatinde havaalanında buluştuk. Uçak zamanında körükten ayrılsa da havalanmak için 40 dakika geçmesi gerekti. İstanbul-Napoli arası THY ile doğrudan uçuluyor. Kuş uçuşu 1220 km ve uçuş süresi ise 2 saat 10 dakika kadar tutuyor.

Napoli havalimanından çıkışımız sonrasında bizi çıkışta bekleyen rehberimiz sevgili Anıl Ergün’le buluştuk. Otobüsümüzle Napoli şehir turuna başladık.

İtalya’nın Roma ve Milano’dan sonra bir milyon civarı nüfusu ile 3. büyük kenti olan Napoli, Campania Eyaleti başkenti. 2800 Yıllık geçmişi ile sadece İtalya’nın değil ama Avrupa’nın da en eski şehirlerinden bir tanesi. 1285–1816 tarihleri arasında özerk bir devlet olan Napoli Krallığı’nın başkentliğini de yapmış. 720 hektarlık Napoli eski tarihsel şehir merkezi UNESCO Dünya Kültür Mirası listesinde bulunmakta. Sizin anlayacağınız geziye çok önemli kentten başlıyoruz.

IMG_0774

IMG_0780Napoli’ye girmeden hemen önce şehrin panoramik görüntüsünü alacağımız bir tepede durduk. Durduğumuz yerden Vezüv Dağını, Ischia ve Procida Adalarını görecek şekilde tüm Napoli Körfezi ve şehrini görmemiz gerekirdi. Ancak havanın puslu olması özellikle Pompei Şehri katili Vezüv Yanardağını görmemizi engelledi. Yine de tüm körfez ve şehrin bir kısmı iyi görüntü verdi ve “Ben güzel bir şehrim” dedi bize.  IMG_0783

Daha sonra şehrin ana meydanlarından olan Piazza del Plebiscito‘ya gittik. Buradaki meydanda hemen arkamızda tadilat gören Kraliyet Sarayı ve karşımızda ise  San Francesco di Paola Kilisesi var

IMG_0796-001

Plebiscito “referandum” anlamına geliyor. Plebiscito Meydanı, 1863 yılında Napoli Krallığının Birleşik İtalya’ya katılma kararının burada alınmasına izafen verilmiş bir isim. 19. Yüzyılın başlarında Bourbon Hanedanlığı tarafından yönetilen ülkeyi Napolyon ele geçirmiş. Napolyan’da yönetimi akrabası olan Joachim Murat’a teslim etmiş. O da Napolyon’a hediye olarak bugünkü San Francesco di Paola Kilisesi’ni sarayın devamı olan bir kompleks olarak inşa ettirmiş. Ancak Napolyon daha bu sarayı göremeden yönetim tekrar Bourbon’lara geçmiş. Onlarda yeni yapılan saray kısmını kiliseye çevirip bir dönem bu civarda yaşamış olan Aziz Francesco’ya adamışlar (San Francesco di Paola Kilisesi). Bu kilise Roma’daki Pantheon’a benziyor.

IMG_0801

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Yüzünüzü San Francesco di Paola Kilisesine verdiğinizde sağınızda kalan bina Palazzo della Prefettura. Bir dönem Kraliyet Sarayı bahçesinde misafirleri ağırlamak için Kral 1. Ferdinand tarafından yapılan bu küçük sarayın alana girerken ki ilk katı Caffe Gambrinus adlı bir kafeye dönüştürülmüş. 1860’lı yıllardan beri kafe olarak hizmet vermiş olan bu tarihi mekanın içi çeşitli sanatçılartarafından dekore edilmiş. Napoli’ye gelip de burada bir tatlı-dondurma yemeden ve bu güzel mekanın kahvelerinden içmeden ama daha önemlisi içini bir müze gezermiş gibi gezmeden sakın gelmeyin derim.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

 Bu alanı gezdikten sonra açlığımızın artık tavan yaptığını anladık. Hele bir de Caffe Gambrinus’daki tatlıları gördükten sonra bizi tutabilene aşk olsun! Hemen yakındaki ayak üstü pizza yapan bir dükkana girdik. Girdik ama gel de bizim ülkenin eli tez satıcılarını arama burada! Adamlar hiç bir şekilde sıkıntıya gelemiyorlar. Bir bağırış, bir çağırış arasında kaptık bir dilim pizzayı, köşede yedik. Sonradan başka bir italyan şehrinde gördüğüm bir yazı aslında buradaki beklentilerimize ince ayar veriyordu “Keep calm. You are in Italy” “Sakin olun, İtalya’dasınız”

Bu arada bazı ipuçları vermem lazım sizlere. Özellikle Napoli ve Amalfi Kıyılarında gezdiğimiz her yerde, yemek yediğimiz her kafe ve restoranda oturma parası denen bir parayı vermek zorunda kalıyorsunuz. Bu paranın miktarı genellikle 2 Euro olsa da 4 Euro olduğu yerler de oldu. Otellerin tamamında sizden aldıkları 2-3 Euro şehir vergisi de söz konusu tabii ki. Sizin anlayacağınız İtalyanlar turisti affetmiyorlar.

IMG_0819

Sonra Galleria Umberto 1‘in içini gezdik. Burası her zaman halka açık bir alışveriş merkezi olmuş. 1887-1891 Yılları arasında inşa edilmiş olan bu bina San Carlo Opera binasının  çapraz karşısında bulunuyor. Binanın içinde alışveriş için dükkanlar ve kafeler var. Bina, Milano’daki Galleria Vittorio Emanuele II örnek alınarak yapılmış ve binanın yapıldığı dönemdeki İtalyan kralın ismini taşıyor. Bu arada San Carlo Opera binasını ancak dışarıdan görebildiğimizi söylemem lazım. Avrupanın en iyi akustiğine sahip binalarından bir tanesinin içini gezmeye zaman olmadı.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

IMG_0839

Bir sonraki hedefimiz, denize doğru yürüyüp Castel dell’Ovo‘yu ziyaret etmek. Napoli içindeki 3 kaleden biri olan bu kale aslında Megaride adli bir ada üstünde kurulmuş ve kalelerin en eski olanıymış. Milattan önce 6. yüzyılda Yunanlılar ilk olarak buraya yerleşip bu kaleyi kurmuşlar. Milattan  sonra 5 yüzyıl ortalarında Romalılar buraya bugünkü kaleyi inşa etmişler. Romanın son imparatoru Romulus Augustulus bu kaleye sürgüne gönderilmiş. Bu kaleye yumurta kalesi anlamında  Castel dell’Ovo denmesinin nedeni bir efsane. Büyü ve kehanetleri ile meşhur Romalı ozan Virgil, bu kalenin inşası sırasında sihirli bir yumurtayı kalenin temellerine yerleştirmiş ve eğer bu yumurta kırılırsa Napoli’nin başına felaketler geleceğinden bahsetmiş.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Bu kale ile işimizi bitirdikten sonra bir diğer kale olan Castel Sant’Elmo’ya  gittik. Buraya gitmek için önce Toledo Caddesi üzerindeki Central foniküler durağına kadar gitmeniz gerekiyor. Napoli’deki foniküler sistemin geçmişi 1889’lara kadar gidiyor ve dünyanın en eskilerinden sayılıyor. Yaklaşık 5 dakika süren bir yoculuk sonrasında diğer istasyonda inip Castel Sant’Elmo’ya doğru yürüdük. Yolda bir İtalyan grubun söylediği Santa Lucia adlı şarkıya eşlik edenlerimiz bile oldu.

IMG_0889

IMG_0892-001Castel Sant’Elmo’ya surlarına vardığımızda kale ziyareti yapmak hiç içimizden gelmedi. Bunun yerine hemen karşıda bulunan ve sabah bize yüzünü göstermeyen Vezüv Yanardağı manzaralı bir kafede oturmak daha cazip duruyordu. Biz de tercihimizi bu yönde kullandık. İyi de ettik. Hem Napoli’nin panoroması ve hem de Vezüv Yanardağına karşı kahvelerimizi yudumlamak iyi geldi doğrusu.

Castel Sant’Elmo ortaçağ kalelerinden ve yapımı 1275 yıllarına kadar gidiyor. Eskiden kalenin kuruluduğu yerde bir kilise varmış. Napoli’deki diğer kale ise Castel Nuovo.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

IMG_0884Bu gezi sonrasında akşam yemeğini yemeyi planladığımız Santa Lucia’ya doğru sahilden yürüyüşe geçtik. Ama yol üzerinde Galleria Umberto 1 içindeki Mary adlı bir pastaneden Baba tatlısı yemeyi de ihmal etmedik. Bu alkol katkılı tatlının içinde farklı şeyler olabiliyor. Beğendim. Tavsiye ederim.

Yol boyu yavaş bir tempoda yürüyerek şarkılara konu olmuş Santa Lucia bölgesine ulaştık. Castel Nuovo bir yanda, limana demirli yatlar bir yanda bir güzel akşam yemeği yedik. Yemek sonrası şehir merkezinde bulunan otelimize yürüken yolda Caffe Gambrinus’a uğrayıp kahvelermizi yudumlayarak günün muhasebesini yaptık. Otele vardığımızda ise ayaklarda tatlı bir sızı vardı.

Ne dersiniz? Gezi güzel başladı değil mi?

Gezekalın…

Dr Ümit Kuru

02.05.2015 Saat 01:03

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

http://www.mappery.com/naples-tourist-map

Baharı İtalya’da Tarihin İzlerinde Yaşamak-Giriş

IMG_3502

Baharları severim.

Hem ilkbaharı, hem de sonbaharı..Baharlardan ilkinin doğaya verdiği yeşil rengi ve renk renk kır çiçeklerini, sonuncusunun ise yaprakları sarıya kızıla boyamış halini severim.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Her sene Nisan-Mayıs aylarında yurt içi bahar gezisi yapmayı, yani ilkbaharı karşılamayı, adet haline getirmiştik. Bu adeti ilk defa bozduk ve baharı yurt dışında karşıladık. Senenin ilk yurt dışı gezisini gezi grubumuzla beraber İtalya’nın Güney Kıyılarına ve Sicilya’ya yaptık. 18-26 Nisan tarihleri arasında toplam 23 kişi, her zamanki gibi özel bir programla, bu sefer Tura Turizm organizasyonu ile geziyi tamamladık.

IMG_2886

Geziye Napoli’den başlayıp, Capri Adası ve devamında Amalfi Kıyılarını gezip, Sicilya Adasında, Catania Şehrinden İstanbul’a döndük. Dolu dolu sekiz gece 9 günlük tur, doğa ve tarih içerikli yoğun bir programdı. Her sene yaptığımız 5-6 günlük yurt içi bahar gezisini (çoğunlukla da İsparta ve civarı Göller bölgesi turu yaparız)  İtalya’da harcadık. Gezi ve gezi de arkadaşlarla birlikteliğimiz çok güzeldi. Ama ne yalan söyleyeyim, baharı yurt içinde, kendi dağlarımda, kendi kır-dağ eteklerinde ve yöre insanımla geçirmek daha güzel oluyormuş.  Seneye geleneğe devam edeceğiz artık.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Evet Sanal Gezginler..Bir başka gelenek de gezi sonrası anıları sizlerle paylaşmak ve onları ölümsüzleştirmek olduğuna göre, buyrun bakalım “Baharı İtalya’da Tarihin İzlerinde Yaşamak” başlıklı gezi yazımıza…

Gezekalın

Dr Ümit Kuru

29.04.2015 Saat 23:19

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.