İstanbul İçinde Kurtarılmış Cennet: Atatürk Arboretumu

IMG_1082

IMG_1079Bugün siz Sanal Gezginlere henüz keşfetmemiş olanlar için, İstanbul’un içinde kurtarılmış cennet bir köşe olan Atatürk Arboretumu’ndan bahsedeceğim ..

Burasını ilk ne zaman ziyaret ettim ve kaç kez gittim hatırlamıyorum. Bir ara hastaneden nöbet çıkışı buraya gitmeyi adet haline getirdiğimi ise gayet net hatırlıyorum. Hemen her mevsimde burayı ziyaret ettim. Her mevsimde bir başka güzel oluyor Atatürk Arboretumu.

Atatürk Arboretumu Belgrad Ormanı’nın güneydoğusunda 296 hektarlık bir orman parçası üzerinde kurulmuş.

Arboretumlar bilimsel araştırma ve gözlem amacıyla orijini ve yaşları belli, her biri doğru ve dikkatli bir şekilde bir araya getirilmiş olan çoğunluğu ağaç ve diğer odunsu bitki taksonlarının uygun seçilmiş alanlarda yetiştirilip sergilendiği tabiat parçaları. Yani aslında arboretumlar eğitim ve bilimsel yanları ağır basan bilgi, emek ve sabırla meydana getirilmiş birer canlı bitki müzeleri.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Orman Fakültesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Hayrettin KAYACIK’ ın 1949 yılında Orman Genel Müdürlügü’ne Bahçeköy’de bir arboretum kurma önerisinin uygun karşılanmasıyla, Orman Fakültesi ve Bahçeköy Orman İşletme Müdürlüğü’nün ortaklaşa çalışması sonucu Büyükdere-Bahçeköy-Kemerburgaz asfaltı kenarındaki 38 hektarlıklık bir alanda arboretum kurma çalışmalarına başlanmış. Daha sonra arboretumun projesini hazırlaması için Sorbon Üniversitesi Botanik Bahçesi enspektörlerinden Mösyö Camille Guınet İstanbul’a davet edilmiş ve onun çalışmaları da 1959-1961 yılları arasında aralıklı olarak devam etmiş. Guinet’in çalışmaları yarım kalmış ama 1982 yılına kadar alt yapı ve dikim çalışmaları yavaşta olsa  devam ettirilmiş ve Arboretum alanı 296 hektarı bulmuş. Bu tarihte Atatürk’ün 100. doğum yılı kutlamaları nedeniyle Atatürk Arboretumu adını almış.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

IMG_1087Atatürk Arboretumu aslında meşe ve türleri ağırlıklı olarak ekilecek bir yer olarak planlanmış. Bugün burada 2000 den fazla bitki çeşidi var.

Alan 17 bölüme ayrılmış. Tabii en çok ilgi çeken kısımlar Göl ve Küçük Gölet çevresi. Girişten sonra Çamlı Yol karşınızda uzanıyor ve bu yol da her zaman ziyaretçi ile dolu oluyor. Göl ve göletteki ördek ve kazlar her zaman ziyaretçilerden yiyecek bekliyorlar. Ancak hemen belirtelim ki içeriye yiyecek sokmak yasak. Kapıda tespit ederlerse bırakmanızı isteyebiliyorlar. IMG_1170

Ben bugün klasik rota dışına da çıkıp iyice orman içlerine daldım. Buraya yakışmayan tek şey asfalt yol bence ama ben yine de buranın halinden çok memnunum. Burada seneler içinde gelişmeler olumlu yönde bence.

İçeriye giriş ücretli. Pazartesileri ziyaret yok. Bu her zaman da böyleydi. Eskiden hafta içi günlerde ziyaret herkese açıkken, hafta sonu sadece yıllık üyelik ücreti ödeyenlerin ziyaretine müsaade vardı. Bu kısıtlama artık kaldırılmış ve hafta sonları da herkese açık hale gelmiş. Giriş her zaman ücretliydi. Ancak sembolik bir ücret vardı. Bugün ise giriş için 5 TL ödedim. Öğrenci ücreti 2 TL. Hafta sonu ise ücretler 15 TL ve öğrenci için 5 TL haline dönüşüyor.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Evet sevgili dostlar bu güzel köşeyi ziyaret etmenin tam zamanıdır.Mangal kokuları altında kalmadan doğa ile baş başa kalıp yürüyüş yapabileceğiniz bu cenneti ziyaret edin bence…

Gezekalın

Dr Ümit Kuru

12.03.2016 Saat 00:51

Yorum bırakın

2 Yorum

  1. elinize sağlık güzel derlemişsiniz 😉

    Cevapla

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: