• Arşivler

  • Diğer 530 takipçiye katılın

  • Mart 2013 den beri

    • 262.862 ziyaretçi
  • Temmuz 2022
    P S Ç P C C P
     123
    45678910
    11121314151617
    18192021222324
    25262728293031

On iki Adaların Kuzeyine Mavi Tur: Kalymnos Adası

 

IMG_9791-001.JPG

Kalymnos Adası, Bodrum’a 26 km uzaklıkta yaklaşık 16000 kişinin yaşadığı, 110 km² büyüklüğünde bir ada. Dodecanese Adaları içinde büyüklük sıralamasında 3. sırada bulunuyor. Kalymnos Adası denince akla hemen sünger avcılığı geliyor. Evlerde kullanılan süngerlerin suni sünger olmadığı dönemlerde, temizlik malzemesi olarak denizden çıkartılan süngerler kullanılırdı. Bu adada çokça çıkartılan sünger, ada halkının önemli bir gelir kaynağıymış. 1986 yılında bu süngerleri etkileyen bir virüs sonucunda süngerler hastalanmışlar ve çok azalmışlar. Ada halkı o dönemde bu olaydan çok zarar görmüş.

Sünger deniz dibinden toplandıktan sonra tekneye yığılarak çiğnenirmiş. İskeletleri dışında kalan dokularının çürüyüp ayrışması için asılarak uzunca bir süre bekletilen süngerler, daha sonra dövülüp yıkanır ve iyice temizlenerek kurumaya bırakılırmış. Neyse ki doğal süngerlerin yerini büyük ölçüde yapay süngerler almış da bu hayvanlar yok olup gitmekten kurtulmuşlar. Deniz süngerleri omurgasız hayvanlar. Deniz süngerlerinin kas, sinir, ağız,sindirim boşluğu ve kalp gibi herhangi bir organı oluşmamış. Hayvan diyoruz ama süngerlerin deniz dibindeki görüntüsü aslında bir bitkiyi andırıyor. Deniz dibini fotoğraflarken, kayalara asılı olan siyah renkli ve şekli süngeri andıran parçalara sünger demiştim ama tüp gibi ve sarı renkli olanların sünger olduğunu ancak bu yazı için araştırma yaparken öğrendim.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Yine konuyu araştırırken bulduğum ve bana çok ilginç gelen aşağıda linki verilen videoyu izlemenizi öneririm. 

https://www.youtube.com/watch?v=m8a0oNsDEx8

Son zamanlarda Kalymnos Adasında turizm hareketliliği artmış. Ancak en yoğun dönemde bile adanın güzel sahilleri kalabalık olmuyormuş. Biz de gittiğimizde çok büyük turist kalabalıkları göremedik. Turizm hareketliliği az olduğu için Kalymnos adası hala çok otantik ve orada yaşayanlar hala çok dost canlısı gibiler. Ada dağlık olduğundan kaya tırmanışı gibi aktiviteler turist çekmede kullanılıyormuş. Tarihi bakımdan pek bir eser yok ama kumsallarının bazı fotoğraflarını gördüm ki, gezemediğimize ve bu sahillerde yüzemediğime çok üzüldüm. Gerçi bu benim için bu adaya yeniden gitmek ve daha uzun süre kalmak için bir neden olacaktır.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Lipsi Adasından demir alıp, 3 saat kadar sürecek olan Kalymnos Adası seyahatimize başladık. Bindiğimiz teknenin bir aktivitesi olduğunu düşündüğüm şekli ile herkes kaptan gömleği ve şapkası giyerek tekne dümenine geçip poz verdi. Denizde sıra sıra yelkenliler seyir halindeler. Leros Adası önünden geçtik ve Kalymnos Adasının bir ucunda yüzme molası verdik. Deniz harika, su altı ise yine müthiş…

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Görünüşü güzel ama eti lezzetli olmayan çitari (sarpan) balıklarını fotoğraflamak için takip ederken su altında yassı ve ağır ağır hareket eden bir canlı gördüm. Önce ahtapota benzettim ama yine de tam olarak ne olduğunu anlayamadım ve itiraf edeyim biraz da korktum! Merakım ve fotoğraflama arzum, korkuma galip gelince takip etmeye başladım. Yakından bakınca da bunun bir mürekkep balığı olduğunu anladım. Ne şanslıyım! Doğal ortamında bir mürekkep balığını fotoğraflamayı başardım.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Deniz molası ve öğle yemeği sonrasında teknemiz Kalymnos Adasının ana limanına doğru demir aldı ve bir süre sonra da, aynı zamanda adanın merkezi olan, Pothia Limanına girdi. Adalar Osmanlıların idaresi altındayken, ada isimlerine Türkçe karşılık bulma çabasına gidildiğinden, bu adaya Kilimli (Kelemez olarak da biliniyor) Adası denmiş.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Vakit akşamüstü olunca Kalymnos’u gezecek çok az vaktimiz kaldı. Agios Savvas Manastırında gün batımını seyretmeye gitmek için taksiler kiralandı. Ancak manastıra gezi öncesinde şehri yürüyerek gezmek istedik. Bu nedenle grup yarım saat sonra, kiraladığımız taksilere binmek ve manastıra çıkmak amacıyla, tekne önünde buluşmak üzere  şehre dağıldı. 

1861 yapım tarihli Metamorfoseos Sotiros Christou Katedraline kadar sokak aralarında yürüdük. Bu adada binalarda, özellikle sahilde olanlarında, İtalyan tarzı  göze çarpıyor. İtalyanlar, yönetiminde oldukları dönemde adaları hiç terk etmeyecekmiş gibi kendi zevklerine göre binalarla donatmışlar. Kiklad tarzı evler, en azından gezdiğimiz Pothia’da az sayıda. Sahil boyu, alışık olduğumuz üzere restoran ve kafeler dolu.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

IMG_9929Koştur koştur şehir gezmesi sonrasında tekne önünde bekleyen taksilere, herbirinde 4’er kişi olacak şekilde bindik ve Agios Savvas Manastırına doğru yollara düştük. Manastıra adını veren Aziz Savvas yakın tarihli bir aziz ve adanın koruyucu azizi kabul ediliyor. Bu ada ile ilgili önemli bir not ise, ada kiliselerinin Yunan Ortodoks Patrikhanesine değil de, İstanbul Fener Rum Patrikhanesine bağlı olması. Doğrusu beni burada esas etkileyen terastan görülen şehir ve ada manzarası. Aşağıda Pothia ve geriye doğru uzanan vadi görüntüsü çok etkileyici. Gün batımında burada olmak size iyi gelecektir.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Gün ışıkları yerini, gece şehir ışıklarına bırakınca tekneye geri döndük. Aslında adanın pek bir yerini gezemedik. Örneğin Pothia’dan 11 km Kuzey Doğudaki Vathi’yi çok görmek isterdim. Fotoğrafları çok güzel gözüküyor. 

Adanın Masouri ve Vlichadia Köyleri ise çok güzel gözüken sahillere sahip. Myrties, Palionisos, Linaria, Emboria Plajlarının internette gördüğüm fotoğrafları çok cezbedici. Ada ile ilgili bir başka güzel kaynak aşağıdaki site linkinde. Size de, bana da bir dahaki sefer için hazır kaynak olsun.

http://www.mysteriousgreece.com/travel-guides/islands/dodecanese/kalymnos/

Neyse! Dedim ya! Bu eksik görmeler, yapamamalar ve tadamamalar tekrar bu adaya gelmek için nedenlerim olsun…

O akşam Türkiye-İspanya maçı vardı. Teknede acele ile akşam yemeğini yiyip, sahildeki cafelerden bir tanesine maç izlemek için gittik. Hezimete uğradık tabii ki. Gerçi bu bile adanın verdiği keyfi eksiltemedi…

Gezekalın

Dr Ümit Kuru

27.06.2016 Saat 11:03

 

 

On iki Adaların Kuzeyine Mavi Tur: Lipsi Adası

IMG_9388.JPG

IMG_9381Patmos Adasında erken uyandık ve hanımla küçük bir yürüyüş yaptık. Ada halkı hala uykuda. Dün gece geç saatlere kadar açık olan kafe ve restoranlar kapalı. Adada derin bir sessizlik var. Patmos Adasının gece hareketliliği, diğer gezdiğimiz adalara göre az sayılacak düzeyde. Adanın kutsal kabul edilmesinden midir? Bilemedim! Sakinliği ve kristal berraklığı ile denizin çağrısına daha fazla dayanamayan Naime, Meltemi adlı kafenin önündeki sahilden denize girdi.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Tekneye dönüp kahvaltımızı yaptıktan sonra Lipsi Adasına doğru demir alıp yola çıktık. İsmail kaptan bizi bugün yüzmeye doyuracak gibi duruyor. Dört yerde demir atıp yüzeceğiz. Lipsi Adası çok küçük ve yerleşim yeri az bir ada. Gezilecek pek bir yeri yok. Bu nedenle oraya ancak akşamüstü gitmeye niyetli.

IMG_9412.JPG

İlk durağımız Patmos Adasının Kuzey Batı ucunda yer alan Nekrothalassa adlı bir sahil oldu. Denizi de, deniz altı hareketliliği de çok güzeldi.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Burada uzun bir yüzme sonrasında yolumuz üzerindeki bir başka adaya uğradık ve denize girdik. Burası Arki Adası. Burada su problemi yüzünden hiçbir zaman büyük yerleşim olmamış. Burada da deniz ve su altı çok güzeldi.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Akri Adasında hem öğle yemeği ve hem de uzun bir yüzme molamız oldu. Sonraki durağımız ise İsmail kaptanın bize beyaz ada diye söylediği yerdi. Pırıl pırıl, ismine yakışır beyazlıkta bir denizi vardı. Aslında bunlar Lipsi Adası çevresinde bulunan küçük ada ve kayalıklar. Lipsi çevresinde 24 adet küçük ada bulunuyor.

IMG_9477.JPG

Burada yüzmeyi kısa tuttuk. Arki Adasında tekneye çıkarken küçük bir kaza geçirip ayağımı yaralayınca bu güzelim denizde yüzme şansım olamadı.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

IMG_9634.JPG

Lipsi öncesi son durağımız ise İsmail Kaptanın mağaralar dediği bir yer. Zamanın su ve rüzgar aracılığı ile kayalar üzerinde ortaya çıkardığı mağaraların görselliği çok güzeldi. Botla her defasında 8 kişi olacak şekilde mağaralar içinde ve çevresinde tur attık.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Dolu dolu yüzme ile geçen günün ardından Lipsi Adasına doğru yola çıktık.

IMG_9656.JPG

Lipsi Adası  Leros adasının kuzeyinde ve Patmos Adasının doğusunda yer alıyor.  16 km² yüz ölçümü ve yaklaşık 700 kişilik bir nüfusu var. Küçücük, sakin, sevecen insanları olan bir ada burası. Adanın büyüklüğü her yere yürüyerek gidebilmeniz için uygun. Zaten ada halkı da liman çevresine yerleşmiş. Limanın arkasında beyaz badanalı ve mavi panjurlu tipik ada evleri var. Kasabanın merkezinde mavi kubbeli ve iki çan kulesi bulunan Ag. Ioannis Theologos (St. John the Theologician) Kilisesi adanın tek büyük binası.

Tekne limana yanaşır yanaşmaz bu şirin adanın liman ve dar sokakları arasında yürüyüşümüze başladık.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Yürüyüşümüz sırasında ev yapımı reçellerini satan bir aile ile küçük bir muhabbetimiz olunca evin hanımı bizi evin içine davet etti ve tam 102 yaşında olan annesi büyük annesi ile tanıştırdı. Bu yaşlı kadının gözleri görmüyor ama aklı halimizi hatırımızı soracak kadar yerinde.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Lipsi’nin dar sokaklarını uzun bir süre dolaştık. Burası gerçekten görülmesi gereken yerler arasında olmalı.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Sahilde çok sayıda restoran var. Adaya özgü “pouggi” adlı tatlı var. Bunu tatmadan adayı terk etmemelisiniz. Bunu çeşitli şekillerde yapıyorlar. Kuru ve üstünde pudra şekerli hali kavala kurabiyesine benziyor ama burada yediğim ondan daha lezzetliydi. Tatlının “dipla” denen hali ise kızgın yağ ve çatal yardımı ile şekillendirilen biçimi. Mutlaka denemelisiniz. Limanın solunda bir pastahane var. 24 saat açık olan bu yerde hem dondurma ve hem de bu tatlıları yeme şansını kaçırmayın derim.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Yemeği teknede yedik ama şimdi bu satırları yazarken pişman olduğumu hissediyorum. Adada çok sayıda yer arasında Nick ve Louli‘nin yerinde yemeği yemeliydik. Nick’in yeri bizim İsmail kaptanın tavsiye ettiği yer. Müzik canlı olmasa da her zaman kulağa hoş gelen müzik çalınıyor. Geceyi Nick’in yerinde yemek yiyen mürettebatı izleyip oynayarak sonlandırdık. 

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Lipsi Adasını, bu tura çıkana kadar hiç duymamıştım. Ama göreceksiniz bu küçük ada hem kendisi ve hem de yakınında bulunan ve yüzme için çok uygun olan diğer adacıklar için bol bol turist çekecektir. Özgün halini kaybetmeden görmek de fayda var. 

Gezekalın

Dr Ümit Kuru

25.06.2016 Saat 12:58 

On İki Adaların Kuzeyine Mavi Tur: Giriş

P6140303.JPG

OLYMPUS DIGITAL CAMERAEge Denizi’nde Yunanistan’a ait olan bir grup adaya, On İki Adalar (Dodecanese İslands), ismi veriliyor. “Dodeca” Yunanca “On iki” anlamına geliyor. “Nisi” ise “ada” anlamında. Aslında On iki Adalar ile 15 tanesi büyük, 150 tanesi ise küçük olan adalar topluluğunu anlamak gerekiyor. Yani sadece 12 ada varlığını düşünmek yanlış olacaktır. Bu adalar topluluğundan sadece 26 tanesinde yerleşim var. 

12-19 Haziran tarihleri arasında, gönüllü doğaseverlerin bir araya gelip dernekleştiği YUDOSK’un bir aktivitesi olarak, On iki Adaların  Kuzey bölümüne mavi yolculuk yaptık. Bodrum çıkışlı ve sırası ile Kos, Leros, Patmos, Lipsi ve Kalimnos Adalarını, 30 kadar güzel insanla ziyaret ettik.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Bir teknede ortak bir yaşamı paylaşmak kolay değildir. Hele de 30 kişi iseniz. Büyük çoğunluğunu YUDOSK’un yürüyüş ve diğer aktivilerinden tanısam da, kalabalık bir grupla, bir tekne içinde mavi yolculuk fikri başlangıçta beni ürkütmedi değil. Ancak hem eski ve hem de grupta yeni tanıdığım arkadaşlarla mükemmel bir hafta geçirdik. Bol bol yüzdük, ada insanları ile temasta bulunduk, güzel yemeklerinden tattık ve fırsat buldukça da tavernalarında dans ettik.

IMG_9048.JPG

IMG_9190Geziyi gerçekleştirdiğimiz tekne, gemi sınıfında sayılacak kadar büyüktü. Barbaros Yatçılık’a ait B&B adlı 40 metre boyunda ve 16 kabinli gulet sınıfı tekne ile gezimizi yaptık. 2015 yılında modernize edilmiş tekne, her türlü ihtiyacımızı karşılayabildi. Grup liderimiz Yasemin Barış daha önceki Yunan Adaları gezilerinden tecrübeleri ile güzel bir program hazırlamış. Tekne kaptanımız İsmail Özgül ve 7 kişilik tekne ekibi grubu sabırla gezi grubuna hizmet verdiler, kendilerinden herkes memnun kaldı.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

IMG_9474Gezinin benim açımdan eksikliklikleri yok değildi. Örneğin Bodrum limandan geç çıkınca, bir de gümrük işleri uzun sürünce Kos Adası’nı tam olarak gezemedik. Ertesi gün fırtına yüzünden Kos Adası’nı erken terk etmek zorunda kalınca Kos Adası’nın hakkını veremedik. Gezi amacı deniz tatili olunca, aslında beklentiyi düşük tutmam gerektiğini biliyordum. Bu yazı dizisi bundan sonra bu adalara yapacağım geziler için bir ön araştırma yazısı olacak. Yani adaların görmediğim yerlerine de bu yazıda değineceğim. Takip ederken bu yönü ile okursanız sevinirim. Sizin anlayacağınız bu adaların bazılarına birkaç gün sürecek yeni gezilerim olacak.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Haydi bakalım buyurun Oniki Adalar Kuzey Turuna…

IMG_9791

Gezekalın..

Dr Ümit Kuru

20.6.2016 Saat 01:50