• Arşivler

  • Diğer 531 takipçiye katılın

  • Mart 2013 den beri

    • 263.301 ziyaretçi
  • Temmuz 2022
    P S Ç P C C P
     123
    45678910
    11121314151617
    18192021222324
    25262728293031

Sekizinci Kıta Madagaskar: Morondava’ya Dönüş

Gezi Tarihi 13.09.2016 Salı

IMG_7838.JPG

Bugün artık Morondava’ya döneceğiz. Yolumuz geldiğimiz gibi uzun ve zahmetli olacak. Bugünün aktivitesi günbatımında Baobab Yolu’nda olabilmek ve orada güneşin bu kutsal ağaçlar üzerinden kaybolmasını izlemek olacak. Yolumuz üzerinde bir köy ziyareti yapmak da günün aktiviteleri arasında bulunuyor.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Sabah erken saatlerde jeeplerimizle otelden ayrılıp Manambolo Nehri kıyısına geldik. Nehir geçişi yapacağımız sallara binmek için sıramızı beklemeye başladık. Toplam 2 tane sal var. Bu sallara araçları büyük bir ustalıkla sığdırıyorlar. Bizler de sallarla karşı kıyıya geçtik.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

img_7544Nehir geçişimizden yaklaşık 1 saat kadar sonra bir köye geldik ve orada köyü gezdik. Burası bir Skalava Köyü. Skalavalar, Madagaskar’ın batısında yaşayan ve yaklaşık 1200000 nüfusa sahip bir etnik topluluk. Köyde sadece bir yaşlı ve çocuklar var. Diğerleri tarlalara çalışmaya gitmişler. Toplam 10 kadar ev var. Evler basit, sazdan kulübeler şeklindeler. İçeride eşya olarak sadece yatak ve kap kaçak var. Aslında bu kadar basit eşyalarla yaşamın sürebildiği gerçeği, bizim gibi tüketmeye alışmış modern yaşam insanlarını biraz sersemletiyor doğrusu. Köyü ve çocukları bekleyen yaşlı adam ne yaşını ve ne de kaç torunu olduğunu biliyor. Çocuklar ise oyun peşindeler. Ortak değerimiz ise küçükken oynadığımız seksek oyunu. Ortaya seksek oyunu sınırlarını belli eden bir şekil çizimiş. Ben seksek oynamaya başlayınca köyün çocukları da bana eşlik ettiler.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Köy ziyareti sonrasında tekrar yollara düştük. Bundan sonraki hedefimiz Tsiribihina Nehri kıyısına kurulu Belo Sur Tsiribihina Köyü. Burada mola verip Mad Zebu adlı restoranda yemek yiyeceğiz.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Belo Sur Tsiribihina Köyü çok hareketli bir yer.  Restoran, bulunduğu ortamla yakışmayacak kalitede ve lezzetli yemekler sunuyor. Yemek öncesi ve sonrası bol bol fotoğraf çektim. En çok ilgimi çeken ise bir kapalı mekanda  oynatılan DVD filmleri ile sinema salonu havasındaki yer oldu. Peşi sıra 3 film birden oynatıyorlar.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Yemek sonrasında Tsiribihina Nehrini salla geçtik. Bu sefer araçlarla birlikte geçtik ve güneşin altında bir 45 dakika geçirdik. Yine büyük bir ustalıkla araçlarıımızı daracık sallara yerleştirip, aynı ustalıkla sallardan indirdiler.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Bu nehiri geçtikten sonra yolda mezarları gördük. Madagaskar mezarları yöresel olaarak fark ediyor. Ülkenin batısında mezarlar taş duvarlarla çevrili. Mezar duvarlarında resimler çizili. Muhtemelen bu resimler ölünün yaşamının nasıl olduğu konusunda fikir veriyor. Mezar duvarındaki çizimlerden, yaşarken kimisinin eğlenceye düşkün, kimisinin avcı, kimisinin ise asker olduğunu tahmin edebiliyorum.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Tozlu yolların devamında bir sonraki durağımız kutsaı kabul edilen Baobab ağacının bulunduğu yer oldu. Burada ağacın çevresini çitlerle kapatmışlar. Bu ağaç buradaki en yaşlı ağaç olma özelliğini taşıyor. 800 yıldan fazla yaşı varmış.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Baobab Yolunda güneşi batıracağımız alana gelmeden önceki son durağımız ise Aşık Baobab ağacı. Bu ağaç birbirlerine sarılmış iki gövdesi nedeni ile sevgiliye benzetildiği için bu adı almış. Gerçekten sevginin en güzel ifadesi olarak gösterilebilecek bir anıt. Adına yakışıyor.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Sonunda güneşin aşağılara indiği, ışığın güzelleştiği bir zamanda, olmamız gereken yerde yani Baobab Yolu’nda olduk. Jeeplerimizle hemen bir geniş düzlükte kenara park ettik. Bu arada hemen piknik masaları kuruldu. İçeceklerimiz eşliğinde, görselliği yüksek ve Madagaskar’ın simgesi olan bu alanda, güneşin Baobab ağaçları üstünden batışına şahitlik edeceğiz.  

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Bu geniş alanın bir köşesinde çocuklar ve  gençlerden kurulu iki takım futbol maçı yapıyorlar. Bizler varmışız, yokmuşuz umurlarında bile değil. Ya da gözlerimizin, Baobab ağaçları kadar kendilerinin de üstünde olduklarının farkındalar da bize çaktırmamaya çalışıyorlar. Ne zaman fotoğraflarını çekmeye çalışsam, futbol topu ile her türlü hünerlerini sergilemeye özen gösteriyorlar. 

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Alanın diğer misafirleri ise keçiler. Yavrularını emziren, etrafta koşturan ve nedendir bilinmez bazen birbirleri ile,  boynuzları aracılığıyla kavga eden keçiler ortama çok özgün bir hava katıyorlar. Güneşin batışı bir yandan, ay tam dolunay halinde gökyüzünde. Ortamı çok sevdim. Herhalde onlarca fotoğraf karesi almışımdır. Madagaskara gelmişseniz, Baobab Yolunda gün batımı yaşamadan dönmemelisiniz.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Güneşi batırdıktan sonra yaklaşık 45 dakikalık bir sürüş sonrasında Morondava’da kalacağımız Palissandre Cote West adlı konaklama yerine geldik. Burası bizim bu gezide konakladığımız en güzel yer oldu. Bu güzelliğin farkına esas olarak ertesi gün varacağız. 

IMG_8314.JPG

Evet sevgili Gezgin arkdaşlarım, bir Madagaskar gününü daha sizlerle paylaştım. Umarım sevmişsindir, Madagaskar gezisi planlayanlara da yol gösterici olmuştur.

Gezekalın, Aydınlık kalın…

Dr Ümit Kuru

30.09.2016 Saat 11:14

 

Sekizinci Kıta Madagaskar: Tsingy de Bemaraha ve Manambolo Nehri-2

Gezi Tarihi: 12 EYLÜL 2016

IMG_7351.JPG

Manambolo Nehri’inde kano ile (pirogue) gezimiz sonrasında Küçük Tsingy turunu yapmak için park alanına girdik. Genelde Küçük Tsingy turu ve tekne turu yapılıyor. Küçük Tsingy turu istenirse 3 saate kadar uzatılabiliyor ama genelde 1.5-2 saatte tur tamamlanıyor.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Manambolo Nehri gezimizde bize  rehberlik etmiş ve bugünkü Tsingy turlarımızda da bize rehberlik edecek olan Tousen eşliğinde parka daldık ve gezimize başladık. Önce siz sanal gezginlere bu park hakkında bilgi versem iyi olacak.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Tsingy De Bemaraha (Tsingy de Bemaraha Taş Ormanları da denmektedir), Madagaskar’ın kuzey batısında, Melaky Bölgesi’nde yer alan ulusal bir park. Bu ulusal park, iki jeolojik oluşumu barındırmaktadırː Büyük Tsingy ve Küçük Tsingy Ulusal Parkları. Her iki alan birleşerek Tsingy de Bemaraha Doğa Rezervi‘ni meydana getiriyor. Park 1990 yılında UNESCO tarafından Dünya Doğa Mirası Listesi içine alınmış. 152.000 hektarlık (1552 km²) alanı ile Madagaskar’ın en büyük rezerv alanı. Alanın kuzey tarafındaki 850 km²’lik alan mutlak koruma altında. Bu alanın bazı bölümlerine ulaşmak hala çok kolay değil, bazı yerlere ise ulaşmak neredeyse imkansız.  Bu nedenle büyük bölümü henüz keşfedilmemiş sarp bir “biyolojik” rezerv olarak düşünün burasını.  Bu izole yaşam alanlarında sık sık yeni türler keşfediliyormuş.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Daha önce anlatıldığı gibi buradaki sıra dışı oluşumlar aslında bir tür karst sistemi. Diğer bir deyişle gözenekli kireç taşının suyla çözünmesi, aşınması ve biçimlenmesi sonucu oluşan bir arazi. Büyük kireç taşı yataklarına sızan yeraltı suyu, yatakları, çatlaklar ve faylar boyunca aşındırmaya başlayarak mağara ve tüneller oluşturmuş. Oyuklar zamanla büyümüş ve nihayet aynı çatlaklardan çatılar çökmüş. Ortaya derinliği 120 metreye ulaşan ve ayakta kalan kayaların sivri uçlarıyla çerçevelenmiş yarık olarak tabir edilen hat gibi dümdüz kanyonlar çıkmış. Bazı yarıklar öyle dar ki bir insan arasından güçlükle geçebiliyor. Bazıları ise bir cadde kadar geniş.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Keskin ve iğne ucu gibi sivri yüzeyli kayalıklar ve mağaralar, üzerinde yürüyüşü zorlaştırıyor. Zaten“Tsingy” kelimesi de Madagaskar dilinde “Çıplak ayakla yürünemeyen yer” anlamına geliyor. Madagaskar köylüleri Tsingy’nin şeytani ruhların evi olduğuna inanıyorlar. Derinliklere gidilmemesini istiyorlar.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Küçük Tsingy gezimizde bile bazı yerlerde yürüyüş zorlaştı. Sırt çantamızla geçemediğimiz darlıkta yerler oldu. Burada kayaların boyu genelde çok yüksek değil. Bazı yerlerde ise bayağı derinlik var. Her iki yeri de gezmiş birisi olarak şunu söyleyebilirim ki Küçük Tsingy size Tsingy de Bemaraha Taş Ormanları hakkında ancak “küçücük” bir fikir verebilir. İyice araştırdıktan ve kendi fiziksel performansınızı da tarttıktan sonra bence iki turu da yapsanız iyi olur.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

IMG_6796.JPG

Turun sonunda Madagaskar’daki ilk lemurlarımızı da bir ağacın tepesinde gördük. Bu gördüklerimiz Madagaskar’a özgü bir tür olan Decken’s Sifakaları. Bunların boyları 1 metreye kadar ulaşıyormuş. Ama daha önemlisi bu hayvanların kuyrukları 50 cm kadar. 

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Ağacın tepesinde görebildiğimiz kadarı ile 4-5 bireylik bir sifaka ailesiydi. Yavruları da var. Sıçrama mesafeleri müthiş.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Aşağıdaki linkte Küçük Tsingy turumuzdan çektiğim kısa bir video var. Belki size bir fikir verebilir.

IMG_7184.JPG

Küçük Tsingy gezimizi 1.5 saatte bitirip 4*4 lere binerek, Büyük Tsingy’ye doğru yollara düştük. Aslında mesafe 25 km’ye yakın ama yollar o kadar berbat ki 1 saati aşan sürede ancak park girişine gelebiliyorsunuz. Yalnız biz parka yakın bir alanda durup öğle yemeğimizi açık alanda yedik.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Gerçi benim yemek filan yiyecek halim yok. Gözüm ağaçların tepelerinde lemur arıyor. Bu çabalarım sonuçta veriyor. Bir ağacın tepesinde bir Decken’s Sifaka ailesi daha gördüm.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Yemek sonrası park alanına girdik. Elimizi çabuk tutmalıyız, hemen emniyet askılarımızı takındık. Bunlar bazı tırmanışlar için gerekiyor. Yanınızda en az bir litre suyunuz da bulunmalı. Burada da alın lambası veya el feneri mutlaka yanınızda olmalı. Bazı tünel ve mağaralardan geçmek zorunda kalıyorsunuz.

Önce düz bir yolu takip ediyorsunuz. Bu kısım sakın size “Bu muymuş Büyük Tsingy ?” dedirtmesin! Sonradan gerçekten zorlu yerleri geçiyorsunuz. Bazı kayalar içinde deniz kabukları gibi fosiller göze çarpıyor. Yolumuzda ilerlerken bir başka lemur türü olan Taçlı Lemur gördük.Bir günde iki tür lemur görmüş olmuş olduk.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

img_7248

Lemurlarla ilgili bilgiyi sonraki yazılara bırakarak geziye devam edelim. Bu düz alanı geçtikten sonra zorlu bölümler gelmeye başladı. Bazen duvarlara yapılmış çıkıntı merdivenleri, bazen de demirden merdivenleri tırmanarak epey yükseklere çıktık. Amaç tepelerdeki panaromik noktalara ve asma köprüye ulaşabilmek.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

img_7301

En yüksek noktalarda toprak hayli az ve güneşten koruyan sığınaklar yok. En tepelerde bile yaşam var ama bitki ve hayvan yaşamı, kuraklığa direnebilen türden olanlardan. Bazı ağaçlar bulabildikleri toprak alanda yetişip aşağıdaki suya, toprağa ulaşmak için kablo gibi kökler salmışlar. Bazı ağaçlar ise tepedeki güneşe uzanmak için kalem gibi düzgün şekilde yukarıya doğru uzamışlar.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Sonunda parkın çatısı denebilecek noktaya tırmandık. Manzara hem ürkütücü ve hem de çok güzel…

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Bir süre tepelerde yürüdükten sonra hedefimiz olan asma köprüye vardık. İnsana pek güven vermese de dönüşümüz yok, yürüyüp geçtik köprüyü.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Bundan sonrası artık iniş. Ancak iniş, çıkıştan daha zorlayıcı.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Dört saati bulan yürüyüş sonrasında performansımızla gurur duyarak ve kendi kendimizi alkışlayarak parkın çıkışına geldik. Aşağıda linkini verdiğim video benim çektiğim videodur. Sizlere daha iyi fikir verebilmesi adına izlemenizi tavsiye ederim.

Sonrasında araçlarımızla kararmaya başlayan havada konakladığımız otele doğru yollara düştük. Dönüş, sabahın erken saatlerinden beri olan aktiviteler nedeni ile uzadıkça uzadı. Otele varır varmaz, bir de arkadaşlarımızın alkışları ile karşılandık. Onlarda kano ve Küçük Tsingy gezilerinden sonra ormanlık alanda piknik yapıp, Bekopaka Köyü içini gezmişler. Sonrada otele dönüp havuz keyfi yapmışlar. Herkes kendince mutlu, mutsuz olan yok. Aşağıdaki fotolar sevgili eşim Naime’ye aitler. Bunlarda günün diğer grup cephesinden fotoğrafları..

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Evet sevgili Sanal Gezginler…Bir uzun gezi günü daha bitti. Yarın başka bir günü daha anlatırız inşallah..
Gezekalın, aydınlık kalın..

img_6601

Dr Ümit Kuru

29.09.2016 Saat 01:06

Sekizinci Kıta Madagaskar: Tsingy de Bemaraha ve Manambolo Nehri-1

img_6484

Gezi Tarihi: 12 EYLÜL 2016

Bugün Madagaskar gezimizin önemli bir günü olacak. Standart programımızda Tsingy de Bemaraha gezisinin Küçük Tsingy bölümü ve Manambolo Nehrinde pirogue gezisi yer alıyor. Ama ben bu gezinin Büyük Tsingy kısmını da yapmak istedim. Büyük Tsingy aslında bayağı zorlu bir kısım ve tam 4 saat süren sıkı bir tırmanış ve iniş gibi bölümleri var. Ama bu kısım yapılmazsa, UNESCO Dünya Mirası Listesi arasında yer alan bir eserin hakkını vermemiş olacağız. Bu nedenle geziye bu kısmı da ekletmek için sevgili Aykut ile İstanbul’dan başlayan bir dizi konuşma yaptık. Sonunda sadece isteyenlerin katılacağı şekilde hem Küçük ve hem de Büyük Tsingy gezileri ve Manambolo Nehri gezisi alternatif olarak kondu. Buna katılacaklar daha erken yola çıkacaklar ve daha geç olarak dönecekler. Sadece Küçük Tsingy turu yapacak olanlar ise 2 saat daha fazla uyuyacaklar ve erken dönüp tesisin havuzunda keyif yapacaklar.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Sabah erkenden uyandırılıp, çabucak giyindik. Dün gece geç saatlerde geldiğimiz tesisi sabah gözüyle görünce pek beğendim.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Ben dahil 10 civarında gezgin hem Büyük ve hem de Küçük Tsingy turlarını yapmak üzere Vazimba Hotelden jeeplerle ayrılıp saat 07:00 gibi yollara düştük. Pirogueların bağlı bulunduğu kıyıya jeeplerle vardığımızda sabahın güzel ışığı altında Manambolo Nehri çok güzel gözüküyordu.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Önce kanolarla Manambolo Nehri üzerinde yapacağımız gezi için piroguelara bindik. Her iki uçtan birbirlerine bağlanmış iki kanoda, ikişer kişi yan yana olacak şekilde oturduk. Her bir kanoda biri başta ve biri de sonda olmak üzere iki kürekçi var. Kıyıdan ayrıldık ve dingin suda 1.5 saat sürecek gezimize başladık. Yerlilerin kürek niyetine kullandıkları uzun sopalarının suya girip çıktıkça çıkarttığı ses dışında ses duyulmuyor. Öyle huzurlu ve sakin bir ortam ki!

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Tekne turunda Vazimbaların yaşadığı bölgeleri, mezarlarını, kireç taşından yarları, mağaraları ve görebilirsek de su içmeye nehir kenarına gelen lemurları göreceğiz.

img_6129Nehirde yol aldıkça kanyon içinde olduğumuzu daha çok anlamaya başladık.

Tsingy de Bemaraha’nın jeolojik özellikleri hakkında biraz bilgi vermem lazım. Tüm bu alan ve Tsingy çok özel bir yapıya sahip. Milyonlarca yıl önceden burası hep deniz suları altındaymış. Kalsiyum, magnezyum karbonat gibi minerallerden zengin kalker, jips, kaya tuzu, dolomit gibi taşlar, kayalar bu alanda bolca varlar. Bu kayaların özelliği, yağışlar ve yeraltı suları ile karşılaştığında eriyebilmeleri. Tsingy gibi bu özellikte kayaların bol olduğu yerlerde karstik tarzda yeryüzü şekilleri ve mağaralar bol bulunuyor. Yani yağışlar ve yer altı suları nedeni ile kimyasal aşınma ile ortaya çıkmış yapılardan zengin bir bölgedeyiz. İşte bu kanyon, sonradan göreceğimiz Tsingy ve mağaralar bu yapısal özellik nedeni ile buraya benzersiz bir özellik katıyorlar. Renkli derin yarlar, çatlaklar ve yoğun bir ormanlık bölge arasında akan suda süzülüyoruz. Civarda göçmen kuşlar, beyaz balıkçıllar bolca varlar.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Bu alanda gezeceğimiz ilk mağara için kıyıya yanaştık. Başta söylemeyi unuttum; Bu gezi için yanınızda mutlaka fener bulunması gerekiyor. İlk mağaranın özelliği sarkıt ve dikitlerin bolca olması. Kalsiyum karbonatça zengin suların mağara tavanından sızarak içindeki kirecin tavanda birikmesi ile sarkıtlar, damlacıkların mağara tabanında birikmesi ile de dikitler oluşuyor. Bu mağarada hem sarkıt ve hem de dikitler bulunuyor.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Bu mağaradan sonra kısa bir süre daha teknelerle yol alıp, ikinci mağarayı da gezdik. Bu mağara diğerinden daha farklı özelliklere sahipti.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Tüm bu alanlarda bir zamanlar Vazimba adlı bir etnik grup yaşarmış. Bugün ise Madagaskar’da bu insanlar, artık saf olarak yok gibiler. Günümüzde onların yerinde Skalava etnik grubu var. Yaygın inanışa göre Vazimba’lar Madagaskar’ın ilk yerleşimcileri. Vazimba’lar ortalama Madagaskar halkından daha kısa boyluymuşlar. Bir bilimsel teoriye göre Vazimba halkı, milattan 350-500 yıl önce bu adaya, bugünkü Endonezya’dan göç eden pigme insanlar olabilirlermiş. İşte bu gezide son göreceğimiz yer de Vazimba’ların mezarları. Vazimbalar ölülerini açık alanlara bırakırlarmış. Burada da tepede, kenarları çitlerle çevrili ve yüksekte, 3 kafatasının gözüktüğü bir mezar var. Burada asla ölüleri ve mezarları parmak uçlarınız ile gösteremezsiniz. Bu ölüye karşı büyük bir saygısızlık kabul ediliyor. Eğer illa ki ölüyü işaret etmeniz gerekiyorsa kıvrık parmak ucu ya da dirseklerinizle işaret edebiliyorsunuz.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

IMG_6413.JPG

Vazimba mezarlarını da gördükten sonra dönüşe geçtik. Son fotoğraflarımızı aldık.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Kıyıda bizi çok sayıda çocuk karşıladı her türlü hünerlerini de sergilemeyi ihmal etmedi.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Bu arada kıyıda ikinci grup ile karşılaştık. Bizler hemen kıyıya yakın küçük Tsingy turuna başlayacakken onlar tekne turunu yapacaklar.

Bu konuyu bugünlük burada kessem iyi olur. Çünkü hem Lemurlardan ve hem de Tsingy’den bahsedilecek. Konu geniş. İki ayrı bölümde anlatsam iyi olur.

Yani bugünün arkası yarın 🙂

Gezekalın, aydınlık kalın.

Dr Ümit Kuru 28.09.2016 Saat 11:14

 

Kaynaklar

 http://www.wildmadagascar.org/wildlife/lemurs.html
http://whc.unesco.org/pg.cfm?cid=31&id_site=494
https://tr.wikipedia.org/wiki/Tsingy_de_Bemeraha_Milli_Park%C4%B1
http://www.thecrowdedplanet.com/stone-forest-tsingy-de-bemaraha/
http://www.wildmadagascar.org/conservation/parks/journal/manambolo_02.html
http://www.forumgercek.com/bir-adimda-dunya-turu/95870-tas-ormanlari-tsingy-de-bemeraha-nationalpark-madagaskar.html
http://www.travelmadagascar.org/PARKS/Tsingy-Bemaraha-National-Park.html

Sekizinci Kıta Madagaskar: Morondava’dan Bekopaka’ya

Gezi Tarihi: 11 Eylül 2016

img_5233

Bugün ülkenin batı kıyısındaki ulusal parklardan bazılarını gezmek için Morondava‘ya uçacağız. Madagaskar Havayolları ile 08:30’da olan uçuşumuz 1 saat sürecek. Bugünkü yolculuğumuzda 4*4’lerle  seyahat edip, önce  Baobab Yolu’nda kısa bir mola vereceğiz. Tsimafana Köyü üzerinden Tsiribihina Nehrini salla geçeceğiz. Arkasından yola devamla Manambolo Nehrini salla geçip Bekopaka‘ya, geceleyeceğimiz otele, varacağız.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Uçağımız tam saatinde kalktı. Uçak yolcularının tamamını bizim grup oluşturuyor. Yani bize özel uçak diyebiliriz. Yaklaşık 1 saatlik rahat bir uçuş sonrasında Morondava Havaalanına indik. Havaalanında bir manga asker ve benzeri resmi kıyafetli Madagaskar’lı, tören nizamı içinde dizilmişler, bekliyorlar. Önce “Bakın bizi nasıl karşılıyorlar?” muhabbeti olduysa da, aslında karşılanan ülkenin bir Bakanıymış. Bir adamın peşinde, onlarca adam gezmede! Ülke ne kadar fakir olursa, bu tip merasimlerin boyutu o kadar artıyor sanki.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Valizlerimizi alınca her 4 kişiye bir tane olarak ayarlanmış 4*4 araçlarımıza yerleştik. Bugün ve takip eden günlerde sıkı bir arazi aracı olmadan bu ülkenin gezilemeyeceğini baştan söyleyelim. 

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Batı bölgesinin en büyük şehri olan Morondava aslında Batı Madagaskar kıyılarındaki  Belo sur Mer gibi balıkçı köyleri ya da Kirindy gibi rezerv alanlarını günübirlik gezmede konaklanan güzel bir kent. Başkentin sarsıcı ve yorucu halinden sonra burası tam bir kaçamak yeri. Sessiz ve sakin. Biz burada, 2 geceyi Bekopaka’da geçirdikten sonra, dönüşte bir gece konaklayacağız.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Jeeplerle yaklaşık yarım saatlik bir asfalt yolu takip sonrasında, toprak ve bozuk yollara daldık. Aslında Tsiribihina Nehri’ne kadar 100 km’lik bir yolumuz var. Ama bu 100 km’yi ancak 3 saatte alabiliyorsunuz. Yollarda inanılmaz güzellikte fotoğrafik insan ve doğa malzemeleri var. Başkentin bize, en azından bana, verdiği kötü havadan çabuk sıyrıldık.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Morondava’dan sonra, yaklaşık 19 km’lik yolu 45 dakikada aldığımız bir yolculuk sonrasında Baobab (Adansonia) ağaçlarının yoğun olarak bulunduğu ve Madagaskar’ın en güzel yerlerinden Baobab Yolu’na (Baobab Avenue) ulaştık. Bu alanda fotoğraf molası verdik. Ama burada esas vakit geçirmeyi, dönüşte yapacağımız güneş batırma aktivitesinde yapacağız.

img_5360

Baobab, Afrika ve Asya’nın tropikal bölgelerinde yetişen, yapraklarını döken ağaç türlerinin ortak adı. Baobab ağacına, Malagazca’da “Ormanın anası” anlamına gelen “Renala” deniyor. Boyları 5-30 mt ve gövde çevresi 7-11 mt arasında değişiyor. Bu yumuşak ve süngerimsi dev gövde, bir su deposu görevi yapıyor. Burada bulunan ağaçların bazıları 800 yaşında.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Aslında burada sadece Baobab Ağacı yokmuş. Zamanında tüm bu alan ormanlıkmış. Madagaskarlılar Baobab Ağaçlarını kutsal saydıkları için dokunmamışlar. Ancak diğer ağaçları, tarla açmak ve odun kömürü elde etmek için yakmışlar. Kutsal sayılan ağaca dokunmayıp, diğer ağaçlar ortadan kaldırılınca sanki bu yolda Baobab Ağaçları yoğunmuş gibi gözüküyor.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Madagaskar’lılara göre Baobab Ağaçları Tanrının ilk diktiği ağaç. Bu nedenle de kutsal sayılıyor. Gel gelelim, Madagaskar’lılar bu ağacın dikilmesinin Tanrının ilk işi olduğu için, biraz acemi işi olduğunu ve bu nedenle de ters dikildiğini düşünüyorlar. Ters dikildiği için de ağacın kökleri dışarıda kalmış. Baobab Ağaçları ile ilgili Madagaskarlı yorumu bu işte.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Burada yaklaşık 1 saat kadar vakit geçirdik. Aslında burada daha görmemiz gereken Kutsal Baobab Ağacı ve meşhur Baobab Amoureux-Aşık Baobab Ağacı da var. Ama bunları görmeyi dönüşteki güneş batımında Baobab Yolu aktivitemize bıraktık. Daha kat etmemiz gereken uzun bir yol var.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Tozun eksik olmadığı, bozuk ama bu haline yakışmayacak şekilde de işlek olan yolu takip ederek Belo Sur Tsiribihina Köyüne geldik. Burada bir restoranda kısa bir ihtiyaç molası verdikten sonra Tsiribihina Nehri’ni salla geçmek için nehir kıyısına geldik.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Tsiribihina Nehri, Mahajilo ve Mania Nehirlerinin, Miandrivazo Şehri yakınlarında birleşmesi ile ortaya çıkan bir nehir. 170 km kadar uzunluğa sahip ve Mozambik Kanalında denize dökülüyor.  Tsiribihina Nehri, Bemaraha Platosu ve ormanlık vadiler içinden geçiyor.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Araçlar buradan karşı kıyıya sallarla geçiriliyor. Sizler de isterseniz araçla birlikte salda ya da araçlar salda giderken teknelerde karşı kıyıya geçiyorsunuz. Biz buradan geçişte teknelerle geçtik ve araçlarımızın sallarla geçişini izledik. Bu geçiş yaklaşık 45 dakika kadar sürüyor. Bu arada piknik tarzı yemeğimizi tekne içinde yedik.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Pirogue” denen ve altı düz, elle oyulmuş, ahşap ve kolayca taşınabilecek hafiflikte kanolar Madagaskar’ın simgelerinden. Yerli halk bu kanoları çok sık kullanıyor. Nehirde bunlardan bolca görüyoruz.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Bugünün ilk nehrini geçtikten ve aynı ustalıkla araçların sallardan kıyıya indirilişini izledikten sonra araçlarla yolumuza devam ettik. Bu kıyıdan, Manambolo Nehri kıyısındaki geçiş yerine kadar 100 km yolumuz daha var. Bu yol, şimdiye kadar yaptığımızdan da kötü çıktı. Üç saati bulan seyahat sonrasında hava kararmaya yakın Manambolo Nehri’ne ulaştık. 

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Manambolo Nehri denize ulaşıp dökülene kadar, Manambolo Kanyonunda 70 km akıyor. Bu nehirde yarın pirogue adlı kanolarla bir turumuz olacak. Renkli kireç taşından kayaları, yarları ve mağaraları göreceğiz.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Bu nehirde daha kısa ve 15 dakikayı ancak bulan bir seyahatle karşıda bulunan Bekopaka Köyüne ulaşıyorsunuz. İki parti halinde sallarla geçiş yaptık. Sahilde bizi tüm sevimlilikleri ile karşılayan çocuklarla oynaştık. Tüm jeeplerimiz sallardan inince konaklama yapacağımız Le Grand Hotel du Tsingy de Bemaraha’ya (eskinin Vazimba Hoteli)  doğru yola çıktık. 

IMG_5880.JPG

Vazimba Hotel burası için güzel sayılacak bir otel. Odaları birbirinden ayrı, küçük evler şeklinde. Şirin bir yer. Akşam yemeğimizi yedikten ve günün muhasebesini yaptıktan sonra odalarımıza dinlenmeye çekildik. 

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Yarın yorucu bir gün olacak. Madagaskar’ın UNESCO Dünya Mirası Listesi içinde yer alan eserlerinden ilki olan Tsingy Bemaraha Mutlak Koruma Alanını gezeceğiz. Ayrıca Manambolo Nehrinde, Manambolo Kanyonu boyunca pirogue ile seyahat edeceğiz.

Gezekalın, aydınlık kalın…

Dr Ümit Kuru

27.09.2016 Saat 00:18

img_5971      

Kaynaklar

http://www.ebrudurupinar.com/index.php?option=com_content&view=article&id=148:tanagun1&catid=39:madagaskar&Itemid=84
http://www.radikal.com.tr/radikalist/korsanlar-diyari-madagascara-gitmeniz-icin-10-sebep-1285584/   (Madagaskar genel)
http://www.gokyuzunet.com/atalarin-adasi-madagaskara-yolculuk/
http://www.gezivedoganotlari.com/tag/madagaskar/
http://www.yoldasin.com/afrika/dogu-afrika/madagaskar/
https://openknowledge.worldbank.org/bitstream/handle/10986/16709/820250WP0P12800Box0379855B00PUBLIC0.pdf?sequence=1&isAllowed=y
http://www.yoldasin.com/insaniyla-dogasiyla-bir-mozaik-madagaskarin-baskenti-antananarivo/
http://www.travelmadagascar.org/CITIES/Morondava.html
http://www.travelmadagascar.org/PARKS/Andranomena-Reserve.html
http://www.jeanbetours.com/tsiribihina-river-tour-tsingy-de-bemaraha/
http://taniko.free.fr/parks/kirindy.htm
http://www.parcs-madagascar.com/fiche-aire-protegee_en.php?Ap=19
http://www.wildmadagascar.org/conservation/parks/manambolo/index.html

Sekizinci Kıta Madagaskar: Antananarivo’ya Varış

P9100012.JPG

THY, Türkiye’den Madagaskar’a uçuyor. Uçuşun ilk aşaması 9 saat 30 dakika’da, kuş uçuşu 7500 km ötedeki, Mauritus’a oluyor. Aynı uçak 1,5 saat kadar havaalanında bekledikten sonra, 1 saat 40 dakika süren ikinci kısımla Antananarivo’da (Tana) sonlanıyor. Mauritus’la Türkiye arasında 1 saat fark varken, Madagaskar ile Türkiye arasında saat farkı yok.  Madagaskar’ın başkenti Tana’nın havaalanının ismi İvato Havaalanı. Küçük bir havaalanı.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Madagaskar vizesi kapıda alınıyor. Önce bir memur vizeyi verdi. Sonrasında 3 ayrı memurun pasaportlarımıza yaptıkları işlemlerle ülkeye resmen girmiş olduk. Bu ülkede her insana bir iş yaratmışlar sanki. Allahtan ki bizim uçaktan başka uçak, bizlerden başkaca da yolcu yok da, çok beklemedik. Havaalanı dışındaki aracımıza binip Les 3 Metis adlı otelimize doğru yola çıktık. 

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Saat 16 gibi havaalanı dışına çıktık. Havaalanı ile şehir merkezi arası 25 km kadar. Mesafe kısa gibi gözükse de yollar dar ve çok araç var. Bu şehir tam bir eski araba cenneti. Citroen Dejavu, Renault Quatre Chevaux gibi 1940-50’lerin araç modellerinin bolluğu şaşırtıcı. Sonradan öğrendiğimize göre Madagaskar ikinci el arabanın bolca getirildiği bir ülkeymiş. Yol boyu minik dükkanlar görüyoruz. Bu dükkanlar en çok bakkal, kuaför ve kasap dükkanı oluyor. Madagaskar insanı, memuriyet işinde çalışmayı sevmezmiş. Üç-beş kuruş parayı denkleştirdi mi, hemen kendine dükkan açarmış. 

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Yol boyu insan manzaraları ilgi çekici geldi. Yol kenarında ve şehrin tam da göbeğinde pirinç tarlaları var. Evler çok eski, bazıları kerpiçten yapılı, bazıları ise kolonyal tarzın evleri. Yavaş sayılacak bir hızla, orta şehir bölgesinde bulunan otelimize geldik.

Başkent Tana, 1.4 milyon yaşayanı ve 1275 metre rakımı ile Madagaskar’ın en kalabalık ve en yüksekte olan şehri. Bu şehrin, Güney Afrika’nın diğer şehirlerinden farklı olarak ezelden beri büyük şehir olma özelliği var. Yani Avrupalılar tarafından kolonileştirilmeden önce de büyük şehirmiş. 1625 yılında Kral Andrianjaka tarafından kurulmuş ve onu koruyan 1000 askere izafen (Antananarivo, Malagazca “Bin Asker Şehri” demek) Antananarivo adı verilmiş. Önceleri basit bir köy iken, Madagaskar’ın bütününe doğru hakimiyetlerini arttıran krallar sayesinde büyük şehir haline gelmiş. Merina Kralı 1. Radama, Antananarivo’yu tüm Madagaskar’ın başkenti yapmış. 

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Şehir 3 bölümden oluşuyor; En tepede olan üst şehir bölümü tarihsel öneme de sahip kısım. Bütün saray ve önemli yerler burada. Şehrin aşağı bölümü fakir olan bölüm. Bu ikisi arasında ise ara bölüm var. Bizim otel ara bölümde bulunuyor.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Madagaskar’a giriş şehri olmasına rağmen çoğu ziyaretçi için sevimsiz gözüken ve az zaman geçirmelerine neden olan Tana’da bugün için bir şeyler yapmayı istemiştim. Otele vardığımızda akşama program konduğunu ve üst şehirde bir restoranda yemek yeyip, müzik ve dans performanslarını izleyeceğimizi öğrendim. Bayıldım ben bu son dakika gelişmesine…

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Otel, eski bir kolonyal tarzı ev. Çok lüks değil ama sevimli ve bu şehir için iyi sayılabilecek bir otel. Akşam araçlara binip yemek yiyeceğimiz restoran bölgesine vardık. Önce şehre tepeden bakan bir noktadan güneşi batırdık. Sonrasında Le Grill de Rova adlı restorana girdik. Burada bizi güzel bir müzik eşliğinde kokteylle karşıladılar. Sonra ana salona yemeğe geçtik. Yemek yerken de bize Madagaskar’ın dört yanından ve çeşitli etnik gruplarından dans gösterileri yapıldı.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Çok güzel bir gece oldu. Ülkeye hızlı bir giriş yaptık. Daha sonra otelimize dönüp ertesi gün başlayacak olan esas gezimiz için dinlenmeye çekildik.

Yarın gerçek Madagaskar’a adım atıyoruz

Gezekalın, aydınlık kalın…

Dr Ümit Kuru

24.09.2016 Saat 01:39

Kaynaklar

http://www.ebrudurupinar.com/index.phpoption=com_content&view=article&id=148:tanagun1&catid=39:madagaskar&Itemid=84
http://www.radikal.com.tr/radikalist/korsanlar-diyari-madagascara-gitmeniz-icin-10-sebep-1285584/   (Madagaskar genel)
http://www.gokyuzunet.com/atalarin-adasi-madagaskara-yolculuk/
http://www.gezivedoganotlari.com/tag/madagaskar/
http://www.yoldasin.com/afrika/dogu-afrika/madagaskar/
https://openknowledge.worldbank.org/bitstream/handle/10986/16709/820250WP0P12800Box0379855B00PUBLIC0.pdf?sequence=1&isAllowed=y
http://www.yoldasin.com/insaniyla-dogasiyla-bir-mozaik-madagaskarin-baskenti-antananarivo/
http://www.travelmadagascar.org/CITIES/Antananarivo-what-to-see.html
http://madagascar-tourisme.com/index.php